Mustafa Kemal'in federasyon/konfederasyon teklifi

Katılım
26 Nis 2007
#1
Mustafa Kemal'in federasyon/konfederasyon teklifi

“Cumhuriyet Mitingleri”nde kalabalıklar “AB'ye ve ABD'ye hayır!” diyorlar (tam ağzıma layık).

Peki neye “evet” diyorlar?

Kapitalizmin ve emperyalzimin küreselliştiği dünyada Türkiye'nin bir başına kalmasını, yalnız hareket etmesini mi savunuyorlar?

Avrupa ülkeleri 'geleceğimizi teminat altına almak için birleşmeye mecburuz' derken, hatta “süpergüç” ABD bile komşusu Kanada'yla birleşmeye hayati önem atfederken, onlar, 'Bizim kimseyle birleşmeye ihtiyacımız yok, bir Türk dünyaya bedeldir, küresel meydan okumaların üstesinden tek başımıza geliriz' mi diyorlar?

Öyle demiyorlarsa, Rusya ve Çin'le kurulacak iyi ilişkilerin Türkiye için yeterli garanti teşkil edeceğine inanacak kadar saf da değillerse, çare yok, İttihad-ı İslam (İslam Birliği) bayrağını yükseltecekler; Türkiye'nin, Müslüman komşularıyla birleşerek büyümesini ve güçlenmesini savunacaklar.

Bunu savunmak için dindar olmak şart değil.

İnanmış Müslüman olmak bile şart değil.

Canımıza, namusumuza, malımıza kasteden emperyalistleri / sömürgecileri bu topraklardan söküp atabilecek kadar güçlü olmamızı arzu eden herkes, ister İslam kardeşliğine ister pragmatizme dayanarak, Türkiye'nin Suriye ve diğer Müslüman bölge ülkeleri ile ortak bir çatı altında buluşmasını savunmalıdır.

Mustafa Kemal Paşa'dan başka referans kabul etmeyenlere, işte referans: 24 Nisan 1920 tarihli Millet Meclisi oturumunda Mustafa Kemal Paşa'nın yaptığı konuşmadan bir kesit:

“Herhalde Suriyeliler herhangi bir devlet-i ecnebiye ile münasebetlerinin kendileri için binnetice esaret olacağına kani oldular. Bundan dolayı bize teveccüh ettiler. Bizim bilmukabele gösterdiğimiz şekil şu idi: Dedik ki, artık hududu millimiz dahilinde bulunan menabi-i insaniyeyi (insan kaynaklarını) ve menafi-i umumiyeyi (umumi menfaatleri) hududumuzun haricinde israf etmek istemeyiz. Fakat ittihat (birlik) kuvvet teşkil edeceğinden, bütün alem-i islamın manen olduğu gibi maddeten de müttefik ve müttehit olmasını şüphe yok ki büyük memnuniyetle karşılarız ve bunun içindir ki bizim kendi hududumuz dahilinde müstakil olduğumuz gibi Suriyeliler de hududu dahilinde ve hakimiyet-i milliye esasına göre müstenit olmak üzere serbest ve müstakil olabilirler. Bizimle itilaf veya ittifakın fevkinde bir şekil ki federatif yahut konfederatif denilen şekillerden biriyle irtibat peyda edebiliriz. Irak'a gelince: Irak, İngilizlerin muamelat-ı ahali-i islamiyeyi fevkalade dilgir etmiş oldu. Biz kendileriyle temas aramadan evvel onlar bizimle temas aradı ve alelitlak eskisi gibi Osmanlı memleketinin bir cüz'ü olmayı kabul ettiler. Fakat biz onlara karşı Suriyelilere söylediğimiz nokta-i nazarı söylemekten başka bir şey yapmadık. Ettiğimiz, kendi dahilinizde kendi kuvanızla kendi mevcudiyetinizle müstakil bir devlet olunuz. Biz her şeyden evvel istiklalimizin teminine çalışıyoruz. Ondan sonra birleşmemiz için hiçbir mani kalmaz. Musul havalisinde, Bağdat'ta ve sair bir çok yerlerde ... bugün dahi eşkal-i zahiriyesi ne olursa olsun gerek Iraklıların ve gerek Suriyelilerin, bu iki mıntıkadaki kardeşlerimizin kalpleri bizimle beraberdir. Eğer bundan sonra esbabına tevessül edilirse bunlardan azami istifade etmek mümkündür."
Hakan Albayrak
 

dilmurg

Gün akşamlıdur devletlum; dün doğduk, bugün ölürüz
Katılım
15 Mar 2007
#2
Ynt: Mustafa Kemal'in federasyon/konfederasyon teklifi

Hakan Albayrak'ın bu yöndeki fikir ve düşünceleri çok sağlam ve esaslı temellere dayanıyor...

Onun bir Türkiye-Suriye Birliği adlı kitabı var ki, okunmaya değer...


Bu bölümde " Güncel Haberler" adlı bir bölüm açmak ve güncel haberlerin hepsini oraya aktarmak gerek. Böylece her haber için yeni bir başlık açılmamış olur.Site editörüne duyurulur. Ya da ben açayım. Bölüm yöneticisi toparlar...
 

Giriş yap