Küçürek Öykü

adlena

Dîvân Üyesi
Soğuk kış günlerinin başladığı şu günlerde yeni bir konu başlığı ile gönül dostlarına , fırından yeni çıkmış,buğusu üzerinde sıcacık bir merhaba olsun.
Yazmak ölümden çalmaktır der bir düşünür.Peki ne yazmak nerede ve niçin yazmak ?
İkinci sorudan başlayacak olursak ;
İnternetin devasa dünyasında özellikle de tivitır, feysbuk instagram gibi kopyala yapıştır metoduyla hayatını idame ettiren
gönül ,fikir ve düşünce dünyasını çarşamba pazarından beter hale getirmiş sanal bir güruhun içerisinde elbetteki sizi diğerlerinden ayıran en belirleyici vasfınız özgünlüğünüz olacaktır.Bu özgünlük emek ,sabır ve vefa ile bir araya geldiğinde ise karşınıza yazmaya değer bir muhabbet diyârı çıkacaktır.

İlk ve son soruya kısaca cevap verecek olsursak;
Hayata ve hayati değerlere anlam katan, bizi biz yapan her hali;
yazanın veya okuyanın aklına gönlüne müspet manada dokunup düşündürsün bazen duygulandırıp bazen de tebessüm ettirsin,
geriye dönüp bakıldığında ise - hoş bir sadânın nağmelerinin gönül kubbesinde çınlatsın diye yazmak- diyebilirim.

Her gün yüzlerce insanla karşılaşıyor belki farkında olmadan yüzlerce ayrı hikaye yaşıyoruz. Ben de bu hikayelerin bazılarını kendi mutfağımdaki malzemelerle harmanlayarak takdirlerinize sunacağım.Sizin öykücüklerinizi de aynı başlık altında okumaktan pekâla memnun olurum.

İlk öykücüğüm yarın :)
 
Son düzenleme:

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
Meşveret divanının müthiş ve yerinde çıkışlar yapan,kendine özgü üslûbuyla listede 'Acaba bu sefer neler yazdı?' sorusuyla gözlerin sürekli onu aradığı,her zaman farkındalık oluşturmayı başarabilen,us'uyla yeni ufuklar açan @adlena üstaddan böyle bir konu başlığı görmek şaşırtıcı olmadı.Başlığın bile bu kadar güzel ve merak uyandırıcı olduğu öyküler ne kadar güzel olur biz düşünelim artık ;) Sabırsızlıkla bekliyoruz efendim.
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ben feysbukta serbest çağrışım öykümsü denemelerimi paylaşıyordum zaman zaman niye gömdük ki şimdi :)
Öykü okumayı severim, iyi bir öykü hem edebi bir ziyafet yaşatıyor, hem insana dair hassas noktaları hatırlatmayı başarıyor hem de bonus olarak bir şeyi bitirmenin hazzını yaşatıyor :) Merakla bekliyoruz.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Müracaat bendeki meczup
 

adlena

Dîvân Üyesi
Zaman tik..tak..tik..tak geçiyorken tık.. tık.. tık azalıyordu kum saatinn kumları.Ne kadar acele etse de yetişmek için , o kadar geç kalıyordu hayata..Beklenmedik bir şeyin gerçekleşeceği umuduyla kırpıyordu gözlerini..Mutluluk gibi...
 

adlena

Dîvân Üyesi
Av mevsimiydi, olmasa bile onun oltasına yasak yoktu.Büyük kırmızı bir kova bile doyurmayacaktı gözünü.Oltasını bir hışımla sallayıverdi denize. Şamandırasıyla birlikte içi de titriyordu zira büyük bir balığın kancaya takılacağı hayaliyle avlanıyordu sürekli.
Sürekli avlanıyordu .
 

adlena

Dîvân Üyesi
Korkuyordu, korkmalıydı , çünkü o devasa karanlık, aklını, fikrini, gönlünü bir değirmen taşı gibi ezip geçecek kadar merhametsizdi. Oysa nice kışlardan sonra filizlenmişti çiçeği. Değirmen taşlarını korkutan çiçeği.Umudu...
 
Son düzenleme:

EnesBey

Dîvân Üyesi
Pek kücürek masallah
 

adlena

Dîvân Üyesi
Dünyanın en kısa hikayesi Ernest Hemingway’e atfedilir ve rivayete göre Hemingway, bunu bir öğle yemeğinde arkadaşlarıyla 6 kelimelik bir hikaye yazabileceğine dair girdiği iddia sonucu yazmıştır:

"Satılık: Bebek ayakkabısı. Hiç giyilmedi."
 

adlena

Dîvân Üyesi
Tüm koltukları geriye bakan iki kapılı otobüsün içinde yerini almış,geçmişini izleyerek geleceğinden bi haber yollara revan olmuştu.Yıllar yollar akıp giderken o, geleceğinden çok şoförü merak ediyordu.
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Benzer konular

xen

Üst Alt