Firari Fırtına'dan

Katılım
8 Mar 2007
#1
Zehirli zamanlarda tanımışdım onu ,

Sanki bir hayal gibi şimdi , belkide hiç yokduda ben kendi kendime öyle kurdum hayalimi . Öyledir diyede yüreğimi susturdum , yazma dedim çizme dedim . O dinlemedi yazdı döktü içindekilerini ama sınırı aşamazdı buna müsade edemezdim . Neden mi , nedeneri o kadar çok ki o beklentiler ve yaşanan o güzel günler hatrına , daha güzeli varmıdır hayatın diye döne durmadıkmı . Zor bee , gerçekden zehirli bir zamanda bu durum çok zor .

Yaşanırmışlığını kabul edercesine yaşadığım o 20 dakikalık durum bile , beni kendimden almışdı . Öyle bir yüreği vardı ki , bunu gözlerinde ve o derinliğinde hissedebiliyordum , inanın kendimi kandırmadım sadece hissettim en helalinden . Onun hayellerini süsleyen bir hayat vardı gözünde , çok güzeld bir hayat . Kavuşurcasına bir çoçuk gibi seviniyordu sanki , anlayan birimi çıkmışdı karşısına , bir dost , bir abi belkide bir amca .Kimbilir belkide bir ömür paylaşım .

Kendimi kaybettiğim anda bulmuşdum o yüreği , içimden geçen şuydu , gerçekden bu yürek varmı yoksa sadece rol den ibaretmi , değilmiş be gerçekden varmış . İnanamıyorum elbette bende sevinçliyim . Bende mutluyum .O sonrasını bilmiyor elbette , bilmesinide istemiyorum zaten . Üzüntüler elbetteki hayatında olacak ama en azından ben bir üzüntü kaynağı olamam ona , o yüreğindeki heyecanı kaybetmemeli ben gibi .Ben ise değerlerimi onunla fazla paylaşmamalıydım , ve öyle oldu zaten . Giden gitti gibi şimdilerde .Ya giden bilmiyor yada kalan ama bir gün bu gitmelerin ardından kalanı gören bir giden , asla olmayacakdır , bunuda ben biliyorum . Haa pişmanmıyım asla , onu tanımak , öyle bir yüreğin varlığını hissetmek bile yeter bana . Yetti bile....

Her defasında burda yüreğimi belkide o yürek için hep dökeceğim , belki okur belki okumaz . En azından kendi yürek borcumu sonuna kadar bu vefaya hasret bırakacağım . O herşeyin en güzelini ve herşeyin en üsttünü hakeden biri . Hakkını alacak biliyorum ve mutlu olacak , tek isteğim ise fırtına unutulmasın elbette , unutmadığı gibi ....

Bir zehirli zaman geldi , bir zehirli zaman geçti . Ne anladım biliyormusunuz ?

Bu zehirli zamanlarda , bu dar kapıda yalnız yaşanılmıyor ve yalnız geçilmiyor . Her günün ardından gelen o sabah , o güneşin ilk ışıkları , artık sizi bile istemiyorum hayatımda . Geceler olmasın diyorum ama sabahlarda olmasın artık . Yoruldum , yordunuz beni ve yüreğimi .....

Yazan : Firari Fırtına

[stream=475,325]http://www.freewebtown.com/afarozcu/MIRAGE.wma [/stream]
 
Katılım
8 Mar 2007
#2
Ynt: Firari Fırtına'dan

Usul usul başımı çeviriyorum senin yokluğuna , ufkunda hiçbirşey yok .

Eyy ömrüm sana ne diyebilirim ki , istemeden de olsa yaşadık işte bu zamana kadar , cihan a bir daha gelmenin hayali olsada bu bedende . Yoo istemiyorum artık . Hem seni hemde kendimi . Olasılıklar olacakdır ömrümüzde onlarıda istemiyorum .

Bakın yaa gazel i hicran çalıyor . Ud sesi içimi titretiyor sanki , bazen dayanamaz oluyorum yinede sen aklımda ama yok gibisin işte . Usul usul başımı çeviriyorum sana , senin yokluğuna . Gözlerim doluverdi bir cigara yakayim bari .

Öyle , Böyle yada Şöyle olmasın hayatımız . Yanarımda ben ömrüme yanarım .

Sevg ...

[stream=475,325]http://www.freewebtown.com/firarifirtina/Altan_Civelek_Deniz_Gozlum_Yeni.mp3[/stream]
 
Katılım
11 Eyl 2006
#3
Ynt: Firari Fırtına'dan

yüreğine sağlık güzel bi yazı olmuş...Ömür yakan ömre sebep olan farkındamıdır acaba yanmaların,yakınmaların onun için olduğuna an be an içi yakan közün ondan yana her an her dakika onsuzlukla daha da büyüdüğüne ahh iç yanışım ahh iç çekişim boşadır bilirim bu çırpınışlar boşadır hayata tutunmaya direnmek boşaa...
 
Katılım
8 Mar 2007
#4
Ynt: Firari Fırtına'dan

Öyle ama yaşamanında bir anlamı olmalı diyorum ben . ( Bazen )

Sevg ...
 
Katılım
8 Mar 2007
#5
Ynt: Firari Fırtına'dan

Bazen demiyorum elbette ...

Sevg ...
 
Katılım
8 Mar 2007
#6
Ynt: Firari Fırtına'dan

Ahhh ahhh
 
Katılım
24 Eyl 2007
#7
Ynt: Firari Fırtına'dan

Resmi çalınmış çocuğun ihtiyaç molasında ki göz yaşları…
kolları sarmaşık hüznüm

öznesiz dolambaçlarım
sensizliğim
nasıl acı çektiğimi
ben bile bilmiyorum

durağan noktalarında
tombalak bir gülümseme hayata
haritanın geri gelmez kısmında yaşayan kadınların silik yüzlerinde ...
(evla)

dostlukla!
 
Katılım
8 Mar 2007
#8
Ynt: Firari Fırtına'dan

Teşekkürler ...

Sevg ...
 
Katılım
24 Eyl 2007
#9
Ynt: Firari Fırtına'dan

kaç sigara yakabilir ki genzimi ,boğazımdan cıkan sözler kadar...
 

maviyemin

Senden birşey istemiyorum sevgimi iade et yeter!
Katılım
30 Eyl 2007
#10
Ynt: Firari Fırtına'dan

Teşekkürler, okurken büyük bir haz aldım elinize yüyreğinze sağlık..
 
Katılım
8 Mar 2007
#11
Ynt: Firari Fırtına'dan

Yürekler dert görmesin ...

Sevg ...
 
Katılım
8 Mar 2007
#12
Ynt: Firari Fırtına'dan

____Manuel Hayat___

Bizler büyük bir toplumun varoluşunda , büyümesinde ve en büyük devrim nitelikli gelişme göstermesinde dünyaya örnek olmuş atalarımızın torunlarıyız . Neyi doğru neyi yanlış yapmış iselerde bu böyle bilinmişdir ve yaşam kendi adına bizlere sunacağı hayatı yine bizlere sunmuşdur . Bu hayat içerisinde ne mi var ?

Hayat başlı başına hem bir dert , hemde bir derman niteliğindedir . Bu yetmemiş gibi hayatın içerisinde sevdaya şayan , dillere destan aşklar ve sevdalar . Sonrasında elbette duygusal olan durumlar ve şiirler ve makaleler ve öyküler . Bunların varoluş hikayeleri öyle tüyleri ürpetecek türdenki , okumak onu anlamak artık bir mesele olmaya başladı , çünkü anlayanların sayısı malesef az dı , ve hala da az . Üzüntümüz de bundandır . Anlamayan anlamak istemeyen bir hayat tarzında yaşam otomatik fitesde ilerleyen bir uçak yada bir araç gibidir , oysa Manuel olan hayatın zevki bir başka güzel .

Manuel olan hayat tarzımızda ise , değer bilmek var , kıymet bilmek var , kadir bilmek var . Her ne kadar boş gibi gösterilmeye çalışılıyorsa da Allahına kadar sevmenin bir anlamı ve o sevdanın bir adı var . Bu ad lekelenirmi , işte bu çok zor . Çünkü sevenlerin ve sevgiyi bilenlerin yüreğinde peklik vardır , cesaretlik vardır . Birde Sevginin en büyük meşalesi olan Allahın rahmeti ve ona olan sevgi vardır . Bunu lekelemek , hatta bu lekelemeyi düşünmek bile hayinlikdir ve aptallıkdır .

Sevgide manuel e erişmek yada onu kontrollü bir süreçde dürüstlüğün ve değer bilmennin ötesinde var etmek ise , Seven yüreklerin ve Seven gönüllerin işidir . Bu işe soyunmak hiç ama hiçde kolay değildir . Lakin Sevgiyi bilenler için bu bir iş değil , yaşam şeklidir . Bu olmalımıdır ? Elbette olmalıdır .

Hayatımızın her alanında manuel , kontrolün bizden olması ve onu yaşama şansını elde etmesi adına , siz sevdiğimiz dostlara selametle kolay gele diyoruz . Herşey ama herşey gönülünce , gönlümüzce olsun .

Sizleri sevmek sizlere değer vermekde bir yaşam şeklidir , hemde manuel .

Sevg ...

Yazan : Firari Fırtına
 
Katılım
8 Mar 2007
#13
Ynt: Firari Fırtına'dan

Yaşamın İçinden ...

Olağan olan durumlar karşısında , olağan olmayan durumlara yenilmek ve onu anlamak , belkide boyun eğmenin esiri olmak adına , yaşamın içinden gelen bir seyirle öylesine donuk donuk donakalmak . Seyretmeninde manasını yitirdiği bu günlere has olan bu değerlere değer demenin bile ayyıpsanacağı günleri yaşamıyormuyuz . Yaşamın İçinde olan yaşamın en güzel yanı ise değerlerle kılınmış şekil ve ona layık olan tarzdır . Tarz olan yine yaşamın içinde olan yaşam şekli değilmidir .

Kimilerine göre yaşam bir sınav , kimilerine göre ise zevki bir alem . Sınavın başı doğum , sonu ölüm gibi , zevki alemin başı eğlence , sonu iğrençliklerin ta kendisi . Seçim ise kişinin kendisine özgü yaşayış şeklidir , seçim aslında yokdur . Sadece seçimi kendiliğinden kabul eyler , yaşarız . Doğrumu değilmi bunu bilemeyiz . Yaşam şekli bize göre değil , biz ona göre tarz geliştirriz . Öyleki bazende onu geliştirriz .

Yaşamın içinden gelen kifayetsiz kelimeler vardır hayatımızda , bunların anlamlarını bile bilemeden , anlamadan yaşamk bir şekildir . Aynı Seni Seviyorum derken içinizin titrememesi gibi . Oysa iç titremeli ve onu gerçekden anlayarak , bilerek , sevgiyi tanımlayarak Seni Seviyorum demeniz lazım . Bugünlerde yine anlamını ve değerini kaybetmiş bu cümlemiz , malesef bir şekle de imzasını koymuşdur . Şeklin adı , şekilsizlik .

Konuyu başka bir yöne çekelim . Kendimize ,

Kendimiz neyiz , kendimiz ne demek , kendimizin kendisi kim gibi . Hani eskilerde derlerdi ya , kendi kendinin patronu ol , yada kendi işini kendin gör vs .. gibi . Peki kendi işimizi kendimizin görmesi kadar doğal birşey varmıdır . Yokdur elbette ama yaşamın içinde olan kendimizin tarifi nedir ve yaşmda kendimizin yeri nedir , bunu bilmemiz , anlamamız ve tanımlamamız gerekir . Bunu bilmiyor isek , konuşmanın vede bunu anlatmanın yada milleti kandırmanın bir anlamı olmayacakdır . Olacaksada , bu yanlış ve yine şekilsizlikdir . Doğru olması için yapılabilecekler ise gözümüzün önünde varolan değerler ve onlara sahip çıkmanın mutluluğudur .

Kendimizi tanıyalım ; Kendimiz elimiz ayağımız kolumuz ve bacaklarımız olan bir biz değiliz . Yüreğimiz , sevgimiz , kalbimiz , düşüncemiz , mantığımız ve sosyal düşünme yeteneğimiz olan bizleriz . Yürüyebilir fakat her istediğimizde koşamayan yine bizleriz . Ağlayabiliriz ama her ağlamamızda bir neden aramayan yine bizleriz . Gülebilir , lakin neye güldüğümüzü bilmeyen yine bizleriz ... İşte burası önemli ...

Neden gülüyoruz

İçimiz kan ağlarken , sorunlar ardı sıra gelirken , gözlerimiz dolup dolup giderken neden gülüyoruz . Karşımıza bir komiklik çıkabiliyor ve o an her dert unutulup gülmeye kendimizi verebiliyoruz . Oysa ağlanacak durumda olan ama gülen yine bizleriz . Gerçekleri bazen hiç sayıp , yalana aldanan sanal olan hayata gülen yine bizleriz . Gülmek hakkımızmı ? Gülmeyede ihtiyacımız var , ağlamalar sona erdiği zaman diyoruz , yada gerçeği görebildiğimiz zaman diyoruz . İşte o zaman gülmeler , gülüşmeler hakkımız olacakdır . Hak olan ise yine bizleriz . Bazen hakkımızı alamasak da .

Yaşamın İçinde olan yaşamın şekilleri , şekilsizlikleri ve işte kendimiz . Kendimize olan saygımız ve kendimize olan sevgimiz bunun neresinde ? tartışılır . İyisi kendimiz gibi kendimiz olmakdan kurtulup ufkumuzu açıp , Yaşamın İçinde olanlarla savaşması gerekiyorsa savaşmak , ağlamamız gerekiyorsa ağlamak lazım diyorum , Amma lakin gerçek olanda , elle tutulur gözle görülür olanda .

Cümleten Allah Yardımcımız Olsun Diyorum . Yaşamak zor .

Sevg ...


Yazan : Firari Fırtına
 
Katılım
8 Mar 2007
#14
Ynt: Firari Fırtına'dan

2 Yaşındaydı , Aşık Oldum ...

--------------------------------------------------------------------------------

Ahh ahh sormayın halimi bitmişim ben ,

o henüz iki yaşında körpe bir güzelliğe sahipdi . Onu ilk gördüğüm an bile hayellerimi süsleyen en yüce sevgiydi . Aman tanrım bu ne güzellik , özene bözenemi yarattın sen bunu , yoksa benim içinmiydi . Şükürler olsun o güzelliği görebiliyordum ve onu doyasıya öpebiliyordum . Şanslıydım , hemde çok .

Gözleri sürmeli gibi doğuştan öyleydi , dişleri bir başka güzel ahenk içinde , kulaklarındaki o şefki uzantılar bir başka baharlarda yaşanan sevdalara inat sevdalıydı , puslu bakışları ve o sessiz edasıyla ben ona aşık oldum . Bu kadar olur bir güzellik ancak dedim , doğal ve hiç bozulmamış .

Sormayın hele , iki yaşında olmasına rağmen uslu ve akıllıydı , yemeğini yer sonrada oturur bir köşede o güzelim dudaklarıyla geviş getirmeye başlardı , Aman tanrım bu güzelliğine şükürler olsun . Karabaş koyunum güzel meciğim benim . Özlemedim desem yalan olur .

Kurban bayramında görüşmek üzere

Sevg ...

Yazan : Firari Fırtına
 
Katılım
8 Mar 2007
#15
Ynt: Firari Fırtına'dan

Sevdiceğim ....
Gönül bir yola aşikar olmuş .

Bitmek tükenmek bilmeyen bir sevdanın , ardı sıra koşmanın en güzel olan o anın , ve en güzel olan o yaşamın kollarına bırakmakdır seni , birde beni . Olurya bir gün bu düşüncelerde ve bu yürekde yaşarsan , unutmaki gülüm , bu yürekde sanada yer var banada . Öyle mi acaba ? Evet öyle .

Gönül dediğimiz bir kuş misali , uçar durur . Kanatları her çırpışında bir başka sevgiye yol alır . O sevgi yürekde olandır , o sevgi yürekli olanlarındır . Bir dalda dinlentiye geçsede bu ömür , unutmaki seni sevdi bu yürek be gülüm . Şimdilerde varlardasın gibi , yok gibisin . Olsun canın sağolsun ne diyelim . Sanki ben varmıyım ki ...


Güle koş durmadan , o biran önce solmadan . Gönüle koş durmadan , o seni ya bulur ya bulamaz . Yada sever öylesine , kadere boyun eğerek . Ama sen yoksun ki ? Varda değilsin ... Sevdiceğim ....

Sevg ...

Yazan : Firari Fırtına
 
Katılım
8 Mar 2007
#16
Ynt: Firari Fırtına'dan

Haklısınız .....
 
Katılım
8 Mar 2007
#17
Ynt: Firari Fırtına'dan

Mavi (leşme)

--------------------------------------------------------------------------------
Sebebi olmayan maviler , çıkın yüreğimden .

Mavi gibiymiş duranlar , maviyi gördünüzmü hiç . Maviyi mavi gibi yaşadınbızmı hiç . Yok yok öyle demeyelim , Siz hiç mavilerde sevdayı yaşadınımı ? Mavi ki büyük bir gelecek ve yüce olan bir sevgi . Belkide mavi benim hayatım kimbilir .

Umutlarım mavi,
Hülyalarım mavi,
Elbiselerim mavi,
Topladığım çiçekler mavi,
Gözümde her şey mavi.
Bulutlar da mavi

Mavilerde olan yürrekler , sevmeyi sevilmeyi , haykırmayı ve değer bilmeyi bilenlerdir . Mavileşen gibi görürnen yüreklerde bunlar yokdur . aldanmayın ama onlarıda yaşatmayın . Öyle maviler yaşasın istemiyoruz .

Yüreğinde maviyi anlayanlar , onu yüreklerine koyanlardır . Gerisi sadece ve sadece mavileşenlerdir .

Mavi ( LEŞME ) diyorum , yazık etme diyorum .

Bu kadar ...

Sevg ...

Yazan : Firari Fırtına
 
Katılım
8 Mar 2007
#18
Ynt: Firari Fırtına'dan

Bahçivanken Gül'süz Kaldım ....

Sığmaz yüreğim bu dizelere , ne yazarsam yazayım boş mu , boş . Anlatacak dil kalmadı bende , her ne kadar kendimi dinlemesemde o beni zaten dinlemiyor .

Soruyorum dile gelmeyen sözlere , ne diye böyle oldum ben . Ben ki senin için yaşamıyormuyum , sen yok isen ben niye varım . Padişahtım ülkem vardı , Kraldım saraylarım vardı , Yürekdim , yüreğimde sevgim vardı , Bahçivanken Gül'süz Kalmak da neyİn nesi .

Ne kadarda zor bir durum , yürek dayanırmı buna . Dayanmaz diyorum ama bakın dayanıyormuş bu yürek .

Devamını yazmak istemiyorum , gönülde çok şey var ama herşeyide buraya yazmamki ...Affedin ...

Sevg ...

Yazan : Firari Fırtına
 
Katılım
8 Mar 2007
#19
Ynt: Firari Fırtına'dan

Yuvası Belirsiz Garip Kuş Gibi .....

Ömürdür yaşıyoruz
Neye göre
Hangi kanuna
Hangi kitaba göre

Öylesine yaşamakda denmez ki buna , bari şu garip olan gönlüm bir murada ersin . O bunları hakeden değildir aslında , gönlün ne suçu olabilirki . Ömür işte , iyi kötü gelen geçen hep o , ya bizler , ya ben . Ben neyim orasıda karışık .

Varlığımızla yokluğumuz arasında kalan en ince çizginin bile bir anlamının olmadığı şu yaşamda , neye istinaden , neye amaç güderek , hangi yol da yürüyeceğiz . Birileri nede olsa o yolun adını koymuş , bizler ise kuzu kuzu ilerliyoruz , ama neye bilinmez . Yuvamız yok , bahtımız yok , andımız yok gibi . Yuvası belirsiz garip kuşlar misali ömür dediğimiz şey , kendi buhranımız içeirisnde öylece sessiz sessiz geçiyor . Yuva mı istedik ki , hayır . Huzur dedik , sağlık dedik . Olmadı boşa yorulma .

Bir oyun alemidir bu ömür . Game ower olana kadar oynayalım ama şahsım adına bu oyunda ben artık çıkmak iatiyorum . Kuralları bana göre değil , nizamları bana göre değil . Uçup gitmek istiyorum ....

Yuvası belli olmayan garip bir kuş gibi , taa ki kanatları yorulana kadar . Elbet bir avcıya rastlar , bu oyundan da çıkarım ...

Sevg ...

Yazan : Firari Fırtına
 
Katılım
24 Eyl 2007
#20
Ynt: Firari Fırtına'dan

Firari Fırtına' Alıntı:
____Manuel Hayat___

Hayat başlı başına hem bir dert , hemde bir derman niteliğindedir . Bu yetmemiş gibi hayatın içerisinde sevdaya şayan , dillere destan aşklar ve sevdalar . Sonrasında elbette duygusal olan durumlar ve şiirler ve makaleler ve öyküler . Bunların varoluş hikayeleri öyle tüyleri ürpetecek türdenki , okumak onu anlamak artık bir mesele olmaya başladı , çünkü anlayanların sayısı malesef az dı , ve hala da az . Üzüntümüz de bundandır . Anlamayan anlamak istemeyen bir hayat tarzında yaşam otomatik fitesde ilerleyen bir uçak yada bir araç gibidir , oysa Manuel olan hayatın zevki bir başka güzel .

Manuel olan hayat tarzımızda ise , değer bilmek var , kıymet bilmek var , kadir bilmek var . Her ne kadar boş gibi gösterilmeye çalışılıyorsa da Allahına kadar sevmenin bir anlamı ve o sevdanın bir adı var . Bu ad lekelenirmi , işte bu çok zor . Çünkü sevenlerin ve sevgiyi bilenlerin yüreğinde peklik vardır , cesaretlik vardır . Birde Sevginin en büyük meşalesi olan Allahın rahmeti ve ona olan sevgi vardır . Bunu lekelemek , hatta bu lekelemeyi düşünmek bile hayinlikdir ve aptallıkdır .

Yazan : Firari Fırtına
Aklımızı hep yüreğimizle çalışmayı nasip etsin Mevlam ...
yüreğine sağlık
 

Giriş yap