M.Levent ÖZGEÇ - Düz Yazılarım...

Katılım
10 Ara 2006
#1
HAYAT TÖRPÜLEME SANATI-(Düz Yazı)


Şairin ifadesiyle;
Yazı yazdım Hasan’a
ha Hasan’a,ha sana…
Bizde almasını ve yaşatmasını bilene deyip geçelim…

HAYAT TÖRPÜLEME SANATI

1....Kendini çok beğen.Eleştiriye tamamen kapalı ol.Yaptığın her işi doğru say.
2....Menfaatine fazlasıyla düşkün ol.
3....Yaptığın işlerde hiç bir zaman hatayı kabul etme.Konuşmaların ve sözlerinle
karşıdakini öyle bir duruma getir ki sonunda hatayı kendindaramak zorunda
kalsın.
4.....Fazla ısrarcı ol..Israrın yüzünden karşındakini zor duruma düşürmezsin.
Israrını bir sevgi gösterisi say.Fazla ısrarın da terbiyesizlikten sayıldığını unut.
5.....Kendini her zaman çok akıllı ve kabiliyetli biri olarak gör.
6.....İnsanları da etki altına almaya çalış ki, sana danışmadan hiçbir iş yapamasınlar.
7.....Kendi düşüncelerine ters olanların aleyhinde propaganda yaparak onları yalnız
bırakmaya çalış ki,her an yanında birileri olsun...
8.....Yalan da olsa kendine her zaman iltifat et.
9.....Başkalarının mutluluğu senin için hiç bir anlam ifade etmemeli bu mutluluğa
kendini de dahil ettirmeye çalış.
10....Çıkarın ve menfaatin sonunda doğabilecek sonuçları hiç bir zaman düşünme!
Zaten zonrası da seni hiç ilgilendirmez.
11.....Kendi çıkarını; Toplumun ve etrafındaki şahısların çıkarından üstün gör.kötü
gün dostuymuş gibi görün,bol,bol akıl ver.
12.....Düşüncen ve tasarladıkların olmaması halinde; İnat,ısrarcı ve özellikle baskıcı ol.
13.....Sürü psikolojisini her zaman kendine örnek al.
14.....Eflatun dermiş ki; Saygının olduğu her yerde korku olur ama korkunun olduğu
her yerde saygı olmaz.Bu sözü her zaman bir kenarda bırakmayı kendine prensip
et…
15.....Kısaca Hz.Ali’nin bu güzel sözünden yola çıkarak; Çevrendeki insanları
inandıkları gibi yaşatmayarak, yaşadıkları gibi inanmaya mecbur bırak.
Ve;
Son olarak düşün…
………..

Ben neymişim ya…..?



M.Levent ÖZGEÇ
Mayıs 2001
 
Katılım
10 Ara 2006
#2
Ynt: M.Levent ÖZGEÇ - Düz Yazılarım...

GERİYE KALAN (Düz Yazı)


Geçen zaman içerisinde elbette insanlar da değişir .Kendisine rahmet olsun
Aşık Murat ÇOBANOĞLU şiirinde biz insanları ne güzel anlatmıştır. Derki;

İnsan dedikleri duvara benzer
Hele sıvaları dökülsün de gör!
Gördüğün her güzele de aldanma
Saç ağarsın bel bükülsün de gör!

Kara toprak insanları yoğurur
Vadesi geleni bir bir çağırır
Arkası kuvvetli fazla bağırır
Dostları yanından çekilsin de gör!

Çobanoğlu;Kulak ver sen sözüme
Yazılanlar mutlak gelir yüzüne
Evde bile karı bakmaz yüzüne
Hele sırtın yere yıkılsın da gör..!

Murat ÇOBANOĞLU


Geçen günler gerçekten insanı değiştirir.Saçı ağarır,beli bükülür,rengi solar,
yüzündeki çizgiler her geçen gün artar.Bu insanların yaşantısına göre kimilerinde
erken kimilerinde geç olur.Çobanoğlu’nun söylediği gibi o duvar yaşlanır,sonunda
da yıkılır.Gönlümüzde çok güzel bir yere ve değere sahip,yaşanılan aşk’ların
gösterilen sevgilerin simgesi,şiirlerimizin vazgeçilmezi gül bile zaman içerisinde
solmuyor mu?

İnsanlar için doğanın kanunu olmayan bir şey var ki oda karakter yaşlanmasıdır.
Toplum içerisinde gerek fikirleriyle gerekse menfaatleri uğruna verdiği sıkıntı-
larıyla,yapmış olduğu baskılarıyla karakterini her geçen gün yaşlandıranlar,
madden olmasa da manevi olarak insanların gözünde her geçen gün yaşlanıp
ölmüyor mu ?

İnsanlık ; Hiç bir zaman iki el,iki ayak.kaş,göz ve bunlara yön veren beyinden
ibaret olmamalıdır.İki yarım küreden oluşan taşıdığımız bu beyin ;
Adımızı yüzlerce,binlerce,milyonlarca kişinin yüreğinde,sevgi ve saygı ile
anımsanmamıza neden olursa işte o zaman biz varız.
Onun için her duvar sonunda yıkılır.Önemli olan o duvar yıkıldığı zaman duvarın
altında insanlığımızın KALMAMASI’dır…


M. Levent ÖZGEÇ
Gönül Pınarı Kitabından
 
Katılım
10 Ara 2006
#3
Ynt: M.Levent ÖZGEÇ - Düz Yazılarım...

BEYİNLİ,BEYİNSİZLER..!
----------------------

Yeni bir düz yazı ile karşınızdayım!Eminim ki bu yazdıklarıma
sizlerde katılacaksınız!
Bu sefer kaleme almak istediğim konu beyin!Yanlış okumadınız
evet beyin..!Yani; Bazen sofralarımıza limon ile davet edilen,kimilerine
göre itici,kimilerine göre çekici bir lezzet olan beyin veya beyin salatası!
Zaten her beyinsofralara ulaşıp yenmiyor ama insanın kafasını,beynini
karıştıran beyinler tabiiki bazen sofralara da düşmüyor değil hani...
Canlı,cansız her şeyde olan beyin,örnek verecek olursak; Bir
hayvanın beyni,bir elektronik cihazın beyni,bilgisayarlarımızın beyni v.s.
Ayrıca bunların içerisinde bir tanesi var ki; Eşref-i Mahlukat denilen
yaradılanların en şereflisi olarak adlandırılan biz insanların beyni...
Bu kadar beyin içerisinde ise en tehlikeli olanıda insan beyni olduğunu
eminim ki sizde düşünmüşsünüzdür !
Biz insanlara bahşedilen bu beynin yanında birde nefs verilmiş ki,ikisi
birden her zaman bir bütünlük arz etmiştir.Bu nedenle bizler,birbirimize
saygı kavramını bazen karıştırıveririz ve aklımıza hemen bu güzel söz
geliverir ve sonra'''Bazı insanları tanıdıkça,hayvanlara daha fazla saygı
duymaya başlarız''' sözü; Ne kadar bazı gerçekleri anlattığına hak veririz.
Şahsen benimde tespitlerimde dikkatimi çeken beyinle ilgili bir konu
daha olmuştur.Oda bir tek hayvanlarda şahit olduğumuz sürü psikolojisi.
Nadir olsa da bu psikolojinin bazı insanlarda da görüldüğüne de inandım.
Bir beyin deyip geçmemek lazım sanırım.Birine sinirlenildiği zaman veya
mantıksız bir teklif duyduğumuz zaman ' Kuş Beyinli'sözünü sanırım ki
hepimiz kullanmışızdır.Oysa,o kuşunda kendine göre küçük bir beyni vardır.
Ona yaklaşmaya çalıştığımız an kendisine zarar gelebileceğini düşünerek
uçup gider.Çok nadir olarak bir hayvan,başka bir canlıya zarar verir.
Ya önünden yemeğini almaya çalışırsın yada kendisine bir başka canlı
tarafından zarar gelebileceğini düşünerek kendini savunmaya geçer.
Peki düşünelim mi şimdi? Yaradılanların en şereflisi olan bizler,yani
eşref-i mahlukatların hepsi için verilen bu ünvanın ne kadarını hak
ediyoruz.Onun için ;
Beyinli,beyinsizlere biz ne diyelim,bilmem ki ?

M.Levent ÖZGEÇ
 
Katılım
10 Ara 2006
#4
Ynt: M.Levent ÖZGEÇ - Düz Yazılarım...

- - -DÜŞÜNMEKTEN KORKAN MI VAR ? - - -

Bu sefer kaleme almak istediğim konu ;
Güzel sözlerin insanların hayatıyla bire bir nasıl bağlantılı
olduğununu örnekler vererek açıklamaya çalışmak olacaktır.
Kullanılan bu güzel sözlerin ne kadar önemli bir yere sahip
olduğuna,ne kadar gerçekleri anlattığına gelin birlikte karar
verelim.
İlk olarak sevgi ve saygı kavramını ele almaya çalıştım.
Eflatun der ki ; Saygının olduğu her yerde korku olur ama,
korkunun olduğu her yerde saygı olmaz.Bu konuda birde
Pastör'ün güzel bir sözü vardır.Oda demiş ki ;Ben bir çocuğa
baktığım zaman ona iki türlü duygu beslerim.Bunlardan birincisi ;
O bir çocuk olduğu için onu çok severim.İkincisi ise ; O yarının
bir büyüğü olduğu için ona çok fazla saygı duyarım.
Ne kadar gerçek payı olan güzel sözler değil mi ?
Bu güzel sözden de anlaşıldığı gibi sevgi de,saygı da her zaman
karşılıklı olmuş,birbirinden ayrılmayarak bir bütünlük arz etmiştir.
Zorla duyulan ne saygı ne de sevgi olur.Zorlama ile sevgi ve saygı
duydurmak isteyenler de,her zaman kişiliğinden ve karakterinden
kaybettikleri de açık olarak çevresi tarafından gözlenmiştir.
Yaradılanların en şereflisi olan bizler bazen saygı kavramını da
karıştırıveririz ve sonra ; Özellikle bazı insanları tanıdıkça,
hayvanlara daha fazla saygı duyduk ya...Diyerek bu acı gerçeğin
maalesef ne kadar doğru söylenmiş bir söz olduğunu kabul ederiz.
Menfaatler uğruna,büyük bir haz duyarak bir başka canlıya zarar
Veren yine bizler değil miyiz ? Bu konuda ise Thomos MORE şöyle der.
'''Birilerinin acıları ve üzüntüleri karşısında keyif sürüp saltanat yapmak
krallık değil,zindan bekçiliği yapmaktır.Bu sözü ise kesinlikle kabul
etmeyen maalesef yine bizleriz.Hele bazıları vardır ki ; Mikrofonla nikah
kıymışca, Ledric DUMAND'ın bu güzel sözünü de onaylar gibi
“Öyle horozlar vardır ki , Hep öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.”
Diyerek çevresinde bulunan insanları da yaktıklarının farkına bile
varmazlar.
Hepimiz bu kelimeleri çok sık kullanırız.''' Bana akıl verme para ver
Veya aklını kendine sakla gibi...”Elbette akıl danışılacak insan,kişiden
Kişiye değişir.Hele akıl vermeye kalkan bir sözümde de söylediğim
gibi "toplum içinde kendisini çok zeki sanan insanlar,zekalarını da her
zaman kendi zekalarıyla yarıştıranlardır." Veya Bourliagut'un sözüyle de
"Akıllı olmak isteyen bir eşeğin ilk katlandığı şey,kendisinin gerçekten
bir eşek olduğu gerçeğidir." gibi…
Büyüklerimizin saygıyla ellerinden öperek şimdi bu güzel sözlere
korkuyla yaklaşanlara,Peyami SAFA’nın söylediği gibi “Yaşlanarak değil,
yaşayarak tecrübe kazanılır,zaman insanları değil armutları olgunlaştırır”
sözü veya karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla hoş görebilirsiniz
ama; Hayatta ki asıl trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır sözünü
sanırım iyice düşünmemiz gerekmiyor mu..?



M. Levent ÖZGEÇ
 
Katılım
10 Ara 2006
#5
Ynt: M.Levent ÖZGEÇ - Düz Yazılarım...

- - - MENFAAT TERÖRİSTLERİ - - -

Merhaba ! Yeni bir düz yazı ile huzurlarınızdayım. Yazmış olduğum
bu yazıma başlık yazarken çok düşündüm.Terörist derken de bu
kelimeye birde benzetme yaparak kaleme almak istedim.
Terörist kelimesi ; Vatan toprakları üzerinde Vatan ve bayrak
sevgisiyle yaşamaya çalışan insanlarımıza karşı uygulanmak istenen
bir çeşit şiddet ve yıldırma gösterisi olduğunu hepimiz biliriz.
Bu kelimeyi iki yönlü olarak incelememiz gerektiğini düşünüyorum.
Sanırım sizlerde benim düşüncelerime katılacaksınız.
Vatana,bayrağa ve milletine yürekten bağlı olan bir insanın tek
hedefi,bu sevdasıyla bu topraklar üzerinde huzur içerisinde
yaşamasıdır.
Yoksa ; Bu güzel kızıl derili sözünden hareketle ' Vatan toprakları
bize atalarımızdan miras kalmadı,bizler onu çocuklarımızdan ödünç
aldık ' nasıl diyebiliriz ? İleride bize sormazlar mı ? Baba veya anne ;
Bu Vatan benim size emanetimdi hani. Neden böyle yaptınız ?
Bu soruya nasıl bir cevap verebiliriz değil mi ?
Konuyu dağıtmadan dilerseniz birde teröristin diğer yüzüne bakalım.
Yani menfaat teröristlerine...Şimdi burada bazı konular farklı olsa da
düşünce aynı. Menfaat... Kısaca menfaati uğruna her şeyi göz önüne
alanlar. Dikkat ederseniz de her ikisinde ilk olarak kullanılmalar dikkati
çeker.
Bazı insanlar amaçları ne olursa olsun menfaatleri uğruna bir başka
insanları kullanmayı çok severler.Bir başka yazımda da söylediğim
gibi beyinli beyinsizler adını almaya hak edenlerin sayısı da sanırım
hiç az değil.
Sonuç olarak her iki durumda da söz konusu olan bir veya birden
Fazla terörist…Bu soruyu da her zaman kendime sormuşumdur.
Şimdi böylesi durumlardan yola çıkarsak verilmek istenen hizmet
veya planlanmak istenen düşünce de maalesef aynı değil midir..?


M. Levent ÖZGEÇ
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap