Sıkmabaş nedir?

Katılım
26 Nis 2007
#1
Sıkmabaş nedir?.. Ne değildir?..

Bir defa adını doğru koyalım.. Türban değil.. Çünkü türban başka bir şey ve yüz yıllardır var.. Nedir türban?..
Bir Hint dini inanışı Sih (Sikh) erkeklerinin baş bağlama şekli.. Dikkat buyurun erkeklerinin. Kadınlarının değil. Sih kadınları, bizim sıkmabaşı andıran çift örtü ile kaparlar başlarını.. İçte saçlarını saran sıkı örtü, dışta, bizim Anadolu usulü bağlanmış ikinci örtü. Boyna dolanmış, sıkılmış değil, boyunda gevşek düğümlenmiş..

Yüzyılın başlarında, o zaman dünya modasını yöneten Paris, Sih erkeklerinin serpuşunu stilize ederek bir kadın başlığı yaptı, adına da "Tulip/ Lale"den türeyen Türban dediler. Paris sosyetesi türbanlandı.
Türkiye o zamanlar, Fransa'yı yakından izliyordu. Türban İstanbul sosyetesine de geldi. Ankara da sevdi. Üst düzey yönetici ve bürokrat hanımları kullanmaya başladılar.
Türban Köşk'e de çıktı. Mevhibe Hanımı zarif türbanı ile hatırlıyorum. Köşk davetlerine katılan türbanlı hanımları da..
O Paris modası türbanın herhangi bir dinle uzaktan yakından ilgisi yoktu. Bir kadın başı olarak, Sih de değildi çünkü..
Bizde, yakında Köşk'e çıkması beklenen ve kim ne derse desin ülkeyi karıştıran siyasal İslam simgesi örtünün adı, sıkmabaş..
Mucidi Şule Yüksel Şenler adlı ünlü kadın yazar.. Çıkış noktası, Ege adalarındaki Ortodoks Yunan kadınlarının başlarından esinlenen, Lübnan kökenli küçük bir İslam tarikatının baş örtüsü.. Şule Yüksel görüşleriyle birlikte başlığını da yaydı. Giderek belirli bir tarikatın simgesi oldu. Siyasete girdi. Erbakan'ın Milli Görüşçü kadınlarının üniformasına dönüştü.. Sıkmabaş üzerine giydikleri yere kadar uzanan mantolar, ya da cübbeler, siz adını ne koyarsanız koyun, renkleri ile tarikat, cemaat farklarını belirlediler.. Yeşil, gri, pembe ve saire..
Sıkmabaş yayılırken, manto ve cübbeler önce kısalmaya, sonra tümden yok olmaya başladılar.. Çünkü artık sebep dini tarikat ve cemaat mensubiyeti değildi.
Sıkmabaşlıların yaş ortalaması düştü.. İyice gençleştiler.. Ve günün birinde sıkmabaş genç kızlar arasında, bir dini inancın ötesinde, bir moda, tam tersine, bir dikkat çekme, kendine baktırma yöntemi olarak kullanılmaya başlandı.
Bakınız, dini örtünmenin sebebi belli.. Erkeğin dikkatini çekmemek, onu tahrikten kaçınmak, kadınlığını mümkün olduğu kadar saklamak için örtüneceksin.. Kadın saçı bile cinsel öge kabul edildiğinden, onun da örtülmesi gerek..
Şimdi soruyorum..
Ayakta Gucci papuçlar, elde Ralph Loren çanta, daracık belde markası 40 metreden okunan Dona Caran kemerli bir genç kızın kafasındaki parlak, ışıltılı Hermes eşarp nasıl bir örtünme, dikkatten kaçma olur söyler misiniz?..
Buna bir de yüzdeki pahalı ve abartılı makyajı, alttaki daracık pantolon ve üstündeki rengârenk bluz veya ceketi ekleyin..
Hemen her gün Ortaköy'de Ertekin'de oturuyoruz.. Önümüzden yüzlerce, hele tatil günüyse binlerce insan geçiyor..
Minilisi var.. Beli bir karış çıplak olanı var. Pantolon diye tayt giymiş, nerdeyse çıplak havasında dolaşanı var.. Ama millet bunlara alıştı. Bakmıyor bile.. En çok dikkat çekenler, bu üzerinde her parlak rengi taşıyan Hermes eşarplı teenagerlar.. Yani lise üniversite çağındaki kızlar.. Onlara bakılıyor, onlar yanlardakine işaret ediliyor..
Neden?..
Çünkü bugün için onlar farklı ve yeni!..
Moda da bu değil mi zaten.. Farklı ve yeni olarak dikkati çekmek..
Okuyoruz.. Hayrünnisa Hanım'ın başlıklarını modacı Atıl Kutoğlu hazırlayacakmış. Sebep dinsel inançsa, modacı elinin ne işi var, First Lady'nin başında?.. Çünkü, kadın ve moda at başı gitmiş, tarih boyu..
Amacı fark yaratmak ve dikkat çekmek olan bir genç kızın, kadının dini sebeplerle örtündüğüne inanabilir misiniz?..
Bugün Hermes eşarplarını takıp, Bağdat Caddesi, Ortaköy, Bebek, Nişantaşı'nda piyasaya koşan genç kızların durumu bu..
Peki ya, eşler?..
Üst düzey siyasetçiler, yöneticiler ve bürokrat eşleri neden sıkmabaşlı?..
Çünkü gerçek.. Eşi sıkmabaşlı olmak, günümüzde yükselmenin önemli sebeplerinden biri.. Meclis'e girmenin de hatta.. AKP'de en önemli tercih sebebi, kimse inkâr etmesin. Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı'nı eşinin sıkmabaşına borçlu.. Köksal Toptan Meclis Başkanı olunca, "Artık Köşk'e de sıkmabaşlı çıksın" denmedi mi?.. Söyleyin denmedi mi?..
Peki ama "Sıkmabaş bir siyasal simgedir. Gamalı haç gibidir. Sorun örtünmekse bin yıllık Anadolu kadını gibi baş örtüsü kullansana" kıyametlerine rağmen, Emine ve Hayrünnisa hanımlardan da işte bu teenagerlara kadar niye ısrarla Hermes markalı sıkmabaşta direniliyor?.
İşte en önemli noktaya geldik..
Çünkü klasik baş örtüsü, köylü kadınların, kenar mahallelilerin, eve ve işe gelen hizmetçi sınıfının başlığı kabul ediliyor... Onlardan ayrılmak, farklı olmak gerek ki, gören karıştırmasın..
Hele de markalı sıkmabaş, kentli, üst sosyal sınıf, sosyetik kadın başlığı.. Farkı hemen ortaya koyuyor ve "Ben kent soylu, okumuş ve ekonomik üst sınıftanım. Beni köylüler, kenar mahalleliler ve domestiklerle karıştırmayın" anlamına geliyor.
Yani sıkmabaş, baş örtülülerle sınıf farkının simgesi aslında, Siyasal İslamın sembolü olmanın da ötesinde..
Anlatabildim mi?..

Hıncal Uluç / SABAH



Yazıyla ilgili düşünceleriniz, desteklediğiniz noktalar, eleştirileriniz.. Buyrun..
 
Katılım
27 Mar 2006
#2
Ynt: Sıkmabaş nedir?

İlk önce kapanmanın mahiyetini bilmemiz gerekiyor; niçin, kim için ve de nasıl kapanmamız gerekiyor bu soruların cevaplarını verebildiğimiz ve içimize sindirdiğimiz zaman hıncal uluç gibi dinden imandan haberi olmayan adamların ağzına sakız olmayız.Üzülerek söylüyorum ki haklı olduğu yerler var... Artık kapalılık bir moda haline geldi, dediği gibi o kadar gösteriş meraklısı olduk ki amacının dışına çıkarır duruma geldik örtünmeyi.. Neydi amacı yabancı erkeklerin dikkatini çekmemek ve iffetini korumaktı(!) ama etrafımıza baktığımız zaman kapalıların durumu gerçekten de içler acısı..
Artık sadece bir aksesuar olarak görülüyor başörtüsü.. Bu işin pazarında ki insanlar bunu çok güzel kullanıyorlar çeşit çeşit, renk renk o kadar güzel şeyler üretiyorlar ki bunlara kapılmamak elde değil..Bu da biizm henüz tam olarak oturmamış,imanımızın eksikliğini gösteriyor.. Bu insanlara prim kazandırdığmız sürece onlarda daha çok ilgimizi çekecek şeyler üretmeye devam edecekler ve bunu yapanlar, bugün müslümanları acımasızca katleden yahudi firmaları. O kadar güzel göz boyuyorlar ki bir taraftan müslümanları acımasızca katlederken bir taraftan da müslümanları onlar için ürettikleri başörtülerle kendilerine gelir sermaye elde etmelerini sağlatıyorlar, biz her şeyden habersiz , örtünmenin amacından bihaber sözde müslümanlara..!
Artık kendimize bir an önce çeki düzen verip sadece ve sadece Allah rızası için kapanır hale gelmeliyiz..

Bürokratların eşlerine gelince, onlar sürekli göz önünde olan ve giyimiyle, kuşamıyla birileri tarfından gözlemlenen insanlardır ,bu nedenle dış görünülerine de dikkat etmeleri kaçınılmaz bir gerçektir. Ama bunu yaparken abartmaları gerkiyor mu ? Elbette hayır.. Her işte olduğu gibi, her ne kadar bürokrat eşi olsalar da ifrat ve tefritten kaçınmaları gerekmektedir..

Burada anlatıldığı gibi sıkma baş modası falan olduğunu da düşünmüyorum.. Bu tip insanların hazmedemediği,islamı kesimin siyasi zaferidir. Ve ellerinden geldiği kadar da müslümanları karalamaya çalışacaklardır.. Bu insanlar istese de istemese de Türkiye de bazı şeyler değişiyor artık..
 
G

gülücüğüm

#3
Ynt: Sıkmabaş nedir?

yani var ya bize diyorlar şekilciler diye. iman insanın içinde olur vesaire..
ama ben 3.insanların dilinde bile olsa gündemde olmamızı seviyorum. bizden bahsetme ihtiyacı duyuyorlar. yanlış mı düşünüyorum?
 
Katılım
31 Mar 2006
#4
Ynt: Sıkmabaş nedir?

dış görünüşe göre bakarsak imanın kimde olduğunu anlayamayız bence.Para ile dinin kimde olduğu hiç belli olmazmış(büyüklerimden duyduğum bir söz)yaşadıkça bunu anladım.türban artık ibadetin inanışın sembolü halinde olmaktan çıktı amaçlar ve araçlar değişti söylemek istediğim.türbanlı olmak ve ya olmamak tercih meselesi önemli olan amellerdir.ama gerçekten kapanan kişilerinde hakkını yememek gerekir bunun yanısıra süs olsun diye kulananlarda yok değil.ama yinede önyargılı olmamak gerekir die düşünüyorum.SAYGILARIMLA
 
G

gülücüğüm

#5
Ynt: Sıkmabaş nedir?

ewet kesinlikle önyargılı olmamak gerekir. bazı kimselerin elinde örtü tesettür değil, füküşlük oldu.
ama din bir bütündür. şüphesiz ki iman insanın içindedir. fakat siz bardağınızın dolu olduğunu göstermezseniz, zamanla bardağı boş olanlardan bir farkınız kalmaz.
başörtüsü bir sembol değil, dinimin emridir!
 
Katılım
8 Ağu 2007
#6
Ynt: Sıkmabaş nedir?

dış görünüşe göre bakarsak imanın kimde olduğunu anlayamayız .türban artık ibadetin inanışın sembolü halinde olmaktan çıktı amaçlar ve araçlar değişti söylemek istediğim.türbanlı olmak ve ya olmamak tercih meselesi önemli olan amellerdir.ama gerçekten kapanan kişilerinde hakkını yememek gerekir bunun yanısıra süs olsun diye kulananlarda yok değil.ama yinede önyargılı olmamak gerekir die düşünüyorum.SAYGILARIMLA
aynen katılıyorum..
türbanlı olmak ve ya olmamak tercih meselesi
dışında
 
Katılım
29 Eki 2006
#7
Ynt: Sıkmabaş nedir?

tüm bunların yanında
yaşanmış ve tarafımdan bizzat duyulmuş bir olay:

mora çalan bir renkte ve sadece yüzü ve elleri açıkta bırakan bir ÇARŞAFa bürünmüş, elindeki laptop çantasından çalıştığını sandığım, genç bir bayan iki esnafın muhabbeti üzerine göründü. Ansızın kesilen muhabbetin yerine -amiyane tabirle- "gözleriynen yediler" repliğini anımsatan sahnelerden biri yaşandı ama sonrasındaki muhabbeti buraya aktaramayacağım...

kim suçlu peki?
-tesettürü, işi ve günümüz şartları gereği modernize edilmiş bir versiyonda kullanmak durumunda kalan genç bayan mı?
-çarşafa dahi bürünülse içindeki bayanı üstün hayal güçlerini kullanıp -hayal gücü,salt bu vb konular için devreye sokulur o bünyelerde- tatmin olmaya çalışan bu esnaflarvari yaklaşımlardaki hasta ruhlu insanlar mı?
ya da
-görmek istediklerinde Dona Caran marka kemeri değil iç çamaşırının rengini görebilme meziyetine haiz muhalif bakış açıları mı?

(!)
 
Katılım
18 Eyl 2007
#8
Ynt: Sıkmabaş nedir?

ilyada' Alıntı:
dış görünüşe göre bakarsak imanın kimde olduğunu anlayamayız bence.Para ile dinin kimde olduğu hiç belli olmazmış(büyüklerimden duyduğum bir söz)yaşadıkça bunu anladım.türban artık ibadetin inanışın sembolü halinde olmaktan çıktı amaçlar ve araçlar değişti söylemek istediğim.türbanlı olmak ve ya olmamak tercih meselesi önemli olan amellerdir.ama gerçekten kapanan kişilerinde hakkını yememek gerekir bunun yanısıra süs olsun diye kulananlarda yok değil.ama yinede önyargılı olmamak gerekir die düşünüyorum.SAYGILARIMLA
Tamam iyi güzel diyorsunuz.

Ama şunu demeden geçemeyeceğim insanların ne yaptığı ne etti noktasında elbette saygı elden bırakılmaz.

Kişinin örtüsü şusu busu önemli değil diyorsunuz.

Peki bunu derken Ayeti yok saymak olmuyor mu?

Niyetinizde bu var demiyorum yalnış anlaşılmasın.

Ama birşeyler söylerkende biraz daha geniş çaplı düşünmek gerek buna inanıyorum.

Örtünmek Allahın emridir bu bilinen bir gerçektir.

Ayrıca Amel önemlidir diyosunuz .

Peki amel nedir ?

Allahın emir ve yasaklarına hakkıyla riayet değilmidir ?

O zaman örtünmekte amelin bir parçasıdır.

Sevgi kalp temizliği gibi basitleşmiş sıfatlar artık çokta kalıcı olmuyor.

günümüz şartlarına uyalım diye Allahın hakimleşmesi gereken yasaları unuttuk.

Kendimizi islama göre şekillendirmemiz gerekirken

İslamı aldık istediğimiz yere çekiyoruz.

gerek örtünme gerekse şekli şemali.

VESSELAM...
 
Katılım
8 Ağu 2007
#9
Ynt: Sıkmabaş nedir?

Kişinin örtüsü şusu busu önemli değil diyorsunuz.

Peki bunu derken Ayeti yok saymak olmuyor mu?

Niyetinizde bu var demiyorum yalnış anlaşılmasın.

Ama birşeyler söylerkende biraz daha geniş çaplı düşünmek gerek buna inanıyorum.

Örtünmek Allahın emridir bu bilinen bir gerçektir.

Ayrıca Amel önemlidir diyosunuz .

Peki amel nedir ?

Allahın emir ve yasaklarına hakkıyla riayet değilmidir ?

O zaman örtünmekte amelin bir parçasıdır.

Sevgi kalp temizliği gibi basitleşmiş sıfatlar artık çokta kalıcı olmuyor.

günümüz şartlarına uyalım diye Allahın hakimleşmesi gereken yasaları unuttuk.

Kendimizi islama göre şekillendirmemiz gerekirken

İslamı aldık istediğimiz yere çekiyoruz.

gerek örtünme gerekse şekli şemali.

VESSELAM...
VESSELAM..!
 

Giriş yap