Sabiha Rana / Denenmişler

saRAna

Sadece yüreğim biline bu bana sonsuz hayat..
Katılım
2 Eki 2006
#1
Aşk Sarsın Bedenimi''Sadabad'da''


Ölüm Hırka Olmuş,

Adımlarım bedensiz dolaşadursun,
Düşlerimi mahşerin eline tutuşturuverdim..

Çocukluğum az ötede Gültepe Yahya Kemal`de annem babam kız kardeşlerim amcamlara ziyarete giderken geçmişin saltanatı süzülüyor can kafesimden..

Rahmetliler ve ben yaşlanmış lale bahçelerinde yürürken geçmişin duygusu sardı her yanımı..

Kalbimi yoklar dile dökerdim kimler gelmiş kimler geçmiş zaman aralıklı hayatlardan diye, hayrete düşerdim Kağıthane deresinde..

O muhteşem yaşamlar hala yüzüyor padişah kayıklarıyla Sadabadı lalede..

` Mahşer olmuş şani Kağıthane Dünya burada dır.
Cennete dönmüş güzellerle temaşa bundadır.` Şair Nefi


“Bir sefa bahşedelim gel şi Dil-i naşade,
Gidelim serv-i revanım yürü Sa’dabad’a,
İşte üç çifte kayık iskelede amade,
Gidelim serv-i revanım yürü Sa’dabad’a.” Şair Nedim

Beyazlar giyerek ayrılmak nasip oldu oralardan.

Geçmişin padişahları çocuksu içtenliğime hükmediyor, düşlerim veryansın karşı çıkıyor dünyanın kokuşmuş düzenine..

Daldığım maziden hesap soruyor bir,bir hatalarımı yokluyor,nasipleri bir kenara koyup aklımın bir köşesine not tutuyorum.

Kaybettiklerim gelince aklıma,hüzün sarmaşıkları dolanıverdi ömrümün her gününe..

Heyecanlarımı içime gömdüğüm kararlarım vefat etmiş, umutlarım iki servi dibinde kıvrılıvermiş yatıyor...

Uzaklardan esen nasip rüzgarları beni ele verip esiyor kendi bildiğince, burnumun direği oracıkta devriliyor...

Yaşadığım her şeye inandığımca şükredip tövbeler yolladım yalnız Allah’a..

Yüce melekler ömür biçmişler ölümü hırka diye sarmışlar bedenime...

Dualar avuç açmış titrek mum alevinde bin bir telaş var düşlerimin cenaze evinde bir nefesle başladı bir nefesle son buldu sanki bütün yaşam dönen mabet içinde...

Çok uzaklardan güldüm ve seslendim dünyaya...

Seni öyle bir alacağım ki senden bir daha geri dönemeyeceksin benden...

Ölüm değil!

Kefen değil!

Sen değil!

Aşk sarsın bedenimi.....

Bensizlik hiç değil!


Tarih 14 Aralık 2005 Dünya Zamanı / Çok Umurumdaydı Sanki Zaman / Öyle Bir Zaman Gelir ki Yer,Yer Beni...




(Sabiha Rana)


Yedi Düvel Gönüllere Beyaz Düşler Paylaşımıdır!
 

saRAna

Sadece yüreğim biline bu bana sonsuz hayat..
Katılım
2 Eki 2006
#3
Acıtan Aşk İlişkilerimiz

Acıtan Aşk İlişkilerimiz!

İlişkilerimizi düşündüğümüzde, yanlış mı doğru mu dediğimizde ilk aklımıza gelen bizi acıtan ilişkilerimizdir.

Çünkü; Yeri hala kanıyor ve acıyordur.

Her ilişkimizin bir sebebi bir hikmeti bir de bedeli vardır.

Yere göğe koyamadığımız adına sevgi ve aşk dediğimiz ilişkilerimiz vardır ki bunlar kalbimizin daha çok yıpranmasına güven duygumuzun çökmesine sebep olur.

Aşk arar
Aşk isteriz
Aşkımızı bulamamaktan korkarız
Bulduktan sonra da kaybetmekten

Gençlik duygularımızı kaybetmemek içinmi bilinmez
Gönül kapımızı her an yeni bir aşk hikayesi için hep açık tutarız.

Ruh mayasını mayamıza tutturmaya çalıştığımız
O mübarek duygu selini yaşamak istediğimiz o adamı o kadını arar dururuz.

Bulduğumuzda da kaybettiğimizde de ne hikmetse saçımızı başımızı yolar pişmanlık duygusuyla aşkın acısını çekeriz.

Ben yeterince kıymet verdim de o bunu anlamadı bir türlü diye söylenip bize göre haklı sebeplerle hayıflanırız kendi kendimize.

Buldu da bunadı deriz.

Biz mi hep yanlış adama yanlış kadına çatıyoruz?

Bu yanlışlıktan mıdır bilinmez mutsuzluk ekiyoruz sevmeye sevilmeye hasret kalplerimize!

Hele de bu aşk ilişkilerimizi neden bu kadar kolay harcıyoruz onu da anlamış değiliz.

Bir tek duyguların fiyatı yok değil mi efendim?

Oysa her seçtiğimiz insani ilişkimiz bizim tercihimizdir.

Kim bilir?

Belki de eski aşkımızın yarasına merhem olsun diye de seçmişizdir birbirimizi ne dersiniz?

Eğer böyleyse daha başından bitirilmiş bir ilişki gözüyle bakmalıyız bu birlikteliğe.

Belki zenginliğini
Belki güzelliğini
Belki huyunu
Belki suyunu
Belki mevkiini seçmiştik
Ya cahillikten ya da çok bilmişlikten, kimse kimsenin gönlünü ve dürüstlüğünü seçmeyi düşünmez.

Gönlüm gönlüne kondu başka yere konamıyorum dediğim o sevdiğim ne yapıyordur şimdi kim bilir?

Ama seçim yapılmıştır artık geri dönemeyiz, ta ki yanlış ilişki olduğunu fark edeceğimiz o ana kadar.

Bu arada hasarlarımızı görme olanağımız olabilseydi keşke karşılıklı.

Eee her tercihin mutlaka ödeyeceği bir bedeli de olmalı değil mi?

Geliniz bir yudum nefes alıp kalbimizi beynimize çekip soralım kendimize.

Tercih mi?
Bedel mi?

Bedeli peşin düşünülmüş ilişkiyi tercih etmişsek şayet
Öyle göze alıp öyle sonuçlarına katlanmalıyız.

Bizi acıtan bu ilişkilere psikolojik olarak ne kadar hazırız o da meçhul.

Aşk ve sevgi duygusundan daha çok güven duygumuzun zarar görmesi bizi iyice yıpratır ve kendimize olan güvenimizi sorgulamaya kalkarız.

Bundan böyle şüphe ve kuruntunun girdabında çaresiz yüzmekteyizdir.

Ayrı ayrı yerlerde ama aynı kayboluş içinde boğulur gideriz duygusal yenilmişliğimizle.

Allah aşkına burada doğru düşünüp doğru cevap verelim
Sorduk mu hiç kendimize?

Bu adamla
Bu kadınla
Var olan ilişkimiz
Yani özelimiz dediğimiz nereye kadar sürer diye?

Mesela kendimizi ne kadar tanıyoruz?

Nasıl bir ilişkinin adamı ya da kadını oluruz diye
Hiç düşündük mü?

Bu tip ilişkilerden tek öğrendiğim şey,

Yalanların bana doğruyu öğrettiğidir.

Lütfen!
Allah rızası için gerçek aşk ve gerçek sevgi adına kendimizi dürüst olmaya davet edelim.

Geliniz yalanları yalanlara gömelim.

Çok güç değil,bizleri huzurlu ve mutlu yuvalarda yaşatacak değerlerimizi hatırlayalım.

İki kıçı kırık ilişkiye geleceğimizi peşkeş çekmeyelim.

Yani!
Adam olalım.

Birlikte yine göreceğiz ki doğrular özlediğimiz ilişkilere kavuşturacak bizleri.

Öncelikle yalansız dolansız dosdoğru yol almamızı tembihlesek kendimize kulağımıza küpe yapsak doğruluğu dürüstlüğü sizce ne kaybımız olur?

Körelmiş pişmanlıklarımızın ve günahlarımızın helal arzularımıza kavuşmamıza mani olmasına izin vermeyelim.

Umudumuzu bir an dahi yitirmeden ruhumuzun ışığını titretmeden sevgi dualarımızla besleyelim ki içimizde hasret kaldığımız o aşkı hak edelim.

Yaşamış olduğum ihanetlerin ardından
kangren olduğu için,
kesip köpeklere attığım kalbimin hatırasına yazdığım
kırık seslenişimi okudunuz.
Teşekkür ederim.


Zaman mı?
Zamanı takan kim?
11-Temmuz-2006 (Doğduğum gün)


İnanıyorum ki melekler sana bu yazımı okuyordur şimdi


(Sabiha Rana)


Yedi düvel gönüllere Beyaz Düşler paylaşımıdır.
 

saRAna

Sadece yüreğim biline bu bana sonsuz hayat..
Katılım
2 Eki 2006
#4
Hayırdır be Rüstem?

Bakıyorum da Reno marka arabayı sağa çekmişler, bir de radar pozisyonuna geçmişler?
Maksat hatır sormaksa şayet, neticesinde de ceza kesmekse niyetleri bu aşka.
O başka.
Bilsinler ki ne Rüstem'den ne de bu minibüs şöförlüğünden vazgeçmem.
Bütün mahalleli de bilir.
Babamdan yadigardır bu minibüsle şöförlük bana.
Hayat zor, şartlar ondan daha zor.

Haa, az kalsın unutuyordum, Kadıköy - Pendik hattı, bana yamuk yaptı.
Bende çamura yattım abi.
Sana bu blogu Gültepe - Levent hattında, laptopumdan derleyerek yazıyorum..

Dert etme be Rüstem!
Karbüratör gibi su kaynatmam, illa ki seni canım çektiğindendir..

Bir daha aşklayayım seni diyorum, ne diyorsun?

Ben seni, Avrupa yakasındaki marketlik sevgilerle değil, varoşların damarlarında beslenen sevgilerle seviyorum.

Gözleri güzel olmuş insanın ne çare, okumasını bilmiyorsa sevdiğini.

Senin kulakların da güzel, anladık be Rüstem
Benimde sana güzel diyeceklerim var.
İyi oku, iyi anla şimdi tamam mı?
Yamuk yapma bak Rüstem!
Göz dedik de aklım durak kesildi birden.

Bu dünyada iki (2) kör tanıdım.
Birisi aha beni göremeyen sen, ''Rüstem''.
İkincisi de aha da senden başkasını göremeyen ben ''Hamide'n''

Bu arada demiş idi ki ninem!

''Bu dünyada sakın sevme Hamide.
Eğer, Seversen de sakın ihanet etme.
İhanet edenleri de asla affetme!''

Ulan Rüstem,
Hatırlamak o kadar kolay mı?
Bir gece yarısı aniden Melahat'ın koynunu hatırladın da gittin?
Sonrada benim ciğerimi cartlak kebabı gibi yedin?
Unutmak o kadar kolay mı?
Birde utanmadan,"Unut şu olayı Hamide'm" diyorsun.
Hadi oradan Rüstem, çektir git istersen.

Ahh ahh
Şu geceler var ya şu geceler..

Seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı, inan ki dünyada insanlık da bir daha gün yüzü göremezdi.

Ne demişler KOCAMAN sevenler?
Aşkı, sev, say, hürmet et, fakat önünde eğilip büzülme..

Şeytanın da işi yokmuş gibi, içimden sesleniyor kurnazca.
'' En asil intikam affetmektir'' diyor.
Ya Şeytan'ın çocuğu doldurursa sonunda.

Beni sevdiğini söyleyen dile değil, benim için ağlayan kalbe inanırım bundan böyle.

Seviyorum dediysem ki, dedim.
Sanma ki aşkım pazar malıdır.
Benim sevgim de ''Vakko romadır.''
Yalvarıyor gibi görünüyorsam oradan?
Asalatli kalbimin merhametindendir..

Aslında diyeceğim şu ki, şeker de tatlı olabilir, bal da, reçel de, ama hiç biri senin kadar tatlı değil be Rüstem..
Seni herkes sevebilir, Ayşe'de Fatma'da Melahat'de, ama ''hiç biri benim kadar sen değil.''

Anlıyor musun beni Rüstem?
Seni anlatmak da, unutmak da, sevmek de inan ki çok zor.
Çok zor.
Hele de direksiyon sallarken, intihar gibi bir şey.

Şunu beynine iyi belle.
Sen, kalbimde tek başına yolculuk eden bir Rüstem.
Bense, bir minibüs dolusu yolcuyla ( 10 kişi de ayakta ) seni ahiret hayatına götürecek olan Hamide'n.

Son kez bilesin ki, şu Melehat'la olan çapkınlığına, bir de benim Ford'un ara gazına acayip kıl oluyorum..

Neden dersen, ne zaman ki seni unutmak için tam gaza basıyorum, en son olarak hatırladığım sol şeritte olduğum ve ani frene bastığım, sonra mı?

Gözlerimi cennet gibi bir yerde açıyorum öyle çok şaşırıyorum ki inanamıyorum gördüklerime.

Nasıl mı?
Bak şöyle..

Sen, yemyeşil çimenlerin üzerinde boylu buyunca uzanmışsın yere Rüstem.
Yanında da sana sımsıkı sarılmış vaziyette ben.
Ne mi yapıyorum?
Seni seviyorum Rüstem.
Hamide'n.

(Melekler hayırlı uçuşlar diler)


Fotoğraf: Hürriyet.
Fotoğrafta ki hatunsa!
Rüstem'in bir gece yarısı aniden hatırladığı Melahat.
Zaten o geceden sonra Melahat'ı hiç gören olmamış.
Hamide'nin bıraktığı nottan öğrendik!

Sabiha Rana
 

maviyemin

Senden birşey istemiyorum sevgimi iade et yeter!
Katılım
30 Eyl 2007
#5
Ynt: Sabiha Rana / Denenmişler

Güzeldi okuduklarım. Biraz eskilere götürdü beni tarih gibi. Teşekkürler...
 

Giriş yap