Okul hatıraları..

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: Okul hatıraları..

-Yani arkadaşlar siz böyle yapınca ben kendimi iyi bir çoban gibi hissetmiyorum.
-Olsun hocam ben de zaten kendimi iyi bir hayvan gibi hissetmiyorum.
 

pembe kelebek

Divan Üyesi
Ynt: Okul hatıraları..

matematik sınavının gecesi her zamanki gibi ders okumak yerine nasıl kopya çeke bilmenin yollarını arkadaşımla değerlendiriyorduk...
sonunda kararımız böyle oldu ki hep formüller, meseleler ve öğrendiğimiz kısa yolları bir kağıda yazıp sınıfa götürelim.

sınav kağıtlarını dağıttılar, biz de sakin sinsi rahat rahat oturuyoruz.
sınavın önemli ve zor olması için herkes sıtreste, ama biz ;D

ben ilk sırada ve arkadaşım da yanımda oturmuş
öğretmen de benimle diz dize oturdu
bir an fırsat buldum ve kopya kağıdımı çıkardım ki sınav kağıdının altına koydum
o kadar xışıltı tıkırtı fısıltı
ve nihayet ne gördüm biliyormusunuz?
hiç tahmin bile edemezsiniz...
kopya kağıdım 5cm sınav kağıdımın her tarafından dışarı çıktı ;D

öğretmen başım üstüne geldi
elimi ayağımı kaybetmiştim
söyledim:
hocam sınav kağıtları A4 mıııııı??? ne güzel
 

Mahşer

Dîvân Üyesi
Ynt: Okul hatıraları..

Kapısı açık bir odadan bölüm başkanını görüyordum sırtı bana dönük masaya abanmış bişiyler yapıyodu , muzipliğim tutu bağırdım
- naber lannn...(müstehzi)
bölüm başkanı döndü bana
-pardon hocam bi arkadaşa benzettim...
Kel,ensede azcık beyaz saç , koca totolu bir arkadaş orda o yaşta :p yuhhh yalancı
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Okul hatıraları..


-saatimiz kaç arkadaşlar?
-ancak durursa anlaşılır bir saatin kaç olduğu hocam!
-efendim?
-10:55
 

Yusuf Yurt

Divan Üyesi
Ynt: Okul hatıraları..


İlkokul, üçüncü yahut dördüncü sınıfta okuyoruz. Dersimiz türkçe, konumuz Mehmet Akif Ersoy"un "çanakkale şehitlerine" isimli şiiriydi. Derste şiiri işleyip bitirdikten sonra son dakikalar hocamız şöyle bir soru sordu: Çocuklar, Mehmet Akif"in şiirin bahsettiği düşmanlar kimlerdi, yani çanakkalede kimle savaşmışız...Sınıftan hiç ses yok. Ben şiiri şöyle kafamda bir taradıktan sonra Parmak kaldırdım ve dedimki: Hindularla savaşmışız, yamyamlarla savaşmışız...O hoca o kadar güldüki, ben de şaşkın şaşkın bakındım yüzüne :)
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Okul hatıraları..


sınav esnasında güldüğümü gören gözetmeden eğilir ve sessizce der ki:

-niye gülüyosun?
-yazdıklarıma...
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: Okul hatıraları..

efe' Alıntı:
sınav esnasında güldüğümü gören gözetmeden eğilir ve sessizce der ki:

-niye gülüyosun?
-yazdıklarıma...

O sen miydin :p
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Okul hatıraları..


asistan zenci değildi ama bilemiyorum. :eek:
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Okul hatıraları..


bundan önceki sınavımda da asistan dedi, ismini yazmamışın. aaa dedim teşekkür ederim.

sonra şunu anlattı:

aynı şeyi bi gün bi kıza daha söyledim, kız aynen şöyle dedi, sanane!
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: Okul hatıraları..

efe' Alıntı:
bundan önceki sınavımda da asistan dedi, ismini yazmamışın. aaa dedim teşekkür ederim.

sonra şunu anlattı:

aynı şeyi bi gün bi kıza daha söyledim, kız aynen şöyle dedi, sanane!

Buraya yazdıklarımı boş yere kimsenin affına sığınmayayım diye sildim.
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Okul hatıraları..

ferahsan hocam onu öylesine anlattım ben gerçekten. farketmden yanlış bi şey dediysem kusruma bakmayın.
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Ynt: Okul hatıraları..

efe' Alıntı:
ferahsan hocam onu öylesine anlattım ben gerçekten. farketmden yanlış bi şey dediysem kusruma bakmayın.

Yok yahu :) ben onu sana değil anlattığın olaya dair yazdım, kıza pek hoş şeyler demeyecektim sustum..
 

PeJMüRDE

Divan Üyesi
Ynt: Okul hatıraları..

Biraz bel altı ama anlatmaya değer:

sınavdayız...asistan cin gibi.arakadaşın teki kopya kağıdını bacaklarının arasına sokmuş en uygun anı bekliyor.asistan durumu çaktı ve dedi ki:

-hey sen,öndeki,bacaklarının arasında ne var?!!! buyurun cevaba:

-sizce ne olabilir? :D :D
 

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
Üniversite 2. sınıftayken bir Dil dersi hocamız vardı Allah selamet versin ama öğrencilerle hiç iletişim kurmayan, tahtaya yapışık bir şekilde sadece kendisinin duyabileceği ölçüde konuşan bir hocamızdı. Sınıfta kimsenin tahammül edemediği bu hoca bir gün blok ders yaptı tabi herkes aşırı sıkıldı ve konuşmalar, sesler çoğaldı. Aşırı sessizliğe alışık bu hoca sınıfa doğru ellerini kaldırarak "hoşt, pist, bürrrr" diye bi bağırdı. Sınıf olarak şaşkınlıkla karışık bir kahkaha koptu:)
 

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
Bir de liseden komik bir anımı anlatayım. Okul koridorunun kaloriferlerine dayanıp sohbet etmeyen öğrenci yoktur herhalde. Biz de birkaç arkadaş çok severdik bu aktiviteyi. Özellikle koridor nöbetçisi arkadaşımızın yanındaki kaloriferde gırgır-şamata ayrı bir zevkli olurdu. Bir gün yine zil çalınca kimse kapmadan biz kapalım kaloriferi diye koşa koşa giderken yerde bir "Rotring" kalem bulduk. Aman Allah'ım böyle pahalı bir kalemi hangi saf düşürdü acaba, derken kaloriferin üstündeki pencere mermerine not yazdık: "Bu katta Rotring kalem bulduk sahibi 10/YDA'ya gelsin." Kimse gelmedi sınıfa tabi. Sonra merak ettik olur ya birisi sildi mi notu acaba diye. Gittik nota bakmaya. Bizim notun altına birisi karşılık olarak şunu yazmış: "Ben kalemin sahibiyim, siz kalemi 11/B'ye getirin." :D :D
 

Hikmet

0 rh+
Çok anlatasım geldi.
Birgün lisedeyken oruç tutuyorum. Kimseye de söylemiyorum ki sevabı çok olsun diye. (Böyle çılgınlıklarım vardı) Aşure ayı bir de galiba. Bir arkadaş ısrarla elindeki yiyeceği paylaşmak istedi, en sonunda söylemek zorunda kaldım yahu orucum ısrar etme diye. Neyse artık son dersteyiz. Hayırseverin biri tüm okula aşure dağıtmaya karar vermiş. Aşureler geldiii, sınıfça oooo aşure yicez keyfi. Ben de aldım bir kâse. Bir güzel yiyorum, diyorum ki ya nasıl acıkmışım. Sonra arkadaşım sevmediği için kendininkini benim yememi istedi. Sonra onu da keyifle yerken (ben en arkadayım, oruç olduğumu öğrenen arkadaş en önde) dönmüş arkasına, Hikmeeett sen oruç değil misiin?!?!?!? diye bağırdı. Ben de aaaaa ben orucuuum diye bağırdım.
Sınıf nasıl gülüyor, ben başladım ağlamaya. Çok kıymetli bi hocamız vardı ona sorduk orucum bozulmuş mudur diye. Yok bozulmaz, ALLAH SANA İKRAM ETMİŞ demişti. Çok mübarektim o zamanlar. Ya.
 

Abdulfettah Adıyeter

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Çok mübarektim o zamanlar. Ya.
"İnsan
eşref-i mahlûkattır derdi babam
bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman
bu söz asıl anlamını kavradı....
.
.
.
....Hayat
dört şeyle kaimdir, derdi babam
su ve ateş ve toprak.
Ve rüzgâr.
ona kendimi sonradan ben ekledim
pişirilmiş çamurun zifiri korkusunu
ham yüreğin pütürlerini geçtim
gövdemi alemlere zerkederek
varoldum kayrasıyla Varedenin
eşref-i mahlûkat
nedir bildim."
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Benzer konular

Üst