Gündem notları

Dilhun

Dîvân Üyesi
Nasıl geçiriyorsunuz karantina günlerini?

Nice demlerdir anne babasının dizinin dibinde yaşlandığını hisseden ben ,zikredilenden ötürü tüm aile bireylerinin aynı zaman diliminde evde hep bı arada bulunmasıyla dizdize yaşadığımı hissediyorum aksine.Albümleri serip yere,etrafına toplaşıyoruz,anne babam anlatıyor biz dinleyerek dinleniyoruz.Babam mahzûn dünden beri" cumâ" kalbinde yara.Kitap okuyup,film izliyoruz hep beraber. Dün denk geldim @evla ablanın Cemal Süreya'nin kar siiri paylaşımına.Trt 'de yapılan bı programdanmış.Yaşayan hazinelerimiz; Sezai Karakoç,İsmet Özel.Keske diye içerledim keşke bu iki güzel insan da Trt'den evlerimize konuk olsa.
 

Hikmet

0 rh+
Paylaşım gerçekten komikmiş.
Zeynebi yeni uyuttum inanın etkinliklere doymuyoruz :/ Öperim tabi öpücüklerle hayatımızı idame ettiriyoruz gün içinde...
Müsibet okuma usulüne vakıf değilim, yani en azından toplumsal anlamda. Kendimce bir şeyler çıkarmaya çalışıyorum. Mesela Zeynebi okula gönderirken vicdan azabı çekmemem gerektiğini :))) tamam şaka. Amaaan işte bende:

Gidiyorum geliyorum dünyayı bu kadarcık belliyorum
Halbuki ne hinoğlu hinim aslında iyice biliyorum

Diyerek ne zamandır turgut uyar okumadığımı da belirtmiş olalım.

Canımsınız, sevgiler, konfetiler...
 

Hikmet

0 rh+
Balkondan alkışlamak inançımıza ters velevki psikolojik desteğe ihtiyacı olan insanlar var şu anda geceleri gündüzleri birbirine karışmış o yüzden şu an anlamsız bulmuyorum çıkıp da alkışlamıyorum sesleri duyduğumda kendi lisanım ile alkışım herkese ve çalışanlara mücadele edenlere dua ediyorum.tecrit hayatımda bir şey değiştirmedi sadece hastahaneye gitmeyi kaldırdı 2.5 yıldır böyle yaşıyorum zaten insanlara hoşgeldiniz dünyama diyebilirim sadece.

Ya sizlerle aynı şeyleri düşünüyor olmak bana iyi geliyor biliyor musunuz... Allah sizden razı olsun...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Cevaplamayı yanlış almışım :) hata bölümü düzeltemedim de :)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Nice demlerdir anne babasının dizinin dibinde yaşlandığını hisseden ben ,zikredilenden ötürü tüm aile bireylerinin aynı zaman diliminde evde hep bı arada bulunmasıyla dizdize yaşadığımı hissediyorum aksine.Albümleri serip yere,etrafına toplaşıyoruz,anne babam anlatıyor biz dinleyerek dinleniyoruz.Babam mahzûn dünden beri" cumâ" kalbinde yara.Kitap okuyup,film izliyoruz hep beraber. Dün denk geldim @evla ablanın Cemal Süreya'nin kar siiri paylaşımına.Trt 'de yapılan bı programdanmış.Yaşayan hazinelerimiz; Sezai Karakoç,İsmet Özel.Keske diye içerledim keşke bu iki güzel insan da Trt'den evlerimize konuk olsa.
Trt arşivlerini arada karıştırmak lazım nice güzel şeylere tanıklık edeceksin :)
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Evde olmak güzel, mis! İmkanı olup da bundan şikayet etme şımarıklığını anlamayacağım. En azından bunca uyarıya rağmen hala dışarı çıkıp boş boş gezenleri dövmemek için evde kalmaya devam etmek lazım.
Hamiş: Zeynep'lere hediye: Neal.fun
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Hediye için teşekkürler :) ruh yaşım çocuklara akran çünkü :)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Yaşlılar konusunun bu hale geleceğini tahmin etmiştim bu hadsizlik ,bu hadsizlik,bu hadsizlik ....onların hürmetine rızıklanıyorsun.dur be insan bir dur.
 

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
COVID 19 virüsünün dünyayı ele geçirdiği şu günlerde dünyanın başına gelen diğer salgın hastalıkları merak ettim ve karşıma bu hastalıklarla alakalı oldukça ilginç bilgiler çıktı. Bunların yanısıra bir zamanların dünyaya korku salan ve ülkemize de sıçramış birçok can almış İspanyol gribini eserlerinde işleyen yazarlarla ilgili bir yazı okudum. Burada benim en çok ilgimi çeken Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın "Hakk'a Sığındık" adlı romanındaki alıntı oldu. Tamamını içeren bağlantıyı da mesajın altına bırakıyorum dileyenler bakabilir. Sağlıkla kalalım inşallah.
 

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
O kâbus dolu yılları yaşayanlardan biri de edebiyatımızın usta kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar’dır. Hüseyin Rahmi’nin 1919 yılında yayınlanan Hakk'a Sığındık isimli romanı savaşın yıkıcı sonuçlarının yaşandığı, salgın hastalıkların yayıldığı işgal atındaki İstanbul’un, kenar mahallelerindeki yoksulluğu, çaresizliği anlatır. Roman İspanyol nezlesi ile başlar. Noktasına, virgülüne dokunmadan aktaralım:


“İstanbul’da, Hoşkadem taraflarında İspanyol nezlesi, yangın gibi evden eve saldırarak aile fertlerinden üç dört cana kıymadıkça sönmüyordu. Hastalık zuhur eden evler ile imkân derecesinde ihtilâttan sakınılması hususunda doktorların tavsiyeleri, gazetelerin ihtarları tesirsiz kalıyor; bu nasayihin [öğütlerin] zıddına hareketten ileri gelme elîm vakalar birbirini velyediyor [takip ediyor], kimsede intibah [uyanış] eseri görülmüyor, cahil kafalar hep bildiğine gidiyordu.


Hangi evde hastalık zuhur ederse orada düğün varmış gibi bütün komşu kadınlar hemen ziyarete, iyâdete, kendi tâbirlerince hatır sormıya koşuyorlar ve ‘A! Dostluk bugünde belli olur’ nakaratiyle hastanın hizmetinde bulunuyorlar, bardağından içiyorlar, artığını yiyorlar, koynuna girecek gibi yatağına sokuluyorlar.


- Aman böyle yapmayınız, tehlikelidir.


Diyecek kadar basiretkâr [sağduyulu] olanlara:


- Hanım, Allah sekizde verdiğini beşte almaz. Kırk yıl kıran olmuş eceli gelen ölmüş… Zavallıcık evinde oturup dururken hastalık ona nereden geldi? Hastalık, sağlık Allahtan… Rabbimin takdiri ne ise o olur. Hekimler ne bilirmiş?.. Kelin medarı olsa kendi başına olur. Onlar ölmiyecek mi? Bu sene İspanyol’dan az hekim mi öldü? Ecele çare olmaz. O cahillere uyup da öyle söylemeyiniz. Rabbimin gücüne gider… Ona şirk koşmuş gibi olur…


Diyorlardı.”



Hüseyin Rahmi’nin İstanbul Aksaray Hoşkadem Mahallesi’nde başlayan romanında İspanyol gribinin nasıl yayıldığını, buna neden olan cehaleti anlattığı satırları okuyunca, bugün yaşadıklarımıza şaşırmıyoruz. Aradan yüz yıl geçtikten rağmen aynı cehalet, aynı kaderci anlayış hâlâ hâkim: “Bize bir şey olmaz!”




 

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi

Dilhun

Dîvân Üyesi
@ferahsan ,@Semender ,@Hikmet ,@adlena ,@Dilhun ,@EnesBey ,@Mina ,@UluğBey ,@terk-i diyar , aralıklarla divana lütfen giriş yapın yazmazsanız bile iyi olduğunuzu bileyim.çok rica ediyorum.


Hamdolsun kötü değiliz.Haklisin ablam insanın sevdiklerinden ricasıdır "bir selâmı lutfet"
"Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez-zâlimîn.”Yunus Peygamberin duasıdır bu aralar ki yüreğimin katığı.Rabbim diyorum onu nasıl ki balığın karnından selâmete çıkardın bizleri de selâmete çıkar.

@adlena' nın sesi içine kaçık.
 

EnesBey

Dîvân Üyesi
Tarih 11 mart carsamba saatler gece 1 i gösterirken Saglik bakani aciklama yapiyor ilk korona vakasi tespit edilmistir diye. O gün bu gündür döner ekmege söylediklerim icin pismanim ayrica evde olmakta mis gibi cok acayip mis gibiymis:eek:
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
İlk vaka açıklandığından beri tedbirliyim. Evdeyim, sıkılma lüksüm yok. Zaten fırsat da kalmıyor. Seyahat planlarımı yasaklar gelmeden çok daha önce iptal ettim. Hayatını devam ettirmek için istese de önlem alamayanlar için endişeli ve üzgünüm. Kendileri umrumda olmasa da başkalarını riske attıkları için bize bir şey olmazcı taifeye öfkeliyim. Hala gizli ev partisi yapıp bunu canlı yayınlayacak kadar beyin hasarını hangi kazada aldıklarını merak ediyorum mesela. Bu arada evet evde olmak mis gibi, çünkü girecek bir evim olduğu için ve işlerimi evden halledebilecek durumda olduğum için hamdediyorum. Sınırda açlıktan bayılmıyorum, hastanede can çekişmiyorum, her sabah seferler azaltıldığı için hala kalabalık olan toplu taşımayı kullanarak rızık endişesiyle yola çıkmıyorum. Bunların hiçbirinin olmamasının garantisi yok. Yapmam gereken tek şeyin kendimin ve başkalarının hayatını riske atmayıp vaktimi en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmak ve mümkün olduğunca ihtiyacı olana koşmak olduğunu biliyorum. Her şeye rağmen takdir Allah'tan, uzun süre gelmezsem arkamdan okumayı unutmayın :)
 

EnesBey

Dîvân Üyesi
Basin aciklamasi bittiyse sorulara gecebiliriz arkadaslar
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Allah muhafaza tedbir bizden taktir Allah'dan ecel korur hepimizi diye umut ediyorum.
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Benzer konular

xen

Üst Alt