İnsanlığın Kaderini Etkileyen Kadın

eylül

 
Katılım
20 Eyl 2008
Bir kişi insanlığın kaderini etkileyebilir mi? Bunun cevabı kesinlikle evet (!) Tarih 1 Aralık 1955. Amerika'nın Montgomery şehri. O yıllarda Amerikan yasalarına göre zenciler otobüste beyazlara yer vermek zorunda. Zenciler bu durumdan hayli şikâyetçidir ama yapabilecekleri birşey yoktur, çünkü toplumdan tecrit edilmiş bir hayat sürmeye mahkûm edilmişlerdir.

İnsanlık dışı uygulamalar gün gelir kendi halinde bir kadın olan Rosa Parks'ın (1913-2005) canına tak eder. Birgün karanlığı delen önemli bir karar alır ve "Ben artık otobüste beyazlara yer vermeyeceğim.(!)" der. Bu kararla sadece kendinin değil, bütün zencilerin kaderini değiştiren dönemi başlatır. Nitekim ertesi gün otobüste bir beyaz, Rosa'nın başında dikilir ve yer vermesini bekler. O, buna aldırmaz. Rosa gayet kararlı bir tavırla yer vermemekte direnir. Durumun gerginleşmesi üzerine şoför otobüsü en yakın karakola çeker. Rosa sorgulanır, içeri atılır.

Bu davranışı ve uğradığı muamele önce bütün Montgomery'e sonra Amerika'ya yayılır. Martin Luther King fırsatı iyi değerlendirir. 382 gün süren Montgomery otobüs boykotunu başlatır. Zenciler otobüse binmez, her yere yürüyerek giderler. Bazı beyazlar da onlara destek verirler. Olaylar giderek büyür. Sonunda ABD Federal Mahkemesi ırk ayrımcılığını yasaklar. Bu olay Amerika'da vatandaşlık haklarının başlangıcı sayılır. Çok geçmeden zencilerin beyazlara yer verme mecburiyeti kalkar, uygulamaya son verilir.

Yıllar sonra Amerikan yönetimi bir bakıma iade-i itibar için onu Beyaz Saray'da ağırlar. Rosa 1996' da da Başkanlık Özel Ödülünü alır. 1999'da da kongre tarafından altın madalyayla ödüllendirilir. Başkan Bill Clinton, Rosa Parks'a Başkanlık Özel Ödülünü takarken "İyiki o gün, o koltuktan kalkmadın." der. İlginçtir, Rosa Parks'ı bu davranışından dolayı kutlayan Clinton, Rosa gibi siyahi olan Barak Obama'nın gün gelip eşi Hillary Clinton'ın elinden Demokrat Parti'den Amerikan başkan adaylığını alacağını elbette bilemez. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice da siyahidir. Rice, bir toplantıda konuşurken Rosa Parks'ı anarak "O olmasaydı ben bugün bu koltukta oturamazdım." der. Ve elbette Rosa Parks olmasaydı Barack Obama'nın Amerika'da başkan adaylığı da sözkonusu olamayacaktı. Amerikadaki çarpık uygulamalar canına tak ettiği için yerinden kalkmayan siyahi bir kadın bu oturuşuyla Amerikan tarihinin en köklü toplumsal değişikliklerinin önünü açar.
Prof. Dr. Osman Özsoy


(Rosa Parks'ın cesaretini kutluyorum.)