Garson; ortaya bir karışık...

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#1
Biz bu devleti, bu vatanı sokakta bulmadık arkadaşlar; bu aziz yurdumuz süpermarketlerin hediye çekilişi kampanyasından filan da çıkmış değildir. Onun için çiğnetmeyiz, yan gözle bakanın da gözünü şey ederiz...

- Ne ederiz Hasan abi?

- Oyarız, çıkarırız; doğduğuna pişman ederiz. Ayrıca..

- Bir dakika Hasan Abi kafam karıştı; ortada fol yok yumurta yokken şimdi bu lâflar nereden icab etti. Bilmediğimiz bir durum mu var? Öyle bir şey varsa bir koşu çarşıya gidip un, bulgur, makarna filan atayım eve...

- Yok oğlum öyle değil, sen dinle sadece, sesimi yükselttiğim yerlerin sonunda da alkışlarsın. Ne dediğimi bırak, baktın ahali alkışlıyor, sen de alkışla, tamam mı?

-Tamam Hasan Abi!

- Evet, arkadaşlar iç ve dış düşmanlara karşı her zamankinden daha çok uyanık olmalıyız. Bazı arkadaşlar resmen gaflet ve delâlet içindedir. Bakınız buradan ikaz ediyorum, öyle bir ân ki gafletle hıyanet arasında bir cimcik kadar bir fark vardır ha..

- Hasan Abi, iyi de cimcik ne demek, şeyedemedim birden...

- Yahu evladım sen bir sus; ne tembih ettim sana ben demin?

- İyi de abi, cimciği bilemeyince alkışlayım mı, susayım mı kafam karıştı da..

- Evet değerli vatanseverler, cimcik demek, az bir şey demektir. Bu kavram esas itibariyle çimdikten gelir. Çimdik ne demektir? Çimdik, baş ve işaret parmaklarını bir araya getirerek karabiber bulgur gibi taneli şeylerden bir tutuşta kavranabilen miktara verilen addır. İşte bundan dolayıdır ki, bu iki parmak kullanılmak yoluyla bir başkasının etini sıkmaya da çimdik atmak denilmiştir.

- Bravoo, yaşa Hasan Abi..

- Oğlum şimdi değil, biraz sus sen, hatta git gezin biraz.

- Kusura bakma abi, alkış şaapılacak sandımdı da..

- Niçin kalkınamıyoruuz? Çünkü aziz dostlarım oğlan yiyor oyuna gidiyor, çoban yiyor koyuna gidiyor. Fakir fukaranın, garip gurebanın hakkı, şuna buna peşkeş çekiliyor. Kim çekiyoor; gafil iktidarlar yapıyor bu işi..

- Yaşaa, varool!

- Memleketi sahipsiz sanıyorlar; değildir arkadaşlar. Bu vatanın öz ve hakiki evlatları olan bizler ölmedik; Bizi bire kadar kırmayınca meydanı bırakmayız kimselere...

- Hasan Abi kim bu alçaklar sahi?

-Sen bir sus lütfen; sana git gez dedim, hâlâ burda mısın be adam? Eveet, bakınız arkadaşlar biz laik düzeni sokakta bulmadık. Süpermarketleriin hediye çekilişii..

-Abi onu az önce söylemiştin ya..

-Sahi öyle oldu değil mi, aferin be, bir işe yaradın nihayet. Ne diyordum, laiklik düşmanları sızıyor her yere. Gece olduğunda karanlığın her yeni kaplaması gibi sızıyorlar devlete! Uyanık olmazsak bir daha sabahı göremeyebiliriz. Kanla beslenen yarasalar gibii bunlaar..

-Yav Hasan Abi, kim bu yarasa gibi sızanlar, içlerinden tanıdığın filan var mı ki?

- Tanımak gerekmez ki kardeşim; bırak da şurda ağız tadıyla halkımıza bir mesaj vereyim yahu. Bunlar önemli fırsatlar ama bırakmıyorsun ki birader. Burada mühim bir şey konuşma yapıyoruz herhalde...

-Yani tanıyor musun diyecektim?

-Tanımıyorum, ne var? Tanımak lazım değil ki, ben öyle ortaya konuşuyorum, alınan alınır, alınmayan alınmaz, sana ne?

-Anladım abi, ortaya karışık salata gibi yani?

-Hasbinallah... Efendim özür diliyor ve konuşmamı sürdürüyorum. Arkadaşlar biz bu devleti sokakta... düzeltiyorum biz bu kamu düzenini sokakta bulmadık. Bu kamu alanları da bize süpermarketlerin... düzeltiyorum, bu kamu alanları çavdar gibi yerden yetişmiyor; özel alanlardır bunlar, kıymetini bilmek lâzım. Onun için oraya öyle başörtüsüyle, sarıkla, takkeyle, cübbeyle filan girilmez, almayız, almayacağıız, icab ederseee...

-Şak şak şak!

-İcab ederse kanımızın son damlasına kadar irticaa, yobazlığa, bölücülüğe karşı savaşacağız. Bu damarlarımdaki kan feda olsun arkadaşlar; biz bu vücudu bostanda büyütmedik, vatana helâl olsun bu beden, siper edeceğiiiz, vermeyeceğiiiz, içeri almayacağıız, dışarı bırakmayacağıızz!

-Nuroool, yaşaa...

- Boşuna bekleme düşmaan, sana bu aziz vatanda fırsat vermeyeceğiz; havanı alırsın havanı; ben bu uğurda ölsem de gam yemem; binlerce milyonlarca memleket evlâdı daha var arkamda; onlar geçit vermeyecekler medrese zihniyetine, onlar siper olacaklar ortaçağ karanlığına, onlar elleri yansa bile tutup kaldıracaklar aydınlığıı...

- Şak şak şak...

- Daha ölmedik biz; yok öyle. Çağdaş dünya ile kol kola ülkemizi ilerilere taşıyacağız ama yurdumuzun kendine mahsus özelliklerini de gözden kaçırmayacağız. Ümidimizi kaybetmeyelim arkadaşlar, biz bu ülkeyii süpermarketlerdee.. düzeltiyor ve sözlerime en derin saygılarımla son veriyorum arkadaşlar.. sağolun, varolun.

-Hasan Abi şimdi konuşabilir miyim?

-Hadi konuş şimdi, ne istersen sor.

-Abi niye bu kadar öfkelendin ki; ortada bir şey yoktu pek. Hani o düşmanlar, vampirler, yarasalar filan..

-Sen anlamazsın oğlum; arada bir punduna getirip böyle şeyler söylemek lazım ki hatırda kalabilesin. İlerde seçim olur, Cumhurbaşkanlığı seçimi olur, bunun daha yönetim kurulu üyelikleri var, banka murahhas azalıkları var, meslek odaları seçimleri var.

-...?

-Yaa, anlamazsın sen; biz keyfimizden konuşmuyoruz burada. Her şey memleket için. Hadi sen şimdi çabucak git de arabayı parkettiğin yerden getir, yolda sebze haline de uğrayalım.

Yengen pırasa ile kıvırcık marul istemişti.

................................................................

Ahmet Turan Alkan
 

Giriş yap