Padişahın İşi Ne?

Katılım
21 May 2006
#1
Sultan Murad Han o gün bir hoştur.Telaşeli görünür.Sanki birşeyler söylemek ister,sonra vazgeçer.Neşeli deseniz değil,üzüntülü deseniz hiç değil.Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:Hayrola efendim,canınızı sıkan birşey mi var?
-Dün akşam garip bir rüya gördüm
-Hayırdır inşallah?
-Hayır mı şer mi göreceğiz
-Nasıl yani?Hazırlan dışarı çıkıyoruz.
Ve iki molla kılığında çıkarlar yola.görünen o ki padişah hala gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir.seri ,karalı adımlarla Beyazıd'a çıkar,döner Veva'ya.Zeyrek'ten aşağılara salınır.Unkapanı civarında soluklanır.Etrafına daha bir dikkatle bakınır.İşte tam bu sırada yerde yatan bir ceset gözlerine batar.
sorar:
-Kimdir bu?Ahali:
-Hiç bulaşma hocam ayyaşın biridir,derler.
Nereden biliyorsunuz?
-Müsaade et de bilelim yani.Kaç yıllık komşumuz.bir başkası tafsilata girer:
-Biliyor musunuz,der.Aslında iyi sanatkardır.Azaplar çarşısında çalışır,nalının hasını yapar...Ancak kazandıklarını içkiye,fuhuşa harcar Hem şişe şişe şarap taşır evine,hem de nerde namlı kadın varsa takar peşine.Hele yaşlının biri çok öfkelidir:İsterseniz sorun ,der.Sorun bakalım onu bir cemaatte gören varmıymış?Hasılı,mahalleli döner ardını gider.bizim tebdil-i kıyafet mollalar ortada kalırlar!Tam vzezirde toplanıyodur ki padişah keser yolunu:Nereye?
-Bilmem,bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.
-Millet bu çeker gider.kimseye birşey diyemem...ama biz gidemeyiz,şöyle veya böyle halkımızdır.defini tamamlamak gerek.
-İyi ya,saraydan birkaç hoca yollar,kurtuluruz vebalden.
-Olmaz,rüyadaki hikmeti çözemedik daha.Peki ne yapmamı emredersiniz?
-Mollalığa devam...Naaşı kaldırmalıyız.-Aman efendim nasıl kaldırırız?
Basbayağı kaldırırız işte.
-Yapmayın,etmeyin sultanım,bunun yıkanması paklanması var.Kefenlenmesi gömülmesi var...
-Merak etme ben beceririm.
-Ama önce gasilhane bulmalıyız
-Şurada bir mahalle mescidi var ama...
-Olmaz,vefat eden sen olsaydın nerden kalkmak isterdin?
-Ne bileyim.Ayasofya'dan,Süleymaniye'den,en azından Fatih'ten...
-Ayasofya'da ,Süleymaniye'de devlet erkanı çoktur ,tanınmak istemem.Ama Fatih camiini iyi dedin.Haydi yüklenelim...
Ve gelirler camiyeVezir sağa sola koşturur,kefen tabut bulur.Padişah bakır kazanları vurur ocağa...Usul-ierkanınca bir güzel yıkarlar ki ,naaş ,ayan beyan güzelleşir sanki.Bir nurdur aydınlatır alnında.Yüzü sarhoşlara benzemez.Hem manalı bir tebessüm okunur dudaklarında.padişahın kanı ısınmıştır bu adama,vezirinde tabiki..meçhul nalıncıyı kefenler,tabutlar musalla taşına yattırırlar.Ama namaz vaktine bir hayli vardır daha....bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır.
-sultanım,der.Yanlış yapıyoruz galiba...
-Nasıl yani?
-Heyecana kapıldık,sorup soruşturmadan buraya getirdik cenazeyi.kim bilir belki hanımı vardır belki yetimleri?
-Doğru öyle ya,neyse...Sen başını bekle,ben mahalleyi dolanıp geleyim.vezir cüzüne ,tesbihine döner.padişah maceranın başladığı noktaya koşar.nitekim sorar soruşturur.nalıncını evini bulur.Kapıyı yaşlı bir kadın açar.Hdiseyi metanetle dinler.Sanki bu vefatı bekler gibidir.
-Hakkını helal et evladım,der.belli ki çok yorulmuşsun.sonra eşiğe çöker,ellerini yumruk yapar,şakaklarına dayar....Ağlar mı?Hayır.Ama gözleri kısılır,hatıralara dalar belki.neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından...
-Biliyor musun oğlum,diye dertli dertli söylenir...Bizim efendi bir alemdi vesselam...Akşamlara kadar nalın yapar...Ama birinin elinde şarap şişesi görmesin;elindekini avcundakini verir satın alırdı.Sonra getirip döker helaya!..
-Niye?
-Ümmet-i Muhammed içmesin diye...
-Hayret...
-Sonra malum kadınların ücretlerini öder eve getirirdi.ben sizin zamanınızı satın aldım mı?aldım ,derdi.Öyleyse şimdi dinlemeniz gerek...O çeker gider,ben menkıbeler anlatırdım onlara...Mızraklı ilmihal,Hüccetü'l-İsam okurdum...
-Bak sen millet ne sanıyor halbuki...
-Milletin ne sandığı umrunda eğildi.hoş o hep uzak mescidlere giderdi.'Öyle bir imamın arkasında durmalı ki tekbir alırken Kabe'yi görmeli'derdi.
-Öyle imam kaç tane kaldı şimdi?
-İşte bu yüzden Nişancı'ya,Sofular'a uzanırdı ya...Htta bir gün;'Baskasın efendi,sen böyle yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek,inan cenazen ortada kalacak'dedim.
-Doğru öyle ya?..
-Kimseye zahmet olmasın diye mezarını kendi kazdı bahçeye.Ama ben üsteledim.'İş mezarla bitiyor mu?Seni kim yıkasın,kim kaldırsın'dedim.
-Peki o ne dedi?
-Önce uzun uzun güldü,sonrada'Allah büyüktür hanım,hem PADİŞAHIN İŞİ NE?..'dedi.
 
Katılım
27 Haz 2006
#2
ibret verici..
bunu biliyordum , tekrar hatırlamama vesile olduğunuz için çok teşekkür ediyorum..
aslında unutulmaması gerekenlerden...

eline sağlık..
 
E
#3
Ürpermemek elde değil. Kimin ne olduğu belli değil, tıpkı nasibin nereden geleceğinin belli olmadığı gibi.
Paylaşımın için teşekkürler dil-beste...
 
Katılım
29 May 2006
#4
Padişah işini bitirmiş.Bende ordan sonrasını anlatan bir şiir eklemek istedim:

MAHŞER GÜNÜ
Dedi kafir geleceğiz bir kere dünyaya
Yer,içer,uyar menzilsiz bir garip hevaya
Dedi mümin geleceğiz bir kere dünyaya
Sever,sevilir,bilir heva varmaz bekaya

Açılır bir mahşer günü sözlerin aynısı
Zira söz aynı,açılan kalplerin ayrısı
Sağ taraftakiler sizin yeriniz burası
Sol taraf ise sizin yeriniz aşağısı

Anla ki yok olmaz ne iyilik ne kötülük
Ne zaman gördün ki insanoğlu bölük pöçük
Bir kendine gel!Değildir insan bölük pöçük
Gördüklerin sadece iyilik ve kötülük
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#5
Aslına bunu burdan daha önce okumuştum ama gördüm ki cevap yazmamışım,hem de bu ibretli kıssayı sitenin tozlu sayfalarından biraz daha yukarlarına taşımak için bir teşekkür iletisi yazmak istedim:)

Teşekkürler.
 
Katılım
7 Haz 2006
#6
:DUSUNME gerçekten çok güzel bizle paylaştığın için teşekkürler demekki perdenin arkasında olanı da bilmek lazım bildiklerimiz her zaman doğru olmayabilir
 

maviyemin

Senden birşey istemiyorum sevgimi iade et yeter!
Katılım
30 Eyl 2007
#8
Ynt: Padişahın İşi Ne?

Evet kimin ne olduğunu kimse bilmez Allah'tan başka. Çok etkilendim. Yazdığınız için teşekkür ediyorum...
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap