Eskizler

Ey hâtıra, sende gizleneni ne zaman geri vereceksin!

eskiz.jpg
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

mustafabalci_07' Alıntı:
tek kelimeyle mükemmel bir söz....

Rahmetli Atilla İlhan'ın "an gelir" adlı şiirinden küçük bir parçaydı, güzel söylemiş vesselam.
 
G

gülücüğüm

Ynt: Eskizler

"Ey sevgili! Yüzünü görmek benim için uğruna ölünecek bir hasret iken, o şerefi postacıya mı bağışlasaydım?!.."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"İki ucundan tutup biraz çekiştirsek, genişler mi hayat?"
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: Eskizler

Dilşâd' Alıntı:
"İki ucundan tutup biraz çekiştirsek, genişler mi hayat?"

Ben bir ucundan tuttum da herkes önüne gelen yerden çektiği için eğri büğrü bir şey çıktı ortaya; ama başlangıcın mı adı hayat sonucun mu bilemedim!
 
G

gülücüğüm

Ynt: Eskizler

"Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. “düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?!..”
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Eskizler

sanırım kitaplardan kelimeleri alıp buraya yazıyorsunuz?Yanılıyor muyum? Kendinize mi ait bu cümleler anlayamadım ondan soruyorum.Eğer alıntı kelimelerse sözün sahibi ve kitabı ve mümkünse sayfa numarası yazılırsa daha güzel olacağını düşünüyorum.Yanılıyorsam Elma doğru söylüyorsam Ayva diyin lütfen :)
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: Eskizler

evla' Alıntı:
sanırım kitaplardan kelimeleri alıp buraya yazıyorsunuz?Yanılıyor muyum? Kendinize mi ait bu cümleler anlayamadım ondan soruyorum.Eğer alıntı kelimelerse sözün sahibi ve kitabı ve mümkünse sayfa numarası yazılırsa daha güzel olacağını düşünüyorum.Yanılıyorsam Elma doğru söylüyorsam Ayva diyin lütfen :)

Ne elma ne ayva bildiğin bol sulusundan bir kaç adet armut :) Benim anladığım kadarıyla arkadaşların bazıları kitaplardan bazıları da mitaplardan alıntılar ekliyorlar, ben kendi adıma eskizin manasından (resimlerin taslak hali gibi birşey olsa gerek) yola çıkarak sonrasının geleceğini umut etseler de hiç bir zaman tamamlanmayacak cümlecikler serpiştiriyorum başlığa diyebilirim ;) Yalnız ben de değil;

gülücüğüm' Alıntı:
Zamanda içkindir geç kalmak. Hiç "şimdi" yoktur onda. Ya erkendir vakit, ya geç.. Ya çok olmuştur gideli; ya gelmiş, beklemiş, ama duyuramamıştır sesini..

Tırnak içine alınmadığına göre bu cümle de gülücüğün tamamlanmamış hikayesinden bir parça ;)
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

Paylaşımlara herhangi bir sınır çizmemek adına, başlığın kelime anlamından mümkün olduğunca uzak durmalı diye düşünüyorum. Ve görüyorum ki paylaşımda bulunan dostlar da aynı şeyi yapıyorlar. İster alıntı olsun ister gönlünüzden kopan herhangi bir cümlecik olsun hiç farketmez. Bir arayışı, sona ulaşamamayı, başlangıcı bulamayışı, kaçışı, yarım kalmışlığı vs. dilediğiniz gibi dile getirebilirsiniz. Sözün kısasını ferahsan'dan tekrar alalım:

Ne elma ne ayva bildiğin bol sulusundan bir kaç adet armut :)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Eskizler

Afiyet olsun o zaman size :) arkadaşlar Sözünüz bol olsun ;)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Eskizler

Ne elma ne ayva demediniz mi bu bir armut demediniz mi?Bilgi armut ise -teşbihte hata olmaz-Bilginiz bol olsun afiyet olsun ki duygularınız daha yoğun,daha geniş olsun afiyet olsun ki sindirimlerimiz kolay olsun!yok can kelimeye oraya buraya çekiştirilecek gibi bir cümle değildir :) sen de bunu yaparsan atayım kendimi boğaz köprüsünden.Neye üzülüyorum biliyor musunuz.2 yıldır hiç mi tanıyamadığınız,tanıtamadım mı size ...nasib.inanın ki nasib.Her kurduğum cümlenin altına artık bir kelimeleri kullanma klavuzu yazmam en iyisi sanırım :) Eğer emek verip yazan ise kendi imza ile yazılabilir ama alıntı kelime ise mutlaka sözün kime ait olduğu belirtilmelidir diye düşünüyorum.
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: Eskizler

evla' Alıntı:
sen de bunu yaparsan atayım kendimi boğaz köprüsünden.Neye üzülüyorum biliyor musunuz.2 yıldır hiç mi tanıyamadığınız,tanıtamadım mı size ...nasib.inanın ki nasib.

Yok can yanlış yazmışsın bunca zaman seni tanıyamamışım demen gerekirdi; takılamayacak mıyız artık sana ya hu :mad: ;) Yazdığını cidden öyle anlasaydım emin ol öhö öhö ile kalmazdım ;D
 

hamza kutluay

Dîvân Üyesi
Ynt: Eskizler

Yüzünü yıldızlara dön onlara bakarak yol ara. Söz söylemek görüşü bulandırır. Sus, söz söyleme. Sen konuştuğun zaman belki bir iki tane doğru düzgün söz söyleyebilirsin. Fakat onları karışık bulanık hoş olmayan sözler de takip eder.

Ağzını açtın mı söylediğin sözleri yakalayamazsın. Temiz doğru sözlerin arkasından kötü biçimsiz hiç söylenmemesi gereken sözlerde arkasından dökülür. O nedenle Hakk dostlarının yanında sus ve sessizce otur dilini de gönlünü de koru.

Efendim hepinizin bildiği gibi; âlimin yanında diline, ârifin yanında gönlüne sahip ol diye çok güzel bir söz vardır.

Şems-i Tebriz-i Hz. Makalât adlı eserinde: “Hanendenin yanında şarkı, vâizin yanında söz söylenmez” derken,

Mes. Clt.2.3014: Peygamber Efendimizde: “Hakkı tanıyıp bilenin dili tutulur konuşamaz” Suskun olur der.
 

kardelen2006

Divan Üyesi
Ynt: Eskizler

"Tercih edilmediğimizi düşündüğümüzde,aslında başka bir şey için tercih etmiştir bizi kader"...


Hz. hatice / Sibel ERARSLAN
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: Eskizler

"Kader seni güldürmüyorsa espriyi anlamadın demektir"

Gregory David Roberts
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Binlerce görüntünün yüzlerce yıllık yorgunuyum..."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Sustu Yusuf.
Sustu.
Teslimdi. Mazlumdu.
Teslimiyetiyle vardı. Susmasıyla haykırdı. Tahammülüyle baş kaldırdı."
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Eskizler

"Azimsanamayacak kadar ölmüsüm / Azimsanamayacak denli ölüyüm... Geliyorlar, bu evde dogan yeni bir ölümü görmeye; kosarak, düse kalka yuvarlanarak, sürünerek... Nasil olursa olsun; görmek için bu eski dostlarinin yeni cesetlerini ve göstermek için kendi dirimlerinin kivilcimlarini geliyorlar. Ölüm sessizligi, toz ve küf kokan evden ayrildiktan sonra seviniyorlar canliyiz diye."

Nilgün Marmara.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: Eskizler

Gökyüzüne bakmıştım. Yuvarlak ve parlak ve ışıklı bir dairden başka bir şeye benzemeyen aya bakmıştım ve ne kadar güzel, tıpkı öğretildiği gibi güzel, anlatıldığı gibi güzel demiştim; sonra, başımı aşağı doğru hareket ettirerek, denizde ayın ışıltılı çizgilerini aramıştım. Ne acıklı bir maceraydı bu. Belki de değildi; belki de, bunun acıklı bir macera olduğunu da bir yerlerden öğrenmiştim, bir yerde okumuşum. Hafızam zayıfladığı için, neyi nerede okuduğumu unuttuğum için, bana ait bir takım duygular olduğunu sanıyordum. Acaba, içine düştüğüm durum daha önce nerede acıklı olmuştu? Mısır’da mı? Eski Yunan’da mı? Kendimi romantik dönemin Fransızları, İngilizleri ya da Almanlarıyla mı karıştırıyordum? Ben bir şeyin taklidiydim; fakat, aslımı bile doğru dürüst öğrenememiştim. Belki de bana ne olduğunu sonuna kadar okumamıştım. Yarabbim ne korkunçtu!

Oğuz Atay, Korkuyu Beklerken
 
Tüm sayfalar yüklendi.

xen

Üst Alt