Divan Şiirinde İlm-i Kıyafet

Mina

Eskici...
“İdüb âyine-i zât’a dikkat
Göresin nice acâbi suret”

demiş Sünbülzâde Vehbi. İlm-i kıyafet,insanın el,ayak,ağız,burun gibi organlarına bakarak daha doğrusu suretine bakarak sîretini (huy ve karakterini) öğrenme ilmidir. Bu bilgilerin olduğu eserlere “kıyafetname”denirdi. Her şeyin en doğrusunu bilen Tabiki Allah’tır. Kısaca okuduklarımı paylaşacagım
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ağzımıza balı çaldı bıraktın @Mina .sonra ne dediler.
 

EnesBey

Dîvân Üyesi
Bazi Uzunlar için gecerli olmayan tesbittir.isteyene özelden isim atarim;)
 

Dilhun

Dîvân Üyesi
Erzurumlu İbrahim Hakki'nın Marifetnamesinin bir bölümü ilm-i kıyafete ayrılmıştır.Türk edebiyatında ilk müstakil kıyafetname Bedri Dilşad'in Sultan Murad'a yazdığı Muradname'dir.Ele alınan bu tür eserlerin zamanın padişah ve devlet yöneticilerine bir nevi klavuz özelliği gösterdiği söylenebilir.
Bir işe namzet olanların nasıl biri olduğuna kıyafetnamelerdeki bilgilerden hareketle varılır.

Dış görünüşün iç dünyayı yansıttığı inancı divan edebiyatında kıyafetname denilen eserlerin hazırlanmasına vesile olmuştur.
Bir hükmün herkes için geçerliliği , kalıplaşmış olmasının sebebi tecrübe ile sabitlenmiş olduğundan olsa gerektir.Kiyafetnameler "Eski Türk edebiyatının halktan kopuk olduğu" tezini az da olsa hafifletiyor bence.

Aslında insanlar hakkında çok kolay bir şekilde hüküm verebiliyoruz.Peygamber Efendimizin (sav) "Açıp da kalbine mı baktın ?" uyarısına aldırmaksızın.
 

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt