Tadımlık

Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri Metin Şerhi

HCRTRMN

Aday Üye
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Haklısınız..
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Deneyelim bakalım bende okudukça bazı yerlerde bocaladım ama bakalım ne çıkıcak ortaya sen hangisini uygun görürsen

İnşallah öğrenicem ,(bakalım nasip) ,hocam sağ olsun deveye hendek atlattırırız

Anladım hacerim okul da adımız pek çalışkanlığımız la anılmazdı:)
 

HCRTRMN

Aday Üye
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Ablam artık buradan anar hocalarımız.. :)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

1.konu:(tabi yarısı)
Divan Şiirin de

Âşık, sevgili, rakip üçlüsü ve ölüm

Anladıklarım yazılacaktır mutlaka anlatım bozukluğu yaparım görmemezliğe gelin lütfen

. Bu yazıda Âşık, sevgili, rakip üçlüsü ve ölüm çok güzel anlatılmış aşağıda aktarmaya çalışacağım
İnsan ölümü hiçbir şekilde çözememiş ve engel de olamamıştır
ölüm insan hayatının en önemli sürekli yanı başında gezen ve sürekli insanların zihnini meşgul eden bir sorudur! bu zaman kadar insanlar çeşitli düşünce sistemleri ve dini inançlarında ölümü açıklamaya çalışmalardır. Sadece dini inançlarında değil edebiyatta da
Ölüm ve ölümle ilgili düşünceler sadece dini inançlarda kalmayıp edebiyatta temel konulardan biridir. Evrensel bir konu olduğu için edebiyatımızda geniş yer tutmuştur ölüm konusu. Değişik yönleriyle birçok eser vermiştir
Edebiyatımızda ölümle ilgili düşüncelerle duyguların yer aldığı divan edebiyatın da mersiyelerdir.(halk edebiyatında ağıtlardır)Mersiyeler ölen kişinin geriye bıraktığı yaşattığı üzüntü, iyiliklerinin ve güzel özelliklerinin sayılmasıdır. Divan şiirinde ise İslam inancı ile tasavvuf düşüncesinin önemli bir yeri vardır. Divan şairi dini inançları gereği ölüm kabul etmek zorundadır çünkü ölüm korkulacak bir şey değil ruh ölümsüzdür ve ruh özgürlüğüne kavuşacaktır. Korkulacak bir durum değil sevinecek bir olaydır. Beden ölümü gerçekleştiğin de ruh edebiyete kavuşacaktır. Hatta bazı mutasavvıflar için ölümü ruhunun dostu olan Rabb’ine ulaşması, aşığın maşukuna kavuşmasıdır.
Mersiyelerin dışında kalan dışında divan şairlerinin ölüme bakışı ve divan şiirinde yer alan ölümle ilgili öğeler konusunda çalışmalar vardır.Bu geleneksel üçlü ile ilgili düşünceler en gazellerde yer almakta .Şeyhi,Necati ,Usuli,Fuzuli,Baki ,Hayali ve Sabit divanlarına baktığımız da pek çok örnek görünmekte …

diğer konuyu hazmedeyim onu da anlatıcam dilim döndüğünce
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Sayd iderse n’ola al ahuyu her vahşi ded-i
Çünk-i ekser güneşe menzil olur burç-ı esed


sayd etmek:avlamak
ahu:güzel gözlü,ceylan
ded:et yiyen vahşi hayvan
ekser:en çok
menzil:masefe

Nesiri:

her vahşi hayvan o ceylanı yakalarsa ne olur
zira güneşe en yakın menzilde aslan burcu bulunur

2.nesiri

o güzel gözlüyü her vahşi yakalasa ne olur
aslan burcu gibi olmaz çünkü güneşe en yakın olandır

Anladığım açıklaması ise
(burçlar hakkında olduğu için)
Hiçbir yıldız aslan burcu kadar çevik ve güçlü olmaz cünkü gücünü güneşten almıştır
 

UluğBey

uyan!
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri


Nesir: Her vahşi hayvan o ceylanı avlarsa ne olur ? Zira genellikle aslan burcu güneşe menzil olur.

Beyitte tabiattaki av hadisesi anlatılmıştır.Güneş aslan burcuna geldiğinde yaz mevsimi gelmiştir.Ateş simgelenir.Tabiat sıcak ve kurudur.Aslan burcunun yüzü batıya kuyruğu kuzeye bakan 27 yıldızlık aslana benzeyenn bir şekildedir.Bu burç gücü, iktidarı padişahlık makanımını temsil eder.Aslan burcu ile vahşi hayvan arasında ilgi vardır.

Güneş ve ceylan güzellik renk hareket ilgisi kurması itibariyle birbiriyle alakalıdır, tenasüb sanatı.

Şairin o âhû diyerek herhangi bir ahuyu kastetmediğini anlıyoruz, netekim böyle dediği için sevgiliyi göz önüne alıyoruz.

Rakib ise ahuyu avlayan avcıdır.Vahşi hayvana benzetilmiştir.Âşık tek başına iken rakibler sevgiliye yaklaşır ve sevgiliye âşığı kötülerler.Sevgilinin âşık hakkında yanlış düşünmesine sebeb olurlar.

Âşığın şikayeti söz konusudur.Sevgili rakibler arasında kalmıştır.

Ekser kelimesinin kullanılması bu durumun devamlı olduğunu gösterir.Şairimizin asıl söylemek istediği şey ise sevgilinin rakibler arasında kaldığıdır.

Avlanma mevsimi yazdır, sevgili de daha çok yazın gezer.



Evla eksiklerini bu anlatıma göre tamamlayabilirsin....
 

ferahsan

Divan Üyesi
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

UluğBey' Alıntı:
Şairin o âhû diyerek herhangi bir ahuyu kastetmediğini anlıyoruz, netekim böyle dediği için sevgiliyi göz önüne alıyoruz.

Rakib ise ahuyu avlayan avcıdır.Vahşi hayvana benzetilmiştir.Âşık tek başına iken rakibler sevgiliye yaklaşır ve sevgiliye âşığı kötülerler.Sevgilinin âşık hakkında yanlış düşünmesine sebeb olurlar.

Âşığın şikayeti söz konusudur.Sevgili rakibler arasında kalmıştır.

Ekser kelimesinin kullanılması bu durumun devamlı olduğunu gösterir.Şairimizin asıl söylemek istediği şey ise sevgilinin rakibler arasında kaldığıdır.

Avlanma mevsimi yazdır, sevgili de daha çok yazın gezer.
Ben dedim aşk var diye ;)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri


Ya hocam sen demedin mi aşk katma buna diye:)herşeyi aşkla görme diye gene yanlış mı anladım ben ....

Yüreğine sağlık belki bir gün başarırım ?
 

UluğBey

uyan!
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

:) Ben aşkı tasavvufi aşk olarak demiştim, aşk her zaman vardır gazellerde.

Gazel'in tanımını unuttun mu?

Kelime olarak kadınlarla aşıkane sohbet etmek, konuşmak anlamına gelir. Terim olarak aşk, şarap, tabiat ve kadın konularını işleyen şiirlere denir.

Aşk zaten gazellerde her daim olmuştur(ama bu aşk bazan ilahi aşk olur, bazan sevgiliye aşk olur bazan padişaha yani hükümdara ait olur)Bundan dolayı da öyle dememin sebeb-i hikmeti senin bu durumu zaten bildiğini varsayarak beyiti tasavvufi olarak yorumlamana engel olmaktı.Netekim geçmiş şerh deneyimlerinden biliyorum, beyitleri tasavvuf ekseninde yorumlamaya meyillisin...

Sana önerim şerh kısmına takılmaman pek, nesir haline çevirmek çok önemli.İlk aşama o, beyiti düz cümle olarak yazabilmeyi öğrenmen lazım şerhi sanatları daha sonra.Hatta buradan biraz beyitleri nesir haline çevirme alıştırması yapalım ama şerhe girmiyelim.
Panik yok, olacak, zamanla.


Aşağıdaki beyitleri düz cümle haline getirin.(Sadece düz cümle)

1

Çāk görüp göğsümü kılma ilācım tabip

Zāyi olur merhemin bende biter yāre yok

(fuzûlî)

2

Künc-i mihnette rakiba bizi tenha sanma

Yar ger sende yatursa elemi bizde yatur

(ruhî)

3
Ey hoş ol mest-i muhabbet kim humār-ı aşktan

Bir kadeh meyle değişmiş küfrü de îmānı da

(şeyh galib)




Not:Herkes yazabilir, sadece evla için vermiyorum yani, yazmak isteyen yazsın, sonra en doğrusunu seçeriz...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Çāk görüp göğsümü kılma ilācım tabip

Zāyi olur merhemin bende biter yāre yok

(fuzûlî)

Çāk:Yarık ,çatlak ,yırtmaç

tabib: Doktor, hekim.

zayi:ziyan
yare:yara

nesiri:

yüreğimin yaralarına ilaç sürme ey tabib; ziyan olur ilaçın benim yaralarım bitmez

ne dersin hocam..?en düzgün cümle bu oldu!
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Künc-i mihnette rakiba bizi tenha sanma

Yar ger sende yatursa elemi bizde yatur

(ruhî)

nesiri:

künc-i mihen:sıkıntı ızdırap köşesi
rakiba :rakip
ger:şayet ,eğer
elem:acı ,der ,keder

;

Ey rakip sıkıntım olsa da bizi ıssız sanma,sevgili sende yatsa da üzüntüsü bizde yatar.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Ey hoş ol mest-i muhabbet kim humār-ı aşktan

Bir kadeh meyle değişmiş küfrü de îmānı da

(şeyh galib)

nesiri:
mest: Sarhoş. Aklı başında olmayan. Kendinden geçercesine haz duymak mânasında mest olmak" şeklinde
humar :sarhoşluk veren
mey:şarap içki
Küfr:Allah’a(c.c) inanmamak, dinsizlik

nesiri:
İlahi aşktan kim olmaz ki mest.bir kadeh şarapla değişir küfründe imanın da

?nasıl
 

UluğBey

uyan!
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Eksiklerini söyleyeyim;

1.beyit

Bir kere hitabet niteliğinde olan sözler başa yazılmalıdır.Misal Muhterem ağabeyim Levent, evvela selam eder... gibi .Burada da hitabı başa almalıyız, zira şair tabibe sesleniyor, eğer senin dediğin gibi olursa sanki tabible karşı karşıya oturmuş konuşuyolarmış gibi olur.

Ey tabip ! dedik tabibe seslendik, tabip döndü yüzünü bize bakıyor(bakıyor farzettik) Klasik düz cümle nasıl olur? Özne nesne ve yüklem.Şimdi 1.mısradan hareketle gidelim. Çâk yani yaralı görüp, neyi yaralı görüp göğsümü yaralı görüp, ne olacak göğsünü yaralı gördüğünde, tabip ilaç vermek için harekete geçecek ve şair bunun faydasız olduğunu söylemek istiyor ,yani nasıl toplarız cümleyi

Ey tabip ! Göğsümü yaralı görüp (bana) ilaç verme ( yapma),

dedik 1.mısrayı düzelttik, gelelim 2. mısraya

merhemin zayi olması, biten yara (iyileşen yara ) cümleleri var. Nasıl toplarız ?


Ey tabip ! Göğsümü yaralı görüp (bana) ilaç verme ( yapma),zira bende bitecek(iyileşecek) bir yara yoktur, senin merhemin zayi olur.( benim yaralarımı iyileştirmek için uğraşma, merhemin ziyan olur, zira benim yaramı sen iyileştiremezsin.)

şeklinde neticelendirebiliriz.


2.beyitte hitabı başa almışsın güzel;

Ey rakib ! sıkıntım olsa da demişsin düşük kalmış cümle yukarıdaki beyiite adam tümleci vermiş neden koymuyorsun ki ?
nerede bizi yalnız sanma ---- künc-i mihnette yani ızdırap köşesinde, toparlarsak;

ey tabip ! ızdırap köşesinde bizi yalnız sanma;sevgili senin yanında ise de sevgilinin acısı bizde yatar.


gelelim 3.beyite, yine bir sesleniş var şair birilerine seslenmiş, kime seslenmiş bakalım:

ey mest-i muhabbet e seslenmiş çevirirsek;

Ey sevgi sarhoşu ! dedik seslendik sesleneceğimiz kişiye, ve ona diyor ki şair humar-ı aşktan hoş ol yani;

(humar:Sarhoşluk veren ve haram olan içkiden sonra gelen baş ağrısı.)

aşkın baş ağrısından hoşnut ol !

toparlarsak

Ey sevgi sarhoşu, aşkın baş ağrısından hoşnut ol ! dedik ve 1.mısramızı doğru olarak çevirdik.

Gelelim 2.mısraya;

Bir kadeh şarapla küfrü de imanı da değişmiş demiş.Kimin değişmiş bir kadeh şarapla imanı küfrü? Tabii ki sevgi şarhoşu olanın.Şarap içiyor haram helal helal haram gibi gözüküyor.

Netice olarak

Ey sevgi sarhoşu , aşkın baş ağrısından hoşnut ol !(O sevgi sarhoşunun) Bir kadeh şarapla küfrü de imanı da değişmiştir.


şeklinde tam tekmil bir nesre çeviri yapabiliriz.

biraz karışık oldu sanırım, ama yavaş yavaş okursan anlarsın, zira konuşuyormuş gibi anlatmaya çalıştım ;)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Eyvallah hocam;

1.kelimeleri doğru anlamları ile alacaksın
(yani cümle içinde geçen anlamı ile)
2.cümleyi sıralı cümle yapacaksın
3.beyitleri iyice anlamaya çalışacaksın

en iyi nesir 2.beyit ozaman diğerlerinde gene yaklaşmışım bu güzel...demek çalışma az gelmekte daha dikkatli olacakmışım.
 

UluğBey

uyan!
Edebi Sanatlar

İtiraf etmeliyim ki divan şiirinin sanat bulma kısımlarını pek sevmiyorum.Ki ondandır ki şerhlerimde sanatları çoğu zaman gözden kaçırıyorum.Ama sanatların ne olduğunu bilmek beyitlerin anlamlarını çözme konusunda bizim rehgüzarımız olacaktır.Geçenlerde bir arkadaş "divan sözlüğü" gibi bir başlıkta bunları vereceğini ifade etmişti.Sevinmiştim ve demiştim ki yazdıkların bizim internette bulduğumuz salt dökümanlardan olmasın açıklayıcı ve örnek verir nitelikte olsun.Ama bir şey çıkmadı, arkadaşımız sanırım zaman bulamadı.İş başa düştü yani. :(

Herkesin divan şiirini sevmek zorunda olmadığını biliyorum ama içimizde onları anlamak isteyen kardeşlerimiz bulunuyor ve anlatımları denize atılan bir şişe gibi bırakmak istiyorum, belki birilerinin can simidi olur bir yerlerde...

Besmele çekip başlayayım ben konuya artık nerelerde durur ne şekilde devam eder bilmiyorum.Zaman buldukça güncellerim artık . Bu fasılda aktarılanlar kopyala-yapıştır olmadığından, konuları kendi potamda eriterek verdiğimden yavaş ilerleyebilir.Şimdiden ilan olunur.


Edebi Sanatlar deyu bir başlık atın defterinize...

(Burada yer alan anlatımlarda Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi sayın Prof.Dr.Sabahat Deniz'in lisans döneminde gittiği yol izlenecektir, anlatımların bazı bölümlerinde sözü ona bırakacağım gıyabi olarak tabii ki... )


Edebi sanat sözü süsler ve söze güzellik katar, bunun yanı sıra söze sağlamlık katarak duyguyu düşünceyi eritip kaynaştırarak pekiştiren vasıtadır.

Efendim bizim edebi sanatlar deyu tekerrür ettiğimiz ifade 3 e ayrılır.Bunlar ise

1-Mecazlar
2-Anlamla ilgili sanatlar
3-Sözle ilgili sanatlar

dır.


Peki nedir bu mecazlar, bizim mecaz olarak telakki ettiğimiz sanatlar nelerdir ?

el-cevap: teşbih, istiare,mecaz-ı mürsel,kinaye, ta'riz,teşhis ve intak.

Anlamla ilgili olan sanatlar biraz daha çok olduğundan birkaçının ismini vereyor ve ilerleyen demlerde vakit oldukça kendilerine sıra geldikçe terennüm edeceğimizi ilave etmek isteyorum.

Anlamla ilgili sanatlar; îlhâm,tevriye,istihdam,mugalata-i mâneviye,tenasüp,leffü neşr,tecâhül-i ârif,hüsn-i tahlil,sihr-i helâl,irşâd,mübalağa,tezad,istidrak,tekrîr,nîda,istifham,rücû',tefrik,telmih,irsâl-i mesel,iktibas ....


Söz ile ilgili olan sanatlar ise


cinas, kalb, iştikak, akis,iâde,tarsi',muamma, lûgaz,leb-değmez,mühmel,mücevher,akrostiş


Bu şekilde not aldıktan sonra defterinize( yazarak çalışmak her daim iyidir ) imdü Teşbih deyu bir başlık atabilirsiniz.

(bir ara verelim)
 

UluğBey

uyan!
ders iki: teşbih(1)

ders 2

teşbih



Sözü daha etkili kılmak için aralarında çeşitli yönlerden benzerlik bakımından güçlü olanın güçsüz durumda olanı nitelikçe daha üstün olanına benzetme sanatıdır.


misal: genç kızın yüreği dağ gibi yüceydi.

kızın yüreği dağa benzetilmiş, teşbih.

benzetme öğeleri

1-benzeyen : 2 unsur arasındaki güçsüz olan.
2-benzetilen:kendisine benzetilmiş olan
3-benzetme yönü:iki unusurun birbirine ne kadar benzetildiği
4-benzetme edatı: gibi,tek,sanki,meğer,güya,gûne,misillî,niteki,nitekim,misal...

Benzetme öğrelerinin birinin ya da birkaçının kullanılma esasına göre 4 tür benzetme var:

1-Teşbih-i mufassal: Benzetme öğelerinin tümü olacak.
2-teşbih-i muhtasar:benzetme yönü olmayacak
3-teşbih-i müekked:benzetme edatı olmayacak
4-teşbih-i beliğ:edat ve yön olmayacak.

gelelim örneklere:

bezm-i dünyanın Hayali çekti seyrinden ayâğ
oldu dürd-i mey gibi mey-hânede ehl-i nişest

nesire çevireyim önce

hayali dünya meclisinden artık ayağını çekmiştir, o şapap tortusu gibi meyhanede oturan kişilerdendir.(tıpkı şarabın tortusu gibi o da meyhanenin ehl-i nişest i olmuştur( nişest:eek:turan, ehl:ehil,--- ehl-i nişest: oturan kimseler)

teşbih nerede ?


benzetilen: hayali yani şair.
benzeyen: otutanlar yani ehl-i nişest
benzetme yönü:dürd-i mey yani şarap tortusu.
benzetme edatı:gibi

görüldüğü gibi benzetmenin 4 öğesi de kullanılmış yani teşbih-i mufassal türünden bir benzetme yapılmış, ayrıntılı benzetme yani.


Şunu da siz bulun:

Tûtî gibi hoş nükteler öğretti dehânın
Bâki gibi üstad-ı suhân-pervere cânâ

bâki.

osmanlıca sözlüğünüz yoksa http://www.osmanlicaturkce.com sitesini kullanabilirsiniz.
 

HCRTRMN

Aday Üye
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Bu beyitte iki tane mi teşbih var?
 

UluğBey

uyan!
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Yukarıda 4 tür benzetme verdim.Bu beyitte onlardan biri var.Benim yaptığım gibi benzetmenin öğelerini şiirde arayarak hangi tür benzetme kullanıldığına ulaşabilirsiniz.Evvela nesire çevirin ama.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Tûtî gibi hoş nükteler öğretti dehanın
Bâki gibi üstad-ı suhân-pervere cânâ

bâki.

Tûtî:Dudu kuşu ,duyduğu sözü ezberleyen
Nükte: İnce mânalı söz, idraki ve anlaşılması nezâket ve zarifliğe dayanan nazik husus. İbarenin asıl mânasından başka olan nazik ve lâtif mânâ, dikkatle anlaşılabilen ince mânâ.
Deha: Çok akıllılık. Zekiliğin ve anlayışlılığın son derecesi. İleri görüşlülük, geniş ve çok güzel fikir sâhibi olmak.
üstad: (Üstaz) İlim veya san'atta üstün olan kimse. Usta, san'atkâr. Muallim, profesör. Bilgide veya san'atta veya amelde meharetli zât.
suhan: söz
perver: (Pervar) f. "Besleyen, yetiştiren, velinimet, koruyan" mânâsında birleşik kelimeler yapılır
Nesiri:
dehanın manalarını papağan gibi tekrar ederek öğrendim,ustadın sözleri yetiştirdi baki gibi bir can…
Benzetilen: papağan
Benzeyen : şair
Benzetme yönü: ezberlemesi öğrenmesi
Edatı:gibi

he işte asıl mesele(sanki diğerlerini başarmışım gibi)
bu da Teşbih-i mufassal çünkü bir tutmuştur şair kendini ve yön vermiştir…

(ilerleme var mı hocam?)
 

sayih

Aday Üye
Ynt: Divan Şiiri Üzerinde Düşünceler/Divan Şiiri Dersleri

Hocam Allah razı olsun adım adım cidden ders veriyorsunuz.Edebiyat hakikaten bir derya imiş.Derslere şimdilik katılamasamada ara ara gözüm gönlüm buralarda.
 

Benzer konular

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt