Kızılderelinin Perspektifi?

Katılım
30 Kas 2006
#1
Hayata farklı açıdan bakabilmekle ilgili söyle bir
hikâye anlatılır:

Her olaya değişik bir perspektiften bakarak mutlu bir hayat sürülebilir mi?
Yoksa bu bir çeşit Polyanacılık mı?

Bizce sürülebilir. İşte size böyle yaşayan kızıl derelinin gerçek hikâyesi.

Bir gün New-York'ta bir grup is arkadaşı, yemek
molasında dışarıya çıkar.
Gruptan biri, Kızılderili’dir. Yolda yürürken insan
kalabalığı, siren
sesleri, yoldaki is makinelerinin çıkardığı gürültü
ve korna sesleri
arasında ilerlerken, Kızılderili, kulağına cırcır
böceği sesinin geldiğini
söyleyerek cırcır aramaya baslar. Arkadaşları, bu
kadar gürültünün arasında
bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle
zannettiğini söyleyip yollarına
devam eder. Aralarından bir tanesi inanmasa da,
onunla aramaya devam eder.
Kızılderili, yolun karşı tarafına doğru yürür,
arkadaşı da onu takip eder.
Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında
gerçekten bir cırcır
böceği bulurlar. Arkadaşı, Kızılderili’ye: "Senin
insanüstü güçlerin var.
Bu sesi nasıl duydun?" diye sorar. Kızılderili ise;
bu sesi duymak için
insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını
söyleyerek, arkadaşına
kendisini takip etmesini söyler. Kaldırıma geçerler
ve Kızılderili cebinden
çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar. Birçok
insan, bozuk para sesini
duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, onun
ceplerinden düşüp düşmediğini
kontrol eder. Kızılderili, arkadaşına dönerek:
"Önemli olan, nelere değer
verdiğin ve neleri önemsediğindir. Her şeyi ona
göre duyar, görür ve
hissedersin." der....
 
Katılım
28 Ocak 2007
#2
Ynt: Kızılderelinin Perspektifi?

Paylasimin icin tesekkurler zemheri ...

New York'ta her sene Kizilderililerin festivalleri olur. Long Island-NY'ta Kizilderililerin izleri hala yasatilmaktadir, kendilerine ait semtleri bile vardir. Bunlardan birine katilma firsatim olmustu. Hayat tarzlari bambaskadir. Kulturlerini yasatmak adina duzenledikleri bu festivallerde her yil bir araya gelirler ve cok insan bu zaman diliminden memnun kalarak ayrilir. Cadirlar kurulur, geleneksel yemeklerler insanlarin begenisine sunulur, takilari, aksesuarlari, danslari ve dans yarismalari... hepsi tadilmaya degerdir inanin...

Bir hikaye de ben eklemek istedim bu baslik altinda...

İyilik ve Kötülük

Yaşlı kızılderili reisi, kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyordu. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve 12 yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesinin önünde boğuşup duruyorlardı.

Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri köpekti bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için biri yeterli görünürken niye ötekinin de olduğunu, hem niye renklerinin illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla sordu dedesine. Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.

"Onlar," dedi, "benim için iki simgedir evlat."

"Neyin simgesi?" diye sordu çocuk.

"İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük, içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları."

Çocuk, sözün burasında, mücadele varsa, kazananı da olmalı diye düşündü ve her çocuğa has bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:

"Peki, sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?"

Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa:

"Hangisi mi evlat? Ben hangisini daha iyi beslersem o kazanır...”

Sevgiyle kalin...
iLK'iZ
 
Katılım
30 Kas 2006
#3
Ynt: Kızılderelinin Perspektifi?

sevgili ilk'iz seninde paylaşımın çok güzeldi...klavyene kuvvet:D
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap