ESKİDEN...

Katılım
27 Mar 2006
#1
ESKİDEN

Çember çevrilir,
Su musluktan içilir,
Agaçlara tırmanılırdı.
Bebekler bezden,
Silahlar tahtadan,
Resimler kömür karasından yapılırdı.
Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin
İsimleri konulur,
Saatli maarif okunurdu.
Komşuda pişen,
Bize...
Bizde pişen komşuya düşerdi.
Geceler ayaz,
Sokaklar karanlık,
Yıldızlar parlak olurdu.
Turşu, salça, mantı
Evde yapılır,
Karpuz kuyuda soğutulurdu.
Erik ağacının çiçeği,
Pencere camımıza yaslanır,
Güz yaprakları bahçemize düşerdi.
Kardan adam yapılır,
Evlerde soba yakılır,
Kış gecelerinde masal anlatılırdı.
Merdiven çıkılır,
Aidat ödenmez,
Yönetici seçilmezdi.
Evler badanalı,
Sokaklar lambasız,
Mahalleler bekçili olurdu.
Ajans radyodan dinlenir,
Çizgi roman okunur,
Defterlere kenar süsü yapılırdı.
Hayat,
Arkası yarın gibiydi,
Kesintisizdi.
Her gün yaşanacak bir şey vardı.
Herkes kendi düşünü kurar,
Kendi hayatını oynardı,
ŞİMDİ
Şimdi,
Herkes
Yoğun,
Yorgun
Ve
Tek başına..

Can Dündar
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#2
Ynt: ESKİDEN...

"Sahi ne günlerdi o günler" diyebilecek kadar hatırlıyor ve özlüyorum o günleri. Bir hayli eskimişiz anlaşılan...
O samimiyeti ve sıcaklığı kaybediyor olmak ne kadar da acı.

O günleri yâd ettirdiğin için sonsuz teşekkürler kardelen...
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap