Lugatu'l-Arabiyye..

Katılım
26 Nis 2007
#1
Edebiyat sitesi diye herşeyimiz Türkçe mi olmalı? Bence sitede Arapça'yla ilgili bir bölüm de yer almalı.. Şu sıralar populerliğini koruyan "Büniyel İslami ala hamsin.." hadisinden yapılmış bu ilahiyle başlasak fena olmaz sanırım..

[yt=425,350]6Lom7y97z_s[/yt]
 
Katılım
8 Ağu 2007
#2
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

İşte ilahi budur . Yavrum kendi sesiyle melodi yapmış hiçbir enstrüman yok . Paylaşımınız için teşekkür ederim sayın Ferahsan . شكران جزىران ;)
 
Katılım
8 Ağu 2007
#4
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

Memnuniyetle ... Elimden geleni yapmak isterim . Faydalı olmak adına .
 
Katılım
26 Nis 2007
#6
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

Çocuk olmak geçiyor içimden.. İbareleri basit bir ilahi daha.. Tercümesini kimden alsak???

[yt=425,350]pEhrlW3PI4E[/yt]
 
Katılım
8 Ağu 2007
#7
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

Kalbim imanın nuruyla aydınlandı
Allah'ım seni anarım her yerde ve herzman
İmanım yükselir secdede ve rükuda

...

Nasıl güneş doğar nasıl ay çıkar
Hepsi senin izninle
Kuşlar nasıl uçar hepsi senin izninle Yarab

...

Sen herşeyi bilirsin herşeye kadirsin
Allah'ım heryerde ve herzaman yanımdasın/yardımcımsın


Lehçe farklılığından dolayı çok iyi anlayamadım . İnce mevzular bunlar . Doğrusunu birebir yazmak lazım . Tam olarak yukarıda yazdığım gibi denmiyor olabilir . Çünkü ben "sokak Arapçası" olarak tabir ettiğimiz Arapça'yı biliyorum .
 
Katılım
26 Nis 2007
#8
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

Haklısınız fasih dil kullanılmış. Öyleyse bir de ben deneyeyim, anladığım kadarıyla:

Kalbimi imanla ferahlat,
(ikinci mısranın ikinci kelimesini anlayamadığımdan yazamıyorum malesef)
Rabbim muhakkakki sen her mekan ve zamanda doğru yola iletensin

Varlığımın sırrı oturmamda ve kalkmamda ya da orucumda ve namazımda
Sana olan imanımdır
Ey dirilten, ey insanın yaratıcısı
...
Koskoca kainat nasıl seyreder?
Doğan güneş nasıl aydınlatır?
Uzaktaki kuş nasıl uçar?
Eğer senin fazlın (lütfun) olmasa ya Mennan..
...
Sen Bâri'sin, sen Kahir'sin
Sen Bâsit'sin, sen Kâdir'sin
Sen Vâhib'sin, sen Nâsır'sın
Ey ihsan sahibi bize merhamet et..
...
(Allah'ın isimlerinin manasını bilerek yazmadım belki onları yazmak isteyen bir arkadaş çıkar ;))
Elbet hatam vardır, söylenirse ziyadesiyle memnun olurum efendim..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#9
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

ferahsan' Alıntı:
(Allah'ın isimlerinin manasını bilerek yazmadım belki onları yazmak isteyen bir arkadaş çıkar ;))
Ben bir tanesini yazayım, diğer arkadaşlar da kalanlara bir şeyler yazmak isterler belki.


Bâri : Yaratan, kusursuzca var eden​


Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Allah ki, Yaratan'dır, kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (1)

Yaşadığımız evren ile ilgili herşeyde bir denge ve ahenge rastlarız. Özellikle bilim alanında yeni gelişmeler kaydedilip bugüne kadar bilinmeyen pek çok detay ortaya çıktıkça, bu denge ve ahenk daha da netleşmektedir. Görünen odur ki, kainat üzerinde var olan her sistem üstün bir aklın tasarımıdır. Bu üstün aklın sahibi, herşeyi hayranlık uyandırıcı bir düzen içinde var etmiştir. Kainattaki her cisim, yeryüzünde yaşayan milyarlarca canlı müthiş bir ahenk içinde varlıklarını sürdürürler. Doğadaki düzen hiçbir şekilde bozulmaz ve milyonlarca yıldır son derece istikrarlı bir şekilde devam eder.
Yalnızca dünya üzerindeki yaşamı incelediğimizde bile hayranlık uyandırıcı pek çok detayla karşılaşırız. Etrafımız, farkında olduğumuz veya olmadığımız, sayısız yaratılış delili ile doludur. Örneğin, havadaki gazların karışımı tüm canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi için en elverişli şekilde oranlanmıştır. İnsanlar ve hayvanlar yaşayabilmek için oksijen alır ve karbondioksit verirler. Ancak bu işlem sürekli devam ettiği halde havadaki oksijen miktarı azalıp, karbondioksit miktarı artarak mevcut dengeyi bozmaz. Çünkü bu noktada çok ince bir düzen var edilmiştir; insanların ve hayvanların tersine bitkiler, yaşamlarını sürdürürken karbondioksit alır ve oksijen verirler. Dolayısıyla insanların ve hayvanların tükettiği oksijen, bitkiler vasıtasıyla tekrar üretilir ve dünyadaki denge korunur.
Kuşkusuz bu örnek dünya üzerinde görebileceğimiz yaratılış delillerinden yalnızca bir tanesidir. Gerek mikro gerekse makro alem incelendiğinde bunun gibi sayısız örnekle karşılaşmak mümkündür. Eğer kainat ve dolayısıyla dünya üzerindeki canlılık varlığını sürdürebiliyorsa, bu, üstün akıl sahibi, herşeyin Yaratıcısı olan Rabbimiz'in 'herşeyi birbirine uygun olarak yaratması' ile mümkün olmaktadır. (2)


Bâri'dir. Yani öyle temiz yaratıcı ki yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizam üzere seçip düzenleyerek ve tamamlayarak birbirinden farklı özelliklerle yaratır. Râzi der ki: "Bâri ismi, yaratan ve icad eden gibi olmakla beraber cisimlerin yaratılması mânâsını ifade eder. Onun için halka "berriyye" denilir de, renk ve tad gibi başka bir cevherle meydana gelen hususlara denilmez." "Allah'ın yarattığı şeylerin şerrinden O'nun kelimelerinin hepsine sığınırım." gibi bazı dualarda zikredilen "halaka", "zeree" ve "beree" fiillerine nazaran "bâri" ismi yaratılışın tekâmül mertebelerindeki icadları ifade eder. (3)

Bâri ismini bilmenin faydaları nelerdir?
Allah'ın yaratıcı olduğunu kabul etmek, O'nun aynı zamanda Bâri olduğunu da kabul etmektir. Allah'ın yaratıcı ve Bâri olduğunu kabul eden, kendisinini daima bir halden bir hale geçtiğini ve sonuçta bu varlığının mutlaka son bulacağına inanır. Bu inanç ona, Allah'a tam bir teslimiyetle teslim olmasını sağlar. Olayların gerçek yaratıcısının Allah olduğunu bilen kimse, meydana gelen olaylardan derinden etkilenmez, kalbini derin üzüntüler sarmaz, sırlarının bilinmesinden korkmaz. O'nun yasaklarından şiddetle kaçınır ve daima O'na sığınarak korunur.Bu ismi bilen, her şeyin Allah elinde olduğunu ve O'nun emriyle gerçekleştiini bilir. O'ndan başka yaratıcının olmadığını anlar. O'nun bütün emir ve yasaklarını samimiyetle uygular. (4)

Çocuğu olmayan bir kadın, yedi gün oruç tutup iftar vaktinde "Yâ Musavvir, Ya Bari, Ya Hâlik" isimlerini su üzerine 21 kere okuyup üfürse ve o sudan iftar eylese Cenab-ı hak bu isimlerin hürmetine makbul bir çocuk ihsan eder." (7)


--------------------------------------------------------------------------------
Kaynaklar:
1) Haşr, 24 - Al-Hashr, 24 (The Gathering)
2) Allah'ın İsimleri,© 2005 Harun Yahya
3) Elmalı Tefsiri, Haşr, 24
4) Esma-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
5) Islam City
6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985
7)Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
 
Katılım
8 Ağu 2007
#10
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

`Büniyel İslami ala hamsin` ilahisinin başka adı olabilirmi ? Yada söyleyenlerin ismi hakkında bi fikri olan varmı ? İndirmek istedim ama bulamadım ...
 
Katılım
26 Nis 2007
#11
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

Allah razı olsun Dil-şâd, bilgilendirdin bizi.. Bakalım diğer isimleri hakkında kim neler söyleyecek..

ahter' Alıntı:
`Büniyel İslami ala hamsin` ilahisinin başka adı olabilirmi ? Yada söyleyenlerin ismi hakkında bi fikri olan varmı ? İndirmek istedim ama bulamadım ...
:-\ Ene âsifün cidden, lâ edrî.. (youtube'dan indirebilirdiniz ama görüntü olmasın istiyorsunuz sanırım.. Yanılıyor muyum?)
 
Katılım
8 Ağu 2007
#12
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

Ene âsifün cidden, lâ edrî.. (youtube'dan indirebilirdiniz ama görüntü olmasın istiyorsunuz sanırım.. Yanılıyor muyum?)

Evet . Mp3 halinde yani .
 
Katılım
27 Mar 2006
#13
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..




Bâsit : Ruhları bedenlere yerleştiren, genişleten, açan ve bolluk veren
Cenab-ı Hak buyuruyor


"Eğer Allah, kullari için rızkı (sınırsız) geniş tutup-yaysaydı, gerçekten yeryüzünde azarlardı. Ancak O, dilediği miktar ile indirir. Çünkü O, kullarından haberi olandır, görendir." (1)

Dilediği kullarının rızkını genişleten veya ruhlarını cesetlere yayan anlamına gelir.

Allah, Kendisi'ne iman eden, kalpten itaat eden kişilere dünyada maddi ve manevi bolluk, genişlik verir. Onların önündeki zorlukları açar. İman edenler karşılaştıkları her türlü zorlukta, sıkıntıda ve hastalıkta yalnızca Allah'a sığınırlar ve O'nu vekil edinirler. Bunun bir karşılığı olarak Allah inkar edenlerin işlerini zorlaştırırken, müminlerin işlerini kolaylaştırır. (3)

O istediği kulundan ihsan ettiği serveti evlad, hayat zevkini, gönül ferahlığını alıverir, istediği kulunada yepyeni bir hayat, neşe ve rızk bolluğu verir. Rızık, fakir ve zengin herkese ulaştırılır. Allah, rızkın insanlar arasında eşit olmamasında derin ibretler bulunduğunu da beyan buyurmuştur
Bolluk ve genişliğin en büyüğü, Allah'ın kalplere merhametini yaymasıdır. (4)

Tenbih: Kulun Bâsit ismini kendisine rehber edinerek ihtiyaç içinde olan her insana hatta canlıya iyilikte bulunması gerekir. Her müslümanın Allah'tan başka rızıkları genişleten ve daraltan kimsenin olmadığına içtenlikle inanması gerekir. Kalpleri huzura kavuşturan, dilleri ve diğer bütün organları kötülklerden arındıran, sahiplerini mutlu edenyine O'dur. (5)

Bir kimse "Yâ Bâsit" ismini

Seher vaktinde elini yukarı kaldırıp 10 kere okuyup elini yüzüne sürse hiç bir kimseye muhtaç olmaz. (2)
Bu ismi şerifin 72 defa kıraatı insanın kalbinden gam ve kasveti giderir. Yerine neşe getirir. (6)


--------------------------------------------------------------------------------
Kaynaklar:
1) Şura, 27
2) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
3) Allah'ın İsimleri, © 2005 Harun Yahya
4) Kurtubi, 1/360-361
5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
6) Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005 , Mütercim'in
 
Katılım
26 Nis 2007
#14
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

Allah razı olsun Kardelen.. Hadi bakalım sıra kimde ;)

Ahter ben size bir soru sormak istiyorum: Fasih dil sadece konuşmada problem oluyor değil mi? Yazılı ibare çözerken farketmiyor?
 
Katılım
8 Ağu 2007
#15
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

Evet . Konuşma dilinde epey problem oluyor .


Yazı ibarelerinde farketmiyor . Sadece Kur'an dilinde farkedebiliyor . Türkiye'de basılan Kur'an'ları okumak Arabistan'da Kura'an okumayı öğrenmiş biri için zor (misal) . Ama normal yazıda farklılık göstermiyor ...


Siz Arapça mı öğreniyorsunuz ? Üniversite öğrencisi misiniz ?
 
Katılım
26 Nis 2007
#16
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

Evet öğrenmek istiyorum Rabbim nasip ederse.. Arapçamı geliştirmek için dersler alıyorum ancak daha çok metin üzerine yani pratikte sıfırım diyebilirim.. Birgün o da olur inşallah; sular seller gibi konuşurum.. (biraz fazla abarttım galiba, Arapça bu :D)

ahter' Alıntı:
Ama normal yazıda farklılık göstermiyor ...
Öyleyse benimle birlikte metin çözersiniz burda ;) Konuşma dilindeki bu farklılık metinlerde iğrap hususunda problem teşkil etmiyor mu? Yani nasıl anlaşılacak bu merfular, mansuplar? Kaide, kaide, kaide yetti valla :)
 
Katılım
8 Ağu 2007
#17
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

Açıkçası sizin kadar kural kaide bilmiyorum :D . Kulaktan dolma Arapça öğrendim . Yazmayı bilmiyorum , zor okuyorum .
İtiraf etmeliyim ki Türkiye'de öğrenilen Arapça (fasih Arapça) buradaki okullarda bile kullanılmıyor . 2 sene Arap Okul'nda okudum . Kuran eğitimi de aldım fakat tefsir içinde başka okul okunması söylenir hep . Çünkü tefsir başlı başına bir lugattır . Okulda da tefsir dersi ayrı ders olarak verilir .
 
Katılım
19 Ağu 2007
#18
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

ahter' Alıntı:
İtiraf etmeliyim ki Türkiye'de öğrenilen Arapça (fasih Arapça) buradaki okullarda bile kullanılmıyor . 2 sene Arap Okul'nda okudum . Kuran eğitimi de aldım fakat tefsir içinde başka okul okunması söylenir hep . Çünkü tefsir başlı başına bir lugattır . Okulda da tefsir dersi ayrı ders olarak verilir .
Merakımı celbeden bir husus var! Tefsir derslerinin ayrı verilmesinin sebebi sadece Kur'an arapçasının ; günlük kullanılan arapçadan farklı olması mı? Yoksa başka sebepler de mevcut mudur?
 
Katılım
26 Nis 2007
#19
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

ahter' Alıntı:
Açıkçası sizin kadar kural kaide bilmiyorum :D . Kulaktan dolma Arapça öğrendim .
Ya işte ben de bunu istiyorum :D Yok yok ben okuduğum metinleri, Kur'an-ı Kerim'i anlamak istiyorum. Desenize ben böyle Arapça öğrenmeye devam edersem iki insan olma aşamasına geçemeyeceğim, Araplarla anlaşamadıktan sonra :D
 
Katılım
19 Ağu 2007
#20
Ynt: Lugatu'l-Arabiyye..

ferahsan' Alıntı:
Desenize ben böyle Arapça öğrenmeye devam edersem iki insan olma aşamasına geçemeyeceğim, Araplarla anlaşamadıktan sonra :D
Azimle ömrün sonuna kadar çalışmak bu işin tek çaresi. Çünkü arapça bir derya..İki insan olamasanız bile bir buçuk insan olarak bu aleme veda ettiğinizde Rabbim sizi ikiye tamamlayıverir. ;) Cennetin dili arapçaymış ya o açıdan söylüyorum :)
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap