SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

Katılım
18 Eyl 2007
#1
SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

Batı’nın değerlerine meftun Doğulular İstanbul sokaklarında ezan sesleriyle büyümüşlerdi. Ruhları Ayasofya’da dinledikleri vaazlarla mutmain olurdu.

Kandil geceleri, bayram sabahları, teravih namazları hayatlarının en mutlu anlarıydı. Sokakta yürürken gözleri bir minarenin taşına takıldı mı, taştan ciltler dolusu kitabın malumatını alırlardı. İstanbul, onların ilham kaynağıydı.
Başları dara düşünce Eyüb’e koşar, Fatih’in kabrine gider, Edirnekapı’da İbn-i Kemal’le bütünleşirlerdi. Çünkü ak sakallı babalarından, abdestsiz ayağı yere basmayan analarından öyle görmüşlerdi.

Ne var ki yaşanılan bütün bu güzellikler onların “mustakim” kalmaları için yeterli olmadı. Batının ihtişamını görünce hafızaları perişan oldu. Ne ezan sesinden ne de kandil gecesinden haz duydular.
Vakti evvelde has müslümandılar.

Süleymaniye’de saf tutup devrin ulu hocalarını dinlerken “Zünnar” takana, adı “Agop” olana, kilisenin kaldırımına çömelip papazdan af dileyene merhamet nazarıyla bakarlardı.

Müstakimdiler Dinlenen şahısların yerini Abdullah Cevdetler, Tevfik Fikretler alınca kafaları karıştı, Batılılara gıpta ile bakmaya başladılar.

Bu gıpta ediş İslam’a karşı oluşan derin muhalefete güç kazandırdı. Süleymaniye’yi seyrederek büyüyenler aldatılarak Süleymaniye’nin karşısında konuşlandı.
Dönüşümü fırsat bilen Reşit Paşalar, İslam’ın kaybını Batı’nın ise kazanımını kalıcı hale getirebilmek için meydanlara çıktılar, gazetelere çarçaf çarçaf ilan verdiler, halkı bütün olanları kabul edecek bir konuma getirdiler, ardından yasal değişikliklere gittiler.

Etkili de oldular.

Medresede elif-ba’yı öğrenip hayatı tanıyanlar ulemayı gerici olmakla itham etti. Kıyafetini değiştirerek terakki edeceğine inandı. Fakat olmadı. Şartlar gittikçe kötüleşti.
Toplumda bir değişim vardı. Hayat değişiyordu. Fakat bu, Süleymaniye’den uzaklaşarak gerçekleşiyordu. İslam’ın zafer kürsüsü Ayasofya’nın susturulması değişimin vahametini dayanılmaz bir boyuta taşıdı.

İşin acı tarafı Ayasofya’da doğanlar onun sükute bürünmesine sessiz kalarak destek olanlardı.
Süleymaniye, Beyazıt, Fatih ve Ayasofya Medeniyet’in kilit taşlarıydı. Birer birer çözüldüler. Onlar çözüldükçe kalenin sütunları yere serildi.

Kahire, Kudüs, Şam, Bağdat derken bütün İslam şehirleri tarihin en ağır yenilgisiyle yüzleşti. Yenilginin üzerinden onlarca yıl geçti.
Bu gün kanayan yaralarımıza yenileri eklenmekte.
Bağdat’tan ajansların geçtiği tecavüz sahnelerini gösterir fotoğrafları gözlerimizi kapatarak görmemeye çalıştık. Kulaklarımızı tıkayarak Filistin’li kızın feryadını başka mercilere havale ettik. Aksi bir duruş Batılılaşma maceramıza ara noktası koyma anlamına gelecekti. Buna cesaret edemedik.
Papazların yetiştirdiği heriflerle yan yana fotoğraflar çektirip, iktisadi kuruluşlardan ekonominin iyi gittiğine dair raporlar almayı birinci vazife telakki ettik.
Avrupa Birliği macerasıyla 3 Ekim’de İslami Dirilişin üzerine kat kat beton tabakalar dökenler daha düne kadar dünyaya karşı Müslümanların haklarını dava eden kahramanlardı. Ayasofya’nın dibinde Sultan Ahmet’in ihtişamıyla büyümüşlerdi. “Zincirler kırılsın; Ayasofya açılsın.”

terkibini ilk onlardan duymuştuk. Başarılarını gördükce ruhumuz dalgalanırdı. Çünkü onlar Ayasofya’yı hürriyete kavuşturmaya taliptiler.
Bağdat, Şam, Semerkant’ta onları bekliyordu. Cava Adaları’ndan Mağrib’e kadar gece namazlarında secdegahını göz yaşlarıyla sulayan nice mübarek kulların dualarını almışlardı. Bütün bunlara Avrupalı olmayı tercih ettiler. Batı’nın aferinleri uğruna yıkıldı dağlarımız.
Sevinsin Papa, sevinsin Hahambaşı, sevinsin Vatikan ve Fener.
Artık hutbelerimize daha özgürce müdahale edecek, duyulmasını istemedikleri ayetleri vaazlardan çıkarmamızı daha rahat talep edecekler.
________________
ALLAH Resulü SAV- Batı’nın o günkü versiyonu Mekke’deki, ezilen Müslümanları kurtarıp Medine’ye getirmesi için Mersed el-Anevi’yi (r.a.) görevlendirir.
Mekke’ye giden Mersed’e “Unak” adlı zengin ve güzel bir kadın aşık olur. Evlenmeyi teklif eder.
Mersed, ALLAH Resulü’ne sormam lazım der. Sorar, cevabı ayetle Cibril verir:
“İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin.” (Bakara: 2/221).
Mersed zenginliği, ihtişamı ve Mekke’nin putperest kadını Unak’ı reddeder.

Mekke’de Müslümanların hakkını dava etmeye devam eder.
Bu gün Unak’ın yerini putperest dünyanın baş mümessili Batı aldı.
Bu milleti madden kurtarmak için oraya gidenler Unak’ın kucağında kayboldu.
Mersed Mekke’den Medine’ye ezilen Müslümanları, Batı’ya gidenler ise ezilenlerin yurduna kayıtsız ve şartsız teslimiyeti taşıdılar.
Batı orada Unak’larıyla yeni kurbanlar almaya devam ediyor. Ta ki Mersedler yollara düşünceye kadar.

VESSELAM...
 
S

SERTER

#2
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

Bu nasıl biyazı yusra!!!
senin kendi yorumunmu, yoksa birilerininmi?
Politik saptamalarına diyecek bişiy yok. velakin biraz yakın tarih okusanda şu medreselerin esrar tekkelerine döndüğünü okuya bilsen
yada evliyalığı babadan oğula geçirmeye çalışan zındıkları...
bide şu yukardaki unak mevzuuyla batı mevzuunu nasıl birleştirdin helal...:)
koca avrupanın islama dönmesinimi bekliceksin ilişki kurmak için(örnek olmamaış bide hadis kaynağı verirsen sevinirim)
bune ya ayasofya açılınca islam kurtuluyomu yada (ah ah) medreseler olsa kurtuldukmu?
yokya biri hurafeden medet umar biri bilmem neden nerdeyiz nehaldeyiz görmüyomusunuz.

bop hakkında bilgin varmı!!!!!
varya şikayet edersiniz edersiniz her 2 kişiden biri olursunuz sandığa gelince cukkalar konuşuyo offyaa......
 
Katılım
18 Eyl 2007
#3
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

Size verilecek cevabım çok.

Ama kafadan ve kulaktan dolma bilgiler değil bunlar.
Ayrıca medreselerle yakından ilgili biri olarak
Vatikan yada BOP la ilgili oldukça bilgi sahibiyim merak etmeyin.

Tarih noktasında ise bu yazdıklarımdan aslında tarihi görebilmeniz gerekirdi.
Neyse.

Siz görmek istediğinzi görün.

VESSELAM...
 
S

SERTER

#4
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

bumudur yani
hani meşhur hadis varya her avare kendi ayıbını kapatmak için anlamı dışında kullanır "ammel niyetler göredir" yorumu size bırakır... hatırladınmı?

"Siz görmek istediğinzi görün." cümlesinin arkasına sığınamazssınız...
vesselamla olacak işler değil bunlar...

bana yakın tarih ve ayasofya hokkabazlı hakkında bilgi sunun ve kılık kıyafet ınkılabına dair
bekliyorum bekliyoruz bekleyeceğiz........
o çok cevaplarınızı bizden esirgemeyin plaseeee....
 
Katılım
18 Eyl 2007
#5
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

Vaktim kısıtlı............

Ayrıca bu forumda yazmama kararı almıştım.

Ve yazmaya mecbur bırakıyosunuz beni.

birşeylerin arkasına sığınacak kadar şahsiyetsiz değilim.
Yıllardır bu işlerin içindeyiz sizin gibilerle hergün reelden münazara yapıyoruz .

Burda sizden mi kaçayım.

kaçsaydım yoruma açık yazı yazmazdım.

Siz alaycı bir tavırla cevap yazmadığınız sürece

Geniş bir zamnda nasip olursa oooo çokkkk beklediğiniz bilgileri aktaırırm inş.

VESSELAM...
 
S

SERTER

#6
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

sizi şahsiyetsizlikle suçlamadım abartmayın lütfen (herkeste alıngan yahu burada)

aman ne haliniz varsa görün canım .fakat o değerli vaktinizi bu siteyi sonradan okuyacaklara yalnış ve dayatma hatta denenmiş bilgiler vermeye ayırmasanızda çiçekten böcekten bahsetseniz. daha yarayışlı olursunuz...
bizim gibiler dimi hemen sizin fikrinizi savunmayanlar sizden olmuyo ölemi bide yazıyosunuzki islamın güzelliği falan filan.

yazdığınız gibi yaşayın yaşadığınız gibi yazın

bu sitede öle cokki "mevlanayı anladık hayranız" diyipte iki karşı fikirde hemen kibirlilik taslayan..."yaratılanı yaratandan ötürü sevemeyen"
ben yazınızı eleştirdim keza sizi tanımam...

siz açmışken ben bırakmıcam bu başlığı osmanlının sondönemlerinde kendisini bi iş başarmış zannedip makale yazan aydın(cık) ların yakasına yapışmış nice bizler gibi....

veeeeesssselam (hani türkçe peşinde koşanlara binayen)
 
S

SERTER

#7
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

ya biri okusun şu yazıyıya benle konuşsun ya unak mevzuu ve diğer konuların bağıntısına bi baksınya yalnızmıyım bu sitede... yazının sahibi konuşamıyor yazamıyor bu ne ya.........
kafasına esen başlık açacakmı yoksa hala
 
Katılım
18 Eyl 2007
#10
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

SERTER' Alıntı:
sizi şahsiyetsizlikle suçlamadım abartmayın lütfen (herkeste alıngan yahu burada)

aman ne haliniz varsa görün canım .fakat o değerli vaktinizi bu siteyi sonradan okuyacaklara yalnış ve dayatma hatta denenmiş bilgiler vermeye ayırmasanızda çiçekten böcekten bahsetseniz. daha yarayışlı olursunuz...
bizim gibiler dimi hemen sizin fikrinizi savunmayanlar sizden olmuyo ölemi bide yazıyosunuzki islamın güzelliği falan filan.

yazdığınız gibi yaşayın yaşadığınız gibi yazın

bu sitede öle cokki "mevlanayı anladık hayranız" diyipte iki karşı fikirde hemen kibirlilik taslayan..."yaratılanı yaratandan ötürü sevemeyen"
ben yazınızı eleştirdim keza sizi tanımam...

siz açmışken ben bırakmıcam bu başlığı osmanlının sondönemlerinde kendisini bi iş başarmış zannedip makale yazan aydın(cık) ların yakasına yapışmış nice bizler gibi....

veeeeesssselam (hani türkçe peşinde koşanlara binayen)
Önce Edep Edep Edep...

Sanırım siz mahalle kavgası ile büyümüş birisiniz ki. Şu üslubunuza bakın.
Sizin gibi birine cevap vermek bile hata aslında.
Bende sizi tanımıyorum ve alaycı tavrınızla üslubunuz hiç hoş değil.
Herkesin fikirleri düşünceleri farklı alanlarda olabilir.
Ama üslubunuzdan dolayı kusura bakmayın ama öğrenmek adına değilde burdan yansıdığı kadarı ile söyleyeyim laf kalabalığından başka şey değil sizin.
Dediğim gibi sizi tanımıyorum sadece burdan yansıyanı söylüyorum.

Sizin her doğru gördünüzü başkalarınında doğru olarak kabul etmelerini beklemeyin.

Doğruyu ise İslam ölçüsü ile tespit ederseniz.
Son olarak bu yazıdan sonra bana cevap doğruracak yorum yapmazsanız sevinirim.
Dediğim gibi yazmama kararı almıştım.

Bu kararımıda gözönünde bulundurursunuz inş.

Neyse...

Öncelikle Vatikan hakkında bir kaç şey söyleyeyim.

Hangi tarikatları içine aldığı ve neden bu gün rahat durmadığından bahsedelim.

Ayrıca tarih boyunca hep öyle olan hakim kültür, hakim güç, diğerlerini kendi potasında eritmeye çalışmıştır. Bu tehlikeyi gören, bilen, tedbirini alan kendini koruyabilmiş, en azından bozulmaktan, yok olmak kurtulmuştur

Vatikanın görevi batı kültürünü, bütün dünyaya enjekte etmek, kendi örf ve adetini, yaşayışını, dinini hakim kılmaya çalışmaktır.
Batı görünüşte, biz laikiz, Hıristiyan dininin etkisi altında değiliz dese de, her insan kendi dinin yayılmasını, dindaşlarının çoğalmasını ister, bu insanın tabiatında vardır.

Ve zaman içerisinde türkiye çapında görsel olarak ta bize yansıyan bir takım gerçekler var ve bu gerçekler

son zamanlarda iyice ortaya çıkmaya, açıkca ifade edilmeye başlandı. Batı, teknolojisi ile beraber mensubu olduğu Hıristiyan dinini el altından empoze etmektedirler.
Misyoner teşkilatının yoğun faaliyetleri, Hıristiyan Moon tarikatının”Dinlerarası diyalog” adı altında, lüks otellerde toplantılar düzenlemesi ve kendilerine üye olan veya yakınlık duyan entelleri, aydın din din adamlarını yurt dışında lüks ortamlarda ağırlamaları, potada eritme çalışmalarının bir parçasıdır.

Aslında bu yapılanların sadece yeni bir oluşum olmadığını sizin deyiminizle biraz tarih okuyun sözünüze bianen Osmanlıya bakalım.
Bu faaliyetler, Osmanlının zayıfladığı son dönemlerde başlamıştı. İngilizlerin rehberliğinde başlayan bu çalışmaların geçmişte olduğu gibi hezimete uğramaması için çok ince planlar yapıldı. İslamiyete orijinal haliyle kaldığı müddetçe zarar veremeyeceklerini iyi anladıkları için onu içeriden çökertmeye karar verdiler.
Bunun için İslam adı taşıyan sapık fırkalara el altından destek verdiler.
Örnek olarak. Vahhabilik ve Selefilik.
Ehli sünneti bozmak, parçalamak için de, kademeli plan hazırladılar. İslam ülkelerindeki maşaları vasıtasıyla birinci safhada, alimleri, evliyaları kötüleyerek halkın nezdinde itibarlarını kaybettirdiler.
İkinci safhada, İslâm dininin ana kaynaklarından biri olan ictihadı ve mezhep imamlarını hedef seçtiler. Bunu yaparken de çok sinsice hareket ettiler.
“Bu büyük imamların büyük hizmeti olmuştur fakat, bugün de ictihad yapacak kimseler vardır, onlar da ictihad yapmalıdır, ictihad kapısı artık aralanmalıdır” dediler.

Vatikanın kendilerince görevleri olarak kabul ettikleri İslamı kendi içinde yok etmeye örnek olarak

Günümüz hocaları olarak geçinenler bu yıkıma bizzat destek olmalarının nedeni ise daha sonra gelenler olarak adlandıralım ,
kapı aralığını kafi görmeyip, kapıyı sonuna kadar açtılar.
Daha sonrkiler ise kapıyı tamamen söküp bir tarafa fırlattılar. Mezhepleri inkar ettiler. Böylece dinimizde Kur’an-ı kerimden sonra gelen kaynak olan Hadis-i şeriflerin kapısına dayandılar.

Yine aynı taktikle önceleri, Hadis-i şerifler olmadan, Peygamberin rehberliği olmadan din öğrenilemez, Peygambersiz din olmaz dediler.
İşi bu noktaya getirdikten yani, alimleri, mezhepleri yok ettikten bir müddet sonra da, hadisleri tartışmaya açtılar. Tartışmaya açmalarının sebebi, bir müddet sonra hadisleri yani hazret-i Peygamberi ve tatbikatını da ortadan kaldırmaktı.

Ki zamanla bunların günümüzde oldukça fazlalıştığnıda görüyor ve biliyoruz.


Şimdi sıra Kur’an-ı kerimde. Şu âyet tarihsel sürecini tamamlamıştır, bu âyet çağımıza uymaz, şu ayet sonradan ilavedir gibi sözlerle şüphe uyandırarak, Kur’an-ı kerimi geçersiz, hükmünü tamamlamış bir kitap haline getirmek.

Artık bu son safhadan sonra, Müslümanların Hıristiyan olmasında bir engel kalmamış olacak. Vatikan’ın uykuları kaçmayacak, rahat bir uyku uyuyacak. Ondört asırlık intikamını almış olacak.

Vatikan intikamını almış olacak da, bu işlere âlet onların hali ne olacak, nasıl can verecekler, nasıl hasap verecekler?

Vatikanın genel görevi malesef ki bunlardan ibarette değil elbet.

Medrese konusunda ise siz bir iki oluşumu Genele bağlayarak aynı kefeye koyuyorsunuz.

Ve bu koskoca bir hatadır.

Siz küçük çaplı tarikatların yaptıklarını medreselere nasıl bağlarsınız.
Sizin kast ettiğiniz şeyhlerin seyyid soylarından gelen bir gelenektir.
Ama bunları da genele bağlamayın lütfen.

Neyse laf dalaşı yerine öğrenmek adına yorum yapalım.
Ayrıca bana yakıştırmalarınız sanırım sizi yansıtan bir aynaydı.

Ha unutmadan BOP'un tanımı olarak ta çok kısa olarak bir kaç şey söyleyelim.

Bilgi babında olsun inş.

B.O.P Nedir?
B.O.P ' un açılımı "Büyük OrtaDoğu Projesi" dir.Yani diğer adıyla Namıdiyar Büyük İsrail'i kurma Projesidir.

B.O.P Amacı Nedir?

BOP Tanımdada ifade edildiği gibi Asıl Amcı büyük İsrai'i Kurmaktır.Bunun yanında

1- ABD bu proje ile kendisine rakip olabilecek muhtemel bir gücün oluşmasını engellemek istemektedir.
2- ABD bu proje ile rakipsiz askeri gücü teknolojik imkanı ile Ortadoğu bölgesini kontrol sevdasındadır.
3- Amerika bu proje ile Ortadoğu bölgesinde bulunan petrol ve doğalgaz kaynakları üzerinde denetimini sağlamak istemektedir.
4- Avrupa Birliği, Çin ve Japonya’yı bu kaynaklardan uzak tutmak istemektedir.
5- ABD bu proje ile ayrıca İsrail’in emniyetini sağlama amacını gütmektedir.
6- Ortadoğu Bölgesinde bulunan tüm petrol ve doğalgaz yataklarına serbestçe ve korkusuzca ulaşmayı hedeflemektedir.
7- Onlara göre var olan ve İslâmî terör diye adlandırılan görünüşteki terörü önlemektir.


59.Hümetin Bu Projedeki Konumu
59.Hükümetin Başbakanı Syn.Recep Tayyip Erdoğan Bu Projedeki Konumu Şöyle Açıklıyor;

"Türkiye'nin OrtaDoğu'da bir Görevi var nedir o görev : Biz Geniş Orta Doğu ve Kuzey Afrika projesinin eşbaşkanlarından birtanesiyiz ve bu görevi yapıyoruz biz...!"
Başbakanın konuşmalarına kesinlikle yorum yapmıyacağım çünkü ben başbakanın yorumuna bir yorumda bulunursam size saygısızlık etmiş olurum.B.O.P Brojesinin manasını.Ne amaca hizmet ettiğini sizlere açıkladım yorumu size kalmış...
Yukarıdaki Başbakan'ın açıklamasını bir karalama olduğunu düşünebilirsiniz.Ama asla elimizde bir belge olmadan biz bu açıklamaları yapmıyorum.

Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili en çarpıcı açıklama ABD’nin güvenlikten sorumlu danışmanı (Bugünkü Dışişleri Bakanı) Condoleezza Rice’ın 7.8.2003 Washington Post gazetesinde yayınlanan yazısında görülmektedir.

“Transforming The Middle East – Ortadoğu’yu Dönüştürmek.” Rice bu yazısında Fas’tan Basra körfezine kadar Ortadoğu’da bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini, Türkiye’nin de bunların içinde olduğunu vurgulamıştır.

ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Başkan Bush’un, Haçlı Seferi sözünü doğrulayarak Afganistan ve Irak işgallerinin gerçek nedenini açıkladı:

Irakı işgal etmeseydik, Müslümanlar, İslâm Birliğini kurup, İsraili haritadan silerlerdi.

Kısacası Allah'ın emrini yerine getirmek amacıyla Büyük İsrail'i Kurmaya çalışıyolar.
Amerika Neden Büyük İsrail'in Kurulmasını İstiyor?
Muharref İncilde Hz. İsan'nın geri geleceğini iddaa ediyorlar.Bunun için;
Büyük İsrail Devletinin Kurulması gerektiği emrediliyor.
Bunun yanısıra İsa'nın gelebilmesi için Armegedon Savaşı(3.Dünya Savaşı- Nükleer savaş )Yapılması gerektiğine inanıyolar.

Yahudiler inançları gereyi bu Toprakları almak istiyolar .

Bilindiği üzere bu kitaplar Hahamlar tarafından tekrar kaleme alınmış ve Değiştirlmiştir..Değiştirilen bu kitaplarda öle şeyler yazıyorki insanı vahşete düşürüyor. Irak,Filistin,Lübnan ve Afganistan'daki vahşetlerin kaynağı ve nedenini gözler önüne seriyor.
Tevrattaki bi Ayette aynen şu buyruluyor.
"Şimdi git, Amalekliler'e saldır. Onlara ait her şeyi tamamen yok et, hiçbir şeyi esirgeme. Erkek, kadın, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür.”Muharref Tevrat (1.Samuel 15-3)


Kısaca da olsa biraz bahsettik.

İnş. anlaşılır şekilde olmuştur da Anlaşılmamak adına tekrar yorum yazmama neden olmazsınız.

Neyse


Selametle kalın.

VESSELAM...
 
Katılım
8 May 2007
#11
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

YUSRA_0I' Alıntı:
Sanırım siz mahalle kavgası ile büyümüş birisiniz ki. Şu üslubunuza bakın.
Sizin gibi birine cevap vermek bile hata aslında.
Bende sizi tanımıyorum ve alaycı tavrınızla üslubunuz hiç hoş değil.
Herkesin fikirleri düşünceleri farklı alanlarda olabilir.
Ama üslubunuzdan dolayı kusura bakmayın ama öğrenmek adına değilde burdan yansıdığı kadarı ile söyleyeyim laf kalabalığından başka şey değil sizin.
Dediğim gibi sizi tanımıyorum sadece burdan yansıyanı söylüyorum.

Sizin her doğru gördünüzü başkalarınında doğru olarak kabul etmelerini beklemeyin.

Doğruyu ise İslam ölçüsü ile tespit ederseniz.
Herkes aynı şeyi söylediğine göre sanırım birilerinin kendisini gözden geçirmesi gerekli. Yazdıklarınıza kimsenin bir şey dediği yok. Yalnız üslubunuza dikkat etmek kaydıyla. Belki siz yazdıklarınızda kırıcı bir taraf görmediğiniz için böyle bir üslup kullanıyorsunuzdur ya da her zaman böylesiniz bilemiyorum. Ancak karşı taraf bunu böyle algılamayabilir, bunu da dikkate almakta yarar var.
 
S

SERTER

#12
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

Allah selamet versin
Muhataba göre hitap belagatın 1.şartıdır
yusra beni edepsizlikle suçlayamazssın ben kimsenin şahsiyetine bişiy demedim.
Yönetici bunu okudumu bilmiyorum benim edebim hakkında ve mahhale kavgası şeklinde hakaret edecekseniz bişiy yazmayalım ve terk edelim burayı

kusura bakma yazını okuma gereğide duymadım
lamia ben sana Allahtan selamet vermiştim seni muhatap kabul etmiyorum
 
Katılım
8 May 2007
#13
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

Bu cevabı da yazıp yazmama konusunda çok tereddütte kaldım, ama son defa size cevap veriyorum. Sizi eleştirmenin ve sizin düzeleceğinizi ummanın tamamıyla hata olduğunu anlamış bulunmaktayım, geç olsa da... İnşallah kendinize uygun muhataplar bulursunuz, ama bana kalırsa bu üslupla zorrr.
 
S

SERTER

#14
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

Buna bicevap arıyorum değerli üyeler!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
bu foruma girdiğimden beri fikirlerinizi yerden yere çarptım eleştirdim sevdim vs...
ama hanginizin şahsşyetine yada yetişme koşulları hakkında aşağılayıcı atıfta bulundum söylermisiniz......

yukarda bana yazılanlar eğer bi arkadaşınıza yazılsaydı yada ben yazmış olsaydım
sanırım bu topik dolar taşardı.

cevap arıyorum
burada neden şahsiyetime saldıran birine arka çıkıyorsunuz tek farkı arkadaşınız olmasımı sizi hiç eleştirmemiş olmasımı cevap arıyorum....
ben kimsenin şahsiyetine saldırmadım vede aile hayatını bişiyin içine katmadım
cevap arıyorum
bu sitenin tarafsız bir üyesi yokmu yada yöneticisi..............
 
S

SERTER

#15
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

benim fikirlerimi eleştirin gücünüz yetiyorsa
yetişme koşullarım dostluklarım veya özel hayatım hakkında konuşamazssınız


yalnızmıyım bu forumda
elimde diojenin feneri var sanki ..............
 
Katılım
27 Mar 2006
#16
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

Ya nedir bu anlamıyorum...Neden kimse kimseye saygı göstermiyor.! Burda kimse birbirini tanımıyor zaten ve taraf tutmak diye bişi olamaz. burda herkes düşüncelerini açıkça beyan eder bunu birileri beğensin ya da beğenmesin diye yaparsak kendi düşüncelerimiz olmaz zaten... Yani nedir bu öfke anlamıyorum serter arkadaşımız aramıza yeni katılmış olmasına rağmen bence çok güzel kendini kabul ettirdi siteye yani neden hala bi yabancıymış gibi davranıyoruz ya da düşüncelerine saygı göstermiyoruz kimse kimsenin şahsiyetine hakaret falan etmmiyor..Lütfen biraz daha hoşgörü şu mübarek günlerde... Nacizane fikrim..
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#17
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

Siteye son bir kez göz atıp çıkarken bu konuyu gördüm.Konu hakkında yorum yapmayacağım ama edeb ve erkan konusu hakkında bir şeyler diyeceğim.Öncelikle sıralayacaklarım hiçbir kişiye özgü yazılmamıştır.Genel hükümlerdir.Herkes üzerine düşeni almalı ve üzerine düşeni yapmalıdır.Faydalı bir amaç için oluşturduğumuz şu platformu kalp kırma moral bozma meydanı haline getirmek kimsenin hakkı değildir.Böyle bir platformun açılmasına sebep olmaktan haya duyarım.Ve insanların kalplerinin kırıldığı birbirleriyler sert olarak konuştuğu bir platformda editörlük yapmaktan haya duyarım.

Kurallar, uyarılar disiplini sağladığı gibi samimiyeti götürüyor.Buraya giren arkadaşların belli bir seviyede arkadaşlar olduğunu bildiğim ve buna yürekten inandığım için edeb muhafızı gibi kimseyi uyarma durumuna girişmedim.İstedim ki insanlar rahatsızlıklarını forumdan belirtsin ve kendisinden rahatsızlık duyulanlar bu konularda açıklama yapsın ve bu eksikliğine katılıyorsa düzeltme yoluna gitsin.Hiçbirimiz dört dörtlük kabiliyyette insanlar değiliz.Eksiklerimiz var, bunların karşı taraf tarafından kırıcı olmadan uygun bir lisanla belirtilmesi bizim teşekkürümüzle noktalanmalıdır.

Sonuçta burada kimse zorunluluktan dolayı bulunmuyor, herkes gönüllü.Ben de taşın altına elimi koydum ve insanların bu site üzerinden bir şeyler öğrenmesini istiyorum.Maddi bakımdan hiç bir kazancım olmadı buradan harcadığım zamanı zaten söylemiyorum.Ama bunun hiçbir önemi yok, bir kardeşimiz bu platformdan bir harf dahi öğrenebilmişse harcadığımız zaman helali hoş olsun.

Bir konuda bu günlerde internete giremediğimi belirtmiştim.Kafeden girdiğim kadarıyla son günlerde bir sertlik almış başını gidiyor.

Bu site dahilinde herkes birbirine sevgi olmasa da saygı göstermek zorundadır.Kimse kimsenin konusuna, yorumuna cevap yazacak diye bir zorunluluk yoktur.Yalnız konuya cevap yazmayıp görmemezlikten gelmek konuyu desteklemek anlamına geleceğinden tasvip etmediğiniz noktaları uygun bir üslup ile belirtmelisiniz.Sizlerden bunu beklerim.

İnsanlar birbirlerini muhatab kabul etmiyor,burada yazı yazmayacaktım artık diyor, bilgi konusunda yetersiz addediyor, söylüyor, söylüyor, söylüyor.Öncelikle bilgisizlik utanılacak bir şey değildir.Herkes her konuda bilgi sahibi olacak diye bir kaide yoktur.Bizi biz yapan bildiklerimiz değildir hiçbir zaman.Bizi biz yapan bildiklerimizi bilmeyenlere aktarmamız ve topluma faydalı bir birey olmamızdır.Şahsen kendime bilen insanları muhatab almaktan çok bilmeyenleri muhatab almayı tercih ederim.Zira bilen insan zaten bir şeyleri biliyorsa ve bilmediği konularda kaynaklara ulaşma yetisine sahipse mesele yoktur.İnsanlara sen cahilsin, yetersizsin demek yerine yazdıklarınızla onların bunu hissetmesini sağlayabilirsiniz.Zaten ayinesi iş değil midir kişinin, lafına bakmak mı gerekir?

Konuda benim gördüğüm şu; insanlar tek doğru benimm yek doğrumdur demiş, tabiri caizse ahkam kesmiş.Birtakım bilgileri vermiş "bu böyledir" demiş ve çıkmış.Halbuki bu faydalı değildir.Amacımız bilgi vermek değildir! Amacımız bilgiler üzerinden muhakeme yapabilmektir.Bilgi paylaşım bölümü sitenin anasayfasıdır.Forum kısmı bilgilerin verilip insanların onların üzerinde birbirini kırmadan doğru olarak tartışması bir şeyler öğrenmesi ve öğretmesidir.

Malumunuz olduğu üzere burası klasik bir sınıf değildir.Hiçbirimizde günlük hayattaki konumumuz ne olursa olsun burada birbirimizden üstün sayılmayız.Üstünlüğümüz yazdıklarımızla ortaya çıkacaktır.Kişi yazdıklarıyla yazılarını okutmalı ve etrafında saygı uyandırmalıdır.Son atılan iletiler bölümünde adı görülünce insanların merak edip acaba bu arkadaş ne demiş diyen üyelerden olmalıyız.Aman ne demişse demiş denilen üyelerden olmak kimseye bir fayda sağlamayacaktır.

Konu uzar gider, buradan site dahilinde katılımda bulunan tüm üyelere uyarıda bulunuyorum.Birbirinizi kırmayın.Kimse kimseyi hiçbir şeyle itham etmesin.Edep ve erkan dahilinde eteğindekileri boşaltsın.İnsanların kalbinin kırıldığı, moralinin bozulduğu içinde her daim sevgi rüzgarlarının değilde kin rüzgarlarının hakim olduğu bir sitede bulunmaktan hakka sığınırım.

Yazdıklarımdan ben dahil herkes bir ders çıkaracaktır umarım.Sizler benim dostlarımsınız.Her birinizin sitemizdeki yeri ayrıdır.Ama rica ediyorum sizlerden, düşüncelerinizi ifade ederken, kırıcı olmayın, karşı tarafı töhmet altında bırakmayın, sadece benim dediğim doğrudur anlayışında olmayın, zaten siz doğruları söylüyorsanız bunlara bugün değilse yarın birileri hak verecektir.Allah razı olsun zihnimizi açtı, farklı bir açıdan bakmamızı sağladı diyecektir.

Son olarak şunu demek istiyorum.Kimse kimseye kızıp darılıp gidiyorum deme anlayışında olmasın lütfen.Bu site tek bir kişinin değil.Bir gün ben dahi gitsem buralarda birileri olmalı.Burası artık kişiye özgü olmaktan çıktı, burası hepimizin.Nasıl ailemizin içindeki sorunları gidiyorum diyerek çözemezsek buradaki sorunları da öyle çözemeyiz.

Şimdilik bu kadar.

Selametle arkadaşlar

Allah'a emanet olun.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#18
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

SERTER' Alıntı:
bu sitenin tarafsız bir üyesi yokmu yada yöneticisi..............
:)

Serter bu ne hiddet bu ne celal iftar vakti geldi konuya cevap yazmaktan çıkamadım, iftara geç kalacağım.

Şu forum üzerinde müdavimlerden günlük hayatta tanıdığım 1 tek kişi bile yok.Eğer buradan bugüne kadar birisini kayırmışsam buradan ifşa edebilirsiniz.Sitenin yöneticisi bak bunu kayırıyor desin birisi.Burada ben yazılarımı yazarken ismimin altında yazan yönetici sıfatının gerektirdiği tarafsızlıkla yazıyorum yazılarımı.

Hocam samimi olarak diyorum sana, değer verdiğim birisin.Bilginle birçok arkadaşı aydınlatacak hadi aydınlatmayı geçtim farklı bir açıdan bakmasını sağlayabilecek bir arkadaşsın.Daha önceden söylediğim gibi bunu sana, yazdıklarını ifade ederken bir heyecanla hararetle yazıyorsun.Mimiklerin ve ses tonun görülmediği ve hissedilmediği için bu taraflarda çok sert bir imaj bırakıyorsun.İnsanlar tabiri caizse bir şey derken ya da karşıt görüş belirtirken acaba kırıcı bir şey duyar mıyım diye çekiniyor, en iyisi hiç muhatab olmayayım anlayışına giriyor.Dediğim şudur ki bir şeyi söylemenin birden çok şekli vardır lütfen en naziğini en iyisini seçelim.

selametle
 
S

SERTER

#19
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

görmüyormusunuz aile hayatım edebim sosyal çevrem aşağlanıyor....

ve benden biriniz şahsiyetine saldırı görmüşmü onuda söyleyin...
sevmediğim fikiri yerden yere çarapar eleştiririm o ayrı bişy
kırgınım.....
ben eğer şahsiyete dokunmuşsam ki asla hemen özür dilerim
ama ben bir özür bekliyorum
 
Katılım
16 Eyl 2007
#20
Ynt: SEVİNSİN VATİKAN SEVİNSİN KAHROLASI ABD.................

arkadaşlar burası bir edebiyat sitesi biz ne için varız burada dostluk için kardeşlik için ve en önemlisi paylaşım için nolur böyle münakaşalara girip amacımıza ihanet etmeyelim
eleştirilerimizde üslubumuza dikkat edelim.Edebiyat'ın EDEP kökünden geldiğini unutmayalım.
SELAMETLE İNŞALLAH...
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap