Resûlullah Rükûda O’nu Bekledi

Katılım
27 Mar 2006
#1
Bir gün sabah namazı vaktinde, Hazret-i Ali mescide giderken yolda bir ihtiyara rast geldi. İhtiyarın ak sakalına hürmet edip, önüne geçmeyip, aheste aheste ardınca yürüdü. Mescid kapısına vardıklarında ihtiyar içeri girmeyip, yoluna devam etti. Daha sonra Hazret-i Ali o ihtiyarın Hıristiyan olduğunu anladı. Mescide girdiğinde Resûlullah Hazretleri’ni rükuda gördü. Güneşin doğma zamanı yaklaşmıştı ve hemen cemaate uyup namazını kıldı.


Namazdan sonra, Sahâbe-i Kirâm, Resûlullah Hazretleri’nden sordular ki:


“Yâ ResûlALLAH! Birinci rükuda âdet-i şerîfinizden daha uzun durdunuz. O kadar ki, güneşin doğması yaklaştı. Lütfedip, sebebini beyan ediniz.”


O Server-i Enbiyâ Hazretleri bu söz üzerine,


“Adet miktarı rüku tesbihini edâ ettikten sonra, Semi’ALLAHülimen hamideh deyip, kıyâma kalkmak istediğimde, Cebrâîl Aleyhisselâm sidret-ül müntehâdan süratle gelip, kanadı ile arkamı basıp, başı ile başımı tutup, kalkmama engel oldu. Bundan başka, hikmetinin ne olduğunu ben de bilmiyorum” buyurdular.

O an ALLAHü teâlâ, Hazret-i Cebrail’e emreyledi ki,


“Var Habîbime, sebebini bildir. Eshâbına bu sırrı açıklasın”


O saat Hazret-i Cebrâil, Habîbullah’ın huzuruna gelip, haber verdi ki,


“Yâ ResûlALLAH! Mübârek başınızı rükudan kaldırmak istediğiniz zaman, ALLAHü teâlâ bana emretti ki, var Habîbimin arkasını tut; rükudan kalkmasın ki, benim kulum Ali, yolda, bir ak sakallı ihtiyarın, sakalına hürmet edip, aheste yürümekle, cemaat sevabından mahrum kalıyor. Kalmasın, Habîbime erişsin. İftitâh tekbîrinin sevabına nâil olsun. Ben de geldim, Sultanımı rükuda tuttum ve Ali geldi.

Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretleri beni sizi rükuda tutmağa gönderdiği zaman kardeşim İsrâfîl’i de güneşi tutmağa gönderdi ki, çabuk doğmasın ve Hazret-i Ali size erişinceye kadar eğlesin.

İşte hikmeti buydu.
 
Katılım
26 Nis 2007
#2
Ynt: Resûlullah Rükûda O’nu Bekledi

Okudum, Subhanallah dedim önce.. Sonra düşündüm acaba ne kadar doğru.. Biliyoruz ki Hz. Ali söz konusu olunca abartılar sınırları aşar.. Bilen var mı acaba bu hadisenin doğruluk derecesini?
 
Katılım
27 Mar 2006
#3
Ynt: Resûlullah Rükûda O’nu Bekledi

Kaynak belirtmeyi çok isterdim ferahsan ama maalesef.. Bİlen başka arkadaşımız varsa bizimle paylaşsın lütfen..
 
G

gülücüğüm

#4
Ynt: Resûlullah Rükûda O’nu Bekledi

aynen katılıyorum
ben soarcak birini tanıyorum çoğumuz gibi. bi 3 hafta sonra, en güvenilir kaynakların birinden, yazarız inş cevabını geç olmazsa..
ferahsan' Alıntı:
Okudum, Subhanallah dedim önce.. Sonra düşündüm acaba ne kadar doğru.. Biliyoruz ki Hz. Ali söz konusu olunca abartılar sınırları aşar.. Bilen var mı acaba bu hadisenin doğruluk derecesini?
 
S

SERTER

#5
Ynt: Resûlullah Rükûda O’nu Bekledi

rivayetlere nekadar inanırsınız? yada inanmamak günah mı? rivayet adabı varmı?
 
Katılım
19 Ağu 2007
#6
Ynt: Resûlullah Rükûda O’nu Bekledi

SERTER' Alıntı:
rivayetlere nekadar inanırsınız? yada inanmamak günah mı? rivayet adabı varmı?
Rivayetlere ne kadar inanırsınız sorusu bana müsteşriklerin islamın özgün bir din olmadığı iddialarını dayandırdıkları varsayımlarından birini hatırlattı.

Bu soruyu bana sorulmış kabul ediyorum ve cevap veriyorum.

Rivayetlere (sahih olduğu kaynaklarda belirtilenlere) kalbimde hiç bir şüphe olaksızın inanırım. Senedinde veya metnindeki kusurlar sebebiyle zayıf olanlara da; O sözü Efendimizin söylemiş olma ihtimaline ( %1 bile olsa ) dayanarak inanırım. Ve gereken saygıyı gösteririm. Amel eder miyim o rivayetle?? Tabi ki de temkinli davranırım. Din meselesi şakaya gelmez.

İnanmamak günah mıdır?

Sahih olan rivayetlere inanmayan kimselerde bir sorun olduğunu düşünüyorum. Din anlayışlarında ya da inançlarında. Rasule itaat farzdır. Rasulün bize ulaştığı sağlam yollara inanmamak ona itaatsizliktir ve günahtır. (Allahü a'lem)

Rivayet adabı...

Gelişigüzel rivayet tabiki de yapılmaz. Ama burada açıklamaya kalkarsak da sonu gelmez. Bu konuda bir bölüm açarsa birileri bu konuyu da tartışırız..
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap