Elif Şafak: Batı’da İslam fobisi var

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#1
Yazar Elif Şafak, Roma Uluslararası Edebiyat Festivali çerçevesinde dün gece Massenzio Bazilikası’nda düzenlenen toplantıda, çoğunluğu İtalyanlardan oluşan davetlilere hitaben yaptığı konuşmada, “Günümüz dünyasında, İslam’a karşı çok önyargı var. Batıda bir İslam fobisi var” dedi.

Edebiyatın zihinlerdeki hudutları ve duvarları aşmada önemli bir işlev üstlenebileceğini belirten Şafak, “Edebiyat, sınırları aşabilen bir güce sahip. Oysa günümüz dünyasında, tam tersine çok fazla sınırlar var, hudutlar var. Öncelikle zihinlerimizde hudutlar. Ama edebiyat, bize verilen kimliği sorgulamayı da sağlıyor. Bu açıdan edebiyatı, hudut yıkan bir şey olarak algılıyorum” diye konuştu.

“Baba ve Piç” adlı romanının bir süre önce “La Bastarda di Istanbul” adıyla İtalyanca çevirisi de yayımlanan Şafak, konuşmasında kendi yazarlık serüvenini de anlattı. Şafak, tuba ağacının kendisi için önemli bir metafor olduğuna değinerek, şöyle konuştu:

“Kur’an-ı Kerim’deki tuba ağacı benim için önemli bir metafor. Kökleri yerde yani toprakta değil, havada olan bir ağaç bu. Edebiyatım da tıpkı onun gibi olsun isterim. Yani, hem yerleşik hem göçebe; hem buraya bağlı, hem evrensel. Kadınlardan çok iyi hikaye anlatıcısı çıkar geleneksel toplumlarda. Hafıza ve hikayelerin kaynağı kadınlardır hep. Kadınlar, kuşaktan kuşağa aktarırlar. Ben, Türkiye’de son derece zengin ve dinamik kadın kültüründen çokça besleniyorum yazarken.”

Şafak, İstanbul’un edebiyatla iştigal edenler için “bulunmaz bir hazine” olduğunu belirterek, “İstanbul, benim için dinmeyen bir aşk. Bu şehri anlamak için sokaklarını, insanlarını dinlemek lazım. Romancı, iyi anlatıcı olmakla yetinmemeli, aynı zamanda iyi bir dinleyici olmalı. Ben insanların hikayelerini dinlemeyi severim” dedi.

“DOĞU VE BATI HAYALİ KATEGORİLER”
ABD’deki 11 Eylül saldırılarının bir tür travmaya yol açtığını ve İslam konusundaki cehaletin de etkisiyle karşılıklı bir dışlama sürecine doğru gidildiğini söyleyen Şafak, “Doğu ve Batı hayali kategoriler. Bugün pek çok insan bu kategorileri, sabit ve birbirini dışlayan kategoriler gibi kullanıyor. Bunun böyle olmadığını görmek için İstanbul’a gelmek yeter. Aslında ne Doğu sabit ne Batı homojen” diye konuştu.

Dünyada hiçbir ülkenin artık yalıtılmış vaziyette olmadığına değinen Şafak, aşırı uçların birbirlerini körükleme tehlikesine de dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Bir ülkede olup biten bir şey, bir başka ülkedeki gelişmeleri etkiliyor. O zincirleri, o bağlantıları görmemiz gerekiyor. Bu açıdan bakacak olursak Batı karşıtlığı İslam fobisini, İslam fobisi de Batı karşıtlığını körüklüyor. Dünyanın neresinde olursa olsun, aşırı uçların birbirlerini körüklediğini, birbirlerini yarattığını, birbirlerini beslediğini düşünüyorum.”

İslam konusunda genellemeler yapmanın da yanıltıcı olduğuna dikkati çeken Şafak, “İslam coğrafyası çok sesli bir coğrafya. Tıpkı Hristiyanlığı yaşamanın farklı biçimleri olduğu gibi, İslam’ı da farklı farklı yaşama biçimleri var. Aşkı temel alan bir inanç ve düşünce sistematiği olan tasavvuf yeterince bilinmiyor, araştırılmıyor” dedi.

Elif Şafak, tasavvuf ile edebiyat arasında bir paralellik bulunduğuna inandığını belirterek, “Tasavvufta da, edebiyatta da ‘beni aşmak’ çabasıdır aslolan. Tasavvuf, özünde aşkınlık arayışıdır. Hudutların, doğuştan sana verilen kimliğin ötesine geçme arzusu. Edebiyat da hudutları aşmak ister. Ben’in ötesine geçmek ister” diye konuştu.

Medeniyet çatışması olasılığını bertaraf etmenin yolunun da kültürler arası diyalogdan geçtiğini anımsatan Şafak, “Birbirimizi daha fazla dinlemeyi öğrenmenin yararlı olacağına inanıyorum. Edebiyat da bunun en iyi yollarından biridir. Çünkü edebiyatın özü insandır. İnsana, insanın hikayesini anlatır. O hikayeyi okuyan kişi empati kurabilir, empati yeteneğini artırabilir. Bu anlamda ben, edebiyatın müthiş bir şey olduğuna inanıyorum” dedi.

Kaynak:Ntvmsnbc


Katılıyorsanız neden? Katılmıyorsanız neden?
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#2
Ynt: Elif Şafak: Batı’da İslam fobisi var

Elif Şafak'ın yazılarını genellikle ön yargılı okuduğum için buradaki görüşlere katılmıyorum demek istedim birden. Fakat edebiyatın, sınırları aşabilen bir güce sahip olduğu doğrudur. Ama bu sınırları Elif Şafak gibi yazarlar aştığında, durum kültürler arası diyalog olmaktan çok Türk kültürünün hiçe sayılması gibi bir şekle bürünebiliyor maalesef.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#3
Ynt: Elif Şafak: Batı’da İslam fobisi var

Edebiyat sınırlarını aşan bir güce sahiptir elbette ama bu gücü yönlendirmek yazara bağlıdır başka bir deyişle yazar, kelimelerle ördüğü dünyasını edebiyat aracılığı ile insanlara aktarır. Elbette içinde bulunduğu kültür eserlerine akseder. Aynı olayın değişik kişilerde farklı sonuçlara sebep olunacağı düşünülürse yazarında Türk kültüründen anladığının farklı olduğunu anlamamız hiçte zor değil. Elif Şafak Zaman gazetesinden zaman buldukça okuduğum bir yazar." Baba ve Piç " ile edebiyat gündemine hatta ülke gündemine damgasını vurmuş bir isim.Sanırım kendisine örnek olarak Orhan Pamuk'u alan bir isim.Kurmaca bir dünyada yani romanda bile bahsedilirken dikkat edilmesi gereken şeyler yazara göre sadece bir roman malzemesi olabilir elbette.Konudan uzaklaşıyorum, Batı'nın İslam fobisi üzerine açtığım bu konuda Elif Şafak'ın belirttiğim kaynaktaki yazısına katılıyorum.

Elif Şafak gibi yazarlar aştığında, durum kültürler arası diyalog olmaktan çok Türk kültürünün hiçe sayılması gibi bir şekle bürünebiliyor maalesef.
Malesef böyle bir durum var.Haklısınız.Aklıma nedense Necip Mahfuz geldi, bizim kardeş edebiyatımız sayılan İran-Fars edebiyatının nobelli yazarı olan kişi.Hoş müthiş bir lobi var bu ödülü veren kurumda ve kuruluşlarda, nobel değerinde ne kadar eser yazılırsa yazılsın malum tavizler verilmeden ya da masum yalancıklar ! söylenmeden bu ödüle ulaşılacak gibi değil.(İşin aslı bu ödülü umursamıyorum da)Bu da bize Batı'da sadece İslam fobisinin olmadığını, Türkler denilince akıllarına ardı arkası kesilmeyecek fobilerin geldiğinin bir göstergesi.Bizi bize bırakmazlar,bizi bize bırakacak olurlarsa biliyorlar başlarına gelecekleri vesselam
 
Katılım
10 Tem 2007
#4
Ynt: Elif Şafak: Batı’da İslam fobisi var

Elif Şafak'ın, “Doğu ve Batı hayali kategoriler. Bugün pek çok insan bu kategorileri, sabit ve birbirini dışlayan kategoriler gibi kullanıyor." bu düşüncesine katılmam mümkün değil.Çünkü Doğu ve Batı kavramları insanların bizzat tecrübe edipte farklarının ayrımına vardıkları kavramlar yani "yaşayışlar".Dünyaya çok farklı pencerelerden bakan ve bu algılayışı hayat tarzlarında çok net hissedebildiğimiz iki oluşumu hayalı olarak değerlendirmek;gerçeği hazmedememekten kaynaklandığı fikrini veriyor. Şafak'ın medeniyet çatışması olarak değerlendirdiği meselenin tamamen dünyaya hükmetme çatışmasından başka bir şey olmadığı açık. Buna medeniyet çatışması demek minareye kılıf giydirmektir sadece.Medeniyetler kardeş kardeş geçiniyo da sanırım Elif Şafak gibileri bu durum rahatsız ediyor..
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap