Divan-ı Divit(((Şiirlerim)))

Katılım
2 Eyl 2006
#1
ŞEM İLE PERVANE (Mum ile Kelebek)



Gün dönüpte kamere yenik düşünce
Başlar ıstıraplı geceler...
Giyisileri kanlar içinde şem,
Yeniden yeniden yanmaya başlar aşk acısıyla
Yüreğindeki ateş her gece daha fazla bitirmekte onu
Kanlar yeniden boşalmaya başlar
Görenler bataklıkta sanır mumu
Ateşten kanı bile ısınmıştır artık
Eski yarelerin üzerinden süzülüp
Yeniden yakmaya başlar onu.

Derken...Duyulur sevdanın feryatları
Yana yana;döne döne yaklaşmakta aşkın ıstırabına
Tam kavuştum derken...
Zalim ateş,kızgın aşk ateşi yakmaktadır tenini

Mum kavuşamayınca ona doğru
Ve sevdasının kavuşamadığını
Kendine ulaşamadığını görünce erimeye başlar
Aşk ateşi yaktıkça yakar mumu
Ya kelebek?Perişan kelebek.
Yakıyor kanatlarını ateş
Her "yaklaşayım,sarılayım" derken yanar kanatları
Yanar,o özenilmiş bezetilmiş eşsiz güzelliği
Bir yandan şem erir aşkından
Bir yandan pervane...

Ateş yaktıkça mumu erir git gide
O kadar ki boğulacak olur kendi kanıyla
Ateş yaktıkça kelebeğin kanatlarını
Ölür gibi olur git gide

Onlar çabaladıkça yandılar,eridiler
Mum bekledikçe,pervane kavuşmaya çalıştıkça
Takatsız kaldı artık ikiside
Mum son kanını akıtmakta
Kelebek kanatsız kalmaya alçalmaya başlamakta.

"Ne tatlıdır ya Rab;bu gönül sevdası
Ne eşsiz ya Rab; bu aşk acısı" dedi şem.

"Ne kadar zormuş ya Rab;şem ile bir şeb
Ne kadar hoşmuş ya Rab:şem ile aşk meşk" diye haykırdı pervane.

Ve bitti mumdaki kan,öldü O eşsiz sevdasından.
Söndü zalim ve bir o kadarda tatlı aşk acısı
Yığıldı sereserpe pervanenin sevdası
Hasret bitirdi mumu

Dayanamaz pervane!
"Kahrolsun o zaman şemsiz bir şeb"
Bıraktı kendini ölü ve sıcak maşuğun vücüduna
Dayanamadı fazla o da,O ölümcül sıcaklığa...



Divan-ı Divit
 
Katılım
2 Eyl 2006
#2
Sızılarım bundandır da…


Şer var topraklarımda ser kaldırmak mı gerek
Ayaklarının altından kan süzülüyor cezanın
Benim vatanıma heyhat bir Eyyubi gerek
Bembeyazdı ya hani, canı yanıyor fezanın!

Benim elimde ne kılıç, ne tüfek! Bir taş
Zalim kanımı emiyor günün her saniyesi
Anamda ne kol,ne bacak,ne gövde! Bir baş
Hala kulaklarımda yanan gardaşın sesi
Gözümde ne parıltı, ne aşk, ne ışık! Bir yaş
Acımdan ölüyorum kimsesizler kimsesi
Serden geçtim,yarden geçtim,yavruma bir kaşık aş
Şehidi sana göndereceğim! Hani cenazesi?
Şehidi bırak!Kudüs çöküyor yavaş yavaş!


divitDEDE(çatlak okka)
 
Katılım
2 Eyl 2006
#3
Ben demişem diyeceğimi...

Yazmalıyım seni ve okutmalıyım
Dinlemeliyim seni ve inlemeliyim
Ağzımdan çıktıktan sonra parçalayıp
Pare pare etsende yüreğimi
Sana ram olmuşum!

Bırakmışım sızı bahçelerinde mantığı
Yaremin dermanı ateş olmuş gayrı
Ateşin çırası sinem olmuş,sen kıvılcımı
Cenneti neylemişem al artık canımı
Sana meftun olmuşum!

divitDEDE(çatlak okka)
 
Katılım
2 Eyl 2006
#4
Savaşı kusanların...(bir İsrail askerinden)

Daha dün döndüm Filistin'de
Lübnan'daydım iki gün önce
Bu gün evimdeyim,teskereden
Yatağım baktı bana hor bir gözle

Ellerimi silmekten halsiz kaldım
Hep kırmızı,hep kırmızı,çıkmıyor
Botlarımı temizlerken baktım
Et parçaları topuğumda salınıyor

Öf!Amma da koktu,bu nedir böyle
Gardolabından geliyor bu ağır koku
Tevrat aşkına!Bu kelle de ne?
Deliriyorum.Nedir bu saçımın akı?

Ya uykudur ya korkunç hulyalardayım
Yahu nedir bu kırmızı,siyah şalvar?
Üstümü kim örttü bununla.Çığlıkar...
Evimde değilim hayır!Araftayım!

Çok şükür!Ne korkunç kabustu
Oh! Şırıltılarını duymak ne güzel
Bir damla su gibisi yok.Ezel bu,ezel...
Kapı.Tamda sırasını buldu.

Sende kimsin çocuk,ne istiyorsun?
-Kanıma karşılık bir bardak su
...
-Verme!Zaten sende yanıma geliyorsun

Hayır hayal değil bu zihnimdekiler
Boğazımı sıkıyor teröristler.
Kusuyorum.Çıkıyor midemdekiler
Ben akbabamıyım.Nedir bu leşler?


divitDEDE(Pare Pare)
 
Katılım
2 Eyl 2006
#5
Canımdaki kor sendendir...

Ben değilim vallahi
vallahi ben değilim sana acı çektiren
Seni dalından koparan
Delik delik delen.

Neysin sen mustarib
Ney'sin sen meftun
Neysin sen böyle ney
Neyim kaldı ki sana verecek
Aldın sevinicimi
Koydun yine hüznümü içeri...


divitDEDE(Divan-ı Divit)
 
Katılım
2 Eyl 2006
#6
Bitmez ki...

Çilem var,çekeceğim akın akın
Gurub ne uzak dostum ne de yakın
Meçhul zeberced oldu artık
Bilemiyorum bitiş ne kadar yakın.

Çok büyük sahifeler var içinde
Vay seni zalim kitap!Sonun hani?
Zevkin saklı değil mi çilemde?
Yırtarım sayfalarını.Kâni.Kafi.

Yeter bu kadar sızı diyorum sana
Mürekkep bitti okkada,takat yok
Kemik kıl oldu gayrı baksana
Bana senden neden huzur yok?

Son sahife yemyeşil biliyorum
Simsiyah yaptım seni,yüzü kara!
Zalim kitap!Ben vuslat istiyorum
Ya sen yak kendini,ya ben gidiyorum!

Bitmeyen kitabım benim,ömür
Gayem cennet değil,öbür
Neylemişem son sahifeni kitap
Banim divanım ya Rab!


divitDEDE(çatlak okka)
 
Katılım
2 Eyl 2006
#7
Hangi savaş?Kıyım kıyım oldum!


Daha dün beşikteydi kardeşim
Bugün yakılan annemin yanında
Abim bababama ağlıyor hala
Babam,ablam gibi mezarda

Ben daha kucaktayım,bezsiz
Aguşunda yattığım,viranede
Karanlık yeter güneşim nerde
Bağırsana abi,ağlama sessiz

Aç susuzum demeye kalmadan!
Abimi bırak!İçme kanını şerefsiz
Abi uyan!Toprağında,hadsiz.
Hesap sor Rab!Canımı almadan.

Yahu bırak ağlamayı amca
Kolum kesildi görmüyor musun?
Zamanı değil şimdi,matemin,yasın
Cesedin başındadır akbaba!

Onlar barutla boyarken vatanımı
İnsanlık dediğiniz,merhum oldu
Ben taş atarken,savaş mı çıktı
Bu merhum hortladı mı?

Vatan mı istiyorsun kundaktaki bebekten
Bir kadeh kan için çıkardığın beşikten
Gözümü oyuyor,kolumu kesiyorsun
Benimde cesedimi ye de!Çık artık ülkemden!

Rezil ettin beni Eyyubi'ye
Çık artık ülkemden!
Çık!
Çık!
Çık!



divitDEDE(çatlak okka)
 
Katılım
2 Eyl 2006
#8
Ah Adem ah!

Topraktan geldin;
Durdun mu hiç onun kadar sessizce
Olabildin mi hiç onun kadar verimli
İşleyebildin mi hiç bir tohumu eşsizce
Ya gözükebildin mi hiç onun kadar alımlı?

Topraktan geldin;
Sana kazma vurana gül uzattın mı hiç
Karnını deşenlere meyve verdin mi hiç
Ya tırnağıyla yüzünü yırtanlara,yeşil yeşil
Gülümsedin mi hiç,alıp değil verip geçtin mi?

Sudan varoldun;
Rabb'i duyunca eridin aktın mı hiç
Doldurdun mu dünyayı serapa
Hayat verdin mi gittiğin diyarlara
Temizledin mi,öptün mü hiç kapkara yüzleri
Yareyi temizleyip, damarlara aktın mı hiç?

Sudan varoldun;
Bir kuru boğazı ıslattın mı benliğinle
Kendinden bir parça verdin mi başka hayatlar için
Şeffaf,herşeyinle açık,dupduru oldun mu onun gibi
Cana can verdin mi,siper aldın mı hiç ateşe göğsünle?

divitDEDE(çatlak okka)
 
Katılım
2 Eyl 2006
#9
Kimine meftun, kimine ram
Kimi Havva'ya meftun
Kimi Adem'e ram
Beşere meftun olmuş,şeytan ona ram
İrinsin etimde
Yâram...Yâram...Yâram

-------
 
Katılım
27 Ara 2005
#10
"Ne tatlıdır ya Rab;bu gönül sevdası
Ne eşsiz ya Rab; bu aşk acısı" dedi şem.

"Ne kadar zormuş ya Rab;şem ile bir şeb
Ne kadar hoşmuş ya Rab:şem ile aşk meşk" diye haykırdı pervane.
Yüreğine sağlık .Özellikle bu satırlar hoşuma gitti.

Selametle
 
Katılım
2 Eyl 2006
#11
Ynt: Divan-ı Divit(((Şiirlerim)))

Es-selamun aleykum...
uzun bir aradan sonra tekrar aranıza katılmanın mutluluğu içindeyim...
Hepinizle hoş muhabbetler yapacağımızan hiç şüphem yok...
 
Katılım
27 Ara 2005
#12
Ynt: Divan-ı Divit(((Şiirlerim)))

şeyh' Alıntı:
Es-selamun aleykum...
uzun bir aradan sonra tekrar aranıza katılmanın mutluluğu içindeyim...
Hepinizle hoş muhabbetler yapacağımızan hiç şüphem yok...
Ve aleyke aleykümselam sevgili kardeşim.Bir dönem "DivitDede" ile aramızdaydın sonra "Şeyh" olarak bizimle beraber oldun, bir süredir aramızda göremiyorduk seni.Doğrusu aramıza tekrar katılmış olman beni sevindirdi
Bâki selamlar...
 
Katılım
19 Haz 2007
#13
Ynt: Divan-ı Divit(((Şiirlerim)))

HUZURA HASRET

Sisler çökmüş uykularıma, huzur benden azade,
Bir kaçış başlıyor gündüzlerden geceye doğru.
Şimdi bir parça sükûn aradığım her yerde;
Karanlık yırtıyor, umudun ve gözün nurunu!

Yürümeye mecâlim yok tâkâtler usandı…
Her kemiğime bir bıçak dayandı…
Acılar yoldaş, beden yalnızlığa muhtaç;
Sancılar, kâbuslar gece yarısı iktidarına taç!

Durulmuyor düşüncelerimde sular,
Çamur kaplıyor hisleri; uykular kire, lekeye dar.
Saat bile kin besliyor bütün iyi niyetlerime;
Zaman çektirdiği cefâdan bahtiyar…

Pencereler bir korkunun habercisi hep,
Arıyorum ama yok bu hâlete bir küçük sebep.
Rüzgarlar estikçe derinden derine,
Perdeler titriyor, sokuluyor birbirine....
MEHMET PEKTAŞ
 
Katılım
19 Haz 2007
#14
Ynt: Divan-ı Divit(((Şiirlerim)))

DERD-İ AŞK
Nice yıllar mekteb-i aşkta dirsek çürütüp
“İlm-i sen”de üstad oldum
Nice sır, muamma çözüp
Bir ehl-i hüner oldum

Kalmadı öpmedik el etek
Çok süründüm kûşe-i medreselerde
Hatmettim küttabı tek tek
Eyledim “tasvir-i sen”i otuz küsur harfle

Visal-i yâr uzaktır ehl-i derde
Rüzgâr dahi varamaz yanına
Çok okuyup yazıp rahle-i dilde
Oturdum firkatin makâm-ı âlâsına

Leyl-i gamda mâha yoldaş oldum
Tükendi nûr-ı aynım
Sonunda vâdi-i belâda kân-ı cânı buldum
Cân içre cân “ehl-i sen” oldum
MEHMET PEKTAŞ
 
Katılım
19 Haz 2007
#15
Ynt: Divan-ı Divit(((Şiirlerim)))

TUTUKLU

Bir hayal uğrunda erir hakikâtler,
Pişman olur her seher bülbüller.
Arayışların son bulduğu yerde;
Bir kırık tebessüm hepsinden beter!

Ellerimden kayar gider yıldızlar,
Karamsarlığım gece, semâya sızar,
Sen bak dur gündüzün hatırına;
Her gecede benim saltanatım var!

Solacak bir gün her kabahate bahanem çiçekler;
Geleceğe sevdalı ölüp gidecekler.
Ben dikenlerin sorumlusu;
Hükmümü güller verecekler!

Dudaklarında saniye saniye,
Toprağın sıcaklığı çekecek kendine.
Son bir damla gözlerimden,
Senin duygun benim ifadem diye!


MEHMET PEKTAŞ
 
Katılım
27 Haz 2006
#16
Ynt: Divan-ı Divit(((Şiirlerim)))

tebrik ve teşekkürlerimle
 

Giriş yap