SÖZ

Katılım
26 May 2007
#1
Atalarımız, "Söz gümüşse, sükut altındır" diyerek bizlere yeri geldiği zaman konuşmamızı tavsiye ediyorlar. Çevremize baktığımız zaman, bazı arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin yerli yersiz konuşmalarla, insana hiç de yakışmayan bir davranış içine girdikleri, gülünç duruma düştüklerini görmüşüzdür değil mi?
Yaşadığımız hayatta elbette, duygu ve düşüncelerimizi, isteklerimizi belirtmek zorundayız. "İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşırlar" demiyor mu atalarımız? Yapacağımız konuşmaların, ana-babamız, kardeşlerimiz, çevremizdeki insanlar tarafından nasıl karşılanacaklarını da düşünmeliyiz diyorum. Bu konudaki dikkatimizle diğer insanları üzmemiş, onlarla insana yakışan bir dostluğa adım atmış oluruz.
Düşünmeden yaptığımız konuşmalar, bizi geri dönülmez pişmanlıklara da düşürebilir. "Atılan ok geri dönmez" atasözünde belirtildiği gibi, söylediğimiz sözlerden pişman olarak, özür dilemek gerekebilir. Çoğu zaman, yaptığımız hatanın karşılığı olmamakta, bizi utandırmaktadır, ama artık iş işten geçmiştir. Ok bir kere yaydan çıkmıştır.
Onun açtığı yaranın tedavisi belki mümkündür, ama çok zordur. Bu açıdan "Dilin kemiği yok" sözünü hatırımızdan çıkarmayarak konuşmalıyız. Söylediği sözler sebebiyle başlarına büyük sıkıntılar gelen nice insanlar vardır.
Düşünmeden söylediği sözler sebebiyle, hayatını kaybeden insanların bu acı haline atalarımız, "Bülbülün çektiği dili belasıdır" diyerek ifade etmişlerdir.
Söylediğimiz sözler, zaman zaman çok önemsiz gibi gelebilir bize.
Sözümüzün nereye varacağını yine zaman zaman düşünmeliyiz de. Ama öyle mi? "Dilin cirmi küçük, cürmü büyüktür" demiyor mu atalarımız? Söylediğimiz sözler; anlamı, söyleniş biçimi, yerli yersiz söylenmesiyle, zaman zaman yanlış anlaşılmasıyla bizi zor durumlarda bırakabilir.
Sözlerimiz, "İş bitirmeli, baş yitirmemeli" değil mi? Atalarımızın, "Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir" sözünü yeri gelmişken hatırlayarak, iki atasözüyle daha konuyu kapatalım diyorum:
"İki ölç, bir biç!"
"İki dinle, bir söyle!"
Sözlerimizi yerinde, en uygun bir biçimde kullanmamız dileğiyle...
Rıfkı Kaymaz
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap