Firârî'den

Katılım
25 Şub 2006
#1
Arkadaşlar bumin son bir iki mesajında bana şiirlerini siteyle paylaş, sen şair adamsın diyor...
Benim şiirler pek de öyle ahım şahım değil açıkcası ama da kırmamak lazım isteyeni....
Gerçi ilk olarak imza niyetine kullanmaya başladığım bir vecizeyle başlayacağım paylaşımlarıma ama idere edin.
Aslında ikincisi de bir düzyazı olacak hemen aşağıda göreceksiniz onu da...
Yorumlarınızı esirgemeyin...Teşekkürler...
 
Katılım
25 Şub 2006
#2
Arkadaşlar ikinci olarak lisede kompozisyon dersinden iki tane 100 almamı sağlayan bir yazımı sizlerle paylaşmak istedim.
Demek ki hoca iki tane 100 verince bende herhalde bu sefer bir şeyler yazabildim diye saklamışım bu metni.Biraz veya bayağı uzun ama olsun bir kere de olsa okuyun bakalım siz yüz üzerinden kaç vereceksiniz????
Hiç değişiklik yapmıyorum metin aynen şöyle:

“Şunu söylemekten çekinmiyorum: Ben; “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.” Atasözüne katılıyorum.Eeee...bunda çekinilecek ne var diyeceksiniz. Ama ben katılmakla da kalmıyorum şunu söylüyorum: Avrupalı milletleri, özellikle de İngilizleri ve İngiliz kökenli olan Amerikalıları sevmiyorum çünkü onlarda kendilerini üstün ırk olarak görme çabası olduğunu düşünüyorum.
Bildiğiniz gibi Türk milletinin tarih boyunca koruduğu bir şerefi, kültürü, bağımsızlığı, aile yapısı ve ahlâkî değerleri vardı. Vardı diyorum çünkü bunlardan bazıları artık yok ya da eskisi kadar güçlü değil. Türklüğe ait özelliklerin çoğunu bir bir ve yavaş yavaş kaybediyoruz. İnsanımızın eğitimsizliği buna yol açıyor diyeceğim ama İstanbul yani eğitim düzeyinin en üst seviyede olduğu şehrimiz özentilerle dolu. Bence bunun altında yatan asıl öğe; gözünü dünyaya hakim olma hırsı bürümüş olan yabancı devletlerin sınırlarını dış kuvvetlerle yıkamadıkları, dinlerini, kültürlerini ve hatta dillerini zedeleyemedikleri milletleri içten fethetme politikasıdır. Şimdi bu politikayı uygulamakta olan bazı devletleri ve bize karşı kullandıkları yöntemleri sizinle paylaşmak istiyorum.
VARAN 1: Hangi millet olduğunu bilmiyorum ama Hıristiyanlar, çeşitli kanallarda bu milletlerin dizileri yayınlanıyor ve bu dizilerde baş rol özellikle özellikle küçük yaştaki çocuklara veriliyor çünkü ülkemizdeki küçüklerin de diziyle ilgilenmesi isteniyor. Neyse asıl meseleye gelelim bu küçük çocuklar her gün ellerini birbirine yapıştırıp (Hz.) İsa’ya Meryem’e dua ediyorlar. Bu da büyük ihtimalle kardeşlerimizi ve çocuklarımızı etkiliyor. Yarın öbür gün çocuğunuz ya da kardeşiniz yatağının kenarına diz çöküp ellerini birbirine yapıştırıp (Hz.) İsa’ya veya Meryem’e dua ederse şaşırmayın.Sizin de anladığınız üzere bence bu dinimizi zedeliyor.
VARAN 2: İngilizler ve Amerikalılar, İngilizce konuşan iki millet ve bu dili konuşmaya çalışan ama özentiden öteye geçemeyen bir Türk Milleti. Mesele şu halkımızı özendiriyorlar ondan sonra adam karşımıza geçip “empoze”, “enternasyonal” filan diyor. Kardeşim sen Türksün sana ne “empoze”den mempozeden. ***(işin ilginç tarafı şu ki ben bunu söylemeden az önce hoca empoze kelimesini kullanmıştı)*** Hadi anladık madem özeniyorsun bari düzgün konuş ne bileyim “interneyşınıl” de, “impos” de. Onlar bunu duysa der ki -Ben zaten Türkçeleştirilmişini kullanıyorum sen bana orijinal şekli kullan diyorsun.- Ben de yedim. Arkadaş enternasyonal mi Türkçe? Bak orada ne güzel –uluslar arası- var. Kısacası özenirsin özenmesine de okullar arası münazarada ***(sizin de anladığınız gibi bu yazıdan önce bir münazaraya gitmiştik okulla)*** United States of America’nın kısaltmasına yu es ay (USI) der kalırsın ortada. Ha ben sana öğrenme demiyorum öğren de özenme, her şeyin yeri ve zamanı vardır. Ayrıca ülkemizdeki Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde edebi akımlarda realizmden filan bahsediliyor. İngilizce’ye o kadar özenmişiz ki Türkçe öğretilen bir derste gerçekçilik yerine realizm kullanılıyor. Tabi bu da dilimizi zedeliyor.
VARAN 3: İngiltere ve futbol. Neymiş efendim İngiltere futbolun beşiğiymiş. Beşiğin görevi çoktan bitti çünkü futbol büyüyeli çok oldu. Ama İngilizler geçmişi günümüze mâl etmeye çalışıyorlar. Nasıl mı? Sen git Slovenya’ya, Makedonya’ya yenil ya da berabere kal her neyse ***(2002 veya 2003yılı olmalı)*** sonra da gel Fifa diye bir oyun yap ***(Fifa 2002 world cup olmalı)*** en güçlü takım İngiltere olsun, bütün oyuncuları yıldızlı olsun, sıradan futbolcuları yıldızlaştır bunun sebebini de İngiltere futbolun beşiği diye göster.Madem o kadar iyisin hani nerede?
VARAN 4: Amerika; içten pazarlıklı bir Türk dostu. Amerika niye bizim İncirlik üssünü açmamızı istiyor? ***(Irak savaşı öncesi)*** Niye bunu Yunanistan’dan istemiyorlar? Bir F-16 Yunanistan’dan Irak’a uçamaz mı? İlla Türkiye’den mi kalkmalı bu uçaklar? Hayır! Amerika bunu istiyor çünkü Irak’ın olası bir tepkisinde Türkiye’nin zarar görmesini istiyor. Türkiye’nin parçalanmasını istiyor çünkü böyle olursa işine geliyor.
VARAN 5: ***(gerçi bu ülkemizde de gerçekleştirildi ama hâlâ eksik, burada garip olan şu ki ben o zaman da sigara içiyordum şimdi de içiyorum)*** Amerika’da üretilen bir sigara paketinin üzerinde –ciğerlerinizi çürütmeyin-, -kanser çağın hastalığı- vb. şekillerde en az üç tane uyarı cümlesi ve uyarı amaçlı resimler olduğunu bir gazetede okudum. Ama aynı firmanın Türkiye’deki paketinde sadece –yasal uyarı:sigara sağlığa zararlıdır- yazısı var. Ayrıca bunun gibi zararlı maddeleri kendi ülkelerinde pahalı satarken bizim ülkemize ucuz fiyatla sokup çok satılmasını sağlıyorlar. Belki de içine daha fazla zehir koyuyorlar.
Peki bu niye böyle çünkü içten pazarlık var. Çünkü Türk’ün Türk’ten başka dostu yok.
 
Katılım
25 Şub 2006
#3
Bu da yukarıda geçen özentilere ve Almanya'da yaşayıp Alman vatandaşlığını tercih eden Türkler'e...

Türk Milleti:

Aydan çıplak gözle görülen tek kul yapısının inşasına vesile olan bir millet...

Kavimler göçü sırasında bir çok milleti önüne katarak bir çağı kaparken yenisini açan bir millet...

İstanbul'u fethedip açtığı çağı kapatıp bir yenisini daha açan bir millet...

Üç kıtada asırlarca hüküm sürmüş bir millet...

Çanakkale'de alemmleri Yaratan tarafından değer verilip yardımına mazhar olmuş bir millet...

Bunun gibi sayabileceğimiz övünç kaynakları aklınıza gelirse lütfen paylaşın...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#4
Genel itibariyle ,arkadaşımız "laedri"nin söylediklerine katılıyorum.Benim de dikkatimi çeken nokta da bir lise talebesinin o yaşta laedri nin tabiriyle "kavak yelleri estiği dönemleri"nde bunları düşünmüş olması takdire değer.Gel gör ki bugün yakinen tanığıdığım birçok üniversite talebesi bunların farkında değil.Firari kardeşimiz tam tersine durumun farkında ve o konu hakkında söylenmesi gerekeni söylemiş genel itibariyle.

Ben iki kere tebrik edeceğim Fîrarî'yi 1) Bu konu hakkında böylesine güzel ve doğru fikirlere sahip olduğu için
2)Yazılarını bizimle paylaşma zahmetinde bulunduğu için

teşekkür ediyorum.Ayriyetten kesinlikle ben de sende şair ruhu olduğuna inanan taraftanım.

Bir de kaç verirdiniz demişsin bu yazıya.Eğer muhteva olarak bakıyorsam konuya hocanın yaptığı gibi bakarak tam not verirdim.Muhtevanın yanında anlatım gibi özelliklere bakacak olursak ise birkaç puan kırardım işin doğrusu.

Bu mesajını ayrı ve özel bir bölüme taşıyorum.Yeni açacak olduğum "Kendi yazılarınız ve kendi şiirleriniz"bölümüne taşıyorum.O bölümden isterim ki herkes bir cümle dahi olsa "sadece kendine ait olan"bir şeyleri paylaşsın.

Tekraren ve defaen teşekkürler Fîrarî'ye Benden sana 10 puan .(Puanına ilave ediyorum kullanıcı resminin altında gözüküyor puanın) :ALKIS

laedri' Alıntı:
Son olarak, bu bölümün kesinlikle devamını istediğimi söylemeliyim...
katılıyorum.
 
Katılım
25 Şub 2006
#5
laedri, uluğbey, bumin ve bu yazıyı okuyan okumayan, cevap yazan yazmayan herkes...Hepinize gönülden teşekkürler ediyorum...Söylediğiniz herşeye de katılıyorum çünkü bir şey söylerken ne söylediğinizin farkındasınız...Üzerinden zaman geçen bir yazı hakkında nasıl yorum yapılacağını da biliyorsunuz...Şu an elimden gelen herkese tekrar teşekkür etmek...İnşallah ilerleyen zamanlarda yeni paylaşımlarda bulunarak da teşekkür edeceğim.
 
Katılım
28 Şub 2006
#6
öncelikle kompozisyondan 3 sene üst üste kalmış lisede kompozisyon derslerinden zar zor geçen biri olarak yazınıza 100 üzerinden 500 veriyorum.uzaktan bakıp avere gençlik denilip duyarsızlıkla fikirsizlikle itham edilen üniversite hatta lise gençliğinin neler düşünebildiğini gösteren çok güzel bi yazı.açıkcası o yaşlarda ben bu kadar derin düşünmüyodum bu nedenle sizi bir kez daha tebrik ederim.
bir de burdan sitenin kurucusuna ve emeği geçenlere de teşekkürü bi borç biliyorum.onların samimi gayretleri olmasa böyle cevherleri farketmeyecektik.(çok havalanmayın firari sadece size değil sözüm sitenin genelinde yazılanlara)
 
Katılım
25 Şub 2006
#7
Efrasiyap demiş ki :
"(çok havalanmayın firari sadece size değil sözüm sitenin genelinde yazılanlara)"

Bu da benden:

"Havalarda gözüm yok
Böyle söze lüzum yok
İmzanıza yorum yok
Ben de sizi hoş gördüm
Bundan gayrı sözüm yok..."
 
Katılım
28 Şub 2006
#8
estağfurullah kardeşim ben şaka amaçlı yazmıştım:)ee napalım bükemediin bileği öpeceksin( yanlış anlaşılmasın) demiş atalarımız.
ayrıca siz gerçekten şairsiniz bence hele ki baki ayhan t. gibi üstadların!kol gezdiği şiir dünyamızda farkınız hissediliyo.
bukadar yağ yeter heralde
 
Katılım
19 Şub 2006
#9
Pek bişey değişmedi be kardeşim.

Pek bişey değişmedi be kardeşim. Senin lise hocaların kullanmış çok mu bizim üniversitede durumlar hala aynı.
 
Katılım
27 Eki 2007
#10
Ynt: Firârî'den

hayattan yıllar önce firar ettim kime ne
firari benden önce firarmış meğersem
onu gördüm sanki yakınımı buldum yanımda
firarsa firar hadi beraber edelim her ne edilecekse ;)
çok güzel hele de o yaşta o dönemde lisede tebrikler dostum
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#11
Ynt: Firârî'den

firari sessiz gitti evet, zaten firari edebiyatı sanatı ve hayatı net üzerinden değil de gerçekte yaşayan bir arkadaş, bu sebepten olsa gerek geri dönüş yapmadı, yoksa dostum bizleri kırmak istemez...

hürmetler
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap