Eskizler

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

" Söylemek şuur işi.Söylemek düşünmenin hem sebebi hem neticesi.Söyledikçe kendisini Adem kılan özelliğinin söylemek olduğunu fark etti. Bilmediğinin de kıymetini bildi."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Reddetmek mecburiyetinde olduğu şeyin her defasında başka bir güzelliğini farketmek çoğaltıyordu acısını ya, her defasında kendisine tanıdık gelen bu yüzü hatırlamamak daha da zorlaştı."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için : Bir :Kelimeler;İki : Aşk ; Üç : Annelik duygusu.
Kelimeleri Adem yanına aldı,annelik duygusunu taşımak Havva'ya kaldı.Ama aşk çok ağırdı...Yarısını Adem sırtlandı,yarısı Havva'ya kaldı...Bir yarısı yollarda kayboldu.Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.O gün bugün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu ..."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

" Ben senin geldiğin çöllerin yüzlerce yıl susuz kalmış ceylanıyım, indim su içmeye senin kıyına, susuzluktan ölmektense su içerken ölmek yeğdir bana..."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Hiç olmazsa karanlık samimi, diye mırıldandı, hiç olmazsa tek rengi vardı onun…"
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Kimi taş gemi oldum cam ırmakların üzerinde yüzmeye kalkıştım; kimi cam ırmak oldum taş gemilerin bağrımda yüzmesine alıştım. Ama her halde de sadece cam ırmağın değil taş geminin de kırıldığına tanığım.”
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Bu hikâyeyi, kısacık ömrünün kendisine yüzyıllar öncesi kadar eski gelen bir sabahından hatırladı... Bunca geniş ve koyu bir gölgenin altında bile en az eskisi kadar beyaz ve güzel şehre bakınca anladı gitmenin zor olduğunu, ama kalmak daha ağırdı..."
 

Lamia

Divan Üyesi
Ynt: Eskizler

Sokak lambasının odaya vuran yarım yamalak ışığında, birkaç dize şiir okurdum yorgun gözlerimle. Odanın lambasını açmıyorum sessizliği fark etmemek için. Ya da kendimi kaybetmek için soğuk odada.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Düşünüp de eyleyememekten neredeyse taş kesilecektim. Öyle ürktüm ki kendi hareketsizliğimden, elimden gelse bir daha düşünmeyecektim."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Aklımla kalbimin, hâlimle sözümün, teslimiyetimle vehmimin arasında kaldım ben. Aklımı gösteren ismimle, aşkımı gösteren ateş arasına düştüm, o uçurumda yittim ben. Aynı anda iki şey olunamadığı için aşkın saltanatında, o uçurumu da yitirdim ben..."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Çünkü söz sınırlı, “sayılı harf”.
Susmak sınırsız, “sayısız harf.”
Öyleyse sayılı harfi neyleyeceğiz sayısız harf dururken?"
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"... bütün yaşadıklarımı yok etmek için attım bütün defterlerimi ateşe.Kalbim kalmasaydı geriye, yaşanmamış bir aşk olacaktı bu. Kalbimi yakamadım.

Nihade.Bütün bunlar olurken.Kıpırdamaksızın bana bakıyordu. Ne olurdu bir şey söyleseydi. Ben defterlerimi ateşe verirken yapma, deseydi.
Demedi."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Halinin kelimesini bulamadı, ancak benzetmelerle yetindi. Onlarla devam etti. Bir büyük boşlukta bir çığlık kopmuş gibi. Çığlığı atan görünürde yokmuş da, ses hala çınlayarak devam ediyormuş gibi. Bir uçurumdan düşerken kolundan yakalayan el uçurumun kendisine dönüşmüş gibi. Bir uçurumdan öylece düşüp hareketsiz kalmış gibi. Dünya aniden bitmiş bundan sonrası ölümmüş gibi."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

“Aşkı taşıyan her kalbin muhkem olduğunu zannediyordum oysa.
Meğer aşk, indiği kalbi ihya ediyordu ya, ihya edemezse yok ediyordu.
Kazasız belâsız kurtulmanın imkânı yoktu.”
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Tufandan kurtulmak için kendi derinliğine akan bir ırmak gibi; akmasam sana ölürdüm Yusuf, aktım, yine öldüm. Kendi ölümümün şeklini seçmem özgürlüğümse susarak ölmeyi değil, söyleyerek ölmeyi seçtim. Tortulanarak ve bulanarak değil, taşarak ve coşarak ölmeyi istedim. Hükmümün Yusuf olduğu yerde ölümlü olduğumu bildim. Ve yine dirilecek olmamın emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim Yusuf, dedi Züleyha, bütün bir hayat, kınanma, horlanma, yitirme, her şey kalbimin üzerinden geçecek ve ben kalbimin altında kalacağım."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Kalbimin ilk kıpırdadığı anı sığdıracağı ne kadar çok kelamım vardı benim. Yinede bir kıpırtısına kalbimin kelam getiremedim...."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"Aklıma hiç gelmeyen cümlelerin ve kötü huylu sözcüklerin girdiği hikayemde perdeler kalktı gözümün önünden.Yalan düştü hikayemin orta yerine.Yalan ağırdı ve ben onu kaldıramayacak kadar hafiftim.Taşınabilecekten fazlasını vermezdi Rab biliyordum ya, taşıdıysam da kaldıramadım.Yalandan başka ne düşse hikayeme Allah biliyor ya kaldıracaktım."
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: Eskizler

"İki hidrojen atomunun bir oksijen atomuna 72.5 tam 72.5 derecelik bir açıyla bağlandığı, hiçbir kar tanesinin bir diğerine uymadığı, seyyarelerin şeffaf küreler üzerinde birbirine değmeden harikulade bir nizam içre deveran ettikleri ülkedeyim. Fevkalade emniyetteyim."
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Eskizler

''...sonra sana karışacağım, sınır tanımayan bir büyük denize sınır tanımayan bir damla olarak!''
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Eskizler

''Hâlâ duyguların dünyasının baskısı altındayız değil mi?
 

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt