Tadımlık

Köşe Yazarlarından Seçmeler

ferahsan

Divan Üyesi
'Spinoza Günleri'

"İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin düzenlediği, '2. Spinoza Günleri' Sempozyumu 4-5 Aralık 2009 tarihleri arasında yapılacak.

Spinoza üzerine yaptığı çok değerli çalışmalarıyla tanıdığımız Prof.Dr. Cemal Bali Akal'ın öncülüğüyle girişilen 'Spinoza Günleri'nin birincisi, geçen yıl yine Bilgi Üniversitesi'nde yapılmıştı.

Bu yılki Spinoza Günleri'nde, modern felsefenin üç büyük Rasyonalistinden biri (ötekiler Descartes ve Leibniz) olan Hollandalı bu büyük filozof, uluslararası bir sempozyumda tartışılacak: 'Uluslararası' evet, çünkü Sâo Paolo, Cordoba, Leibniz ve Buenos Aires Üniversitelerinden Spinoza uzmanları var bu Sempozyumda. Elbette Bilgi, Galatasaray ve Ege Üniversitelerinden gelen Türk akademisyenler de!"

Devamı için:


http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=919893&title=spinoza-gunleri
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
ibret ve hikmet ile okuyun!

Bu arada zorunlu din eğitiminin başında olması dolayısıyla en çok eleştiriye hedef olan Prof. Dr. İrfan Aycan'ın Türkiye'de Sünni geleneğinde bir kırılma sayılabilecek şekilde "İslam Dünyasında Saltanata Giden Yolda Muaviye Bin Ebi Süfyan" (Fecir Yayınları, 1990) isimli kitabın yazarı olduğunun ifade edilmesi köprü kurucu bir sürpriz oluşturdu. Bu kitabıyla Prof. Aycan, Muaviye'yi Hz. Ali'nin bakış açısıyla eleştiren ve Türkiye'deki Muaviye algısını kökten değiştiren bir etki yapmıştır.
bu sözler yeni şafak gazetesi yazarı yasin aktay'a ait! makale 1 ocak 2010 tarihli. lütfen ama lütfen okuyunuz ve amerikan pragmatizminin müslümanları nasıl ele geçirdiğini ibret ve hikmetle görünüz! yazıklar olsun! bin defa yazıklar olsun! incelikten mahrum plaza müslümanlarına, marka müslümanlarına, iyi nedir bilmeyen yeniye aşık şapşallara bin defa yazıklar olsun! bir sevdiğimin dediği gibi: "bunlar mı mürekkeb yalamış! ha yalaktan su içmiş ha mürekkeb yalamışlar ne farkı var?!"

bir millet bu kadar mı düşer Allah'ım!!!
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: makaleler

İhsan Eliaçık susuyor, akıl susuyor, vicdan susuyor ama kalem susmuyor ve kaybettiğimiz değerlerden yalnızca birini hatırlatan rahmani fısıltılardan birini daha iliştiriyorum beyaz cama;

“Hani su küçüğündü bu ülkede? dedim

Kaldırımdaki mendilci çocuğun çatlak dudaklarına değince gözlerim”
yazının tamamı için:

http://www.eminearslaner.com/?p=498
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: makaleler

Başörtüsü zulmü sebebiyle kız çocuklarını gurbet ellerde okutmak zorunda kaldığını da mı bilmiyordun yahu?
salih tuna - yeni şafak -04.02.2010.

yazı hedefini bulmuş. ama bu cümle kafamı karıştırdı. cümlede geçen "zorunda kalmak" yerine "tercih etmek" denilmeliydi bence. zira zorunluluk "geride" kalanlar içindi ve halen de öyle! belki gurbetin tek zorunluluğu geride bir şeyler bırakmak!

ama salih ağabey iyidir. zevk ile kıraat ederim çok zaman. yazının tamamı için:

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=04.02.2010&y=SalihTuna
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: makaleler

'Sivil siyasetin kendini geliştiremediği ortamda darbe kaçınılmazdır', diyerek de militarizmin nimetlerini sonuca bağlamış Ortaylı. Profesör meseleyi böyle formüle edince 27 Mayıs darbecilerinden Numan Esin'in anılarındaki şu akıl yürütmesini de doğru saymak gerek: 'Menderes'in, Bayar'ın ve yakın arkadaşlarının sorumluluğu ihtilal şartlarını Türkiye'de yaratmaktır. Yargılanmaları da 'ihtilale sebebiyet vermek'ten olmalıydı'... İyi mi? Hem darbeyi yapacaksın, hem de siyasileri 'bize niye darbe yaptırdın' diye yargılayacaksın!
diyor zaman gazetesi yazarı ihsan dağı. tarih: 09.02.2010

Resmi tezlerde kullanılan 'ordu millet' ifadesi eksik ve yanıltıcıdır. Türkler Anadolu'ya yersiz yurtsuz göçebeler olarak değil ordular halinde gelmişlerdir. Savaş yeteneğinin, ata binmek, ok ve kılıç kullanmak gibi sınırlı olduğu dönemlerde bütün bir halkı savaşçılara dönüştürmek zor değildir. Burada önemli olan, merkezî gücün, yani devletin organizasyon yeteneğidir.
bu sözlerde zaman gazetesinde yazan mümtazer türköne'ye ait. tarih: 09.02.2010

Alın meselâ, "Ordunun siyasete karışması kaçınılmazdır, bu tarihsel bir gerçekliktir" cümlesini; biraz sosyal ilim ve hassaten tarih okumuş herkes, bu cümlenin darbeyi ve darbecileri haklı göstermek için değil, Yeniçeri ayaklanmalarından bu yana askerlerin siyasetle nasıl iç içe biçimlendiğini hatırlatmak için söylendiğini anlar; bu cümlenin izahı ise belki on-onbeş dakika süren bir konuşmayla desteklenmiş olsa gerektir; halbuki bir haber metninde sadece kısaltılarak ucu sivriltilmiş hüküm cümlelerini görüyoruz.

Ne oldu şimdi, İlber Hoca'yı darbeci mi ilân edeceğiz? Yok daha neler!.
bu sözler ise yine zaman gazetesinde yazan ahmet turan alkan'a ait. tarih: 08.02.2010

bir konferans esnasında necib fazıl üstadı takdim eden adam komünizme vurdukça vurmuş ve sözünü şöyle bağlamış: "biz ki komünist değil elhamdülillah kapitalistiz..." üstad sözün tam burasında arkadan haykırmış: "çüüüüüüüüüş"

ihsansız ihsan dağı'na hep beraber bir çüüüüş çekelim lütfen! be adam hadi ilber ortaylı hocayı arama zahmetine katlanmıyorsun, bu işin aslı nedir astarı nedir merak etmiyorsun?! bari aynı gazetede yazan ahmet turan alkan'ı okusana bre! öyle ikircikli ve sinsi bir usul tutturmuş ki insanın havsalası almıyor. yazının sonu da garib. lütfen ibret ve hikmetle kıraat ediniz. insanın saçmalamakta işi nerelere vardırdığına hayret edeceksiniz. ihsan dağı bir profesör ve ilmini küçümsemek istemem ama bu meyanda aklıma bir söz de gelmiyor değil: "bu kadar cehalet ancak tahsille mümkündür!"

haydi hep beraber tekrar edelim: çüüüüüş!
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: makaleler

Hocam ben öyle siyasetten falan anlamam. Hiçbir zaman kafam basmamıştır. Sırf sizin hatrınıza ben de diyeyim. (içimden bir çüüş diyesim geldi birden. sanki deyince rahatlıcam gibi)

Çüüüüüşşşşş!!

;D
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: makaleler

ağır gelin,bunlar bizim akıllılarımız,yadırgamıyorum artık,mecliste savunayım derken mahremini ortaya seren bir başbakan,ve saldıracağım diye ne dediğini bilmeyen bir muhalefet ,kendini savunmakdan biçare diğer muhalefet ....atıp tutan boş konuşan köşe yazarları.Ego 1500 tripleri hepsi ne çüüüşşş desek hızları kesilir mi ?
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: makaleler

Olayın ikinci boyutu ise, Bihter'e gösterilen şefkatin, müsamahanın onda biri, Diyanet İşleri Başkanı olan, yani doğal olarak yüzde 90'ı Müslüman nüfusa sahip olan bir ülkede, açıp iki satır Kur'an-ı Kerim okumayı salık vermesinden daha doğal hiçbir şey bulunamayacak Ali Bardakoğlu'na gösterilmeyip, dört koldan, "ne dedin sen ne dedin?" demek ve lafını ağzına tıkmak suretiyle uygulanan şeffaf sansürü, "sansür istemezük"çülerin açıklaması gerektiği.. Ki, kanaatimce okkalı bir çelişki barındırmaktadır.
özlem albayrak - yeni şafak - 16.02.2010

tamamı için:

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=20936&y=OzlemAlbayrak
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: makaleler

Birk fark görüyormusunuz fatih de çarşafının altına topuklu ayakkabı giyenle ,sokak da mini eteğinin altına yüksek ölçekli pabuç giyen arasın da?
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: makaleler

Aslında, dış borcu trilyonlarca Euro ile ifade edilen İspanya ile Portekiz'in hali ise, Yunanistan'dan da beter. İngiltere'nin sesi kısılmış vaziyette. Daha 3-4 yıl öncesinin harika çocuğu İrlanda'dan imdat sesleri geliyor. İtalya borç batağına saplanmış ülkeler kervanında yer alıyor. Almanya'da kamuoyu, hükümetin Alman vatandaşlarına ait parayı başka ülkelerin vatandaşlarına transfer etmesine şiddetle karşı geliyor. Uzmanlar İtalya dahil başka AB ülkelerinin de borçlarını düşük göstermek amacıyla hileli finansal işlemlere başvurmuş olabileceğini düşünüyor.
sami uslu-zaman-19.02.2010

yazının tamamı için:

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=953193&title=osmanliya-hasta-diyenlere-ne-oluyor
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: makaleler

Yoktular, çünkü alternatif medya vardı. Yalanların, karartmaların, saptırmaların, sulandırmaların foyasını çıkaran yeni bir medya vardı. Hele Taraf Gazetesi, cesareti ile bunları darmadağın etti. Uykularını kaçırdı. Bu da bir ilkti. Darbe planlarını, Kafes Eylem planlarını, Balyoz planlarını, Taraf olmasaydı nereden bilecek, nereden öğrenecektik?
hüseyin gülerce-zaman-19.02.2010

ağlasam mı gülsem mi? tarafın cesaretinden bahsediyor hüseyin ağabey ama zımnen kendisinin neyinden bahsetmiş oluyor? "taraf olmasaydı nereden bilecek, nereden öğrenecektik?" demişsin. yapma hüseyin ağabey, yapma lütfen! ne yani o belgeler sana gelseydi yayınlamayacak mıydın? (yoksa geldi de yayınlamaktan korktun mu? öyle ya; yazdığın cümle bu manaya yol veriyor.) yoksa sadece taraf mı cesaret sahibi?

yazının bu kısmı dökülüyor ağabey. toparla kendini. başkalarını öveyim derken kendini, varlığını taşa çalma. dost var düşman var!

her neyse... tamamı için:

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=953169&title=cumhuriyet-agalari
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: makaleler

"Eee şimdi biz onları fişliyoruz. 40 sene onlar bu halka yaptı, inşallah sıra bizde. Yapmaya çalıştığımız bu arkadaşlar..."

Hayır, hiç de öyle değil arkadaşlar: Türkiye gibi bir ülkede hiçbir hükümet durup dururken askerlerle, yüksek yargıyla, derin bürokrasi ile yaka-paça olmayı ve siyasi başarısını bu gerginlik üstüne bina etmeyi istemez.
zaman-ahmet turan alkan-22.10.2009

ahmet hoca hedefi onikiden vurmuş yine.

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=954124&title=timsahlarla-dans-da-kural-gerektirir
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: makaleler

Şunu demek istiyorum: 28 Şubat, İslâmcı entelektüellerde inanılmaz bir savrulma yaşanmasına, 28 Şubat rejiminin bizzat İslâmî kesimlerde tabanda köklü bir sekülerleşme sürecinin hızla köksalmasına yol açmakla, bu toplumun medeniyet iddialarının, tarihî derinliğinin ve ben-idrakinin yegâne temsilcisi olması beklenen İslâmî kesimlerin, İslâmî söylemleri ve iddiaları zor zamanlarda nasıl da kolaylıkla terk edebileceğini, konformistleşebileceğini gözler önüne sererek Türkiye'yi zihnî bakımdan tam bir bitkisel hayata girdirdi. Ve daha da vahimi, bu süreç, zihnî bitkisel hayatın normal bir şey olarak algılanmasına, dolayısıyla 28 Şubat süreciyle yaşanan savrulmanın hem entelektüel, hem de sosyo-politik ve ekonomik düzlemde meşrûlaşmasına yol açtı.
yusuf kaplan - yeni şafak - 01.03.2010

tamamı için:

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=01.03.2010&y=YusufKaplan
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: makaleler

Bumerang etkisi malumdur...

Kuzey Irak'ta özerk Kürt bölgesinin kurulmasını bile kavga nedeni sayan Türkiye, nereden nereye geldi, gelmek zorunda kaldı?

Bu konuda kayıp yaşanmadıysa, bu, Ankara'nın, gücünü, imkânlarını, koşulları, karşısındaki tarafları dikkate alarak siyasetini esnetmesi ve değişmesi sayesinde olmuştur.

1915 konusunda esneklikten uzak bir tavrın, " Ermenistan'a ağır bedel ödetmeliyiz" çıkışıyla 1940'ların Almanya siyasetçilerini andıran CHP' tavırlarından ne farkı kalıyor.

Sadece ilkesel açıdan değil, pragmatizm açısında da çıta düşüyor...
ali bayramoğlu - yeni şafak - 16.03.2010

bilmem ki ne demeli?

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=16.03.2010&y=AliBayramoglu
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: makaleler

'Bu konu dünden bugüne bir konu değil. Ülkemizde şu anda yaşayan yaklaşık 170 bin Ermeni var. Bunların 70 bini vatandaşımız. 100 bini ise kaçak olarak yaşıyor. Dünden bugüne kalkıp da bir karar verecek değiliz. Bunlar 10 yılı aşkındır ülkemizde bulunuyor fakat bu gelişmeler bu şekilde devam edecek olursa tabii ki değerlendirmeyi muhakkak yapacağız. Değerlendirmesini yapıp gereken adımı o zaman atacağız.
receb tayyib erdoğan - başbakan - londra

kaynak:

http://yenisafak.com.tr/Politika/?t=16.03.2010&i=247095

ali bayramoğlu'nun "babalanma" deyu tesmiye ettiği tavırlardan biri zahir. ülkende kaçak 100.000 insan istihdam edeceksin ama kendi öz evlatlarına bak(a)mayacaksın. sonra da bu acziyetini kuvvetmiş gibi göstereceksin. ya ben 100.000 kişinin varlığını yanlış anlıyorum ya bayramoğlu. londrada erdoğan'ın ifade ettiklerine bakınca ya ali bayramoğlu hükümetin pragmatizm çıtasının ne kadar yüksek olduğunu fark edemiyor yahut ben...

Allah Allah??!
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: makaleler

Artık kim ne düşünüyor ,kim ne yapıyor takip edemiyorum ne aklım kaldıra biliyor ne de midem!
 

Hatırlatma

Lütfen alıntıladığınız içeriğin dış linkini değil içeriğin kendisini paylaşınız.Siyasi yazılar paylaşmamalıyız.Alıntıladığımız yazarın yazarını paylaşalım.Yayınlanan yazılardan divan sorumlu tutulamaz.

Benzer konular

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt