Kitap Fuarı

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ah Muhsin Ünlü lütfen @Dilhun :)
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
"Kitap okumak şart" ama SADECE kitap okumak değil.İnsanlari okumak ,doğayi okumak vs.Yada sadece kitaplardan mı öğreniriz?Hayır.Dikkatinizi celbetmek istediğim nokta tam anlamıyla şu: "Neyi" okumak sorusunun cevabı olan "nesne " her ne olursa olsun sonu okumakla bitiyor.@evla nın yönelttiği kitap nedir sorusuna verdiğim cevaptı "kitap yaşanmış ve yasanacaklardır" ifâdesi.İşte biz okumayı kitapla sökeriz.Kitap sayesinde insanı , doğayı okuruz.Kitap anlamdır bence hayatı anlamlandıran.


Mesela dışarı çıkıyorum aklımda Cemal Süreya serzenişi:

" Sokağa çıkıyorum
Sokakları ev basmış"

Ya da kendimi okuyacağım ama nasıl?
Lidar'ın "çevremdeki her şeyin sıradanlaşmaya başladığını farkettiğimde büyüdüğünü anladım" satırlarıyla ben de her şey sıradanlaştığında tamam diyorum ben de büyüdüm.

Kitap ,ifade gücümdür.Aşktan ağzı yanan birini gördüğümde hemen Zarifoğlu'nun "Ey aşk bir şehir harabesi daha kazandın"sözleriyle konuşuyorum.

Zarif ruhlu bir kadına hoyratça davranan adama Muhsin Ünlüce
"Şiirden anlayan bir kadını öyle alelade sevemezsiniz"diye rest çekmek isterim.
kendimce tashih ediyorum "kitap okumak şarttır" demenizi muhterem kardeşim: "kitap okumak lazımdır."
yine kendimce itiraz ediyorum "okumayı kitapla sökeriz" deyişinize. burada maksad elif'i be'ye vurmak meselesi ise doğru ama yok "sair okumaların bidayeti ak sayfadaki kara yazılardır" manasında ise ümmi olan annem ne yana düşer demem lazım gelir?

kelimeler birer araç, vasıta. kitab dediğimiz şeyin "nas içre" çıkacak olması ki mana dediğimiz şeyin "ne"liğine gölge düşürür yahut "ihtişam" katar. adına söz sanatı dediğimiz şeylerin hepsi birden kelimelere giydirilmiş kıyafetlerdir. kıyafet olduğu içindir ki gah gaye zannolunur gah vasıta.

mevzu ile alakasız gibi görünen bir menkibe: rivayet odur ki içerisinde hz. mevlana (k.s) mübareğinde bulunduğu bir mecliste evvelkilerin aşk, zühd, takvalarına ve sair hasletlerine dair sözlerinden bahis ile sohbet edilirken kapıyı açan şems hz.leri (k.s) şöyle ünlemiş: "nedir bu yaptığınız? o öyle dedi bu böyle dedi. asıl mesele siz ne diyorsunuz? onu söyleyin?!" hayır bu hadiseyi sizin verdiğiniz misalllere cevab kasdı ile ifade etmiyorum aksine sizin dediğiniz "okumayı sökme" meselesi için misal getiriyorum. okumayı söktüğümüz an okumamızın niteliği/keyfiyeti istihale ediyor. artık okuduğumuz şeyde o şeyin aslına/künhüne/özüne doğru bir seyelan başlıyor. iş bu seyelan sayesinde okunulan şey ile kurulan irtibat hür olabiliyor. isterse bizi oraya getiren kanatlarımız olsun geride kalıyor. namütenahice bir seyelan. hakikaten türkçemiz bülbül kokuyor. okumayı sökmek tabirinden tüten manaya bakın ki "sökmek" olduğu yerden ayrılmak ile mümkün.

tekrar ediyorum: kitab düşmanı birisi değilim. ben de biliyorum ki hz. adem babamıza (a.s) 10 sahife indirilmiştir. hatta bu cihetten bakınca kitab ile münasebetimiz ilahidir diyebilirim. işte bu ilahiliğin hürmetine her kitabı okumam. bu ilahilikten nasibi olana bakmak lazım diye düşünürüm. dolayısiyle hikmet muhteremin tevcih ettiği sualleri ciddi buluyorum.

"Peki mutlak manada hangisi iyidir?
Peygamberin bildirdiği neden bize yetmedi?
Allah rilkeyi bu kadar sevmemizden memnun mu acaba? Ya da gâvur memleketlerinde gezmemizden? Televizyondan internetten her haltı öğrenmemizden?
Çöplüğe dönmedik mi? Her şeyi öğrendikten sonra şu doğru ş yanlış bu iyi öteki kötü diye ayırt ettiğimizi tahkik ettiğimizi zannederek kendimizi aklamamiz.... "


tabii memnuniyet yerine "rıza"yı ikame edip düşünüyorum bu sualleri.
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
kendimce tashih ediyorum "kitap okumak şarttır" demenizi muhterem kardeşim: "kitap okumak lazımdır."
yine kendimce itiraz ediyorum "okumayı kitapla sökeriz" deyişinize. burada maksad elif'i be'ye vurmak meselesi ise doğru ama yok "sair okumaların bidayeti ak sayfadaki kara yazılardır" manasında ise ümmi olan annem ne yana düşer demem lazım gelir?

kelimeler birer araç, vasıta. kitab dediğimiz şeyin "nas içre" çıkacak olması ki mana dediğimiz şeyin "ne"liğine gölge düşürür yahut "ihtişam" katar. adına söz sanatı dediğimiz şeylerin hepsi birden kelimelere giydirilmiş kıyafetlerdir. kıyafet olduğu içindir ki gah gaye zannolunur gah vasıta.

mevzu ile alakasız gibi görünen bir menkibe: rivayet odur ki içerisinde hz. mevlana (k.s) mübareğinde bulunduğu bir mecliste evvelkilerin aşk, zühd, takvalarına ve sair hasletlerine dair sözlerinden bahis ile sohbet edilirken kapıyı açan şems hz.leri (k.s) şöyle ünlemiş: "nedir bu yaptığınız? o öyle dedi bu böyle dedi. asıl mesele siz ne diyorsunuz? onu söyleyin?!" hayır bu hadiseyi sizin verdiğiniz misalllere cevab kasdı ile ifade etmiyorum aksine sizin dediğiniz "okumayı sökme" meselesi için misal getiriyorum. okumayı söktüğümüz an okumamızın niteliği/keyfiyeti istihale ediyor. artık okuduğumuz şeyde o şeyin aslına/künhüne/özüne doğru bir seyelan başlıyor. iş bu seyelan sayesinde okunulan şey ile kurulan irtibat hür olabiliyor. isterse bizi oraya getiren kanatlarımız olsun geride kalıyor. namütenahice bir seyelan. hakikaten türkçemiz bülbül kokuyor. okumayı sökmek tabirinden tüten manaya bakın ki "sökmek" olduğu yerden ayrılmak ile mümkün.

tekrar ediyorum: kitab düşmanı birisi değilim. ben de biliyorum ki hz. adem babamıza (a.s) 10 sahife indirilmiştir. hatta bu cihetten bakınca kitab ile münasebetimiz ilahidir diyebilirim. işte bu ilahiliğin hürmetine her kitabı okumam. bu ilahilikten nasibi olana bakmak lazım diye düşünürüm. dolayısiyle hikmet muhteremin tevcih ettiği sualleri ciddi buluyorum.

"Peki mutlak manada hangisi iyidir?
Peygamberin bildirdiği neden bize yetmedi?
Allah rilkeyi bu kadar sevmemizden memnun mu acaba? Ya da gâvur memleketlerinde gezmemizden? Televizyondan internetten her haltı öğrenmemizden?
Çöplüğe dönmedik mi? Her şeyi öğrendikten sonra şu doğru ş yanlış bu iyi öteki kötü diye ayırt ettiğimizi tahkik ettiğimizi zannederek kendimizi aklamamiz.... "


tabii memnuniyet yerine "rıza"yı ikame edip düşünüyorum bu sualleri.

Bu suallerin sahibinden cevapları te'min etmek istiyorum:)
Sevgili @Hikmet konuşmak için sizi divana davet ediyorum.
 

Hikmet

Terliklerimle...
Katılım
16 Eyl 2009
Bu suallerin sahibinden cevapları te'min etmek istiyorum:)
Sevgili @Hikmet konuşmak için sizi divana davet ediyorum.
Böyle konuşuyorum filan da.. sindirmeden yazınca zarar veriyor insanın kendisine. Mehmet baki hocam açmış güzelce inmiş derinlere. O biliyor bu konuları anlatsın. Ben toyum. Allah neye doğru iyi ve güzel demişse odur doğru iyi ve güzel olan. Allah neye de yanlış kötü ve çirkin demişse odur yanlış kötü ve çirkin olan. Hepsinden iyice bir gönüle girmektir....
 

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
Yeni nesil agac kovugundan türedi zaten
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Ağza bal çalıp kaçmak yok şu soruların cevaplarini bekliyorum:)

"Peki mutlak manada hangisi iyidir?
Peygamberin bildirdiği neden bize yetmedi?
Allah rilkeyi bu kadar sevmemizden memnun mu acaba? Ya da gâvur memleketlerinde gezmemizden? Televizyondan internetten her haltı öğrenmemizden?
Çöplüğe dönmedik mi? Her şeyi öğrendikten sonra şu doğru ş yanlış bu iyi öteki kötü diye ayırt ettiğimizi tahkik ettiğimizi zannederek kendimizi aklamamiz.... "
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
Başka bir başlıkta bu suallerin cevabları değişik bir yolla aranıyor zaten. Alakasız gibi görünüyor ama mesele bu sualleri de ihata ediyor. Şairin işaret ettiği mesele.

"Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği"


Bence ise bütün meselemiz hep aynı. Değişen isimlendirmelerimiz.
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
Yasin aktay yeni şafaktaki yazısında kitap fuarlarından bahsetmiş.

Aslında yasin aktayı çok okumam ama yazısının başlığı "kitap okumuyorsak bu fuarlar ne?" Olunca merak ettim. Suale yahut sual şeklindeki ünlemeye dair cevab yahut izahat bulamadım. Gerçi 600 küsür bin kişinin fuarı ziyaret ettiğini öğrenmiş oldum. Bu bilgiden nasıl bir okuma yapacağımızı yapabileceğimizi de ifade etmiş tabii. Sağ olsun. Pekiyi bu bilgiyi kullanırkenki mantığı ve bu mantığa bağlı elde ettiği fikir doğru mu? Pekiyi bu fikrin "mottosu" olan başlık doğru mu? Aynı "okuma" ile ben mesela şu motto ile çıksam: "müslümanlık elden gidiyorsa bayram namazlarında avlular nasıl doluyor?" Ne derler acaba? Hakkını yemeyeyim sosyoloji, bilgi, bilgiye ulaşma ve sair tabirler ile "giydirilmiş" olan bir yazı. Kiyafet meselesine güzel bir misal.

İddia ediyor ve diyorum ki en tehlikeli metinler vasatı aşamayan ama kıyafeti düzgün "görünen" metinlerdir.

Hamiş: yazıya dair bir okuma yapayım. İstatiski veriler üzerinden yapılan okumalar tam da moder(e)n zamanlara göredir. Yasin bey kemmiyet ve keyfiyet arasındaki irtibatı kemmiyeti esas kabul ederek kuruyor ki tam da sebebten "gavurluk" yapmakta. İsmet özelin seneler evvel son gazete yazısında dediği gibi "her türlü gavurluğuma müşteri buldum ama türklüğüme bulamadım." Gavurluğun müşterisi olanlar maalesef bu memlekette var.
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
İlgililere duyurulur:)


Elazığ Belediyesi 2. Ulusal Kitap Fuarı’ 23 Kasım- 2 Aralık 2018 tarihleri arasında Elazığ Fuar ve Sergi Alanı’nda gerçekleştirilecek.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından 23 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek olan '2.Ulusal Şanlıurfa Kitap Fuarı' yarın kitapseverlerin hizmetine sunulacak.
 

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
Ağza bal çalıp kaçmak yok şu soruların cevaplarini bekliyorum:)

"Peki mutlak manada hangisi iyidir?
Peygamberin bildirdiği neden bize yetmedi?
Allah rilkeyi bu kadar sevmemizden memnun mu acaba? Ya da gâvur memleketlerinde gezmemizden? Televizyondan internetten her haltı öğrenmemizden?
Çöplüğe dönmedik mi? Her şeyi öğrendikten sonra şu doğru ş yanlış bu iyi öteki kötü diye ayırt ettiğimizi tahkik ettiğimizi zannederek kendimizi aklamamiz.... "
Rilke nedir acaba necedir
 

Hikmet

Terliklerimle...
Katılım
16 Eyl 2009
20181123_150054.jpg

Bu giriş beni mahvetmişti de devamını epey bir süre okuyamamıştım.
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
"Tüm kitaplar tek bir Kitab'ın anlaşılması için okunur."
"Ser â ser bir kitaptır kâinat.Hangi taşı kaldırsan Allah çıkar."R.M.Ekrem

Tüm ilimleri vâr Eden'e şükürler olsun.Yeter ki onları okuyup idrâk edenler olsun.Onlar vâr oldukça UMUT hep vârdır.Az çoğun delîlidir.Okumayanlara bakıp "Neden?" diye soranlar yerine;okuyanlara bakıp "Şükür!" diyenlerdenim.Yoksa gitmez başlardan dumanlar.Dumanlandıkça güzel düşünemez akıllar.Bizlere güzel düşünen güzel bakan ve güzel gören akıllar gerek ;) Hele ki böyle zamanlarda...
 

Mina

...
Katılım
5 Ağu 2018
"Tüm kitaplar tek bir Kitab'ın anlaşılması için okunur."
"Ser â ser bir kitaptır kâinat.Hangi taşı kaldırsan Allah çıkar."R.M.Ekrem

Tüm ilimleri vâr Eden'e şükürler olsun.Yeter ki onları okuyup idrâk edenler olsun.Onlar vâr oldukça UMUT hep vârdır.Az çoğun delîlidir.Okumayanlara bakıp "Neden?" diye soranlar yerine;okuyanlara bakıp "Şükür!" diyenlerdenim.Yoksa gitmez başlardan dumanlar.Dumanlandıkça güzel düşünemez akıllar.Bizlere güzel düşünen güzel bakan ve güzel gören akıllar gerek ;) Hele ki böyle zamanlarda...
Ne güzel dedin:)
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Kitapseverlere duyurulur:)

11-16 Aralık 2018
Eskişehir Fuar ve Kongre Merkezi

170 yayınevinin katıldığı fuarda, panel, söyleşi, atölye çalışmaları gibi 50 kültür etkinliği düzenlenecek.

Fuar süresince İpek Çalışlar, Ahmet Telli, Çiğdem Gündeş, Hasan Ali Toptaş, Hikmet Anıl Öztekin, Haydar Ergülen, Sevgi Özel, Ahmet Şimşirgil, Akgün Akova, Mine G. Kırıkkanat, Deniz Bayramoğlu, Murat Menteş, Ezel Akay, Mete Yarar gibi birçok yazarın katılımıyla söyleşi ve imza etkinlikleri düzenlenecek.

Girişin ücretsiz olduğu Eskişehir Kitap Fuarı, her gün 10.00 -19.30 saatleri arasında, kapanış günü olan 16 Aralık tarihinde ise 19.00’a kadar ziyaret edilebilecek.