Sevgi_li günlük

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Bu mevsime ne zaman geldik ?
Ayrıkotlarını şuraya,ebem gömeçlerini buraya,maydanozlar da ha orada dursun.
Gel vatandaş tezgahı açtık,geeeelll aman ha tek tek gelmeyin toplanın gün edasında ,eteğinizde ki taşları dökme sevdasında,kazanları kaynatıp kaldırma yarışında gelin.tek tek gelirseniz nefes alırız Allah muhafaza...bir an da gelin dökülecek kanımız aksın,süzülecek terimiz silkinsin.siz yapın yapacağınızı ben size şeker alayım,çikolata alayım,bisküvi alayım. Alayım hiç sıkıntı değil bunlar bana.
Tezgâhımda ki gülde bir sizin için ,ot da...
Mavi desen
Nasib kader...

Bazen bunlar olurken hayatımda kalan azıcık (kuş kadardı o da kalmadı akıl)beynime şu düşünce geliyor...şu saniye sen bunu yaşarken o saniye birileri gülüyor birileri ağlıyor,birileri dayak yiyor,birileri soyuluyor,birileri çaresiz hastahane de nöbet bekliyor,birilerinin cenazesi var,birilerinin düğünü var,birileri içiyor ,birileri sokakta derdine yanıyor,birileri zor zaman geçiriyor,birileri aç,birileri tok,birileri lüks hayatda ,birileri sefillikte,birileri namaz kılıyor ,birileri dua ediyor,birileri hizmetde ,birileri yoldan çıkartılıyor,birileri rezil oluyor ,birileri para kazanıyor,birileri batıyor ... (....)listeyi o kadar uzatabilirim ki ve hepsi o saniye oluyor...sonra alıyor beni bir gülme...
 

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
En zoru da köyüme gidememek oldu günlük. Her yer yeşillendi,dereler çağladı, çiçekler açtı, kuzularımız doğdu bir ben yokum köyde ne acı.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Umudum çift kapılı bir sürgü,pencerelerinden dağ görmesede bir kaç akasya ağaçları ya da salkım söğüt.akasya kokusu dolsa evin içine.hayal bu ya "ah" dediklerimin hepsine "oh" desem.boğazımdaki taşı alsan,sırtımda ki yükü.
Hamiş:Allah nasib etmeyeceği şeyin hayalini kurdurmaz.
Hz.Osman (r.a.)
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Bu divanda şimdi olsa asla yazmayacağım şeyler yazmışım; bir yandan bayağı keyifli. 10 yıl sonra bunu okursan ey ferahsan bakalım keyiflenecek misin kederlenecek misin?
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
1.Rehber
1.1.Ay ile dertleşme (iyi ki olmuş)
1.2.akıl melekeleri
1.3.zihin kusması
1.4.kalp kiri
1.5.halis niyet

2.Giriş
2.1. Fiil'i isimlendirme çabası
2.2.fiil'i nesneleştirme
2.3.Fiil'den fiile geçme

Gelişme
3.dua
3.1.duanın beklenmeyen sonuçları
3.2 tahrip
3.3.tahrik
3.4.müfad galattır.

4.sonuç
4.1.Sual etme
4.2. Bihaber
4.3.mühdir
4.4.zaman
 

Simurg

sabır & edeple
Sevgili günlük,
Insanın 'anlamak' gibi bir derdi de olmalı. Hep anlaşılmak istemenin yanında birgün işi gücü bırakıp anlamaya da çalışmalı. Anlamanın zihnini nasıl yaktığını hissetmeli..
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
°Arabanın camında rüzgar yüzünü yalar,tam ağzını açmak üzeresindir,aklına "ya hayr söyle ya da sus"sözü gelir...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
20200625_234738.jpg


İnsanı en çok zorlayan tahminimce (en zor olanı) dünya ile irtibatı ve kendisini ifade etmesi diye düşünüyorum."ben söyler geçerim"modunda ki "kişiler"her zaman ilgimi çekmiştir.insanın insana ettiğini hep menfi değildir.uzun uzun sohbet edilecek konu olmasına rağmen bu zeminde dolanmak istemiyorum.Daha çok ilgimi çeken"Antisosyal"kişiler.hatta antisosyal kişilik diyebiliriz.Her anti: sözünü düşündüğümde aklıma antin/kuntin sözü gelir.neyse geçelim.
Psikoloji bu durumu sosyapat ve psikopat kişiliğe bağlamış olsada yanıldıklarını savunabilirim.(tabi kimse bana inanmaz :) ) kendi düşüncemle antisosyal kişilik; Hayatda insanların mutlu olduğu şeylerle ,mutlu olunmasını anlayamayan kişiye antisosyal denir.Günümüzde vıc vıc ilişki kurmayan,mucks mucks gülücükler atmayan,emcük emcük düşüncelerini ortaya saçmayan kişidir antisosyal.Bağ kurdukları şeyler aynı olmayınca "ötekeleştiren"kişi kabul edilen,öyle görülen,olduğu gibi "Nasıl" suali sorulmadan sineye sarılmış duygu yumakların da irtibatı kurulamayan davranış şekli olarak söylenmekte.Antisosyal kişilerin çizgilerini daha net çizdiklerini düşünüyorum.Yukarıda ki resimde ki gibi mesafeyi daha güzel tutabildiğini.bu ara çok sevimli geliyor gözüme.Dağ başında yaşama eyleminin öncüleri,kafası parmak ucunda yürümenin misalleri,zamanın kaliteli kullanıcıları,boş boş kelimelerin şövalye gibi karşısında duranları...(çoğaltılır çok da sırlarını ifşa edip inci mercanlarını ortaya saçmayalım )
Antisosyal kişiler bu ara gözüme sevimli gelmekle beraber,bir özenme,içimde mevcut.psikoloji diyor ki (makalelerden anladığım) bu kişiler uzun soluklu insan öldürme planları yapar ve uygulayabilirmiş.şimdi düşündüğümde bazı insanların çok güzel öldürebileceği düşüncesini yadırgamadım :) derisi soyula bilir,gözleri oyula bilir,elleri kırala bilir,ayakları un ufak edilebilir.bunda da hak verdim onlara,sadece zayıf insanları ezme konusunda rahatsız oldum.her zaman yiğid öldürüle bilir,hakkı teslim edilmelidir.Neyse içimde ki sayko bu ara çok konuşuyor...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Hiç bir şeyin elimizde olmadığı,her şeyin anahtarı elimize verilen,yaşamın büyük sorumluluğunda sığanacak gölgeler olsun.tüm gölgelerin sahibi,koruyucusunun sunduğu kahve gölgesinde buluşalım.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Kaç kusur yıl oldu bilmem,bilmekte istemem şaka zamanını bitiriyorlar,ey hoşgeldin ciddiyet.
 
Ü

Üye silindi(kendi isteğiyle)

"Câhillik mutluluktur." derler sevgili günlük. Ne dersin öğrenmek ve bilmekle hata mı ediyoruz?
Cahil insan mutlu insandır. Sokrates'in at sineği tabiri vardır. İnsan bilgiyle karşılaşınca ve bilginin derinliğiyle karşılaşınca kendi bildiklerinin yanlışlığını veyahut eksikliğini görür. İnsan okudukça,bildikçe, gerçekleri öğrendikçe huzursuz olur. Gerek ideolojiisine, dünya görüşüne, savunduklarına ters düşer. İnsan okudukça, öğrendikçe, kavradıkça, anlamlandırdıkça... zihninin onu yanılttığı şeyleri kavrar. Misal Descartes düşünüyorum o halde varım dememiştir. Heidegger onun önceden düşünmediğini düşünemediğini değil de, yeni yeni bir şeyleri anlamlandırdığını der. Yani velhasıl Descartes Düşünüyorum o halde bilincime varıyorum der. Bilincime vardığımda uykularım haram oldu der. Sabahlara kadar uyuyamadığını ve daima aklını kurcalayan şeylerin olduğunu der. Cahillik müthiş bir mutluluk verir. Her şeyi bildiğini, kendince bütün varolanların doğru olduğunu savunur. Lakin bilmek insanın masumiyetini bitirir...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Küçücük çocuklar abla diye koşturur kadının peşindee ,bugün evine gelen abla "kadına abla"dedi...yok dedik teyze diyeydin,benden size tavsiye nasıl görünürse görünsün teyze "küçük hanım" diyin ,yaşınız çok genç gösteriyor size "abla"desem hata ederim diyin,nasıl hitap edebilirim diye sorun? Asansörde rastladığı "teyzeye" teyze dedi diye nerede ise dayak yiyecek olan insan tanırım,kendisinden büyük olduğunu tahmin etsede "amca"denen adam bilirim,
bugün kara gün ilan edildi:) insanın sinirleri allak bullak olur,zaman acımasız tamam da ,kadın ona çok hoş görülü davranıyor,hafta sonlarını saymıyor,geceleri kenara koyuyor,doğduğu yılı eksi bir diye hesap ediyor,daha nasıl hoşgörülü olabilir.30 yaşından sonra yılları saymıyor,Tüm dehşetini kenara koymuş kadın,bulduğu salatalık kabuğunu,her çeşit meyve kabuklarını yüzüne bassın,turşu gibi tuzlansın,bahçe de aloe vera tarlası kursun,kozmetiğe bir dünya para harcasın,gelsin kadına "abla"desin.oldu "nine"deseydin.Adab-ı muaşeret kanunlarını her zaman yaş konusunda ,erkek kadın ayırt etmeden kullanın,kadına burada pozitif ayrımcılık yapabilirsiniz. :)hatta ninelere "teyze"diyorum,teyzelere "abla" ablalara "takma isimle "sesleniyorum.
Yaş dediğin burada nedir ki? Yıl ne demek ,insan günlük hesap eder onda birini kara en küçük kökünü söyler ne demek "abla"
zaten kadının içinde ki his yanıldığını (!) hiç kabul etmez :D kıskandı o kıskandı :) :):) (en sağlam kadın için savunma tekniği)
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Benzer konular

Üst