Şair sayısının ve şiirin çok olması iyi mi?[Tartışma Konusu]

Katılım
27 Ara 2005
#1
"Forumda bayadır bir tartışma konusu oluşturulmadı,arkadaşlarımız ilk açılan tartışma konularına katılıyor,ben de bir nebze yenilik olması ve edebiyat sitesinde olması gerektiği gibi tekrar bu konulara dönmek istiyorum"

Konuya müdahil olacak herkese sonsuz teşekkürler...


Arkadaşlar birden aklıma takıldı.Yurdum insanının %75 i şairdir desem ne kadar doğru olur sizce.?Geçenlerde okuduğum bir makalede şaire ve şiire gereken önemin gösterilmediğinden yakınılıyordu.Makalenin daha doğrusu köşe yazısının sahibi hepinizin en yakından tanıdığı Hilmi Yavuz'du.Özetlemek gerekirse,yurdum insanının şairliğiyle övünüyor ve onlara gereken ilginin gösterilmediğinden yakınıyordu.Biran durup düşündüm,gerçekten doğru mu diye?Bir tarafım hak verdi diğer tarafımsa haksız buldu.Hak verdi çünkü sonuçta kişi kendini satırlara dökebiliyorsa yeteneği vardır,iyiye dalaletttir.Haksız bulduğum yani keşke dediğimde bu kadar şiirin diğer bir deyişle şairin olması münasebetiyle adına gerçekten "şiir"diyebileceğimiz şiirlerin ortaya çıkamaması.
Genç bir şair yayın evine koltuğunun altında şiirleriyle gittiğinde yayınevi sahibinin nasıl bir gözle baktığı aşikar.Bu kadar çok şiir kitabının olması münasebetiyle ve yayınkuruluşu sahibinin iyiyi seçememesi sebebiyle bazen çok da güzel olan şiirler gün yüzüne çıkamıyor.
Fûzulî,Bâki gibi eşi emsali olmayan şairler yetiştiren bu milletden onların seviyesine erişmeşecek yeni şarilerin çıkmasını beklemek bence hiç de lüks değil...

Bu yazıyı yazarken bir soru geldi aklıma bu konuya binaen.Sizce neden bir Fuzuli ya da Yunus ya da Bâki çıkmıyor yada çıkamıyor ya da dediğim gibi olup da biz mi şahit olamıyoruz.

Velhasıl uzun yazınca kimsenin okumayacağını bildiğim için burada kesiyor ,siz arkadaşlarıımın bu konu hakkındaki görüşlerini soruyorum...
 
Katılım
1 Mar 2006
#2
sanırım şiirin zihinlerdeki anlamını yitirdik herşeyden önce. şiire ve şaire karşı değişen bir bakış açısı yaygınlaştı belki de. sayılarının çok, dişe dokunur olanlarının az olması nedeniyle arada geleceğin bakileri, fuzulileri de yitip gidiyor. bence bunun sebebi biraz da günümüzde birşeyleri moda olsun diye yapma hareketi. herkes sırf birşeyler yapmak için yapınca sayısal yönden çoğunluk olsa da değer yönünden vasatlarda kalabiliyoruz veya yetersiz kaldığımız safsatasına inandırıyoruz kendimizi. aslında herşeyden önce şiiri sevdirmeliyiz bunu yaparken elbette en iyi örneklere yer vermeliyiz ama en iyileri bulabilmek için de pek çok örneği okuyup mukayese etmeliyiz. sonuçta bazen iyileri fark etmek kötüler arasında daha kolay olabiliyor. sözün kısası emeğe değer vermeli ve de inacımızı yitirmememliyiz. süperim diye övünmek ya da berbatım demek dışında yapıcak pekçok şeyimiz var...

hani geçenlerde bi hikaye yazmıştı arkadaşın biri bazen hayatta birşeyleri fark etmek için bizlere taşlar atılır diye.. belki de biz de çevremizde bu tarz yeteneklerin olduğuna inanyorsak ya da varsa öyle tanıdığımız, inandığımız birileri onları yüreklendirmek ve desteklemekle işe başlayarak fark ettirici taşlar olabilirz elden geldiğince..
 
Katılım
25 Şub 2006
#3
Bu konuda Bumin onlar gibi olmak imkansız değil demiş bence çooooooook iyimser davranmış. Bu saaatten sonra bu milletten bir Fuzuli, bir Yunus imkanı yok çıkamaz. Zaten onların farkı tek olmaları değil mi? Bir kere edebiyat öğrencilerinin, geçtim öğrencilerini öğretmenlerinin çoğu bile Fuzuli veya Yunus denince yetersiz kalmaktadır. Hele yeni nesil hiç tanımaz onları. Çoğu kişi popülerlik uğuruna onları hiç okumaz, okuyan anlamaz, anlamaya çalışmaz, an gelir aklı ermez anlayamaz, ondan sonra suçu kendinde değil onlarda bulur. Onlarla aynı devirde yaşayan nice yetenek dahi onların yanında gölgede kalırken bu zamanda onların gölgesinde kalamayıpta gölgesinin gölgesinde kalan bir şair bile çok değerlidir. Yani Uluğbey merak etmene hiç gerek yok bu milletin arasında bir Fuzuli veya Yunus yok. Kaldı ki bence olmayacak ta...Bumin'in de dediği gibi yavaş yavaş özümüzden uzaklaşmaktayız.. Kültürümüz, imanımız, inancımız, aşkımız, şiirimiz, şairimiz zedelenmiş...Ha yinede umutsuzluğa kapılmamak lazım. En azından onlardan sonra bir Necip Fazıl, bir Yahya Kemal vs. geldi.
 
E
#4
Neden bir Fuzuli çıkamıyor? Çok yerinde bir soru ve çok güzel bir soru. Ben çok dertliyim bu konuda ama uzatmamaya çalışacağım inşallah :)

Bu soruya cevap düşündüğümde aklıma evvela Fuzuli'nin yada başka bir değerli şairin yaşadığı dönem geliyor. O dönem ve o dönemin şartları... Bunu asla gözardı edemiyorum. Ekonomik, sosyal, ahlaki ve askeri ve idari açıdan zirveleri yaşayan bir memleket imiş bir zamanlar burası. En parlak dönemine gelinceye kadar bile "sosyal ve ahlaki" olarak her zaman zirvede tutmuş kendini. İşte sanatın o, ruha ve gönüllere inanılmaz sıcaklıkta huzur ve sükuneti veren ifadeleri de -ne hikmetse- o zamanlar altın çağını yaşamış. Şiir ve şair, toplumsal ve ahlaki bir mevzudur ilk başta. Yani bir toplumun ahlakı ne kadar düzgün ise ortaya mükemmel birşey çıkar. Bunun için uğraşmazlar da. Çünkü zaten "tabiat"ları buna elverişlidir. Gelelim günümüz şair ve yazarlarına ve bulundukları döneme... Aslında hiç gelmesek hiç görmesek diyorum fakat maalesef böyle bir gerçek var ortada. Ben, ülkemizin sosyal ve ahlaki açıdan seviyesinin o dönemlere göre oldukça düştüğüne şahit oluyorum hergün. Özellikle adına nice hitabelerin, şiirlerin yazıldığı o Türk gençliği, bugün o şiir sahiplerinin hiç de görmek istemediği bir yerde. Son zamanlarda iyiye gidiş olsa da , toplumun üzerindeki kara bulutların çekilmesi uzun bir vadede olacaktır kanaatimce. Gençliğin her açıdan bilinçlenmesi, inanın ki sanatın da ekonominin de hatta -iddia ediyorum- siyasetin bile çok farklı boyutlara gelmesini sağlayacaktır. Fakat dediğim gibi uzun vaadede olacaktır bunlar. Ama sonunda olacaktır yani inşallah :)

Bir diğer cevap ise yine yukarıda bahsettiğim ahlak problemiyle ilgili. Yüzde 99'dan fazlası müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz. Fakat ne gariptir, hiç belli olmuyor. Bunun sebebi çook derinlerde ve mazilerde. Hepiniz de biliyorsunuz onun için hiç açmayacağım. Ama özetlemek gerekirse, dış mihraklar fazlaca içimize girmiş durumda. İşte dinin "dosdoğru" yaşanmamasının sebeplerinden biri de budur.
Nerden nereye geldim... Neden bir Fuzuli çıkamıyor bu ülkeden? Bu soruya belki oldukça etraflıca ve dallanıp budaklanan bir cevap verdim ama aslında bu cevabım birkaç soruya cevaptı: Mesela, neden bir Fatih çıkmıyor, neden bir Mevlana çıkmıyor, neden bir Ulubatlı çıkmıyor, vs vs vs......

dipnot: Uzatmamaya çalıştım ama yine de uzadı galiba. Sabrınıza teşekkürler....... :)
 
Katılım
29 May 2006
#6
Gerçek şiire ve şaire günümüzde duyulan özlem hayli çoktur.Eğer şair ve şiir sayısı çoğalıp da günümüzdeki gibi şiirin kalitesi hayli düşecekse varsın iki üç tane şair olsun.Yazık ki şiirden bihaber olanlara üç beş karalama şiir diye yutturuluyor.Demek istediğim günümüzde o kadar çok edebiyatla ilgilenen de kalmadı. Şair ve şiir sayısı kadar onları ayırd edebilecek kaliteli okuyucunun da olması lazım.Eskiden insanların zamanını edebiyatla doldurması kaliteli okuyucu sayısını da haliyle arttırmış.Günümüzde uğraşılacak o kadar lüzumsuz işler türedi ki televizyon izlemek., boş lakırtı yapmak dolu zaman oluyor.Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz diye sorulduğunda ise cevap iki kelime ile bitiyor:Kitap okuyorum.Sizce de artık boş ve dolu zaman kavramlarını yeniden gözden geçirme zamanı gelmedi mi?


Erbab-ı teşaür çoğalıp şair azaldı
Yok öyle değil şairin ancak adı kaldı
 
Katılım
22 Haz 2006
#7
Şiir ve şair sayısının çok olması aslında bir şey ifade etmiyor. Önemli olan kaliteli şiir ve şair sayısının çok olması. Tabi bunu da, önüne gelenin ben şairim deyip kalme kağıda sarılması engellemiyor çünkü gerçek şiir ve şair aradan sıyrılıp çıkıyor. Önemli olan iyi okuyucu olup bunu ayırdebebilmek. Bunun için de tabiki birikim gerekli. Ne yönden bakılacak olursa olsun yeni şiir ve şairlerin türemesi zararsız.
 
Katılım
29 Eki 2006
#8
nabza göre edebiyat..
"yeni jenerasyon tehdit unsuru! vb paragraflardan ziyade
çoğu kez bende de "uğultu"izlenimi bırakan birkaç şair(!) sayesinde yaşları da yakmayalım..kötü şair, iyi olanın tespiti için araçtır
nevi şahsına münhasır(fuzuli, baki) insanlar, birden edebiyata atılıvermiş değillerdir..ve o dönemde fuzuli, baki dışında yazmayan da yok değildi..
medyanın büyük rol oynadığı bu kapsamlı konu gerçek zanaatkarların-aslında edebiyat zanaattır- üstünü örtmekten başka bir şey değildir.
 

Giriş yap