Sorular ve Cevaplar

Abdulfettah Adıyeter

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Mahşer' Alıntı:
Göz nurum bakii en son cümlene yürekten Elhamdrullah. ve senin İslami İlim heyben daha dolu buyurki anlayayım söyleki İnanayım (nabal vebal taksimi Allahındır)

ilk cümlen için eyvallah ve ikinci cümlen için haşa!

üstünlük meselesinde kasd ettiğini sezmekle beraber sezilmesini de murad etmiştim ki izahatınla artık iyice anlaşılmıştır. tabii küçük bir ilave yapmak isterim: Efendimiz'e (s.a.v.) en üstün diyen müslüman O'nun (s.a.v.) üstünlüğünü kendi düşüncesini ifade olarak değil Allah'ın emrine itaat için yapar. yoksa ki kimsenin haddi değildir peygamberleri tasnife tabii tutmak.

şu hadis ilmine olan itimad meselesi "apaçık olan kuran" tabirine dokunmadan konuşulamaz gibi.

kuran sahiden apaçık mıdır? ekseriyat evet der ama asli itibariyle öyle değildir. böyle diyorum ama kurandaki muhkem ve müteşabih ayet tasnifi akıllara gelmesin. "ayet"in kendisinden bahsediyorum. ayet işaret, alem, delil manalarına gelir. Allah (c.c.) kelamının her bir cümlesine ayet denilmesi işaret edici olduğu için olabilir mi? eğer ki Kuran apaçık olsa idi peygamber bildirileni bildirmekle iktifa ederdi ama öyle olmamış. mesela kuran'da "secde edin" buyurulur. gel gör ki secde ama ne kadar sürecek, nasıl edilecek, nerede edilecek, ne şekilde edilecek suallerine cevabı veren Kuran değil Kuran'ı tebliğ edendir. Efendimiz'in (s.a.v.) bir meselede ki mübarek beyanları, tavırları, sözleri Kuran-ı Kerim'in izahıdır. eğer ki iş Kuran ile kalsa idi bugün "yoldaki taşı kaldırmaktan" geçtim namaz bile kılamazdık. kaldı ki Kuran-ı Kerimde Necm suresinin üçüncü ayetinde "hevadan söylemiyor" buyurularak Efendimiz'in (s.a.v.) söylediklerinin kendinden olmadığı da buyurulmakta. hal böyle olunca Efendimiz'in (s.a.v.) sünnet-i seniyye'si Kuran-ı Kerim'in hayata tatbiki manasına geliyor ki işte hadis ilmi Kuran-ı Kerim'i tazelik noktasında (kul nezninde) muhafaza etmesi için istinadgah oluyor. elbette aynı hadis ilmi de temelini Kuran-ı kerim'den almış oluyor. böylelikle hadislerin doğruluğu yanlışlığı meselesinde müracaat edilen makam Kuran-ı Kerim olurken, Kuran-ı kerim'in işaret ettiklerini izah eden de hadisler oluyor. kaldı ki hadis alimlerinin hiçbir ilim sahibinde olmayan titizliklerini de yabana atmamak lazım. imam buhari hazretlerinin dillere destan titizliğini hatırlayalım ve o titizliğin "bütün" dediğimiz şeyi idrakini.

apaçık gelen Kuran'dan hüküm çıkarmak için hadislere muhtacız! diğer türlü olsa idi şöyle bir vaziyete düşerdik: havyanı iyi boğazlayan bir kasabın satır kullanmaktaki maharetine kanıp anatomi kitabı okuyarak cerrah olabileceğini zannetmesi. kimse anatomi kitabı okuyup cerrah olamaz.


ictihad meselesinde ise sözü söz sultanına, üstad necib fazıl kısakürek'e bırakalım. buyurun:

Bir konferansımda bana sordular:
- Devrimizde içtihad kapısı kapalı mıdır, açık mıdır? Şu cevabı verdim:
- « Devrimizde ve her devirde içtihad kapısı ardına kadar açıktır. Nebi ve Resul gelmeyeceği mutlak...Fakat müçtehid gelmeyeceğine ait hiçbir hüküm mevcud değil. Şu kadar ki, imkan aleminde serbest bırakılan bu nokta o alemin istediği şartlar bakımından imkansıza döndürülmüştür. Nebi ve Resul gelmesine muhal, yeni müçtehidler gelmesine de imkansız demek doğru olur. Öyle bir «imkansız» ki, mücerrette mümkün fakat müşahhasta kabil değil...

Cins atların atladığı, mesela 2 metre yüksekliğinde bir engel düşünün. O atlar geldi, geçti ve
gitti. Nesillerse Arap atı yerine atlı karınca derecesinde küçüldü. Atlamak serbest, ama kim
atlayabilecek?... Hoş, atlasa da öbürlerinden farklı ne görecek ve ne getirebilecek?.. Demek ki,
hem gerektirdiği şartlar ve hem de esasen getirilmesi gereken şeylerin tamamlanmış olması
bakımından, apaçık içtihad kapısı yeni bir geçişe sımsıkı kapalıdır. Bu devirde ve gelecek
çığırlarda yeni zaman ve mekan tecellilerine karşı ancak şeriat bütününden zerre feda etmeyen
büyük müttefekkirler gelebilir ve bunlar asır yeniliyicileri olmak gibi muazzam bir makama
namzed olabilirler; fakat asla, müçtehid olamazlar. Düşününüz ki, bir asrın değil, on asırlık
yekpare bir zaman blokunun yenileyicisi İmam-ı Rabbani Hazretleri, derecede belki bütün hak
mezheb müçtehidlerinden üstün olduğu halde Hanefi mezhebindendi, bin yıllık yenileyiciliğini
bu mezheb üzerine bina etmişti ve kabul ettiği temelle üzerine kurduğu bina arasında en küçük
ihtilaf pürüzü yoktu.»

Konferansımda söylediğim bu sözlerin «içtihad» meselesinin en açık ifadeyle çerçevelendiği
zannındayım. Sırasında kalemimizin bütün topuz kuvvetiyle tepelerine ineceğimiz (modern) müçtehid taslaklariyle, belirttiğimiz kahramanların vasıfları arasındaki farklara dikkat edenler, içtihad şartlarının ne demek olduğunu kestirmekte zahmet çekmezler.
İmam-ı Malik Hazretlerinin, kendisini çağıran Halifeye «ilim kimsenin ayağına gitmez, ilmin ayağına gelinir!» cevabını vermesi ve Medine'de Allah Resulünün bastığı topraklara ancak ayakkabısız ve yalınayak basabilmesindeki takva ve hürmeti görenler, bir de rejimIerin dine ters ölçüleri önünde Ahmed Bin Hanbel Hazretlerinin yediği kırbaçlardan fikir cezasına uğramak kabiliyetinde iseler içtihad bahsinde bir maliyet hesabı yapmak selahiyetine erebilirler. Ve esasen en pahalı maliyetine bile lüzum kalmamış olan içtihadın ucuzcular ve (damping)'ciler elinde günümüzün manzarasındaki sefaleti ortada...

Sırasiyle, amelde Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli, itikatta da Matüridı ve Eş'ari mezhepleri arasında en küçük mikyasta bile esasa bağlı bir fark yoktur: ve bütün fark iki tarafa da çekilmesi mümkün, fakat hangisinin doğru olduğu meçhul «cüz'iyat-küçük parçalar» üzerindedir.

Bir misal:

Allahın Resulü namazdayken, Hazret-i Aişe mukaddes çehrede minicik bir kan izi görür ve onu parmağiyle silip alır. Bunun üzerine Kainatın Efendisi namazlarını keserler ve yeniden abdest alıp namazı iade ederler. Bu vaziyette ortada bir abdest bozulması olduğuna göre bozucu amil nedir? Hafifçe yayılmış olan kan mıdır, yoksa nikahı düşen kadın elinin erkek cildine teması mıdır? İmam-ı Azam'a göre kan, İmam-ı Şafii'ye göre de cildin cilde değişi... Bakın, ne incelik ve her iki taraf hesabına ne güzel görüş! Bu misaldeki hikmeti, bütün ihtilaf noktalarına tatbik edebiliriz.

İtikadı mezhepler arasındaki fark da böyle... Birinde iman inmez, çıkmaz, neyse odur; öbüründeyse azalır, çoğalır. Bu azalma ve çoğalmayı incila, parlaklık farkı diye anladık mı, yine
ortada ayrılık ve aykırılık diye bir şey kalmaz. Gerisi de böyle ...

O halde amelde dört ve itikatta iki mezhep bir «bütün» belirtiler ve «sünnet ve cemaat ehli» yolu olarak tekleşirler... İşte bunlardır ki, İslam vücudunun derisinde mikropların nüfuz etmesine mani her temizliği yerine getirmişler, hiçbir (port d'antre-giriş kapısı) bırakmamıştır, kendilerinden evvelki sapık telakkileri yerle bir ettikleri gibi istikbale ait oluşlann da nirengi noktalarını heykelleştirmişler, iyi ve kötünün mizan üssünü kurmuşlardır.

Bundan böyle içtihad, ancak bunların kurduğu binaya yeni katlar çıkarak olabilir ki, o da içtihad değil, şer'i tatbik ve yenileme manasına alınabilir."



ağzına sağlı üstad! mekanın cennet ruhun şad olsun!

amin!
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Sağolasınız Baki hocam.
Mahşer hocam ya, tamam sizin düşündüklerinize de bir şey demiyorum, güzel düşünüyorsunuz ama biraz katı değil misiniz? Kesin çizgiler koymasanız ah. :)
 

Mahşer

Dîvân Üyesi
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Bkii ben Hz peygamberin söylediklerine itimadım yoktur demiyorumki ve diyememki? (O kurandan söyler ne söylerse ).

Şu hadis toplayıcılarının "Hadis İlmi" dedikleri tahrifata itimadım yok. Beni şok eden ve hadismiş gibi yazılan nice "şey"ler var biliyormusun. Burada yazamam bunları.

Hz Ebuberkir bizzati hadis toplayanları cezalandırıyorda ha keza Hz.Ömer
bunlara ne oluyor?
Birşeyi birinci ağızdan öğrenip öğretilmesi farklı şeylerdir.Diyeceksinki bizim ne suçumuz var

Mübarek mekan değiştirdi ,
birader O ne söylüyorsa kurandan değilmi?
Şöyle al hadiismiş gibi gösterilenden birkaçtane "şey" den koy Kalıbın üstüne bak bakıyım uyuyormu uymuyor mu?(kalıp Kuran)

eh bana dersen benim mukayese haddim yok vs.. senin bileceğin iş
ve ben senin İslam ilmi İle olan malumatının buna muktedir olduğu kanısındayım.

Bu konuyu Noktalasak fena olmaz değilmi?

(cevap hakkı doğanların iştiraki müstesna)



İnci bana "katılmadığını" söyle ,beni görmek istediğin kalıplara montelemeye kalkma.
Sakın ha -sanız -seniz deme beğenirsin beğenmezssin cebine koyarsın koymazssın senbilirsin ( Belki benim geçiş dönemim ,belki aşmaya başlıyorum, belki şaşmaya başlıyorum bilemeyiz değilmi?)

Allah seni hakkı hakkıyla bilenlerden eylesin de
(ne fenayım dimi çaktırmadan duanıda alıyom):D

Hadi git ders çalış :p
 

Abdulfettah Adıyeter

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

muradımız tekrar hasıl oldu. çok şükür. :)

bence de bu bahsi kapatalım artık. top sizde muhteremler. buyurun. felsefe heveskarının hevesini kırmayın sakın ola.

hamiş: eski tabirle benim vaziyetimde olanlara heveskar diyorlar.
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Mahşer hocaaaam :)


Ama katılmadığımı söleyemem ki. Ben haklısınız diyorum size hocam. Şimdiye kadar hiç duymadığım şeyler söylüyorsunuz. Daha işin başında olan biri sizce de afallamaz mı? Duanıza da amin diyorum. Tamam sizi böyle kabul ettim hocam.
Şu son yazdıklarınızla biraz daha toparladık olayı.
(Girmeyim dedim, yine kafam karışacak ders çalışamıcam. :p Ah işte ilim iştiyakı... 8) )
Bu hafta bi geçsin. Siz de dinlenin ben de ;)
 

Hikmet

0 rh+
Determinizm


Hocam şimdi anladığım kadarıyla determinizm;
bir şey oluyorsa/ortaya çıkıyorsa bunun mutlaka bir nedeni vardır. Mesela ben bir davranışta bulunuyorsam bunda yaşadığım toplumun etkisi vardır. Bulunduğum ortam farklı olsaydı ben farklı bir davranış sergileyecektim.
Yani ben çevremin etkisiyle mi hareket ediyorum? Benim davranışlarımda hiç mi yaptırım gücüm yok? Özgür değil miyim?
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Mahşer hocaaaam :)


Yine sinirlendirmişler sizi hocam. Kainata bak diyorsunuz ama ben hâlâ ekrana bakıyorum. Bunun içerisinde birgün kaybolacağım.
 

Mahşer

Dîvân Üyesi
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Yok yahu ne siniri ufacık bir tavsiye.
Bak gör kainat determin yapıda "Tanrı zar atmaz";)
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Tanrı zar atmaz mı? Yani olasılıkla hareket etmez. Yani her şeyde bir ahenk içinde. Yani bir nizam var.
Kainatın determin yapıda olması, yani devran sebep sonuç dairesinde dönüyor. Adem (s.a.)'e kelimeleri öğretmeseydi Allah bütün bunlar olmayacaktı. Elmayı yemeseydi, cennetten kovulmayacaktı.
 

Mahşer

Dîvân Üyesi
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

evet fakat bütün olabilir şeyler hesaplana bilirse Rabbim bunu değiştirmeye hatta tahmin ettirmeye hatta geleceği görmeye bile müsade ediyor;)
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Nasıl yani, olabilir şeyler hesaplanabilirse? Fenle ilgili şeyler mi? Yoksa daha mı farklı? Kader-kaza mevzusuna mı giriyoruz?
Önceden hesaplanmasına mı bağlı bütün bu değişme/tahmin etme mevzusu?
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Mahşer hocam, napıyonuz? Baktınız ki bende iş yok, kısa kısa cevapları geçiştiriyonuz. Size bir şey sorayım mı? Eğer felsefeyle böyle içli dışlı olmasaydınız, şimdi ne olurdunuz? Ne düşünürdünüz? Belki profilinizde 'hiç' yazmazdı. Neden hiç? Felsefe size neyi öğretti?
 

Mahşer

Dîvân Üyesi
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Hiç
sonradan gelinecek nokta belkide,Peki bu sonra ne? cevapsız kalındığında verdiğimiz bazı karşılıklar gibi
Napıyosun?
Hiiçç..
deriz nasıl yani hiç mi?
yani oturuyorum falander ...
e işte hiç değilsin hiç olmak bukadar zordur
hiç'i yakalmak hiç olmak çok zozrdur
fakat Hiç'in bizce idrakı mühim yani temsil ettiği yön
insan neden hiç der hiç neye denir anlamadığı idrakına eremediğimi?
Felsefe farkedilmeyi bekler, yapılmaz. denir ya "felsefe yapma" yalnıştır bu felsefe yapılmaz veya hazırda alınmaz.
o zaten ordadır sen fark edip bu felsefedir diyene kadar,biz sütle princi karıştırıp sütlaç deriz ama süt ayrı prinç ayrıdır.
Biz idrakı izah etmeye felsefe deriz
oysa idrak ayrı izah ayrıdır.İdrak edeceksin izah edeceksin hayatıda felsefe olmazdı diye birşey olmazdı
sadece sokratı tanımazdım ki sokratın sokrata ihtiyacı yoktu:) o sadece idrak etti ve izah etti :)
sende benede idrak et izah et
sonra kram ve disiplin oluşur zaten
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Mahşer hocam, bunu anlamam için karnımın tok olması gerek :) Şakadır, anladım. Ama önemseyip böyle açıklama yaptığınız için çok teşekkür ederim hocam. Burasıını çok iyi anladım...

''Felsefe farkedilmeyi bekler, yapılmaz. denir ya "felsefe yapma" yalnıştır bu felsefe yapılmaz veya hazırda alınmaz.
o zaten ordadır sen fark edip bu felsefedir diyene kadar,biz sütle princi karıştırıp sütlaç deriz ama süt ayrı prinç ayrıdır.''
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Mahşet hocam, hakkınızı helal edin. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Mahşer hocam.
Küs müyüz?
 

Mahşer

Dîvân Üyesi
Ynt: Mahşer hocaaaam :)

Ben bu başlığı unutmuşum yahu :D
senin online olduğunu görünce gördüm :O
cümleye bak " görünce görmek" kusura bakma.
Naptın felsefeyi (annem der "felsefeniz kurusun" ne beddua ama...)
 

Hikmet

0 rh+
Ynt: Mahşer hocaaaam :)


naptım mı felsefeyi? felsefe bi şey yapılmaz. felsefe yapılmaz abi. felsefe oradadsmakvmvöç.. : ) az önce okudum da yazdıklarımı, arkadaşlarımın da dediği gibi önceden ne mübarekmişim de sonradan ne bozmuşum niyeti. rabbim muhafaza buyursun, okuldaki hocaların siz seçilmişsiniz, süpersiniz, topluma örneksiniz, bik bik biklerine kapılıp kendimi bi ot zannetmemem gerekiyodu ben de sınıfta kelamcının mı yoksa kömürcünün mü imanı diye tartışırlarken bundan banane diyip en arka deli köşemde durup kiatplarımı okudum. iyi mi ettim kötü mü ettim bilemiyorum. yani en azından artık her soruya alternatif bir cevabım var: bilemiyorum.

bilemiyorum mu? kimin için? neyi berkitir bilemiyorum?

bildiğim bi şey varsa o da daha sık okula gitmemeliyim. hatta ciddi ciddi bundan sonra okula gitmeme kararlarım oldu bi çok kez. çünkü her sabah evden koşarak çıkmama değecek bir şey değil. okul gündem ve tüm bu olan şeyler beni hiç ilgilendirmiyor.

geçen ne farkettim biliyor musun? annemle mantı dolduruyorduk. bildiğn mantı. o kadar huzurluydum ki, bi an hakikate giden yolun mantı doldurmaktan geçtiğini bile düşündüm.

neyse, felsefeden çok pskoloji okudum diyebilirim. ve edebiyat ve sürüsüne çizgi roman. okul kitaplarımı hesaba katmıyorum. ama daha iyi tartışabiliriz, o kanaatteyim.

öyle işte. ''güneş yerinde duruyor sevgili kappus, sonsuz boşlukta yalnız bizleriz devinen.''

(bazen de böyle çenem düşüyor. ve bu kadar konuştuğum için altüstü, biraz cesaretim olsa, her akşam intihar edebilirim.)
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Benzer konular

xen

Üst Alt