İrşad nedir, mürşid kimdir?

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#1
İrşadın manası ve ehemmiyeti

Kelime olarak irşad: Hak ve hakikate, iyiye, doğruya tercüman olmak, Allah yolunu göstermek manalarına gelmektedir. Tasavvufî manasıyla irşad ise: Allah'ı kullarına, kullarını da Allah'a sevdirmektir. Belirli bir eğitimi ve metodu olan bu irşadı, şu şekillerde de tarif edebiliriz:

* Yaratıcısıyla tanışık olmayan ruhları onunla tanıştırmak, Rabbi'yle tanışık olan ruhları da onunla olan münasebetlerinde derinleştirip yükseltmek.

* Potansiyel olarak insanlık kabiliyetine sahip olan insanı, fiilen insan haline sokmak. Diğer bir tabirle “insan-ı kâmil” yapmak.

* İnsanın şer kabiliyetini hayır kabiliyetine çevirmek suretiyle, şeytan ve onun temsil ettiği kötülükleri bertaraf etmek.

* İnsanı iyiliğe, ibadete, güzel ahlâka, salih amele, istikamete… hasılı Rabbi'nin rızasına yöneltmek suretiyle O'na ulaşmasını sağlamak.

Mürşidin mana ve keyfiyyeti

İrşad eden, doğru yolu gösteren rehber zata mürşid denir. Allah'ın, doksan dokuz güzel isminden biri de “er-Reşîd” dir (bkz. Hûd Suresi, 87). Reşîd, mürşid anlamına gelmektedir. Çünkü asıl olarak hak ve doğru yolu gösteren, sonsuz rahmet sahibi Allahu Tealâ'dır. Nebileri ve rabbanî alimleri vasıtasıyla insan ve cinleri ilâhi kitabının nurlu beyanlarına davet etmektedir. İnanan-inanmayan herkese merhamet buyurup, onları ebedi azaptan kurtaracak mürşidleri aralarından çıkarmaktadır.

Nitekim, her devirde bu vazifeyi hakkıyla yapabilecek mürşidleri yetiştirmek farz-ı kifayedir. Ayet-i kerimede: “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir sınıf bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır.” (Âl-i İmran, 104) buyurulmaktadır.

Tasavvufta kemale ermiş, olgunlaşmış, evliyalık mertebelerinin sonuna ulaşmış, kabiliyeti olanları bu yolda yetiştiren rehber zata mürşid-i kâmil denir.

Umumi manada mürşid-i kâmil, kalp ve kafa izdivacına muvaffak olmuş bir mana kahramanı, hakikat davetçisi ve gönüllere Hak esintilerini duyuran bir peygamber vârisidir. Ulaşmak isteyenle ulaşılacak olan arasında bir köprü mesabesinde olan mürşidin en belirgin vasfı, Hakk'a yakınlıktır. Onun fizikî alem kadar metafizik alemlere de gönül gözü açıktır. O, Allah, insan ve kainat münasebetini kavrayan, varlığın esrarına aşina bir arif, dünya- ahiret bilgileriyle donanmış bir bilgedir. Hak yolcusunun kalbine kendi hususi mazhariyetlerini yansıtan bir velîdir. İşte böylelerinin elinde her zaman kömürler elmasa dönüşmüş, taş ve toprak da altın seviyesine yükselmiştir.

Bu vadide, gavs ve kutuplardan düz nasihatçılara kadar birçok irşad ehlinden bahsetmek mümkündür. Fakat ruhlara insan-ı kâmil olma ufkunu açamayanlara mürşid denemez. Denemez; zira bunların kendileri irşada muhtaçtırlar ve mutlaka terbiye edilmelidirler. Bir atasözümüzde, “Kendi muhtâc-ı himmet bir dede, bilmez ki gayra nasıl himmet ede” denilir.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#3
Ynt: İrşad nedir, mürşid kimdir?

İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir sınıf bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır.” (Âl-i İmran, 104)

Aslında konuyu açarken insanoğluna verilen tebliğ vazifesi hakkında kimlerin neler düşündüğünü öğrenmeyi amaçlıyordum. Malumunuz bir çok kişi "herkes kendi hayatından sorumludur, kimse kimsenin inancına müdahale edemez" tarzında bir mantıkla hareket ediyor. Bu durumda onlar için irşadın ve de tebliğin hiçbir önemi kalmıyor tabiiki. Yukarıdaki ayet-i kerim insanlığa yapılmış bir çağrıdır, yani "biliyorsan sorumlusun" cümlesinin Kur'an-ı Kerîm dilindeki tercümesidir.
Peki bu emirden bizler neler anlıyoruz, ve bunu hayata geçirmek için neler yapıyoruz. Yoksa bizler de "herkes doğru bildiğini yapsın" deyip kestirip atıyormuyuz. Buyrun bakalım...
 
Katılım
8 May 2007
#4
Ynt: İrşad nedir, mürşid kimdir?

Dil-şâd' Alıntı:
Peki bu emirden bizler neler anlıyoruz, ve bunu hayata geçirmek için neler yapıyoruz. Yoksa bizler de "herkes doğru bildiğini yapsın" deyip kestirip atıyormuyuz. Buyrun bakalım...

Yanlışa göz yummak olmaz mı "herkes doğru bildiğini yapsın" demek. Sen doğrusunu biliyorsan senin görevin değil midir yanlış bilene doğrusunu söylemek... Doğrusunu söylediğin taktirde o kişi yine hatalarına devam ediyorsa, o zaman doğru bildiğini yapsın diyebiliriz ancak ya da Allah hidayet versin diye dua edebiliriz onu için... Kimse kimsenin inancına müdahale edemez yani dinde zorlama yoktur, bu demek değildir ki sen yanlış yapana doğruyu gösteremezsin. ..
 
S

SERTER

#5
Ynt: İrşad nedir, mürşid kimdir?

"bilmeyenler mesul değildir" ama her müslüman dini ile ilgili akaidbilgileri bilmeside farzdır...

afrikadaki abojinlere tebliğ etmeye biri gitmişmidir.. yoksa onlar islamı tanımadıkları için mesul değillermidir
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#6
Ynt: İrşad nedir, mürşid kimdir?

Bilmeyenler mesul değildir evet. Ama Allah insanlara iyiyi ve doğruyu seçebilecek bir irade vermiştir. İnsan kendi cüz'i iradesiyle neyi diliyorsa yani iradesini hangi yönde kullanıyorsa Allah'da onun önünü o alanda açarak iradesini o yönde kullanmasını nasip eder. Kişi hayra yönelmişse hayırlı şerre yönelmişse de şerli şeylerle karşılaşır.
 
S

SERTER

#7
Ynt: İrşad nedir, mürşid kimdir?

ben irade-i cüzziyeye inanmam kusurabakmayın.
daha müsbet cevaplaya bilirmisiniz
 
S

SERTER

#8
Ynt: İrşad nedir, mürşid kimdir?


insan:

30. Sizler ancak Rabbinizin dilemesi (izin vermesi) sayesinde (bir seyi) dileyebilirsiniz. Süphesiz Allah her seyi bilendir, hikmet sahibidir.

31. O, diledigini rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazirlamistir.
 
Katılım
8 May 2007
#9
Ynt: İrşad nedir, mürşid kimdir?

SERTER' Alıntı:
ben irade-i cüzziyeye inanmam kusurabakmayın.
daha müsbet cevaplaya bilirmisiniz

Pardon ama sizde neden bu kadar herkese soru sorma merakı var anlayamadım. Sizde takdir edersiniz ki buradaki üyelerin çoğunluğu öğrenci henüz, hoca değil... Sonra siz cüzi iradeye inanmıyorsanız sebebini daha iyi açıklayınız. Adı üzerinde cüzi irade, eğer bu irade de insanlarda yok diyorsanız, şunu demek istiyorsunuz, her şey Allah'tan insan bu dünyada yaptığı hiçbir şeyden sorumlu değil... Yaptığı şeyleri kendi iradesi dışında yapar. Ya da ben bunu anladım, siz neyi anlatmak istediniz o halde?
 
S

SERTER

#10
Ynt: İrşad nedir, mürşid kimdir?

ozaman ne anlıcaz bundan
öğrenciyiz ama önümüze gelen her konu hakkında olur olmaz konuşcaz ölemi.
ben demiyorum irade-i cüzziyenin olmadığını Allah diyor bak orrda ayet verdik
sizin anladığınız irade-i cüziiye kulun kullarla olan anlaşmasıdır
hayret O nasıl allah ki benim biraz sonra vereceğim karardan münezzehdir tövbe tövbe ha bide neymiş ben irade edecekmişim o yaratacakmış

ya neden açıklıyorumki siz beni anlamıcaksınız çünkü donanımınız yeterlideğil-tipik kollama ve arkadaşlık hatırına cevaplıyım şuna bi laf yetişsin demişsiniz
ne araştırmanız var ne incelemeniz
yani zannediyorsunuzki islam bi kılü kal
sn lamiya suzunuz eğer ciddibir paylaşım içinde olsanız
konuya böyle girmezsiniz

soru sormanın merakı olmaz konulara merak duyulur soru sorulur
bu sizi son muhatap alışım
 
Katılım
8 May 2007
#11
Ynt: İrşad nedir, mürşid kimdir?

SERTER' Alıntı:
ozaman ne anlıcaz bundan
öğrenciyiz ama önümüze gelen her konu hakkında olur olmaz konuşcaz ölemi.
ben demiyorum irade-i cüzziyenin olmadığını Allah diyor bak orrda ayet verdik
sizin anladığınız irade-i cüziiye kulun kullarla olan anlaşmasıdır
hayret O nasıl allah ki benim biraz sonra vereceğim karardan münezzehdir tövbe tövbe ha bide neymiş ben irade edecekmişim o yaratacakmış

ya neden açıklıyorumki siz beni anlamıcaksınız çünkü donanımınız yeterlideğil-tipik kollama ve arkadaşlık hatırına cevaplıyım şuna bi laf yetişsin demişsiniz
ne araştırmanız var ne incelemeniz
yani zannediyorsunuzki islam bi kılü kal
sn lamiya suzunuz eğer ciddibir paylaşım içinde olsanız
konuya böyle girmezsiniz

soru sormanın merakı olmaz konulara merak duyulur soru sorulur
bu sizi son muhatap alışım

Sevgili SERTER, ilk mesajımda yazmam gerekirdi ama geç kalmış sayılmam. Ben burada yokken gelmişsiniz, aramıza hoş geldiniz diyeyim öncelikle. Bu kadar katı bir cevap yazışınızı konuyu anlamamanıza ve düşünmeden cevap vermenize bağlıyorum. Çünkü benim söylediklerimle sizin kızdığınız noktaların bir alakasını göremedim.

Şuna açıklık getirelim önce, ben soru sorulmamalı gibi bir şey kast etmedim kesinlikle, etmem de. Tabi ki burası bir site, sorular soracağız, yeri geldiğinde tartışacağız ama belli bir üslup çevresinde. Siz bu konuda bilgi sahibi iseniz paylaşır mısınız gibi bir üslupla sorularınızı sormuyor, bazı yerlerde de istediğiniz cevabı duymadığınız taktirde, karşınızdaki kişiyi küçümser bir tavra bürünüyorsunuz. Herkes her şeyi bilecek, ya da bilmeli diye bir şey yoktur. İnsanlar bazı şeyleri bilirler bazılarını ise sonradan öğrenirler. Soru sormanıza sözüm yok, soru sorarken ki tavrınız biraz kötü. Tabi ki bunlar benim düşüncelerimdir, kale alırsınız ya da almazsınız bu tamamıyla size kalmış.

Gelelim ikinci noktaya siz diyorsunuz ki “ben irade-i cüzziyeye inanmam kusurabakmayın.” Ben de size dedim ki, “eğer bu irade de insanlarda yok diyorsanız, şunu demek istiyorsunuz, her şey Allah'tan insan bu dünyada yaptığı hiçbir şeyden sorumlu değil... Yaptığı şeyleri kendi iradesi dışında yapar.” Burada şunu demek istiyorum ki insan kendi yaptıklarından sorumludur. Böyle bir iradeye sahiptir. Ben irade edeceğim o yaratacak gibi bir söz kullandığımı da hatırlamıyorum, bu kanaate nasıl vardınız doğrusu anlayamadım.

Şöyle bir soru aslında konuştuğumuz şeyin cevabını veriyor. Eğer insanda irade-i cüzziye yok ise insan yaptıklarından nasıl sorumlu olur?

Mesajınızda siz, ben bunu söylemiyorum Allah söylüyor diyorsunuz, Allah’ın yazılışına bile dikkat etmeden iletinizi yollamışsınız. Ben de diyorum ki irade-i cüziye yani insan iradesi vardır, gerçi siz inanmıyormuşsunuz bu irade bize Allah tarafından verilmiştir, biz bize verilen bu irade ile yanlışı ve doğruyu birbirinden ayırırız. Sizin aşağıda verdiğiniz ayetlerde;

SERTER' Alıntı:
insan:

30. Sizler ancak Rabbinizin dilemesi (izin vermesi) sayesinde (bir seyi) dileyebilirsiniz. Süphesiz Allah her seyi bilendir, hikmet sahibidir.

31. O, diledigini rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazirlamistir.
Her şey Allah’ın isteğiyle oluşur sonucu çıkmaktadır. Ama bu insan iradesi olmadığını göstermez.

Siz bu sizi son muhatap alışım demişsiniz. Ben bu yaşıma değin kimseye sizi muhatap alamam karşıma gibi bir söz kullanmadım, bu sözü kullanmam için o kişinin bana çok kötü şeyler yapması gerek, ya da bu bile yeterli değil, çok kötü bir insan olmalı. Bu benim hayat felsefem o sizin ki tabi.
Selametle…
 

Giriş yap