SİZ KARŞILAYIN YENİ YILI BEN GEÇMİŞİ YAD EDİCEM

hamza kutluay

Dîvân Üyesi
sanırım 2002 yada 2003 yılında bir gazetemizde yayınlanan bir makaleyi aktarıcam
Yılbaşında bütün insanlar bir beklenti içine girdi fakat değişmeyen birşeyler vardı(acılar ve savaşlar)yılbaşı diyorsunuz bilmem kaçıncı yıla girerken dünyanın dört bir yanında canlı olarak yayınlanan eğlenciler tertip ettiniz liderleriniz uzun uzun yeni yılın barış huzur getirmesi dileklerinde bulundular.O akşam gecenizin tadı bozulmasın diye tvlerde zaten çok az ve çarpıtılmış vahşet görüntülerini müslümanlara ve diğer insanlara karşı işlenen suçları izole ettiniz yayından kaldırdınız
Yüzünüzü gökyüzündeki havaifişeklere çevirdiniz bizim gökyüzümüze yağan bombaları görmediniz
Ateş yağmurları size eğlence bize ölüm getirdi

bu yazı oldukça uzun olup türkiye gazetesi arşivinde vardır
adı da açın sesin müziğini
açın ki inleyen mazlumları duymadan sıcak yatağınızda uyuyun çekin yorganı çekinmeyin
 

UluğBey

Divan Üyesi
Ynt: SİZ KARŞILAYIN YENİ YILI BEN GEÇMİŞİ YAD EDİCEM

hamza kutluay' Alıntı:
adı da açın sesin müziğini
açın ki inleyen mazlumları duymadan sıcak yatağınızda uyuyun çekin yorganı çekinmeyin

Açıyorlar hocam, yukarı katlardan müzik sesleri kulağıma kadar geliyor, bense şimdi bir başıma ve oldukça sessizim, 00:00 dan önce böyleydim 00:00 dan sonra da değişen bir şey olmadı.:) Bir yerlerde bir anormallik var ama hangi katlarda bilmiyorum ;)


Bu fotoğraf bu gece çekilmiş...

Yorumsuz.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: SİZ KARŞILAYIN YENİ YILI BEN GEÇMİŞİ YAD EDİCEM




UluğBey' Alıntı:
hamza kutluay' Alıntı:
adı da açın sesin müziğini
açın ki inleyen mazlumları duymadan sıcak yatağınızda uyuyun çekin yorganı çekinmeyin

Açıyorlar hocam, yukarı katlardan müzik sesleri kulağıma kadar geliyor, bense şimdi bir başıma ve oldukça sessizim, 00:00 dan önce böyleydim 00:00 dan sonra da değişen bir şey olmadı.:) Bir yerlerde bir anormallik var ama hangi katlarda bilmiyorum ;)


hangi katta mı acaba?:)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: SİZ KARŞILAYIN YENİ YILI BEN GEÇMİŞİ YAD EDİCEM


bunu nasıl utunurum ilk dersimdi:)
 

hamza kutluay

Dîvân Üyesi
Ynt: SİZ KARŞILAYIN YENİ YILI BEN GEÇMİŞİ YAD EDİCEM

değerli hocalarım konumu saptırmayın
bizler burada birşeyler kutlarken mazlum kardeşlerimiz inliyor üzerlerine bombalar belki de karla karışık yağıyor

rica edicem edebiyat dersini de bu bölümünde yapmayın :mad:
her ne kadar da esas amaç edebiyat olsa da
bende garip akımının edebiyatını yapıyom ;D
 

hamza kutluay

Dîvân Üyesi
Ynt: SİZ KARŞILAYIN YENİ YILI BEN GEÇMİŞİ YAD EDİCEM

20/12/2007 - Açın sesini müziğin...
Sanırım 2002 yada 2003 yılında Türkiye Gazetesinde yayımlanmıştı bu mektup. Bir Çeçen annenin feryadı ve isyanı vardı. Bu gün arşivimden okudum, hiç bir şey değişmemiş belki daha da kötü olmuş. Çoğunuz mutlaka okumuşsunuzdur ama ben bir kez daha paylaşmak istedim......





Yılbaşında butun insanlar bir beklenti icinde girdi fakat değismeyen birseyler var.(Acılar, savaslar) Yılbaşı diyorsunuz, bilmem kaçıncı yıla girerken, dünyanın dört bir yanından canlı olarak yayınlanan eğlenceler tertip ettiniz. Liderleriniz uzun uzun yeni yılın insanlığa barış, hoşgörü, mutluluk getirmesi için dilekte bulundu. O akşam gecenizin tadı bozulmasın diye televizyonlarda zaten çok az ve çarpıtarak yayınladığınız vahşet görüntülerini de yayından kaldırdınız. Yüzünüzü gökyüzündeki havai fişeklere çevirdiniz, bizim gökyüzümüze yağan bombaları görmediniz. Ateş yağmurları size eğlence, bize ölüm getirdi.

O gece eşinize, dostunuza, oğlunuza, kızınıza hediyeler aldınız. İçtikçe gevşediniz içtikçe gevşediniz, insanlıktan, hümanizmden dem vurdunuz? Ama yavrularının kanlı cesedlerini kucaklayan anaların çığlıklarını duymadınız bile.

En son ne zaman sarıldınız çocuklarınıza bilmiyorum. Bu benim son defa sarılışım evladıma. Daha doğru dürüst oyun bile oynayamadan ayrıldı dünyadan... Sönmüyor içimdeki yangın, dinmiyor yüreğimin acısı...

Sahi, hiç karla karışık mermi yağdı mı üzerinize, soluduğunuz havanın kimyasal silahlarla kirletildiğinden endişelendiniz mi hiç, bir kez olsun ayağınızın altında mayın, içtiğiniz suda zehir olabileceğini düşündünüz mü? Hem kolu, bacağı kopmuş bir Çeçen gördünüz mü yakından. Ya da bomba yağarken bir çocuğun gözlerine baktınız mı hiç?

Siz havai fişekler savuruken. Dans edip, şişe açarken bir millet yok ediliyor yanıbaşınızda.

Benim çocuğum ceset şimdi. Alın size armağan ediyorum yavrumu. Olmayan vicdanlarınıza bir bıçak gibi saplıyorum.

Savaşların hiç birini çocuklar çıkarmadı ama acının büyüğünü çocuklar yaşadı. Annelere mi? Göz yaşı kaldı.

Beni anneler anlar. Siz onlara gösterin göz pınarlarımın kuruduğu resmi.

Armağan ediyorum yeni yıl hediyesi olarak medeni dünyaya, ölümün çok uzağında olması gereken günahsız yavrumun ölüsünü. Bu kaskatı bedene düne kadar gözüm gibi bakar, üstüne titrerdim. Meğer üzerine planlar yaptığınız bilmem kaçıncı bin yılda, ona yer yokmuş bu dünyada.

Bilmiyorum dünyanın bir çok yerinde ölen, acı çeken, ağlayan çocukları, anneleri düşünemeyeceksiniz... Doğan her gün, hayata yeni bir başlangıç, batan güneş ise ölümün habercisidir savaşı yaşayanlara. Bunu bilemezsiniz siz. Zalimler en çok geceleri ölüm kusar üzerimize.

Siz yeni yıl gecesi kahkahalar atarken eğlence yerlerinde, planlar yaparken sıcak evinizde geleceğe dair, ben tevekkülle oğlumun kaybolan sıcaklığını arayacağım soğuk sığınaklarda. Ne duruyorsunuz açın sesini müziğin. Eğlenin, çoşun, yiyin, için. Masumlar ölmüş, ne işiniz olur sizin?

İnançsızların, vicdansızların, zalimlerin yanında, tepki vermeyen, dualarını bile bizden esirgeyen iman sahiplerine de armağan olsun yavrumuzun cansız bedeni.

İsterseniz tıkayın kulaklarınızı, duymayın feryadımı, kapatın gözlerinizi, çevirin başınızı görmeyin kaskatı kesilmiş evladımı. Sizlerin de kaskatı olmuş vicdanına bir hançer gibi saplıyorum onu. Yüreğiniz yetiyor mu bakmaya minik yavruma. Kalbiniz taşıyabilecek mi söylediklerimi. Rahat oturabilecek misiniz sıcak yuvanızda. Rahat sevebilecek misiniz evlatlarınızı.

Bir sığınak bulun, kendinize duvarları zulümle ömrülmüş. Girin ve saklanın. Kendinizden saklanın!

Ne kadar kaçarsanız kaçın kurtulamayacaksınız.

Unutmayın bebeğimin cansız bedeni sağanak olacak.
Kirli gecelerinize yağacak..."
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: SİZ KARŞILAYIN YENİ YILI BEN GEÇMİŞİ YAD EDİCEM

hamza kutluay' Alıntı:
O gece eşinize, dostunuza, oğlunuza, kızınıza hediyeler aldınız. İçtikçe gevşediniz içtikçe gevşediniz, insanlıktan, hümanizmden dem vurdunuz? Ama yavrularının kanlı cesedlerini kucaklayan anaların çığlıklarını duymadınız bile.

Siz havai fişekler savuruken. Dans edip, şişe açarken bir millet yok ediliyor yanıbaşınızda.

Benim çocuğum ceset şimdi. Alın size armağan ediyorum yavrumu. Olmayan vicdanlarınıza bir bıçak gibi saplıyorum.


Bilmiyorum dünyanın bir çok yerinde ölen, acı çeken, ağlayan çocukları, anneleri düşünemeyeceksiniz... Doğan her gün, hayata yeni bir başlangıç, batan güneş ise ölümün habercisidir savaşı yaşayanlara. Bunu bilemezsiniz siz. Zalimler en çok geceleri ölüm kusar üzerimize.

Siz yeni yıl gecesi kahkahalar atarken eğlence yerlerinde, planlar yaparken sıcak evinizde geleceğe dair, ben tevekkülle oğlumun kaybolan sıcaklığını arayacağım soğuk sığınaklarda. Ne duruyorsunuz açın sesini müziğin. Eğlenin, çoşun, yiyin, için. Masumlar ölmüş, ne işiniz olur sizin?

İsterseniz tıkayın kulaklarınızı, duymayın feryadımı, kapatın gözlerinizi, çevirin başınızı görmeyin kaskatı kesilmiş evladımı. Sizlerin de kaskatı olmuş vicdanına bir hançer gibi saplıyorum onu. Yüreğiniz yetiyor mu bakmaya minik yavruma. Kalbiniz taşıyabilecek mi söylediklerimi. Rahat oturabilecek misiniz sıcak yuvanızda. Rahat sevebilecek misiniz evlatlarınızı.

Bir sığınak bulun, kendinize duvarları zulümle ömrülmüş. Girin ve saklanın. Kendinizden saklanın!

Ne kadar kaçarsanız kaçın kurtulamayacaksınız.

Unutmayın bebeğimin cansız bedeni sağanak olacak.
Kirli gecelerinize yağacak..."

hamza cok sağol
birkez daha bu yılbaşı bizim değil diyorum...
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Benzer konular

xen

Üst Alt