Köyde hayat var

Mina

Divân Üyesi
696CE849-A13B-40AD-AFFA-2FABD731C869.jpeg



Köy deyince aklınıza ne geliyor?
Bozulmamış insanlar,meyveyi dalından koparmak,toprakla hemhal olmak,baba ocağı,çeşmeden eve su taşımak,fırında ekmek pişirmek,traktör sesi,tezek kokusu,köy düğünleri,allı gelinler
Ah şu günlerde daha çok özlemedik mi?
Şehir dışına çıkma yasağı kalksın ilk işimiz köye ışınlanmak olacak
Köye dair bütün paylaşımları burda yapalım
Düşünceler ,resimler, anılar...
Köydeki evimizin önünden bu resim,geçenyaz ne güzeldi...
 

Mina

Divân Üyesi
C6759560-2ED8-4249-9856-778703822D88.jpeg
8D707B16-0102-480E-8261-B8AD1A6602B0.jpeg


Annemin doğduğu ev...
Saman Ve ahşaptan yapılma
Eskiden insanlar daha sağlıklıydı çünkü öncelikle oturdukları mesken doğal malzemelerden yapılmaktaydı
Eskiden evlerde her oda ocağıyla,banyo yapma yeri ile bir “evdi”
Ev denilen şey alınıp satılmaz
Ev ocaktır,Ocak tüter. Töreye göre o ocağı evin en küçük oğlu yakar,canlı tutar.
On çocuk,anne baba,büyükanne büyükbaba artık bu eve sığamaz olunca hemen yukarıya yeni bir ev yapmışlar
Ocağınız sönmesin efendim
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Ev denilen şey alınıp satılmaz
Ev ocaktır,Ocak tüter. Töreye göre o ocağı evin en küçük oğlu yakar,canlı tutar.
Ah bu kısım beni benden alır işte. Ev'den ziyade Ocak. Bu başlık çok iyi olmuş köyüne hasret biri olarak ben de şenlenmesine katkıda bulunmak isterim. :D
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Ah şu günlerde daha çok özlemedik mi?
Şehir dışına çıkma yasağı kalksın ilk işimiz köye ışınlanmak olacak
Al benden de o kadar. En çok da kokusunu özledim. O ferah havasını taa ciğerlerime kadar çekip şükretmek istiyorum. Anneciğimin ellerinden yemekler, ekmekler; babacığımın ellerinden meyve bahçesinden taze taze getirdiği meyveler,mısırlar...
"Semender sen de ne boğazcı çıktın!" sesinizi duydum yalnız :D Elimde değil bayılıyorum köyümün yiyeceklerine insan karnı acıksın diye sakız çiğner mi? Ben köyde özellikle yapıyorum bunu zaten açık havada sürekli bir iştah oluyor :D
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ne mutlu size,çocuk olduğumda yazın köye gittik diyen herkesi kıskanır ,köyün nasıl bir yer olduğunu merak ederdim.babam bizi denize götürdüğünde ,baba biz neden köye gitmiyoruz diye sorardım.babam da köyümüz olmadığını söyler denizde çok eğleneceksin derdi.sonra eş dost çoktu da köy kavramını ilkokul sonda öğrendim.ilk üst komşumuz adalet teyze götürmüştü köye.pamukova köyün nasıl bir yer olduğunu öğrendiğim yer.kızı ile yakın arkadaştık.ineklerden çok korktuğumu hatırlıyorum.patika yollarda karşıma çıktığında ağlayacak gibi olurdum.o kocaman gözleri ile baktıklarında ne yapacağımı bilemezdim,hele üzerinde ki sinekler yokmu daha korkunç gelirdi.meral uzunca kahkaha atar pısıp kaldığım yerde elimden tutarak yola devam etmemi sağlardı.ilk şalvarı da pamukovada giydim. Başıma yazmada ilk köyde taktım :) adalet teyzenin annesi haminne derlerdi.(hala adını bilmem haminne) kocasofadan şunu getirin bunu getirin derdi.gizli bir yer olduğunu düşünmüştüm :) çok merak ediyordum.kocasofa da neler var.çocuk aklımla esrarengiz şeyleri hayal ediyordum.aklımda olmadık kurgular kuruyordum :) haminne adalet teyzeden kocasofadan getirmesi için bir şey istediğinde hemen adalet teyzenin peşine takıldım.çok heyecanlandım anlatamam size.adalet teyze önde ben kapının eşiğinden gizlice bakarak peşindeyim.eve girdi oturduğumuz odanın kapısından geçti biraz yürüdü ve bir kapı açtı ,kapıyı açar açmaz arkasına koştum.nasıl bir şey bekliyordu beni odanın içine baktığımda içinde tahtakoltuklar yeşil minderler yerde sofra üstünde yapma çiçek ve ilginç olan ise duvarın içi oyulmuş odunlar vardı odalarına isim verdiklerini o zaman anladım :) haminne bana türlü türlü yemekler yapar benim derdim ise haminne ne zaman ekmek yapacaksın kuzuninenin başına gider sıcak ekmek ve tereyağ peşindeyim heminne üzülür bu kız yemeklerimizi beğenmedi ekmek tereyağ yiyor diye üzülür :)ben öper koklar hayır bu daha çok hoşuma gidiyor diye ikna etmeye çalışırım.sonra adalet teyze çilek tarlasına götürdü bizi .göz alabildiğince çilek tarlası elimize sepet verdi dümdüz gidip çilekleri sepete toplayın dedi.tarlanın bir ucundan başlıyorsunuz giderken yeşil olan çilekler dönüş yolunda kızarıyordu çok ilginç gelmişti ...neyse biz meralle bir çilek sepete bir çilek mideye başladık çilek toplamaya ...o kadar çok yemişiz ki akşam olunca meralle ben hasta olmuştuk :) son olarak aklımda kalan köy düğünü herkes kırmızı şalvar,kırmızı tülbentler,bizim düğünlerimizden çok farklıydı,bizim düğünlerimiz kapalı alanlarda onların ki köy meydanında ,onlarda şalvarlar ,bizde abiye elbiseler,bizde org onlarda davul zurna çok eğlendiğimi iyi hatırlıyorum :) o yıl okul açıldığında kompozisyon dersinde köyü anlattığım içinde çok mutlu olmuştum:)
Hamiş:eek: korktuğum inekler varya sonradan heminne bana onları sağmasınıda öğretti...fışk fışk :)(sütün kovayla buluşurken çıkardığı ses)
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Ne mutlu size,çocuk olduğumda yazın köye gittik diyen herkesi kıskanır ,köyün nasıl bir yer olduğunu merak ederdim.babam bizi denize götürdüğünde ,baba biz neden köye gitmiyoruz diye sorardım.babam da köyümüz olmadığını söyler denizde çok eğleneceksin derdi.sonra eş dost çoktu da köy kavramını ilkokul sonda öğrendim.ilk üst komşumuz adalet teyze götürmüştü köye.pamukova köyün nasıl bir yer olduğunu öğrendiğim yer.kızı ile yakın arkadaştık.ineklerden çok korktuğumu hatırlıyorum.patika yollarda karşıma çıktığında ağlayacak gibi olurdum.o kocaman gözleri ile baktıklarında ne yapacağımı bilemezdim,hele üzerinde ki sinekler yokmu daha korkunç gelirdi.meral uzunca kahkaha atar pısıp kaldığım yerde elimden tutarak yola devam etmemi sağlardı.ilk şalvarı da pamukovada giydim. Başıma yazmada ilk köyde taktım :) adalet teyzenin annesi haminne derlerdi.(hala adını bilmem haminne) kocasofadan şunu getirin bunu getirin derdi.gizli bir yer olduğunu düşünmüştüm :) çok merak ediyordum.kocasofa da neler var.çocuk aklımla esrarengiz şeyleri hayal ediyordum.aklımda olmadık kurgular kuruyordum :) haminne adalet teyzeden kocasofadan getirmesi için bir şey istediğinde hemen adalet teyzenin peşine takıldım.çok heyecanlandım anlatamam size.adalet teyze önde ben kapının eşiğinden gizlice bakarak peşindeyim.eve girdi oturduğumuz odanın kapısından geçti biraz yürüdü ve bir kapı açtı ,kapıyı açar açmaz arkasına koştum.nasıl bir şey bekliyordu beni odanın içine baktığımda içinde tahtakoltuklar yeşil minderler yerde sofra üstünde yapma çiçek ve ilginç olan ise duvarın içi oyulmuş odunlar vardı odalarına isim verdiklerini o zaman anladım :) haminne bana türlü türlü yemekler yapar benim derdim ise haminne ne zaman ekmek yapacaksın kuzuninenin başına gider sıcak ekmek ve tereyağ peşindeyim heminne üzülür bu kız yemeklerimizi beğenmedi ekmek tereyağ yiyor diye üzülür :)ben öper koklar hayır bu daha çok hoşuma gidiyor diye ikna etmeye çalışırım.sonra adalet teyze çilek tarlasına götürdü bizi .göz alabildiğince çilek tarlası elimize sepet verdi dümdüz gidip çilekleri sepete toplayın dedi.tarlanın bir ucundan başlıyorsunuz giderken yeşil olan çilekler dönüş yolunda kızarıyordu çok ilginç gelmişti ...neyse biz meralle bir çilek sepete bir çilek mideye başladık çilek toplamaya ...o kadar çok yemişiz ki akşam olunca meralle ben hasta olmuştuk :) son olarak aklımda kalan köy düğünü herkes kırmızı şalvar,kırmızı tülbentler,bizim düğünlerimizden çok farklıydı,bizim düğünlerimiz kapalı alanlarda onların ki köy meydanında ,onlarda şalvarlar ,bizde abiye elbiseler,bizde org onlarda davul zurna çok eğlendiğimi iyi hatırlıyorum :) o yıl okul açıldığında kompozisyon dersinde köyü anlattığım içinde çok mutlu olmuştum:)
Hamiş:eek: korktuğum inekler varya sonradan heminne bana onları sağmasınıda öğretti...fışk fışk :)(sütün kovayla buluşurken çıkardığı ses)
Ne güzel bir köy hikayesi olmuş @evla Okurken gözümde canlandı kocasofa, Haminne, inekler... Köy candır can :) Ben de köy anılarımdan bahsederim inşallah.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Köyde yaşamak çok zor yalnız amcamlar toplanıp dağda yer aldılar.bize orası köy oldu lise gidiyordum herhalde.köy bizim için şimdi cevizin altında hamakda sallanmak,dereden yalın ayak şelaleye kadar yürümek.köylü gerçekten sürekli çalışmak zorunda boşluğu yok bir de ata tohuma döbilseler harika olacak.
Bir de sual @Semender ve @Mina evin arkasında ki erik ağacı yaprak biti olmuş bugün fark ettim .ziraat ilacı kullanmadan ağaçı kurtarabilir miyim ?
 

ferahsan

Divân Üyesi
Küçükken köye hep yaz gelince gittiğimiz için köy deyince aklıma sıcak geliyor. Bir Nuri Bilge filmine hapsolmanın sessizliği ve sesleri. Artık köye pek yolum düşmüyor. Yolumun düştüğü şehirlerde bahçeler, yaylalar ve dağlar var. Zaten bahçeler, yaylalar ve dağları büyük oranda köye tercih ederim. Egeli olsam belki farklı olurdu ama nasip.
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Köyde yaşamak çok zor yalnız amcamlar toplanıp dağda yer aldılar.bize orası köy oldu lise gidiyordum herhalde.köy bizim için şimdi cevizin altında hamakda sallanmak,dereden yalın ayak şelaleye kadar yürümek.köylü gerçekten sürekli çalışmak zorunda boşluğu yok bir de ata tohuma döbilseler harika olacak.
Bir de sual @Semender ve @Mina evin arkasında ki erik ağacı yaprak biti olmuş bugün fark ettim .ziraat ilacı kullanmadan ağaçı kurtarabilir miyim ?
Bildiğimiz beyaz sabunu suya karıştırıp camsil şişeleri oluyor ya o şişelere koyup fıslatarak kurtulabilirsin @evla Ya da daha doğalı sirkeli suya biraz odun külü karıştırıp aynı yöntemle de halledebilirsin. Ata tohumları bizde hala durur: Domates, biber, patlıcan, fasülye, börülce, nohut , kavun, karpuz tohumlarımız babaannemden yâdigâr :D
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Bildiğimiz beyaz sabunu suya karıştırıp camsil şişeleri oluyor ya o şişelere koyup fıslatarak kurtulabilirsin @evla Ya da daha doğalı sirkeli suya biraz odun külü karıştırıp aynı yöntemle de halledebilirsin. Ata tohumları bizde hala durur: Domates, biber, patlıcan, fasülye, börülce, nohut , kavun, karpuz tohumlarımız babaannemden yâdigâr :D
Hemen deneyeceğim biraz daha gün ışısın çok teşekkür ederim :)
Ata tohumları haberi çok hoşuma gitti.bereketi bol olsun artsın eksilmesin,taşsın dökülmesin.
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Hemen deneyeceğim biraz daha gün ışısın çok teşekkür ederim :)
Ata tohumları haberi çok hoşuma gitti.bereketi bol olsun artsın eksilmesin,taşsın dökülmesin.
İnşallah şifa olur sevgili erik arkadaş için. Amin inşallah annemler tohum alma konusunda çok hassastırlar. Bana bile karpuz kavun verirken derler ki: Seneye yine yemek istiyorsan tohumları al kurut getir. Ben de ailemin sözünü dinler güzelce tohumları alır memlekete giderken yanımda götürürüm. :D
 

Dilhun

Divân Üyesi
Selam ve muhabbetle:)
Binalar yükseldikçe insanlık alçaliyor der İbrahim ağabey.Şehir inşâ eder ,kent imhâ eder gerçeği var bir de.
Yaşadığım coğrafyayı hem köy hem şehir olarak tanımlayabilirim sanırım.Binalarin arasında herkesin kendisine ait bı bahçesi var.Ve hemen hemen herkesin bahçesinde sanki birinin gönlü diğerinde kalmasın diye dut ağacı,nar ağacı ve incir ağacı bulunur. Annem mesela küçücük bahcesine ,koca bı dünya sığdırmış gibi.Visneler olsa da yesek diyorum babam diyor ki ben sana alırım onlar dalında kalsın , seyretmek keyif veriyor , beton yığınları arasında ,kökü toprakta olan meyveyi ,dalında seyretmenin guzelligine talip o çünkü.Topraktan gelen insan,21.yy.da topraktan,özünden uzak bırakıldığı için galiba bu herşey yolundayken bile bir şey eksik hissi.Tuhaf bi milletiz ya köylerimizi terkediyor,ardından da köy kahvaltısı diye tutturuyoruz.Evet evet ağaçları kesip kağıt üretip sonra da o kağıtlara ağaçları kesmeyelim ihtârini yapmak gibi bisey bu. @Semender in parolasiydi bu "doğayla doğal kalın":)Nietzsche de şöyle diyordu: "Doğayla baş başayken kendimizi öylesine rahat ve keyifli duymamızın nedeni, doğanın bizim hakkımızda bir görüşü olmayışıdır."

IMG_20200517_231700.jpg


Şimdilik balkondan üstten çekilmiş bı resim bırakayım.Gün aydınlaninca,dutlar,çilekler olunca bı resimle de olsa hasretinize vuslat diyerek bahçeyi seyrettirmeye çalışacağım.:)
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
"Köy insanı olmak." Ne güzel bir tâbirdir. Çünkü köy insanı erken kalkar, güneşi selamlar. Sonra hayvanlarla hemhâl olur, onların dilinden anlar. Hava durumunu ondan iyi bilen ancak meteorologlar olmalı değil mi? Nefes değil hayat çekerler ciğerlerine . Süt, yumurta, bal verene hürmet ederler, Verdiren'e hamd ederler. Yağmur yağar şükrederler, yağmayınca tevekkül ederler. Âdâb-ı muâşerete ihtimam gösterirler, sofraya ve ekmeğe saygı gösterirler. Ekmek ters konulmaz, üzerinden adımlanmaz. Aynı tabaktan olsa da herkes kendi önünden kaşıklar çorba tası bitmeden ana yemeğe geçilmez. Sofra yaygısı ayak basılmayan yere silkelenir. Yemek artığı kalmışsa kedi köpeğe yal hazırlanır. Karpuz, kavun, salatalık kabukları ineklere doğranır ah ne de güzel yer onlar da kıtır kıtır ses çıkartarak :) Kalan ekmekler atılmaz, papara yemeği yapılmak üzere kurutulur.
Ezan okunurken uzanılmaz, iş yapılmaz, konuşulmaz, ezan dinlenir salavat getirilir, bitince de ezan duası edilir.
Ve daha neler neler . Bunlar beni ben yapan dede nine yâdigârı, ata mirası kıymetli hatıralarımdan bazılarıdır. Hepsini köyümde onlardan öğrendim. Allah ebeden razı olsun ikisinden de.
 
Son düzenleme:

Hikmet

Yalınayak.
Bizim burada köy kavramı çok yoktur. Köylüler köyde, şehirliler şehirdedir. Bağ vardır ama. Eviniz varsa bir bağ almamak için hiçbir nedeniniz yoktur. Yazın bağa göçeriz mesela. Köy sevemiyorum ben. Bağ bahçe çiftlik... köylü şehirli ayrımı da ciddi vardır burda.
Umreye gittiğimizde kayserinin bi köyünden teyzelerle aynı ortamda bulunmuştuk. Bana nerelisin dediler, kayseriliyim dedim. Yerli misin dediler, evet dedim. Eh olsun, dediler. 2 senelik işletme okumuş muamelesi yaptılar bana yani :)
Bizi beğenmezler garip bir şekilde. Biraz kompleksliler gibi gelir bana hep. Sert konuşurlar mesela. Neyse. Öyşe işte. Ama bağ fotoğrafı koyarım isterseniz.
 

Hikmet

Yalınayak.
20200513_230152-min.jpg


Uçurtma uçurduğumun havasını da atayım :) bakın mesela evlerin arasında epey mesafe vardır o ev üst bağ komşunun evi. Şehre yaklaştıkça bağ evleri daha yakın olur birbirine. Uzaklaştıkça aralar açılır. Burdaki arsaları satanlar da oranın en yakın köylüleri olur genelde. Eskisi gibi ilgilenemeyip ekip biçemedikleri için belki,
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Benzer konular

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt