Kavram Kargaşı

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Ynt: kavram kargaşı

mehmet baki' Alıntı:
dilşad ve ferahsan...
hayırlı yaşayın inşallah. aynı şeyi söylemiyor musunuz ya hu? yahut ben de mi kavram kargaşası yaşıyorum. :)

:) Yok şeklen çok aynı gibi görünse de aslen aynı sayılmaz. Tabi bu yazılanları nasıl algıladığımızla da ilgili. :) ferahsanın bahsettiği kişisel sistemler birbirine zaten bağlı oluyomuş, ama ben kavramlar bir olmadan sistemler bağlanamazı savunuyorum :D Ama sanırım ben de kavram kargaşasının içine düştüm.
 

Abdulfettah Adıyeter

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: kavram kargaşı

gayet güzel.

ama....

aynı kelimenin iki zihin arasında farklı manalandırılmasında sebeb algıda farklılık değil münasebet derecesindeki farklılıktır. mesela senin sebeb olarak gördüğünü, benim netice olarak görmem münasebet derecemizin farklı olmasından. yani senin sebeb kelimesi ile kurduğun münasebetin derecesi ile benim ki bir değil. hakeza netice... bu dediğim algıda farklılık değildir. irtibat iki zihin karşılaştığında hasıl olur. dikkat buyur, irtibat ile münasebet aynı şey değildir. insan kelime ile münasebet kurar ama irtibatı kelime yolu ile dünya dediğimiz şeyle kurar. hal böyleyken münasebet derecesi ne kadar kuvvetli ise dünya ile irtibatı o kadar kuvvetli olur. idrak dediğimiz şey işte bu irtibatın derinliğini artırma işidir.
 

Abdulfettah Adıyeter

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: kavram kargaşı

mesela ismet özel'in çok güzel bir misali vardır:

"yirmi kişi hayatını kaybetti"

eşya kaybedilir yani yitirilir ama kaybedilen bir şeyin bulunma ihtimali de vardır, değil mi? pekiyi hayat kaybedilebilir mi? insan zihni "ölmek" ile "kaybetmek" arasında münasebet olmadığını göremediği için kelime ile münasebetini kaybediyor ve hayatın kaybedilebileceği yanlışına düşüyor. dahası eğer ki bu zihni garabet herkesle irtibat kuruyor ise bu galat doğru olarak kabul görüyor. işte algı bu noktada devreye giriyor. algı dediğimiz şey tam da bu yüzden sebeb değil neticedir zira dışardan gelen her ne ise onunla irtibat kuruyor. ve irtibat hatalı olduğu için zihin mekik dokumaktan bitab düşüyor. mekik dokuyan nasıl idrak eder?

yukarıda ismet özel'den misal verdiğim cümle aslında manasız bir cümledir ama fert bunun manasını zihninde önceden kabul etmişse sanki hiç bir şey yokmuş gibi "algılanmakta". zihinde ölmek kaybetmek manasına geldiği için bir süre sonra mesela şehit olan askerler için "üç güvenlik görevlisi hayatını kaybetti" denilmeye başlıyor. bu sefer de ölmek ve şehit arasındaki münasebete kıyılıyor. böylece ölmekten ölmeye derece farkı olduğu hakikati unutuluyor. şehit ile şehadet, ölüm ile ahiret...insanların zihninde ölüm diye bir şey var ama nasıl bir ölüm? sonrası ne? belki de duyarsızlık dedikleri -artık ne demekse- budur. olamaz mı?

bu cins galatları "mükremin çıtır" kendince gayet güzel kullanırdı. bilmem fark ettiniz mi? :)
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: kavram kargaşı

mehmet baki' Alıntı:
yukarıda ismet özel'den misal verdiğim cümle aslında manasız bir cümledir ama fert bunun manasını zihninde önceden kabul etmişse sanki hiç bir şey yokmuş gibi "algılanmakta". zihinde ölmek kaybetmek manasına geldiği için bir süre sonra mesela şehit olan askerler için "üç güvenlik görevlisi hayatını kaybetti" denilmeye başlıyor. bu sefer de ölmek ve şehit arasındaki münasebete kıyılıyor. böylece ölmekten ölmeye derece farkı olduğu hakikati unutuluyor. şehit ile şehadet, ölüm ile ahiret...insanların zihninde ölüm diye bir şey var ama nasıl bir ölüm? sonrası ne? belki de duyarsızlık dedikleri -artık ne demekse- budur. olamaz mı?

Bu konu biraz tozlanmış, halbuki dil felsefesinin gittikçe önem kazandığı şu günlerde onu şöyyle bir silkeleyip kendine getirmek gerek :) E ferahsan nasıl silkeler tabiki soru sorarak :) (Yanlış anlaşılmasın nesne sadece konu ;))

Münasebetle ilgili söylenilene katılıyorum, farklılığın oluşması ve oluşturulması ile kastettiğim de münasebetin kesilmesiyle ilgiliydi. Münasebet yoksa algı da yoktur. Peki kavram kargaşası adına algı ile münasebet arasında ayrım yapmanın gereği nedir?
 

Mahşer

Dîvân Üyesi
Ynt: kavram kargaşı

"gevezelik"
başka hiçbir açıklama layık görmüyorum "demiş ya "yahu akılvar nizam var"
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: kavram kargaşı

Mahşer' Alıntı:
"gevezelik"
başka hiçbir açıklama layık görmüyorum "demiş ya "yahu akılvar nizam var"

Ooooo Mahşer maşallah hızını alamamışsın yine, bütün konuları bir elden geçirmişsin, geç kaldın az kaldı davetiyen yanıyordu :)

Bu gevezelik kısmı konunun tamamı için mi yoksa dedüksiyon falan mı uygulayacağız iletilere? (Bak seviyorsun diye soru işaretleriyle süslüyorum cümlelerimi) :)
Anlamadım ve sebebinin kavram karmaşası olmadığına eminim :)
 

Mahşer

Dîvân Üyesi
Ynt: kavram kargaşı

dur dur açtırma benim ağzımı kavramlar bayağı karışır yoksa :)(seni görmek güzel)
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: kavram kargaşı

Mahşer' Alıntı:
dur dur açtırma benim ağzımı kavramlar bayağı karışır yoksa :)(seni görmek güzel)

Bu cümleden sonra seni de görmek güzel olur inşallah diyebiliyorum sadece :D
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: kavram kargaşı

Mahşer' Alıntı:
Kavram kargaşası diyince aklıma bakii geldi nerde :D

Sanırım konuyu o açtı ondan olabilir mi? :) Kargaşa oluşturmaya çalışıyorsun farketmedim sanma :D
 

Mahşer

Dîvân Üyesi
Ynt: kavram kargaşı

hayır ya o peksever kavram kargaşasını ( adama meal diyoz mealden kastın nediyo haha)
 

Abdulfettah Adıyeter

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: kavram kargaşı

Mahşer' Alıntı:
hayır ya o peksever kavram kargaşasını ( adama meal diyoz mealden kastın nediyo haha)

aklıma "kaldırımlar" geldi:

"yağız atlı süvari koştur atını koştur
sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları
ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur
ne senin anladığın kadar kaldırımları"

endişe muhterem. ben seni anlıyorum lakin şu sıralar pek müsaid değilim. siz dağıtın ben toplarım. :)

selam ile...
 

Abdulfettah Adıyeter

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: kavram kargaşı

sağ olasın muhterem. hislerimiz karşılıklı demek ki...

eyvallah!


zeyl:bir önceki iletimde "endişe muhterem" yazmışım. doğrusu "endişe etme muhterem" olacaktı. afv ola!
 

vaveyla

Divan Üyesi
Ynt: kavram kargaşı

kavram kargaşasının temeli Tanzimat'lı yıllara kadar gitmektedir. hatta 3. Selim'e kadar bile götürebilirsiniz. zira bizde yenileşme diğer anlamıyla batılılaşma çalışmalarının nüveleri o dönemlerde görülmektedir. şimdi diyeceksiniz ki ne alaka. şu alaka;

batılılaşma maceramızla birlikte lisanızmıza, hayatımıza, dimağımıza ve gönlümüze yeni kelimeler ve kavramlar yerleşti. bu kavramlar batının kendi dünyası içinde yaşayıp anlamlandırdığı, bir değer verdiği kavramlar. bizse aynı şeyi alıp ullanmaya başladık. tipik bir örnek olarak "hümanist" kelimesini verebiliriz bu duruma.

Mevlana'dan hep hümanist diye söz ediyoruz ama hümanist kelimesinin batıda nasıl ortaya çıktığı ya orda ne anlama geldiğini bilniyoruz. Efendim Hümanist ya da Hümanizm adı üstünde "man" kelimesini de ihtiva etmektedir ki Kiliseye karşı verilen kilisenin skolastik zihniyetine karşı verilen insancı mücadeleyei temsil etmektedir. şimdi söyleyelim o zaman MEvlana'da ve o günün Anadolu toplumunda ne bir kilise ne de böyle bir kiliseye karşı mücadele var mıydı. tabii ki hayır. o zaman Mevlana Hümanist midir?

NOT: arkadaşlara bu konuyla ilgili olarak Rasim Özdenören' in "KAFA KARIŞTIRAN KELİMELER" adlı kitabını okumasını hararetle tavsiye ederim.
 

UluğBey

Divan Üyesi
Ynt: Kavram Kargaşı

Üstad kavram kargaşalarından kurtulmak için ne yapmak gerekir? Açıp sözlük mü okumalıyız, yoksa sözlük elimizde mi okumalıyız?

Kavramlarla münasebetin çok kelime bilgisine sahip olmakla alakalı olmadığını söylemişsin ağabey, peki o zaman ne ile alakalı, bilinçli kullanım mı diyeceğiz buna ya da "farkındalık"? yani öğretmen ile hocanın farkına varabilmek için yapılması gereken nedir?
 

Abdulfettah Adıyeter

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: Kavram Kargaşı

UluğBey' Alıntı:
Açıp sözlük mü okumalıyız, yoksa sözlük elimizde mi okumalıyız?

bana kalırsa sözlük elde okumalıyız lakin büyüklerimizden işittik ki sözlük okumakta faideli oluyor imiş.

UluğBey' Alıntı:
Kavramlarla münasebetin çok kelime bilgisine sahip olmakla alakalı olmadığını söylemişsin ağabey, peki o zaman ne ile alakalı, bilinçli kullanım mı diyeceğiz buna ya da "farkındalık"? yani öğretmen ile hocanın farkına varabilmek için yapılması gereken nedir?

aslında tam olarak öyle söylemedim. eğer söylemişsem de "halt" etmişim. :) kelime bilgisi lazım lakin kelimelerin üzerinde düşünmek meselenin olmazsa olmazı sanki.
 

UluğBey

Divan Üyesi
Ynt: Kavram Kargaşı

Ağabey hatırlamak için konudaki iletilere göz attım, bir yerde kelime dağarcığı ile bir kelam etmiştin sanki...

şimdi demişsinki bana kelimelerin üzerinde düşünmek lazım. pekâla, düşelim düşünmesine de. nasıl çıkacağım bu işin içinden.bunun bir tedrisatı yok, bırakın tedrisatı olmasını okullarda talim veren -ben gibi-bir çok öğretmen (hoca demiyorum :) ) nitekim baki ağabey, hoca-öğretmen ayrımını yapmıştı geçmiş iletilerde- dahi farkında değilse ve bu yönde talim-i edebiyat veremiyorsa okullarda, yeni nesillerden ne beklemek gerekir? imdi efendim sadede geleyim, sorun tespit edilmiş geçmişte bana reçete lazım reçete. yok mu derdime derman olacak bir reçete? reçete=kelimeler üzerine düşünmekse, önce düşünmeyi öğrenmek iktiza etmez mi, bir de dalmaya niyetlendiğimiz suyun derinliği?

yâr bana bir medeet...
 

Abdulfettah Adıyeter

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: Kavram Kargaşı

UluğBey' Alıntı:
Ağabey hatırlamak için konudaki iletilere göz attım, bir yerde kelime dağarcığı ile bir kelam etmiştin sanki...

evvel eyyamda karaladıklarımı tekar okudum da şöyle demişim: "dava çok kelime bilmek değil; kelimelerin hakkını vermektir."

şimdi sen şuna karar ver öğretmen bey: "çok kelime bilgisine sahib olmak" ile "dağarcık" aynı manayı mı işaret eder? şöyle de söylemek mümkün "kelime bilmek" ile "kelime bilgisi" farklı manaya gelmez mi? :)

hamiş: suyu bulandırmadan duru göremiyorum. neylersin ki bende böyleyim. Allah afv etsin.
 

UluğBey

Divan Üyesi
Ynt: Kavram Kargaşı

ağabey bana demişsin ki çok kelime bilgisine sahip olmakla dağarcık aynı manaya gelir mi, zannımca 2.sinde sadece kelime bilgisine değil, kelimenin kendisine hâkim olmak da gerekiyor, nünanslarının farkında olmak gerekiyor. bunun aksini söylemedim. sadece söylediğim şu: bir kavram kargaşası yaşandığını düşünüyorsun fakat bunu önlemek için ya da başka bir deyişle kavram kargaşalarına kapılmamak için yapılması gerekenleri neden söyle miyorsun? bu durum muhalefetin anlayışı değil mi? sorunu tespit etmek ama soruna dair bir çözüm önerisi sun-a-mamak. cevap iletimde bir reçete talebinde bulunmuş idim, tekrarlıyorum efendim. nitekim "farkındalık" düzeyi yüksek bir birey olmak istiyorum tüm samimiyetimle, yani öğretmen olmaktansa hoca olmak isterim :)
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Benzer konular

xen

Üst Alt