Etimolojik Tahliller & Kelime Tarihi

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
Tere yağı:
Lezzetiyle kendisine hayran bırakan tere yağının kelime kökeni olarak nereden geldiğine bir bakalım:
Sütten çıkarılan taze yağ. Türkçe tereyağı kelimesi Farsça kère sözünden dönüşmüştür. Türkçede yakın zamanda k sesi t'ye dönüştürülmüştür. XIV. yüzyıl hekimlerinden Ali Çelebi bin Şerif’in hekimliğe dair yazdığı “Yadigâr-ı İbn Şerif” adlı eserinde “Ve süğlün eti ve kereyağı ve sayağı bunlardan yimek gerek” demektedir. Adı geçen yazar, aynı kitapta “Böbrek ağrısı içün su ile ve kereyağıyle kaynadalar vereler” bilgisini aktarmaktadır. XIV. yüzyılda Aydın oğullarından Mehmet Bey adına Arapçadan Türkçeye çevrilen “Kısas-ı Enbiya” adlı eserde “Bir kirde üstünde zeytün, ikincisi üstünde kereyağı, üçüncüsü üstünde bal, dördüncüsü üstünde peynir” diye yazmaktadır. XIV. yüzyıl ile XX. yüzyıl arasında yazılan eserlerde yaygın olarak kereyağı ifadesini görmekteyiz. Farsça kère ve Ermenice karag ‘tere yağı’na işaret etmektedir. Kıpçakçada kere yağ (=kaymak) ve kereyav (=tereyağı) sözleri bulunmaktadır.

Kaynak: "Tereyağı" Sözcüğünün Kökeni - Etimolojik Açıdan Ak Sözlük
Nişanyan Sözlük
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst