Edebiyatımız nereye gidiyor?

Katılım
26 Nis 2007
#1
Hiçbir hakiki bilgi kırıntısına sahip olmaksızın, sırf herşey hakkında çene çalıp gevezelik yapabilmek için, edebiyat tarihlerini okuma yönündeki günümüzün yaygın saplantısına karşı bir panzehir olarak, izin verin size Lichtenberg'den -gerçekten okunmaya değerdir- bir pasaj zikredeyim: "Dünyada kitaplardan daha tuhaf satış metalarına rastlamak galiba imkansızdır: Anlamayan kimseler tarafından basılır, anlamayan kimseler tarafından satılır, anlamayan kimseler tarafından okunulur, hatta tetkik ve tenkit edilir; ve şimdilerde artık onları anlamayan kimseler tarafından kaleme alınmaktadır." diyor Schopenhauer şu günlerde gündemimi işgal eden kitabı Okumak Yazmak ve Yaşamak Üzerine adlı kitabında. Peki bu cümlelerin burda ne işi var? Dikkatle okuyalım efendim ne kadar da gerçeğe yakın gibi gözüküyor. Gerçekten bu kadar vahim mi acaba edebiyatımızın somutlaşmış şekli olan kitapların durumu? Diyelim ki öyle ne yapmalı da düzeltmeli bu gidişatı?
 
Katılım
27 Ara 2005
#2
Ynt: Edebiyatımız nereye gidiyor?

Edebiyatımız nereye gidiyor? sorusunu ilk gördüğümde aklıma gelen cümle şu oldu: "Edebiyatımız bir yere mi gidiyor ki : ) " Edebiyatının nereye gittiğini tespit için öncelikle edebiyatın nereden geldiğine vâkıf olmak gereklidir vesselam. Bunun nereden geldiğini anlamak için de bahsi geçen edebi mahsülleri okumamız, anlayamasak da anlamaya çalışmamız gerekir. Lichtenberg'in alıntıladığın görüşüne kısmen de olsa katılıyorum.O zât biraz fazla genellemiş bence. Ya da o muhterem çok genel konuşmuş ve Türkleri ve Türk edebiyatını(son dönemi kast etmiyorum) pek araştırmamış.Gözlerimi kapatıp da tarihin o mistik sayfalarına gittiğimde bugünkü teknoloji ve imkanlar dahilinde dahi yazılması araştırılması zor olan konuların öyle doğru ve bilimsel bir şekilde mürettip edildiğini görüyorum. Ama bu abimizin görüşlerine(Lichtenberg) günümüz yazını olarak bakacak olursak bu noktada kendisine katılıyorum( kısmen katıldığım nokta burasıydı) Hatırlayacaksınız sitemizin anasayfasına bir anket yerleştirdim, yazarlığın nasıl bir şey olduğu sorusunu yönelttim insanlara.Seçeneklerde doğuştan olduğunu, çalışarak olduğunu belirtecek şıklar verdim.Günümüzde artık herkes yazar olmak istiyor.O kadar yazılan kitap var ki.Kitabın müellifi çıkardığını kitabın konusunda ben ehilim diyen kişidir bir nevi.Bu sonuçtanda çıkaracağımız üzere etrafımız ehillerle kuşatılmış durumda.Hatta belki biraz uçuk olacak ama, şu güzelim ülkedeki yazar sayısı kadar nitelikli okuyucu yok diye düşünüyorum.( yazardan kastım konusuna değerine bakılmaksızın herhangi bir eseri meydana getiren kişidir.) Bana yazar olup olmadığımı yani deneme, şiir vb yazıp yazmadığımı soranlara karşı cevabım hep aynı olmuştur: "Yazılan o kadar şey var ki, birileri bu yazılanları okumalı sanırım."

Bu gidişatın düzeltilmesi için öncelikle nitelikli okur sayısının artırılması gerekiyor.Okullarda "okuma sanatı" isimli bir ders konulması gerekiyor.Çünkü ben okumanın bir sanat olduğunu düşünüyorum.Okullarda öğretmenlerimiz öğrencilerini öncelikle okumaya yönlendirmeli yazmaya değil.Sonra ecdad örnek alınmalıdır, bugün Avrupa üniversitelerinde ders kitabı niteliğinde eserler kaleme alınmış bir ecdadın şu anda yazdıklarını nasıl ne amaçla yazdıklarına bakmamız gerekiyor.Eski insanlarımız şimdiye oranla ilim-din arasındaki ilişkiyi daha sıkı tutuyorlardı.Dindardılar, dinleri ilimi emrediyordu, ilim adamıydılar, hem de layıkıyla!


Schopenhauer'in kitabının ismine takıldığımı belirteyim ve şunu anladığımı belirteyim:

Yazmak için yaşamak, yaşamak için okumak gereklidir.



Lafın özü, durumun çok vahim olduğuna inanmıyorum.Çünkü toprağa düşen altın, tozlansa da altındır yine.Edebiyatımız da inşaallah geçmişte olduğu gibi birileri bana nobel versin diye değil, kendi kendini aşmak ve düşünce ufkunu geliştirmek için yapılır hale gelir,umarım.Bu gidişat, okuyarak, okuyarak, okuyarak düzeltilir vesselam


Selametle...




Not: Konuyu 28 Temmuz'da açmıştın ferahsan biliyorum, ama o zaman okuduğumda içimde bir şey yazma isteğim yoktu.Şimdi bölüme girdim, tekrar okudum iletiyi.Bir şeyler karalamak istedim ;)

Yeni gördüm 900. iletim oldu bu ileti :)
 
Katılım
26 Nis 2007
#3
Ynt: Edebiyatımız nereye gidiyor?

UluğBey' Alıntı:
Not: Konuyu 28 Temmuz'da açmıştın ferahsan biliyorum, ama o zaman okuduğumda içimde bir şey yazma isteğim yoktu.Şimdi bölüme girdim, tekrar okudum iletiyi.Bir şeyler karalamak istedim ;)
Geç olsun da güç olmasın demişler ;)

UluğBey' Alıntı:
Yeni gördüm 900. iletim oldu bu ileti :)
Maşallah, barekallah..

UluğBey' Alıntı:
Edebiyatımız nereye gidiyor? sorusunu ilk gördüğümde aklıma gelen cümle şu oldu: "Edebiyatımız bir yere mi gidiyor ki : ) " Edebiyatının nereye gittiğini tespit için öncelikle edebiyatın nereden geldiğine vâkıf olmak gereklidir vesselam.
Bu yüzden bu konu bir edebiyat sitesinde tartışma konusu olarak açılmış olabilir mi? Yani edebiyatımızın nereden geldiğini ve nereye gittiğini en ziyade bilmesi gerekenler sizlersiniz. Biri kalkıp edebiyatımız biryerlere gidiyor diyorsa, "hayır efendim şöyle ki:" diyebilmek için en azından. Yine de şunu belirtmeliyim ki ben o kadar umutlu değilim.. Madem yazar sayısı kadar nitelikli okuyucu yok, bu niteliksiz okuyuculardan nasıl ve ne zaman nitelikli yazarlar çıkabilir? Maddiyat ve makam sevgisi ilme dahil edilirse vahim sonuçlar çıkabilir ortaya. Şimdi afilli kapaklarla, orda burda gördüğümüz reklamlarla ve bir anda parlayıp herkesce övülen sonra saman alevi gibi yok olup giden çeşitleriyle kitaplar bu iki sevgiye hakkıyla hizmet edebiliyor sanırım..

UluğBey' Alıntı:
Bana yazar olup olmadığımı yani deneme, şiir vb yazıp yazmadığımı soranlara karşı cevabım hep aynı olmuştur: "Yazılan o kadar şey var ki, birileri bu yazılanları okumalı sanırım."
İşte bu çok güzel.. Ama şöyle birşeyde eklesek daha güzel olur: Birileri bu yazılanların nitelikli olanlarını okumalı sanırım..

Not: Kitabın gerçekten faydalı bir kitap olduğunu söyleyebilir ve herkese tavsiye edebilirim. Bana da bi edebiyatçı tavsiyesi ;)
 
Katılım
8 May 2007
#4
Ynt: Edebiyatımız nereye gidiyor?

Gerçekten ben de bu başlığı gördüğüm zaman aklıma direk edebiyatımız bir yere mi gidiyor sorusu geldi. :) Son zamanlarda çıkan kitapların anlamayan kişiler tarafından çıkartıldığı, okunduğu ve eleştirildiği kısmen de olsa doğru, fakat bu demek değildir ki, tüm kitaplar için aynı şey geçerlidir. Bu demek değildir ki gerçekten okunmaya değer kitaplar yoktur.
Şimdi ben de bu gidişatı düzeltmek için nitelikli okuyucuların olması gerekli diyeceğim ama okuyalım, okumalıyız derken biraz tereddütte kalacağım, çünkü öyle demem için önce benim de okumam gerekli, lakin son zamanlarda elime kitap almış değildim. Önce ben okumalıyım ki sonra başkalarına oku diyebilmeliyim. Herkes son zamanlarda her şeyi yazıyor, aklına geleni kitap olarak çıkartıyor, hayatını yazıyor bilmem ne. Yani canı sıkılan kitap çıkarıyor da, canı sıkılan kitap okumuyor. Hep bazı kitapları tavsiye ederiz ya, ben de bir tane kitabı kesinlikle tavsiye etmesem, hatta kitabı karalasam yazarına ayıp etmiş olurum şimdi neyse kalsın. Sadece önüne gelen kitap çıkarmasın demekle yetineyim. Bu başlık kitap okumayı ne kadar unuttuğumu hatırlattı, inşallah bazılarına da hatırlatmıştır da ellerine kitap almasına sebep olmuştur, kendi adıma ben başladım bir tane kitaba…
 
Katılım
26 Nis 2007
#5
Ynt: Edebiyatımız nereye gidiyor?

UluğBey' Alıntı:
Edebiyatımız nereye gidiyor? sorusunu ilk gördüğümde aklıma gelen cümle şu oldu: "Edebiyatımız bir yere mi gidiyor ki : )
Lamia' Alıntı:
Gerçekten ben de bu başlığı gördüğüm zaman aklıma direk edebiyatımız bir yere mi gidiyor sorusu geldi. :)
Ya hu şu fani dünyadaki herşey iyi ya da kötü biryerlere gidiyor da birtek edebiyat mı biryere gidemeyecek? :) Sizler edebiyat alanında yetişiyor olduktan sonra da gözümüz arkada kalmaz inşallah gidiş yönü iyi olur ;)
 
Katılım
5 Ağu 2007
#6
Ynt: Edebiyatımız nereye gidiyor?

ya edebiyatımız bi yere gelmiş mi ki nereye gidiyo diye soruyoruz?edebiyetımızda bi yere gitmiş tek bi alan var o da şiir ki artık onunda yasını tutalım bence.neden mi açıklayayım:elle tutulur kaç yazar kaç, kaç şair yetişiyor son dönemde hangi alanda başarılara imza atıtoruz orhan pamuk'un ödül alma sebebi aşikar zaten.okullarda hangi üstadımız anlatılıyor öğrencilere ben üniversitede bile hocaların bi türk üstaddan bahsettiğini duymadım bizde bu kendi içinden çıkanı beğenmeme hastalığı varken daha çok yerimizde sayarız...
 
Katılım
26 Nis 2007
#7
Ynt: Edebiyatımız nereye gidiyor?

bela çiçeği' Alıntı:
ya edebiyatımız bi yere gelmiş mi ki nereye gidiyo diye soruyoruz?
Bu nasıl bir ifade böyle, aklım almıyor!! Hem de bir edebiyat sitesinde.. Günümüz edebiyatının değer kaybediyor olduğu ve birtakım olumsuzlukları bünyesinde barındırdığı doğrudur. Zaten bu konunun burada var olma sebebi buna dayanır. Eksikliklerimizin söylenmesine, bunların düzeltilmesi için bizim yapmamız gerekenlerin dile getirilmesine kimsenin itirazı olmaz hatta bu durumdan ziyadesiyle memnun olunur. Ancak, "edebiyatımız bir yere gelmiş mi ki" gibi bir söz kullanılırsa buna tepki gösterilir, gösterilmesi gerekir. Biliyorum siz edebiyatımızı küçümsemek adına kullanmadınız bu cümleyi ama benim aklım ve vicdanım biryere takılırsa dilim durmaz. Bu nedenle rahatsızlığımı dile getirmek istedim. Selametle..
 
Katılım
15 Ağu 2006
#8
Ynt: Edebiyatımız nereye gidiyor?

Magazinel olaylardan,televole aşklarından,kimin eli kimin cebinde merakından zaman bulupta insanlar,Necip Fazıl'ı,Sezai Karakoç'u,Tevfik Fikret'i okumadıktan sonra bu milletin edebiyatı olduğu yerde sayacaktır,ki saymakla kalmayıp geriye gidecektir.Eskiden insanlar okudukları kitaplarla tutkunu oldukları şairlerle tanınırdı,kişilikleri belirirdi.Şimdi ise giydiği ayakkabının markasından,girip çıktığı mekanlardan,kaç kızla bilmem nerede,ve yine bilmem ne yaptıklarıyla değer bulur oldular.Babama 'edebiyat' okuyacağım dediğimde''Salakmısın sürünürsün' ; diyosa eğer bana,bu edebiyat körü körüne bir karanlığa gidiyor demektir.
 
Katılım
8 Ağu 2007
#9
Ynt: Edebiyatımız nereye gidiyor?

bence edebiyatı sadece kitapla sınırlandıran kimselerin düştüğü bir yanılgı olsa gerek anlamadığı kitapları okumak ya da okuduğu kitapları anlamamak ...edebiyat hayattır. ve okuyabiliyorsanız kainat bir kitaptır.
edebiyatımız dergi ve kitaplarla sınırlandırılmaya başlandıktan bu güne sürekli bir gerileme yaşamıştır.
sanatı sanat için yapanların oluşturduğu akım kitabı kitap olduğu için okuma dürtüsünü meydana getirmiştir .Buna bağlı olarak insanlar bir ideolojiye hizmet için değil kitap olduğu için okumuşlardır kitapları ve anlamamışlardır.
kapitalist sistemin insanlığı yozlaşmaya götüren bir oyununun sonuclarından birisi olan sanat için sanatın edebi versiyonudur günümüz edebiyatı..
 

Giriş yap