Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#1
Eskiden neyse Ramazan, şimdi de odur. Ramazan değişmiyor, hiçbir zaman değişmedi ve değişmez de. Çünkü ‘şehr-i Ramazan’ Kur’ân ayı, dua ayı, yardımlaşma ayı, şükür ve fikir ayı, baştan sona içiçe ibadetlerle dopdolu bir kulluk mevsimidir, Cennet yolunun üzerine kurulmuş bir pazar ve bir ‘alış-veriş merkezidir.’

“Nerede o eski Ramazanlar?” sözünü söyleyenler, iki kısımdır. Birinci kısma girenler, başta temas ettiğimiz gibi, Ramazan’ı bir ibadet mevsimi olarak görenlerdir. Yüz yıl öncesinde yaşanan bazı sünnet ve güzel âdetlerin bir kısmının bu günkü toplumda unutulmaya yüz tutmasındandır şikayetleri.

Eski Ramazan özlemini duyanların ikinci kısmı ise, Ramazan’ı bir eğlence ve bir vakit geçirme mevsimi gibi görüp, Ramazan gecelerini gaflet içinde geçirenlerdir. Bunların muakkipleri bugün zaten fazlasıyla var. “Direklerarası eğlenceleri, karagöz-hacivat gösterileri” ve benzeri programlar o zamanlar da yapılıyordu, şimdilerde de “modernleştirilerek” devam ettiriliyor.
diyor sevgili Mehmet PAKSU bir makalesinde…


Doğru söylüyor aslında ramazan aynı ramazan değişenler sadece bizleriz. Teslimiyeti ve tevekkülü elden bırakmadığımız, nefsin hamallığını yapmadığımız ve acziyetimizin farkına vardığımız sürece ramazandan alacağımız lezzet -eski veya yeni- ne kadar farklı olur ki. Önemli olan manevi hissiyatımızı kontrol altında tutabilmek değil midir?

Ama yine de değişen bir şeyler var dediğinizi duyar gibiyim. İşte benim istediğim de bu, yıllar öncesinin ramazanlarıyla şimdiki ramazanları şöyle bir kıyaslamanız ve hasret kaldığınız ya da eksikliğini hissettiğiniz her ne varsa bunları paylaşmanız.

Not: Ramazanlara özel kıssaları, küçük hikaye ya da söyleşileri de bu başlık altında paylaşabiliriz.

Şimdiden hayırlı ramazanlar ve bol muhabbetler efendim… Selâm ile…
 
Katılım
8 Ağu 2007
#2
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

biz yaş haddinden dolayı hatırlayamıyoruz o eski ramazanları sadece kulaktan dolma üç beş kelime
değişenler sadece bizleriz. Teslimiyeti ve tevekkülü elden bırakmadığımız, nefsin hamallığını yapmadığımız ve acziyetimizin farkına vardığımız sürece ramazandan alacağımız lezzet -eski veya yeni- ne kadar farklı olur ki
aynen katılıyoruz ...
 
S

SERTER

#3
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

"bir gün babamla birlikte iftar sofrası hazırlıyorduk ,annem heralde abim gildeydi.
dünden kalma bir kaç çeşit yemekle idare edeceğimizi kararlaştırmış olduğumuz için dolapta ne varsa çıkarttık dışarı.
ben ençok cacık severim iftarlarda. :) neyse...
sofrayı hazırladık saate baktık tam tamına 4,5 dk var ve inanın o güne kadar ya hep bir misfir dostumuz vardı yada bir tabak yemek komşuya gitmişti.
bu gün nedense ne gelen var ne giden

sonra babma baktım hüzünlüydü sanki "neoldu baba dedim" dediki "şükürler olsun "ekmek su önümüzde" "yokmu Allahın sevgili kulu bizim soframıza gelecek okadarmı hayırsız bir kulmuşuz" hakikatende.
2 dk falan kalmıştı yalnızdık hafif loşlaşmış havanın aydınlığı camdan vuruyordu mutfağa, ezan eli kulağındaydı
ve başımızı ebediyen secdeden kaldırtmayacak bir olay yaşandı
zil çaldı kapıdaki adam sanki 600 sene önceden fırlamış gibi yeleği sarığı cep saati ile adressormaya gelmiş olduğunu idda eden bir zattı. (hı hı Yedik :) )
-hemen buyur ettim içeri "amca dedim babamda sizi bekliyordu"-*adam şaşkın*
mutfağa girdim babama dedimki "beklenen geldi"
adam hala şaşkın tabii
babm adamı kucakladı nasıl ağlıyor bir bilseniz varya çok harika bir sahneydi.
nerdeyse adama eliyle yemek yedirecekti.:)
şaşkın bakıişlar,yerini kahkahalara bıraktı. sohbet muhabbet çaylar.........
adam meğer bir gazetenin tahsilatçısıymış abonman paraları topluyormuş.
motosikleti bozulunca son birkaç evi motorsuz gezmek zorunda kalmış. iftara gecikmiş.

işin daha ilginç olanı oda içinden şöyle dua ediyormuş"Allahım yokmu temiz bir aile beni sofrasına buyur edecek" ...... (hiç unutmam ...........gözlrim doldu ya)
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#4
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

Ramazan dedikçe aklıma İstanbul'um gelir.İnsan buralarda Ramazan'ı yaşadığını hissetmiyor.Orada iftar saatinde Sultanahmet'te Eyüb'da ya da Üsküdar'da yaşarsın Ramazan'ı içten içe.Akşam olur minarelerin mahyaları selamlar seni.
 
S

SERTER

#5
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

ben istanbuldayım inan vakit olmuyor uluğbey
zaten oralarda pek karışık şu sıralar.....
ama yine bambaşka be
sade bir çorba içip gezerdik öylesine ah ah ah..... istanbul iftarları.......
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#6
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

SERTER' Alıntı:
ben istanbuldayım inan vakit olmuyor uluğbey
zaten oralarda pek karışık şu sıralar.....
ama yine bambaşka be
sade bir çorba içip gezerdik öylesine ah ah ah..... istanbul iftarları.......
Birkaç ay oldu ayrılalı İstanbul'dan, bana sorarsan birkaç yıl.En azından gidebileceğini bilebilmek, yaşayabileceğini bilmek bile yeter ya...

Kederlendim ???
 
S

SERTER

#7
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)


negüzel yapmışlar harika
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
S

SERTER

#8
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

şimdi o divan yolunu ışıkla bezemişler sanki kanuni geliyor topkapı tarafından
birde sütlü tatlıcılar açılmışki hani bitanesinin terasında adeta Sultan Ahmet camiine dokundu dokunacaksınız.koca minareleri ve mahyalarına.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#9
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

Çocukken beni sahura kaldırmıyorlar diye bütün gün evdekilere surat yaptığım, pide olmadan iftar yapılamadığını zannettiğim ve iftar sofrasında aile bireylerinin tamamının bulunduğu günleri çok özlüyorum. Yine eksiliyoruz, hep eksiliyoruz... :(
 
Katılım
13 Ağu 2007
#10
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

dosta selam olsun selam !!!
fırsatı olurmuki bi akşam
iftara buyursa gelmeden bayram
hoş sohbet ederdik iki üç kelam:)
sana söylüyorum duymadın mı
eyyy yaran, canan, cavidan....
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#11
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

Ve aleyküm selâm dosttan
Elbet fırsatım olur bir akşam
Bilirim yenmez akşam sohbetleri baldan
Lakin gurbetçileri bi çıkarmak lazım aradan... :)

(Senin en sevdiğin kardeşim gidiyor da buruğum biraz, kim kimi teselli edecek bakalım)
 
Katılım
26 Nis 2007
#12
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

Ramazanın kokusu eksik buralarda.. Ya da ben eksilmişim.. Ne güzel kokardı eski Ramazanlar..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#13
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

Aynı eksiklik buralarda da var maalesef, sanırım yavaş yavaş bazı hissiyatlarımızı kaybediyoruz...
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#14
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)


Ramazan’la ve oruçla uzaktan yakından bir âşinalığı olmayan Bektaşi hiç sahura kalkmıyormuş.
Ama iftar sofrasına herkesten önce koşuyormuş.
Demişler, “Erenler, sahura kalkmıyorsun, oruç da tutmuyorsun, iftara neden herkesten önce koşuyorsun?”
O da cevap vermiş: “Bütün bütün mü, Ramazan’ı terk edelim.”
 
Katılım
16 Eyl 2007
#15
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

AH AH BEN DE OKUDUKLARIM SAYESİNDE BİLGİLENİYORUM ESKİ RAMAZANLARDAN GERCEKTEN GECMİŞE DÖNÜP O GÜNLERİ YAŞAMAK İSTERDİM KESKE ÖYLE BİR ŞANSIM OLSA...
 
Katılım
26 Nis 2007
#16
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

Eskiden teravihlerde her 4 rekat (2 de olabilir :-\) ayrı bir makamla kılınırmış.. Müezzinin okuduğu makamdan imam namaza başlarmış ve selam verdikten sonra müezzin aynı makamdan bir ilahi okurmuş.. Ve halk makamlara o kadar aşinaymış ki cemaate geç kalan biri okunan makamdan kaçıncı rekatın kılındığını anlarmış.. Bunu duyunca vay be dedim.. Şimdiler de ise bırakın cemaati imam ve müezzinlerde bulunan makam bilgisizliği nedeniyle camilerden kaçan insanlar tanıyorum.. Geçen Ramazan'da böyle bir teravih kılmak nasip oldu çok şükür.. İnşallah bu yıl da böyle bir güzellik yapılır da biz de uyarız imamına..
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#17
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

Sükut-u hayal 3 iletinizin 3 ü de büyük harfle yazılmış, özel mesajdan uyardım sizi, lütfen 4.mesajınızı atarken bu kurala riayet ediniz(Türkçe'de büyük harflerin kullanım yerleri bellidir).Aksi halde iletiniz kaldırılacaktır.
 
Katılım
8 May 2007
#18
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

[yt=425,350]zKXoroEjwr4[/yt]​
 
Katılım
8 May 2007
#19
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

Nerede o eski ramazanlar deyince ilk çocukluğumun o tatlı ramazanlarını hatırlarım. Annem derdi oruç tutamazsın ben derdim tutacağımmmm. Tembihlerdim beni de sahura kaldırın, ama bilirdim kaldırmayacaklardı ben de yatmadan ederdim niyetimi, inadım inat tutardım.

Annem, kardeşlerimin olduğu tatlı bir iftar sofrasıdır özlediğim, ama asla geri gelmez ki o günler bilirim.

Ramazan değil değişen yine insanlar... Eski ramazanlar nerede demek yerine ahh nerede o eski insanlar mı demeli insan. Eskiden ramazana herkes saygı duyardı, çünkü o çok güzel bir aydı. Şimdi de yok demiyorum elbet de bu insanların sayısı neden azaldı? Geçen yıl ramazanın büyük bir kısmını İstanbul'da geçirdim, ay ramazan lokantalar, pastaneler, simit evleri tıklım tıklım...İşyerlerinde herkesin elinde bir çay... Bana düşmez elbette onları eleştirmek, ama üzülüyor insan onları görerek. Eskiden ayıp sayılırdı ramazanda yemek yemek.

İnsanlardı ramazanı ayrı kılan, yine bazı insanlar değil mi ki onu yok sayan... Ne mi vardı eski insanlarda... Sevgi vardı, dostluklar sıcaktı, kanaat vardı, inanç onları birbirine bağlardı. İşte o insanlarla vardı ramazanın tadı o zamanlarda bereketti ramazanın diğer bir adı
 
Katılım
18 Eyl 2007
#20
Ynt: Nerede o eski ramazanlar...(Ramazan Özel)

Sizce Biz Ramazanı nasıl yaşıyoruz ?
Evet düşünüyorum. Biz oruç tutuyoruz ama oruç ne demek biliyor muyuz sizce.Ramazan ve Oruç demek bir yıl boyunca yiyemediğin yiyecekleri alıp sofrana dahil etmek midir. Bebelerinin yada ailenin yılda bir defa dahi zor gördüğü yüzünü sahura kadar görememesi ve seninde günü aç bitap kalmak sureti ile geçirdiğin akşamları ise kazanabildiklerini kahve köşelerinde sahura kadar harcadığın azıklı maç müsabakası mıdır.

Yıllar boyu ezmek için çareler aradığın ama bir türlü fırsat bulamadığın ezmenin mümkün olmadığı insanları iftara, sofraya davet edip bak bende varlıklıyım demek midir Oruç. Saatler boyu yol almaya çalıştığın emek verdiğin bir karmaşa dünyasına hareket kazandırmak adına seyahate çıkman yıllık iznine çıkıp uykuya oruç tutturman nefsine tatmin adına yol aldırman mıdır. Yoksa ramazan gecelerini bulunmaz fırsat sayıp tövbe kapılarının ardına kadar açıldığını hissetmen. Günahlarını affettirmek için geceler boyu gözyaşı dökerek hatalardan temizlenme fırsatımı.

Oruç nedir. Ne anlam ifade eder sizce. Yoksulluğun ne demek olduğunu anlamak adına bir ay mideyi aç bırakmak mıdır. Günahlara kefaret olsun adına tövbe kapılarında yol alıp hatalardan dönmeye ve bir daha yapmamaya söz vermek midir. Kazandıklarının zekat hesabını yapıp “zekat malın sigortasıdır.” Rabbimin emrettiği bir emirdir malımın O’na teslim edebileceğimin teminatıdır diyebilme olgunluğunu gösterme fırsatımıdır.

Fakirin ihtiyaçlının zorda kalanlarının yaşadığı sıkıntıları anlamak adına bir bünye dersimidir. Bu dersi alırken bile sıhhat kazanma yolunu açana şükür eda edebilmek midir. Yoksa Aç bırakılmış “mahluklar” gibi sadece ağzımızı bağlayıp diğer uzuvların yanlışına devam ettiği aç kalmaktan öte bir anlam ifade etmeyen ay mıdır. Ramazan ayı ne ifade eder ki bize gerçekten manasını anladık mı oruç nedir sahi dostlar ne dersiniz bu konu hakkında.


VESSELAM...
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap