Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#1
GAZEL

Bahâr mevsimidür hemdem-i sabâ olalum

Gül ile dost kuhusuyla âşinâ olalum

Bahar mevsimidir; tan yeline arkadaş, gülle dost ve kokusuyla bildik olalım.



Çü devr-i lâledür ihlâs ile kadeh dutalum

Nite ki nerkis olur mest-i bîriyâ olalum

Madem ki lâle mevsimidir, o halde samimiyetle ele kadeh alalım ve nergis nasıl riyasız sarhoş oluyorsa, biz de öyle sarhoş olalım.



Zamâne sırrını ko gonca gibi ser-best

Çemen safâsına gül gibi dil-küşâ olalum

Bırak, yaşadığımız devrin sırrı konca gibi kapalı kalsın: Biz bağ, bahçe safasına gül gibi gönlümüzü açalım.



Cihan fütûhına Cem câmdur dimiş miftâh

Gelün mülâzim-i câm-i cihan-nümâ olalum

Cem, "dünyada neşe ve emel kapısının anahtarı kadehtir" demiş. Gelin, biz de içinde cihanı seyrettiren kadehten ayrılmayalım.



Amelden ücret umunca gurûr-i tâat ile

Günehde muhtazır-i rahmet-i Hudâ oallum

İbadetimize gururlanarak amelimizn karşılığını umacağımıza, günahımızın affı için Allah'ın rahmetini bekleyelim; ondan ümidimizi kesmeyelim.



Bahâr tevbeye Şeyhî cünun dimiş âkıl

Bugün muvâfakat et irte pârsâ olalum

Ey Şeyhî! Aklı başında olan, baharda edilen tövbeye deliliktir demiş. Gel bugün bu söze uy, içelim, keyfimize bakalım da yarın işi sofuluğa vururuz.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#2
NECÂTî

GAZEL

Lâle-hadler yine gülşende neler etmediler

Servi yürütmediler goncayı söyletmediler

Al yanaklı güzeller, gül bahçesinde gene neler yapmadılar! Selviye nazlı nazlı sallanmak cesareti ve koncaya açılmak fırsatı vermediler.



Taşradan geldi çemen sahnına bîçaredürür

Devr-i gül sohbetine lâleyi iletmediler

Lâle, bahçeye dışarıdan gelen bir zavallıdır; ondan dolayı onu gül devri sohbetine sokmadılar.



Âdeti hûblarun cevr ü cefâdur ammâ

Bana ettüklerini kimselere etmediler

Güzellerin huyu zaten cevir ve cefa ise de bana ettiklerini kimselere etmediler.



Hamdülillâh mey-i can-bahş ile sâkilerimüz

Âb-i hayvân ile Kevser suyın istetmediler

Allah'a hamdolsun ki, sâkilerimiz cana can katan şarapla, bize abıhayatı (hayat suyunu) ve Kevser suyunu artmadılar.



Ey Necâti yürî sabreyle elünden ne gelür

Hüblar cevr ü cefâyı kime öğretmediler

Ey Necâti! Yürü, sabret; elinden başka ne gelir? Güzeller cevirle cefayı kime öğretmediler ki..
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#3
FUZÛLî

Su Kasidesi'nden



1- Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su

Kim bu denlü tutuşan odlara kılmaz çâre su

1- Ey göz(üm) (ey gözlerim), gönlümdeki ateşe göz yaşından (göz yaşlarımdan) su saçma; zirâ bu denli tutuşmuş (tutuşan) ateşlere suyun yapacağı bir şey yoktur. (Böylesine bir ateşi söndüremez).



2- Âbgûndur künbed-i devvâr rengin bilmezem

Yâ muhit olmış gözümden künbed-i devvâre su

2- Dönen kubbe mi (gökyüzü mü) su rengindedir, yoksa göz yaşlarım mı bütün gökyüzünü kapladı,b ilmiyorum.



3- Zevk-i tiginden aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk

Kim mürûr ilen bırakur rahneler divâre su

3- (Ey sevgili) senin kılıç gibi keskin bakışlarının zevkinden (zevkiyle) gönlüm parça parça olsa buna şaşılmaz. Ki (zirâ) su (duvarın dibinden aka aka, duvara çarpa çarpa) zamanla duvarda yarıklar, oyuklar açar, meydana getirir.



4- Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin

İhtiyât ilen içer her kimse olsa yara su

4- Yaralı gönül senin peykâna benzer kirpik uçlarından (kirpiklerinden) korkarak (bin bir türlü kuruntuya kapılarak) söz eder. Nitekim yarası olan kimse (hasta) suyu çekinerek (korka korka) içer.



5- Suya virsün bağban gülzârı zahmet çekmesün

Bir gül açılmaz yüzün teg virse min gülzâra su

5- Bahçıvan boşuna uğraşmasın, gönül bahçesini sele versin (bozsun) zirâ bin tane gül bahçesini de sulasa senin yüzün gibi bir gül yetişmez, açılmaz.



6- Ohşadabilmez gubârını muharrir hattına

Hâme tek bakmadan inse gözlerine kara su

6- Hattatın bakmaktan (yazmaktan, uğraşmaktan) tıpkı kalem gibi, gözlerine kara sular inse, yine de gubarî yazısını senin yüzündeki ayva tüylerine benzetemez.



7- Ârızun yâdıyle nem-mâk olsa müjgânum n’ola

Zâyi olmaz gül temennâsiyle virmek hâre su

7- Kirpiklerim, senin yanağını anarak ağlamadan dolayı ıslansa ne olu? (Zirâ) gül elde etmek için dikene su vermek boşa gitmez.




8- Gam günü itmr dil-i bîmârdan tigün tiriğ

Hayrdur virmek karangu gicede bâmâra su

8- Gam gününde (kederli günde) hasta, yaralı gönlümden kılıç gibi keskin bakışlarını esirgeme. (Zirâ) karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.



9- İste peykânın gönül hicrinde şevküm sâkin et

Susuzam bir kez bu sahrâda benümçün ara su

9- Ey gönül, (sevgiliden ayrı kaldığında onun ayrılık gününde) onun oka benzeyen kirpiklerini isteyerek (anarak) arzu ve isteğini onlarla sakinleştir, susuzum bu çölde; bir defa (ne olur) da benim için su ara.



10- Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi

Nite kim meste mey içmek hoş gelür hüşyâya su

10- Ben, (senin ilâhî aşk şarabı sunan, lâl-ü cevher saçan) dudağını özlüyorum, (ben ona hasretim) zahidler, sofular ise kevsere tâlipler (bunu istiyorlar) nitekim (zaten bir vakıadır ki) sarhoşa şarap içmek, ayık kimseye de su içek hoş gelir.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#4
Konuya beyit yazacak arkadaşların verdikleri beyitin nesir halindeki çevirisini ve varsa şerhini vermesi gerekmektedir.Aksi takdirde başlık kaldırılacaktır.Ayrıca nesrine çevirdiğiniz beyitler üzerinde fikirlerinizi belirtebilir,üyelerimizin ilgili beyitle ilgili düşüncelerini sorabilirsiniz.Katılan arkadaşlara teşekkürler.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#5
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...


Gül âteş gülbün âteş gülşen âteş cûybâr âteş
Semender-tıynetân-ı aşka bestir lâlezâr ateş
Şeyh Galip

Gül de, gül fidanı da, gül bahçesi de ve hatta o bahçeden akan ırmak da ateş kesilmiş yanıyor. Aşkın semender yaratılışlı erleri (âşıklar) için, zaten ateş de bir lale bahçesi olarak yeter...

Tab’-ı şair andelîb-i zârdur gülzâr şi’r
Nutk sâhil, akl gavvâs ü dür-i şehvâr şi’r
Aşkî

Şairin yaratılışı inleyen bir bülbüle benzer, şiir de gül bahçesidir. Yahut söz sahildir de, akıl orada dalgıç; şiir ise şâhâne bir inci…
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#6
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

*Bil illeti kıl sonra müdâvâta tasaddî
Her merhemi her yâreye merhem mi sanırsın?
Ziya Paşa

Önce hastalığı teşhis eyle; ancak ondan sonra deva için çareler ara. Her merhemi her yaraya iyi gelecek sanırsan aldanırsın!..)



*Neşv ü nemâ bulamaz düşmeyicek hâke nebât
Mütevâzı olanı rahmet-i Rahmân büyütür
Laedrî

(Bir tohum, toprağa düşmeyince asla büyüyüp gelişme gösteremez. Çünkü mütevazı olup başını yere indireni Allah’ın rahmeti büyütür.)
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#7
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

*Sînemde ger müessir bir dûd-ı âh olaydı
Ruh-sârıñı yakardım ger gökde mâh olaydı

“Eğer gönlümde etkili bir âh ateşi olsaydı, gökte bir ay bile olsan yanağını yakardım.”



*Evvel seniñ elinden şekvâya ben giderdim
Âlemde ‘âşıkâna bir dâd-hâh olaydı

“Bu dünyada âşıklar için adalet isteyen (adalet dağıtan) bir yer bulunsaydı, buraya giderek, senin elinden (yaptıklarından ötürü) şikayetçi olan ilk kişi ben olurdum.”

Nevres
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#8
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

Zülfüñ görenlerin hep bahtı siyâh olurmuş
Tek zülfünü göreydim bahtım siyâh olaydı

“Senin zülfünü gören herkesin bahtı siyah olurmuş. Tek senin zülfünün bir telini bile görseydim de benim de bahtım siyah olsaydı (aldırmazdım)”



Olmazdı kalb-i mahzûn tâ böyle zâr u mecnûn
Çeşmiñ kılaydı efsûn zülfüñ penâh olaydı

“Gözün büyülese ve saçın sığınak olsaydı,(o vakit) bu hüzünlü kalbim böylesine inlemez ve divâneye(mecnuna) dönmezdi.”
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#9
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

El çekdim ey vefâsız vaslın temettu‘undan
Rûyıña bâri bende tâb-ı nigâh olaydı

“Ey vefâsız! Sana kavuşmamın sağlayacağı faydalardan vazgeçtim (ama), keşke bende senin yüzüne bakma gücü olsaydı (olabilseydi).”



Kasd eylemek rakîbe kûyuñda pek günehmiş
Ben hasmım öldüreydim koy bir günāh olaydı

“Senin mahallinde (bulunduğun yerde) rakibin canına kastetmek çok günahmış. Ben o rakibi öldürseydim de, günah olursa olsaydı, (gam yemezdim).”
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#10
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

Hattıñ Habeş kuluyla alsaydı Fas diyârın
Zülfün sevâd-ı Çîne tek pâdişâh olaydı

“Fermanın (ayva tüylerin) zenci köleyle Fas diyarını alsaydı ve saçın Çin ülkesinin yegâne hükümdarı olsaydı.”


‘Ömrüm içinde senden ger bir vefâ göreydim
Râzı idim gâmıñla ‘ömrüm tebâh olaydı

“Yaşadığım süre zarfında eğer senden bir kez olsun vefâ görseydim, tüm ömrüm senin gamınla mahvolsaydı (razıydım).”


Güçmüş murâda ermek Nevres vefâ yolunda
Ey kâş kûy-ı yâre bir başka râh olaydı

“Ey Nevres! Vefâlı olma yolunda (aşka vefa göstererek) murada ermek ne kadar da zor imiş. Keşke sevgilinin bulunduğu yere (ve dolayısıyla kendisine ulaşmak için) bir başka yol bulunsaydı.”




Yukarıdaki örnekler Osman Nevres’in çok beğenilen ve daha sonra bir çok şâir tarafından tanzir edilen “Olaydı” redifli, yek-âhenk gazelinin şerhidir.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#11
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

Konuma katılıp konuyu zenginleştirdiğin için çok teşekkürler dil-şâd...
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#12
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...



Rica ederim. Açıklamalı beyitler yazabileceğim bir bölüm olduğunu görünce coştum işte. Fazla tanınmamış birkaç şairden de örnekler sunup -fazla abartmadan- bölümü kendi adıma noktalandırıyorum.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#13
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

Aşk bir şem-i ilâhîdir benem pervânesi
Şevk bir zincirdir gönlüm anın dîvânesi
Hayâlî

Aşk ilâhi bir mumdur. Onun etrafında dönen pervanesi, kelebeği de benim. Şevk bir zincirdir, gönlüm de onun delisidir.



Aktı gönlüm su gibi sen serv-i dil-i cûdan yana
Sen de mâyil ol revân ey serv akar sudan yana
Zâtî

Gönlüm, su gibi gönlü çeken servi boylu sen sevgiliden yana aktı. Ey servi boylu güzel, sende akar sudan yana akmaya eğilimli ol.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#14
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

Gözyaşı encümünü reh-ber edinmezse eğer
Şeb-i gamda eremez âşık-ı güm-râh sana
Necâti

Yolunu şaşırmış aşık, eğer gözyaşı kılavuzunu rehber edinmezse gam gecesinde sana ulaşamaz.

Gönlüm gibi ey nâme gidip yârda kaldın
Baş üzre yerin var mı ham-ı destârda kaldın
Nâilî-i Kadîm

Ey mektup, gönlüm gibi gidip sevgilide kaldın. Baş üzere yerin ver sarığın büklümlerinde, sarığın kıvrımlarında kaldın.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#15
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

Şemîm-i kâkülün almış nesîm gülşende
Demişki sünbüle sende emanet olsun bu
Figânî

Sabah esen hafif tatlı rüzgar, gül bahçesinde senin kâkülünün güzel kokusunu almış ve sünbüle demiş ki, sende emanet olsun bu koku.

Sür sâkiyâ kümeyt-i sebük-syr-i sâgarı
Gezdirmedir ilâcı su inmiş ayağına
Emrî

Ey sâki kadehteki çabuk içiliveren şarabı ortaya sür; ayağına su inmiş ilacı gezdirmedir.
 
Katılım
8 Nis 2007
#16
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

Kapunda hasıl itdi bu devasuz derdi hep gönlüm
Ne derde mübtela oldı dil-i bimarı görsünler

BaKi

Gönlüm bu devasız derdi hep senin kapında kazandı,hasta gönlün nasıl bir onulmaz derde tutulduğunda görsünler
 
Katılım
20 Haz 2018
#17
Ynt: Divan Şiirininden Beyitler ve Açıklamaları...

Gerçi hâk itdi vücudum hasret-i rûyuñ senüñ
Gitmedi dilden hevâ-yı kadd-i dil-cûyuñ senüñ

(Yüzünü hasreti bedenimi toprak etti ama yine de gönülden senin arzulanan boyunun hevesi gitmedi.)

Beraber ola mi zindan ile hîç sohbet-i nâdân
Gam u endûh ile tenhâca 'işrethanedür zindan

(Zindan ile cahil sohbeti bir olur mu ? Zindan gam ve keder ile başbaşa kalınan eğlence yeridir)
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap