Gözlerim gözlerine bakmak içindir!

Katılım
27 Mar 2006
#1
Gözlerim gözlerine bakmak içindir!

Bir geldin. Hasretini bıraktın zindanıma. Karanlık karanlığa düştü. Gece gecenin üstüne indi.

Parmaklıklar dağıldı; yüzün esir aldı beni. Taşlar toz oldu; özlemin taş kesildi. Gözlerine zincirlediler gözlerimi. Gidişin hüzünlü bir sonbahardı, unutmadım.

Yıldırımlar düşürdün bakışından göğsüme Saçlarım beyaz alev aldı. Yandım. Taş üstünde taş oldum. Suskunluğum utançtan duvarlar ördü. Sağnak sağnak yağmur oldum, yağdım küskünlüğümün çölüne. Çığ olup kendi yalnızlığıma katlandım. Uzaklığını yorgan yaptım çıplak ruhuma. Sözün güneşin yüzünü güldürürdü, unutmadım.

Sessizliğin yeniden yeniye yanmış bir kül gibi. Rüzgâr aldı nefesimi. Buzdan sütunlara çarpıldı sesim. İçimin içinde bir gurbet oldun. Sen gittin gideli, dağlar yollardan saklanır oldu. Öyle derinleşti ki vadiler; gölgeler içine girmeye nazlandı. Bütün çöllerin tozlarını yutmuş gibi dudaklarım, ah etmekten bile usandı. Susuşun ibret dolu bir kitaptı, unutmadım.

İçimde hep su sesi arıyorum. Denizler kurumuş Lâl dudaklar susmuş.. Kıyılardan çekilmiş hayat; kemikler un ufak olmuş. Çöllerinden geçiyorum sensizliğin. Sessizliğin çığlığını büyütüyorum yüreğimde. Gelişin bir taze bahardı, unutmadım. Kalbine girdiğim yollara pusular kurulmuş. İnsan insana kavuşmuyor artık. Anka kuşları dirilmiyor yeniden. Küller bile yanmış yakılmış; ateş yeniden kendine gebe kalmıyor artık. Hıçkırıklar yalanın harmanına karışmış; gelmiyor gelemiyor yittiği yerden. Bakışın canlara can katardı, unutmadım.

Bütün bağlardan kurtuldum. Geceleri gecelerin koynuna sürdüm. Bütün ışıkları gözlerinin karasına çaldım. Yanağının kıyısına geldim. Ellerinin ateşinden serinlik umdum. Gözlerim seni gördüğü için güzel. Işık senin yüzüne vurduğu için aydınlık. Yağmur senin göğsüne dokunduğu için serin. Rüzgâr senin tenine vurduğu için nefeslenir. Dualar senin dudağına dokundu diye göklerin kapısına dayanır. Duruşun dağların başını dik tutardı, unutmadım.

Günahlarımı biliyorum, utanıyorum. İsyanlarım çok oldu; yüzüme bakamıyorum. O kadar unuttum ki, unuttuğumu hatırlamıyorum. Bana nasıl bakacağını merak ediyorum. Ürperiyorum. Ürperiyorum. Ya tanımazsan beni O beni sevmedi!! dercesine görmezden gelirsen ağlayan gözlerimi? Hayır, hayır, böyle olmayacak, emin olmak istiyorum. Senin müşfik bakışında, toprağın yağmura doyması gibi sonsuz bir serinliğe kavuşacağım. Senin bakışında sonsuz bir hülyânın eteğine varacağım. Özlemin cennetin kokusu bana, sana susadım.

Ne hüznü eksilir ne sana doyar bu gönül. Sen gittin, çiçekler ezildi dünyada. Sen gittin, rüyaları boğuldu bebelerin. Sen gittin, sesi duyulmaz oldu derelerin. Sen gittin, yüreklerden kan çekildi. Sen gittin, can tenden usandı. Sen gittin, dağ dağa küstü. Sen gittin, alev üşüdü. Sen gittin, aşk kalplerden çekildi. Kıyılara vurdu aşıkların cesedi. Vuslatın cennet çiçeği bana. Baharlardan hep seni sordum.

Senin serinlettiğin suları içiyor ceylanlar. Martılar senin yürüdüğün göklerde geziniyor. Kelebekler senin yüzünün değdiği bahçelere yayıyor kanatlarını. Bebelerin senin tebessümünü içiyor ana sütünden evvel. Şu dar göğsümün kozasından çıkmaya çalışıyorum. Sonsuz genişliklerin sırrı iki dudağının arasında saklı. Bir kelâm söyle nolur! Her hecenin arefesinde seni duymak istiyorum. Hitabın denizleri taşırıyor kıyılarıma, nereye baksam sana dokunuyorum.

Sev beni cananın olayım. İçimden aksın bütün ırmaklar. Senin kıyılarını kucaklayan kocaman bir derya olayım. Rüzgârlar savursun beni, yağmurların hepsi alnıma düşsün, taşların hepsi göğsüme düşsün. Senin ayaklarını öpen kocaman bir dağ olayım. Çöller savrulsun, dağlar aradan çekilsin, yokuşlar ve inişler bitsin ki yürüdüğün yollara toz olayım. Senin hasretinle yanar her yanım, bütün ufuklardan seni umarım.

Çöldeyim, susuzum. Dudağın bana Leylâ. Kuyularda Yusufum. Sözlerin bana Züleyhâ. Ateşlerde İbrahimim. Gözlerin bana deryâ. Sancılar içinde Meryemim. Bakışın bana İsâ. Yaralar içinde Eyyubum. Hasretin bana şifâ. Ölüler içinde bir ölüyüm. Ellerin bana musallâ.

Senai Demirci
 
Katılım
27 Mar 2006
#2
Güzel eyle..

Güzel Eyle
Ey Rabbim,sözlerin en güzeli hic süphesiz sana aittir. bizim söylediklerimiz, söyliyeceklerimiz , söyleyemidiklerimiz, söylemek istediklerimiz, icimizde sakladiklarimiz, suskun biraktiklarimiz, terk ettiklerimiz,
unuttuklarimiz, fisildadiklarimiz, hepsi, hepsi sözlerin hepsi, ancak Sana yöneldigi icin güzeldir.
süphesiz dua yi dilimize veren Sensin…
dilimizi, duaya ceviren Sensin.
sözlerin en güzeli Sana aittir.
ve sözlerin en güzeli Sana hitap etmekledir.
Ey Rabbim,ebeddiyen bana yakinligini tattirdigin icin,bana, vahyettigin tüm gercekler icin,beni, hayat denen bu sonsuz lezzet pinarinin basina oturttugun icin,bildigin tüm ayiplarimi örttügün icin,gördügün tüm kusurlarimi bagisladigin icin,umuduma katik ettigim tüm hayallerim icin,
en sevgilini, bana elci gönderdigin icin,ey sevgili beni askina muhatap ettigin icin,sonsuz hamd sana,
sonsuz minnettarlik sana,
sonsuz minnet sana,
sonsuz sükür sana,
sonsuz tesekkür sana..
Ey Rabbim, tut ellerimden,sonsuz kudret elinle; beni hiclige düsmekten alikoy. unutulmusluktan uzak eyle beni, varligina komsu eyle beni, ben, acizim. dayanagim Sensin. fakirim ben, siginagim Sensin, dilsizim, sözüm Sensin, körüm ben, gören Sensin, sagirim ki Sen isitensin.
Ey Rabbim, sözlerin en güzeli sana aittir. ve sözlerin en güzeli Sana hitap etmekledir. bu kirik dökük sözlerimi, bu perisan hitabimi Sen kabul eyle,
Sen güzellestir, ki, Sen bana ask’tan kanatlar vermistinya, ask’in semasina ucurmustun ya beni. gözüme kendi nazarindan isiklar vermistin ya,
gözle görülür güzellikler vermistin ya bana, yüzüme tebessümü sen giydirmistin ya, tebessüme karsilik veren güzel yüzler koymustun ya karsima,
Ey Rabbim, yoktum ben, Sen var ettin, unutulmustum ki Sen sevdin, sevdigin icin var ettin. bir sen sevdigin icin var edildim. bir Sen beni andigin icin ihya edildim.
öyleyse
Ey Rabbim!
varligimi askina armagan eyle..
yak beni askinin atesinle
al beni bu rüyadan,
al beni bu dünyadan,
bu kirilgan varligimi ebedi baharina toprak eyle.
ey Rabbim, bütün güzel sözler sana söylemekle güzeldir. kirik dökükte olsa kabul eyle sözlerimi, yikik dökükte olsa, duy yakarislarimi, kabul eyle beni, kabul eyle sözlerimi, suskunlugumu, dilsizligimi en güzel dua eyle
dua eyle dilsizligimi
dua eyle suskunlugumu,
en güzel dua eyle
ki, sözlerin en güzeli sana hitap etmekledir.
dua eyle sözlerimi,
güzel eyle
güzel eyle”



Senai Demirci​
 
Katılım
27 Mar 2006
#3
Senden İyi Olmasın!" Mı?

Senden İyi Olmasın!" Mı?

Pek tatlı bir nezaket cümlemiz vardır. Birisinin yanında bir başkasını övüyorsanız, “Senden iyi olmasın!” dersiniz! Sadık Şanlı kardeşimin o incelik dolu anlatısını okuduğumdan beri bu iltifata itiraz ediyorum:

“...kapının zili çaldı. Karşımda uzun zamandır görmediğim bir dostum. Selamlaşıp, kucaklaştık. Çay eşliğinde uzun bir sohbet için salona geçtik. Nasıl geçtiğini anlayamadığımız üç koca saatin ardından misafirim ‘Geç oldu, bana müsaade’ diyerek noktayı koydu ve kalktı. Ona eşlik ettim. Sokağın başına vardığımızda ‘Şimdi ayrılık vakti. Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşallah’ diyerek elini uzattı. Kucaklaşırken, dostumun ettiği duaya alışkanlıkla ‘amin’ dedim. Eve dönerken, arkadaşımın veda sözleri takıldı aklıma. Düşündüm, düşündükçe ürperdim. Bu bir dua idi. İlk kez duyduğum yaman bir dua. Gayri ihtiyari birkaç kez tekrarladım. Sıcacık duygularla doldum. Bir şey tarafından kuşatılmıştım. Bütün benliğimi dolduran güzel bir şey.Ertesi gün ilk işim arkadaşımı telefonla aramak oldu. Nedir, nereden duydun diye sordum. Bu özlü duadan çok etkilendiğimi anlayan dostum, ‘Hz. İsa Aleyhisselam’ın, Peygamber Efendimizin (asm) geleceğini müjdelediği sözmüş bu’ dedi. Ne güzel dua imiş! ‘Tuttum bu duayı’ dedim. Güldü ve ‘o halde hiç bırakma.’ Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşallah.”

İsâ’ya (as) ve O’nun müjdelediği En İyi’ye (asm) hürmeten: Kalktığım koltuğa benden iyisi otursun. Sustuğum anda benden iyisi konuşmaya başlasın. Olmadığım odaları benden iyiler doldursn. Yetişemediğim yerlere benden iyiler yetişsin.... “Senden iyi olmasın!” diyen dostlarımın bu duasına, İsa Aleyhisselâmın duasına “amin” deme hatırına “amin” diyemeyeceğimi söylüyorum. Şaka yollu, “Bana beddua ediyorsun galiba!” diyorum. “Ya benden iyiler olmasa, ne ederim ben bu dünyada? Kim beni şaştığında uyaracak? Kim beni hüzne düştüğümde teselli edecek ki... Sonra peygamberlerin kavimleriyle yaşadıkları imtihanları hatırlıyorum. O toplulukta o peygamberden iyisi yoktu! Ama nasıl acılar çekti? Ne dayanılmaz sıkıntılara göğüs gerdi?
“Benden iyi(ler) olsun elbette.. Bende peygamber yalnızlığına sabredecek iyilik yok ki!”

SENAİ DEMİRCİ
 

mustafabalci_07

"Sabır" eey gönlüm...
Katılım
28 Kas 2007
#4
Ynt: Gözlerim gözlerine bakmak içindir!

kardes cok guzel paylasimlar bunlar
allah devamini nasip etsin
bekliyoruzz....
 

Giriş yap