Hakkımız Var Mı?

Erkan

 
Katılım
18 Mar 2007
Yazarlık malumunuz allah vergisi olup,hayatımızda roman,hikaye,deneme,makale vs okuyarak kendimizi geliştirdiğimiz bir serüvendir.Her şeyden önce allah vergisi bir nimet olduğundan dolayı.Sizce bu yazarlıkla övünmeye gururlanmaya hakkımız var mı?Yazarlığı:"1000"sayısı olrak değerlendirelim.Bu "1000"başındaki "1"gittiğinde elde var "000"işte yazarlığımızla gururlandığımızda,mütevaziliği elden bıraktığımızda "1000"den "000" a değerimiz düşüyor.Yani mütevazilik yazarlık uğraşında olazsa, olmazlarımızdan olması gerekmez mi?
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
Ynt: Hakkımız Var Mı?

Bence mütevazilik yazarlık uğraşında olmazsa olmazlardan değildir.Eski edebiyatımızdan örnek verecek olursak Nefi ve Fuzuli gibi üstadlar yeteneklerinin farkındadırlar ve beyitlerinde şiirlerini iyiden iyiye överler.Örneğin Nef'i bakın ne diyor:

Nef'i vadi'i kasaidde suhan perdazdur
Olamaz amma gazelde Baki vü Yahya gibi

Kişinin bilgi haznesi arttıkça kendine güveni artar ve mütevazilik vasıflarından feragat etmesi biraz da doğal olabilir.Yukarda örneğini verdiğim beyitte Nef'i kendisini kaside dalında üstad kabul etmektedir-zaten öyledir de- ve haddini de bilmektedir.Şairin gururlanması gerekiyorsa gururlanmalıdır elbette,ama haddini de bilmelidir.Tıpkı iyi bir gazel şairi olmadığını itiraf etmesi bunun göstergesidir.Ama arada ince bir çizgi var kardeşim.Sen de bunu kastetmişin zannedersem.Kişi eğer haddini bilmezse,hakettiğinden fazla mağruriyete bürünürse o "1000" in başındaki "1" in düşmesi normaldir.Bahsettiğim örnek belki uç bir örnek ama bence isabetli bir örnek.Netice olarak kişisel kanaatim şudur ki her şeyin ölçüsü vardır.Şairlerin de mağruriyete bürünmesi tabiidir.Ama eğer hakediyorsa...

Bir de günümüzde pohpohlanan şairler yazarlar var.Onlardan hareketle bir mağruriyete bürünenler var.Onları söz konusu dahi etmek istmiyorum :)

Selam ile...

konunun gidişatına göre devam ederiz...
 
Katılım
27 Ocak 2007
Ynt: Hakkımız Var Mı?

Kimilerinin içinde ne cevherler vardır da açığa çıkaramaz.Şiir yazabilecek kapasitesi vardır , ama bir türlü kafiyesini düzenleyip te ortaya çıkaramaz.Ne çok kitap okuyan , ne çok gezip gören vardır da bir türlü duygu ve düşüncelerini katarak toparlayıp ta iki mısra ile bunu yazamaz.
Yazar ; adı üstünde Allah vergisi özelliklerini , kültürünü vs herşeyini harmanlayıp kaleme dökebilen , bir anda gelen ilhamını dillendirebilen ve bunu insanlara sunabilecek şekilde düzenleyen insan.Hislerini , okuyana aktarabilen ve aynı duyguyu gözlerinin önüne sergileyebilen insan.Öyle kolay değil bütün bunları yapabilmek.Elbette ki gurur duymalı kendisiyle , geriye dönüp yazdıklarına baktığında ne güzel bir iş başar mışım diyebilmeli ve koltukları kabarmalı , övünmeli kendisiyle.Bu hakkıdır...Ama Uluğbey'in dediği gibi; 'Kişi eğer kendini bilmezse , hakettiğinden fazla mağruriyete bürünürse o 1000'in başındaki 1'in düşmesi normaldir.
Gerçek bir yazar bu gururu ne düzeyde tutabileceğini bilen bir ruha sahiptir diye düşünüyorum.Seviyesini koruduktan sonra kalıcı olabilir zaten.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Ynt: Hakkımız Var Mı?

Yazarlığımızla övünmeye gururlanmaya gerek var mı?
Kanımca övünmenin ve gururlanmanın iyi bir şey olmadığı konusunda herkes hemfikirdir. Ancak o övgü başka temellere dayandırılırsa durum tamamen değişir. Özellikle de yazarları ve şairleri bu konunun içinde tutacak olursak Uluğbey’in de dediği gibi bazı durumlarda, mütevazılık olmazsa olmaz diyemeyiz. Bu konuya verilebilecek en iyi örnek de hiç kuşkusuz Nef’î’dir.

Bilindiği gibi Nef’î bir kaside şairi olmak yanında iyi de bir fahriyye şairidir. Kendini övdüğü şiirleri oldukça meşhurdur. Özellikle de divanının ilk kasidesi olan “sözüm” redifli kasidesi, kendi şairliğine ve şiirlerine yaptığı övgülerle doludur. Peki bu durum onun Nef’î’liğinden bir şey götürmüş müdür. Onu alçaltmış mıdır? Tam tersine bu durum onu daha da ayrıcalıklı yapmış, kendine olan güvenini okuyucuya da hissettirmesine vesile olmuştur. Ama buradaki övünmeyi “küçük dağları ben yarattım” şeklindeki bir övünmeyle karıştırmamak lazım. Nef’î bu kabiliyetin ona Allah tarafından verildiğini çok iyi biliyordu. Belki de bu yüzden kendisini (yani bu vesileyle onu Yaradan’ı) sürekli övdü. Kuru ve içi boş bir övgü değildi onunki.
Aşağıdaki beyitler de bu durumu gözler önüne seriyor zaten.


Ukde-i ser-rişte-i râz-ı nihânîdür sözüm
Silk-i tesbîh-i dür-i seb’al-mesânîdür sözüm”

“Sözüm, herkesin anlayamadığı sırları açan ipucunun düğümü, (7 ayetten kurulu Fatiha suresi) ayetleri gibi Allah’ı anma ve yüceltme incilerinden oluşmuş bir dizidir.”


Her ne müşkil işi düşdüyse reh-i mâ’nâda
Kıldı endîşemi tevfîk-i İlâhî te’yîd

Mânâ yolunda ne kadar güçlükle, zorlukla karşılaşmışsam, her defasında Allah’ın yardımı düşünceme kuvvet verdi.”

Bu sözlerin sahibi bir şair, 1000’in önündeki 1’i hiçbir zaman kaybetmeyecektir bence. Yani işin içinde kendini övmek bile olsa niyeti halis tutmak lazım. Bunu başka hangi şairler için söyleyebilirim bilemiyorum.
Ben alanım gereği Nef’î ile çok fazla haşır neşir oluyorum. Bu yüzden özellikle onun üzerinde durdum. Gidişata göre eklemelerde bulunurum Allah izin verirse.
 
L

Lamia

Ynt: Hakkımız Var Mı?

Evet, yazarlık ile övünmeye hakkımız var. Örnekleri hep eskiden veriyoruz ama Fuzili ve bunun gibi birçok şair, şairlik yeteneğinin kendisine Allah tarafından verildiğini söylemekte ve bununla da övünmektedir. Yazarlık öyle basit bir şey olsaydı herkes yazar olurdu. Herkes de bu yetenek olmadığına göre, yetenekleri olanda bunda övünmekte haklılar. Bu onların hakları. Zaten yazarlar övünme derecesinin sınırını da iyi belirler. Ne kadar yetenekli iseler o kadar övünürler. Bu onların şairlik derecesine göre değişir. Övünmek de öyle kötü bir şey değil. Kendine güvenen herkes kendisi ile övünsün. Ha bir de işin şu boyutu var. Yazarlıkla hiç alakası olmayıp da kendini beğenmiş kişiler de olabilir. Ama bunların sayısının çok olacağını düşünmüyorum. Kendini bilmez yazarlar, zaten okunmayacaktır. Böylelikle de sesleri de kısılmış olacaktır. Gerçek yazarların önündeki 1 asla düşmeyecektir. Hem 1000 ken 1 e düşmek de çok hızlı bir düşüş olur. 1000'den önce bir şairin 600'e ya da 500'e düşmesi gerekmez mi? Düşüşler hayatımızda her zaman var. Ama bu kadar hızlısının olduğuna da inanmıyorum. Tabi bu benim naçizane fikrim.