MOLLA KAABIZ VE KANUNİ

Katılım
21 May 2006
#1
Yıl 1527
Devir,Kanuni Sultan Süleyman devri...
Kanuni Sultan Süleyman devri demek,Osmanlı mülkünde kurtla kuzunun yanayana yürüdüğü,devletin maddi ve manevi açıdan her doruklara yükseldiği devir demektir.
O devirde İstanbul,dunyanın ilim merkezidir.İlim adamları dünyanın heryerinden İstanbul'a gelmekte,bilgilerini,görgüleriniarttırmaktadırlar.Molla Kaabzı adı,işte böyle bir ortamda duyuldu
Molla Kaabız,İran'lı bir bilgindi.İstanbul'daki büyük camilerde va'zediyordu.Ağzı iyi laf yapıyor,her vaazı hadise oluyordu.Şöhreti arttıkça arttı.Adı dillere destan oldu.Derken haddini aştı.Peygamberimiz'den sonra peygamber,Kur'an'dan sonra kitap geleceğini iddia etmeye başladı.Kur'anı Kerim'deki açık ifadeleri kendince yorumluyor,hükümleri dilediği gibi değiştiriyor,kısacası Kur'an'ı Kerim'i kendi fikirlerine alet ediyordu.
İstanbullular'ın bir kısmı önce şaşırıp ardından öfkelenirken,bir kısmı Molla Kaabız'ın fikirlerine kapıldı.Etrafında bir cepheleşme meydana geldi.Durum nihayet saraya intikal etti.İstanbul halkı adına sarya gelen halk önderleri,Molla Kaabız'ın susturulmasını istediler.
Sadrazam İbrahim Paşa,Padişah'a başvurdu.Kanuni Sultan Süleyman,Molla kaabız'ın divana cagırılarak Anadolu ve Rumeli Müftüsü ile tartışmasını istedi.Kendisi de kafes arkasından olayı izleyecekti.
Molla Kaabız divana cağrıldı.Anadolu Kazaskerş Kadiri Çelebi ve Rumeli Kazaskerleri Fenarizade Muhyiddin Çelebi ile saatlerce çalıstı.İddialarını devrin en iyi alimlerinin önünde de tekrarladı.
Kazaskerler mağlup oldular.Buna rağmen Molla Kaabız'ın mürted olduğunu,boynunun vurulmasınıgerektiğini savundular.Sadrazam İbrahim Paşa ise kazaskerlerle aynı görüşte değildi.Molla Kaabız'ın ilmen mağlup edilemediğini düşünüyordu.Serbest bıraktı.
Kanuni Sultan Sğleyman bütün tartışmaları kafes arkasındaki mekanından dinlemişti.Öfkeyle Sadrazam'ın karşısına dikildi.
''Bre ne iştir!''diye gurledi,''Nebace adamın biri divanımızda dinimizin esaslrına saldırır,amma Sadrazamımız onu serbest bırakır buna sebep nedir?''
Sadrazam İbrahim Paşa Şu cevabı verdi:''Hünkarım:Kazaskerleriniz sapığı ilmen mağlup edemediler.Senin mülkünde fikrin kılıçla değil fikirle mağlup edilmesi gerektiğini düşündüğüm için Molla Kaabız'ı serbest bıraktım''
Padişah,ertesi gün Molla Kaabız'ın tekrar cağrılmasını,ama bu sefer karşısında hocası İbni Kemal'ın çıkarılmasını emretti.
3 Kasım 1527 Pazar günü Molla Kaabız tekrar divana cağırıldı.Karşısına İbni Kemal'i görünce sarardı.Tartışma başladı.Padişah yine kafes arkasında dinliyordu.Molla Kaabız iddialarını tekrarladı,delillerini gosterdi.İbni Kemal tek tek hepsini çürüttü.Molla Kaabız çaresiz pes etti.
İbni Kemal,tövbekar olmasını önerdi.Fakat teklifi reddedildi.Bu durumda,islam fıkhına göre durumu bizzat Molla Kaabız'dan soruldu.Mürted olduğunu söledi.Hüküm soruldu.''İdam''dedi.Arkasından da korkunç bir öfke ile sövüp saymaya başladı.Maskesi düştü.Osmanlı Devleti'nin güç kaynağı olan inançlarına fitne sokarak Osmanlı halkını çatıştırmak ve bu suretlede devleti zaafa uğratmakla görevli olduğunu itiraf etti.Ancak ondan sonra boynu vuruldu.
Tarih adeta tekerrür ediyor.
Modern Molla Kaabız'lar ortalıkta cirit atıyor.
 
Katılım
1 Mar 2006
#2
İslam tarihimizde bunun gibi pek çok kıssa-hikaye var ve herbiri gerçekten ibret verici.
dil-beste arkadısmızn da dedği gibi bu hikayedeki ''Molla Kaabız''lar günümüzde giderek coğalmakta.Adeta içimizi sarıyorlar.Önemli olan onların toplumun neresinde, ne şekilde, kimin/kimlerin desteği ve fikriyle var olduklari değil , önemli olan günden güne artan sayıları ve bakarkör olmuş birşeklde alışageldğimiz, duyarsız kaldığımız faaliyetleri.. Ecdadın, uğruna gözünü kırpmadan canlarinı feda ettiği bu topraklarda tüm ''Molla Kaabız''lardan bir an evvel kurutlabilmek dileğiyle...

bu güzel paylaşm için de arkadasa teşekkrüler...
 
Katılım
2 Ağu 2006
#4
Evet gerçekten de tarih tekerrürden ibaret ibaret. Ama arada çok önemli bir fark var. Günümüzde malesef sorunlarımızı kendi içimizde çözemiyoruz, bu bir şekilde başka ülkelere yansıyor.
 

Giriş yap