Gözlerin İçin Yazılmış Bir Masaldır Ömrüm

  • Konbuyu başlatan Sav
  • Başlangıç tarihi
S
#1
GÖZLERİN İÇİN YAZILMIŞ BİR MASALDIR ÖMRÜM

Gözlerin için yazılmış bir masaldır ömrüm. Kaldır gözlerindeki demir perdeyi açılsın susam, açılsın haramilerden arta kalan taneler gibi gözbebeklerin, üç intihar sözü, üç kadın sevdim, üç kez ağrıdı gözüm, yağma biraz benim de hakkım, üç gün, üç gece, kırk gün kırk gece, şölenler toylar gördüm, görmedim gözlerinden daha zengin bir sofra.
Azığım yok "aşka adanmış sözler"den başka.
Açılsın hayatın sırlı kitabı; duvardakiler, sandıktakiler, en'am cüzleri, karabaşlar, nedense yuhanna tercihim dört incil'den ziyanı yok o da açılsın, aşktan ve gözlerinden başkası değil okuduğum tüm satırlarda.
Brecht mesela, Bertolt Brecht okudum yeni, tüm kitaptan bir tek satır aklımda; "Bana bir iyilik yap ve çok sevme beni".
Kendi peygamberini rahminde gizleyen çöl, yusuf'a gebe hacer ve yusuf kendi yüreği zindanından söylesin ne söyleyecekse. Züleyha'nın hikayesi ve yırtılan gömleğin, gözlerin hikayesi miladı değilse nedir ve sonu aşkla bitmektedir. Gözle başlar ve aşkla biter tüm hikayeler. Yakub'un gözlerini açan, göz değmiş gömlekten başkası değilse nedir? Şeyh Sânân sonra, bir çeşmi siyah, dilberi rum'dur gözlerinden şeyhin yüreğine düşen ateşin harı.
İşte böyle sevgili! Kaldır gözlerinden demir perdeyi; ansızın, usulca, hoyratça gürültüyle ya da nasıl istersen gündüz gece farketmez, öyle gir masalıma. Gözlerinde girsinler.
Ne çok yasin, ne çok inşirah, ne çok çarmıhta isa, ne çok üstü çizik kahkaha birikmiş kumbaramda. Kulağımda hiç modası geçmeyen taleal bedru annemden dinlediğim, babam altı delik çarıkların hikayesini anlatmaktan usanmadı hiçbir zaman.
Yüzgörümlüğü selamı, gözlerin alır ancak müntehir bir şairin dudaklarından. Düşleri erken çalınan çocukların masalında bir varsın bir yoksun evvel zaman içinde, sol memenin altındaki cevahir, dövüldükçe uslanmayan bir çocuk gözlerin için. Kalbim kendi masalında kendi kahraman bir gladyatördür.
Anla sevgili! Kahraman bir aşkı olmalı insanın, kahraman bir hüznü ve ağlayan bir gözü olmalı. En çok ağlamayı becerebilen bir göz gözdür ve taşan bir pınardan içilen su ab-ı hayat suyudur. Kaldır gözlerindeki demir perdeyi ve gözlerinde demir taraklarla taranmış gövdeleri, aşk ehli raks etsin, cezbeye dursun kalpleri. Gerisi iyilik sağlık.
Kör olsun. Aşığa meydan okuyan dağlar, aşka geçit vermeyen demir kör olsun.

Nevzat Onmuş
 
Katılım
8 Ağu 2007
#2
Ynt: Gözlerin İçin Yazılmış Bir Masaldır Ömrüm

YAŞAYABİLME İHTİMALİ...

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde
vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.

İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
(Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman)
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..

Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı... Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi
sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu, pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...

Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
(Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..)

Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzümdüm sadece

Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunali Hilmi Caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum.
 
#3
Ynt: Gözlerin İçin Yazılmış Bir Masaldır Ömrüm

SAVRULAN KÜLLERİ ÖMRÜMÜZÜN

Bir kızın kocaman gözlerinde gördüm
bulutların dağlara sessizce çöküşünü
Çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci
Ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım
çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya
bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda

Harelenen sularda bir yanık kokusu
ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi
Işık zamana bağlı zamansa onun
kocaman gözleridir artık
Anladım tarih de yazılmaz
bir aşkın sayfalarına düşmüyorsa gün

Yalnızdım, yapraklarım dökülmüştü bir bir
deryalara savrulup çöllere düşmüştü
Bir duman tütüyor yine hangi kent yandı
hangi sokakta vuruldu sevgilim
Bir demet menekşe bir avuç toprak
burkulan bir yürek miyim hep

Sesimde bir yanma bir kekrelik
uzayıp giden bir çöl yalnızlığı
Gazeteleri okumuyorum başım dönüyor
sulanmamış çiçekler gibi kuruyor her şey
her şey bir yolculuğun hüznünü taşıyor
gidip de gelmemek üzere bütün yüzler

Puslu yamaçlarda bir çakal gölgesi
bir dağ suskunluğu yürüyor kentlere
yenilen biz miyiz yoksa aşklar mı
bir kızın kocaman gözlerinde görüyorum
savrulan küllerini ömrümüzün
Bu kenti ayrılıklar yıkacak birgün biliyorum

Ölümden şikâyeti yok ölüp gidenlerin
ama bir kızın kocaman gözlerinde yangınlar çıkıyor
Acılar dehşetli kinlendiriyor beni
Kabarıp duruyor içimde, kabarıp duran bir okyanus
yurdumu arıyorum batık bir tekne değilim
yurdumu arıyorum kızgın küller ortasında


AHMET TELLİ
 
Katılım
8 Ağu 2007
#4
Ynt: Gözlerin İçin Yazılmış Bir Masaldır Ömrüm

Gözlerin umuttur. Yaşanmış bütün acılar şahit.
Yazık oldu denen ne varsa ukdedir mahzun bakışlarımda.
Dünyayı perçeminden tutmalıyım.
Geriye dönüp kahır yüklenmektense, şükrü bağrıma basıp yürürüm.
Biliyorum sen de istemezsin denize yalnız açılmayı
Yağmuru tek başına seyretmek sana da zor gelir.
Az kaldı diyoruz ya, ağlayalım işte, az kaldı.
Tüm yeisleri ve hevesleri sıyırıp üzerimden gözlerine bakacağım:
Yağmur bu şehre nasıl da yakışıyor.
Keşke hep sussam diyorum. Bir şiir yüreğime iner diye korkuyorum.
Ayakkabılarımın içi çöl dolu sanki,
Yürümek ve susamak ve gözlerini düşlemek tek çarem.
Şehrin kapılarına vardığımda:

Çatlamış dudaklarla alnından öpeceğim.

Zaman... Neler düşündüm kafamı eğip, Allah büyüktür.
Yazı tez gelir bazan. Savaşlar uzağında olmalı şehrin
Bu yazı bu şehrin neresinden gelir?
Yine de dert içimde büyür.
/Anlamı yoksa eğer sesin ya vadilere esirdir kelime ya da sırra tutkun/
Dua etmeli, her şey güzel olsun demeli. Gözlerini düşünmeli.
Güneş kıpkızıl batarken ay bembeyaz doğuyorsa
Vardır bir hikmeti tevekkülün.
Sabır şerha şerha yarılmasıdır toprağın
Lütuf yağmurun sağnak sağnak inmesi
Gözlerin yağmurdur gözlerin umut.
• Sadullah GENÇ
 
Katılım
8 Ağu 2007
#5
Ynt: Gözlerin İçin Yazılmış Bir Masaldır Ömrüm

BENİ UNUTMA
Katlanıp atılmaya layık karalanmış bir kağıt olsam da;
BENİ UNUTMA...
Unutma beni; silik bir hatıra olsam da
Rüzgarda ufalanıp savrulmuş bir kalbim varsa da..
Sonbaharda kuruyup ayaklarının dibine düşen bir yaprak olsam da

BENİ UNUTMA…
Karanlıkta farkedilecek bir parıltım dahi yok ama;
Sen bu kurumuş gülü yine de unutma
Işığım yok, güneşim yok, baharım, yeşilim, rengim yok
Ama bir de sen beni yok sayma

BENİ UNUTMA...

Cennetten kovuldum, sokaklarda uyudum,
Yusuf oldum, kuyulara atıldım
Ateşlerde soğudum, İbrahim`i buldum;
İsmail oldum, ıssız çöllerde bırakıldım,
Unutuldum ama kimseyi unutmadım

Unutmadım ayağımı ıslatan damlayı bile
Unutmadım üstüne bastığım toprağı bile
Dağlarda ovaları; ovalarda karları unutmadım
Göklerde gezdim, yerleri unutmadım
Varlar hep aklımdaydı
Yokları bile kalbimden silemedim
Unutmak insana yakışmaz, unutmayı sevmedim

Kendim için değil,
Senin kalbinde bir siyah leke olmasın diye söylüyorum inan ;

BENİ UNUTMA...
Unutma! Unutmak günahtır, bunu unutma ,

BENİ UNUTMA…





İsmail Acarkan / Gül Aşkın Ülkesidir
 
Katılım
8 Ağu 2007
#6
Ynt: Gözlerin İçin Yazılmış Bir Masaldır Ömrüm

KONUŞAMAYACAĞIM
Giden gelir sandım dün,

Bu gün anladım gelmeyecek.

Ne sevdiğimi bilecek,

Ne de beni sevecek.



Rüzgar götürmemiş söylediğim şarkıları,

Rüzgar koymamış avucuna sevdamı.

Yağmur gene yağacak,

Yalnız ben ıslanacağım.



Dökülen yapraklarla,

Onu anacağım.

Kelimeler yetmeyecek acımı anlatmaya,

Bu yüzden cesaret edip,

Konuşamayacağım...



HİLÂL ŞAKAR

27 EYLÜL 2005
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#7
Ynt: Gözlerin İçin Yazılmış Bir Masaldır Ömrüm

Teşekkür ederim tüm paylaşımcı arkadaşlara...
 
Katılım
14 Ağu 2007
#11
Ynt: Gözlerin İçin Yazılmış Bir Masaldır Ömrüm

gözlerini ver bana düşlerim sende kalsın
sevda para değil ki gülüm üstü sende kalsın
 
Katılım
14 Ağu 2007
#12
Ynt: Gözlerin İçin Yazılmış Bir Masaldır Ömrüm

sarıldığım ümitler büktü boynunu
dün,gece bana ağlama dedi
hasretinden ıslattığım gözlerim bana
değmeyene beni kurutma dedi...

Asabel..
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap