Yıkılmanın neresindeyiz?

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
Çok sevdiğim ve birkaç yıl önce emekli olan okul müdürümün odasında bir cümle asılıydı. Sonrasında kaldırdılar o sözü. Ayrıca kendisi de bazen tekrar ederdi bu. 65 e merdiven dayamasına rağmen pire gibi yerinde duramazdı. Hep bir şeyler değiştirmek başarmak isterdi. Ondaki o heyecan hafızama kazınmıştır benim.O söz nedir derseniz;

"Durmak, yıkılmanın başlangıcıdır."

kendim birçok şey karşısında (dünya görüşü, edebiyat, belki ülke sorunlarına bakış gibi) durduğumu hissediyorum. müdürümün ifadesine göre yıkılma faslındayım sanırım. ya siz? siz ne durumdasınız?
 

Hikmet

Yalınayak.
Katılım
16 Eyl 2009
Nerede durduğumuza bağlı sanki hocam. Durduğumuz yer yeşilleneceğinimiz yer de olabilir, gömüleceğimiz yer de. Hatta gömülsek bile, tohumsak eğer toprağı yarıp çıka da biliriz. (Ay aradaki ayrı da'lar)
(Instagramfa bu sözlerle iyi kişisel geliştirir, yaşamların koçu olabilirdim)
Yani söz de çok mihenk taşı olacak gibi gelmedi bana. 29 yaşıma girdim de ondandır belki. İnşallah başıma bir iş gelmez.
Ama sevgiler. Hayırlı bayramlar. İşler güçler. Nolacağolabizimbuhalımız tarikatındandandandan sonumuzgüzelolacakinşallahahahahahaha tarikatına geçiş yapmalıyız bence. Aaa insan içine çıktım affedin.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Eğer yılgınlığa,kafanda ki düşüncelere,hayatın bazen sana dayattıklarına kişi yenilmezse boş durması muhal ...durduğun yerden yerine görünmez zincir ile nereye bağlı olduğu kişinin her bir şeklini ortaya koyuyor ve bunun karşılında sıfatı şekilleniyor.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Yıkılmak maddi manevi o kadar da göründüğü kadar kötü değil yıkım zorunlu inşaat yapılmasına sebep oluyor.sonuçu ise mimar ve amele belirliyor bu da kişinin kendisi.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
İlginç bakış açısı. Yeniden yapmak için yıkılmak gerek yani. Yıllarca virane olarak yaşamak da gerekebilir ama.

Açıkçası yeniden yapılanmaya girmek istemiyorum kendim. Sorgulamadan dümdüz olduğu gibi yaşamak belki de huzurun kaynağı. Ota çöpe takarak nereye ulaştım ki bugüne kadar. Hz İbrahim'e telmih yaparak "safım belli olsun" diye mi düşünmeliyiz hep. Düşünün görüyorsun bina eğri. Ama herkes düz diyor. Ne yapabilirsin ki. Bir noktadan sonra düz olduğuna kendini inandırmaktan başka.

İdealist tarafım yıkılıyor zaten. Ben de onlara benziyorum. Siz farklı mısınız? O zaman devam edin onlar gibi olmamaya :) Ben onlar gibiyim mirim. Oh kafam rahat. Size mücadelenizde başarılar :)

Bu adam kafayı sıyırmış dediğinizi duyar gibiyim. Doğrudur belki de sıcaklar başıma vurmuştur :)


Divan ehli arkadaşlara bol selamlar. Arada kuruntularınızı yazın çizin. Çizdiklerinizi de yükleyin buraya görelim :)
 

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
Tipik memur sendromu
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Yeniden yapmak için yıkılmak gerek yani.
Allah kimseyi yıkmasın.amin ecmain. Yıkılmadan yenilenmek en güzeli
Yıllarca virane olarak yaşamak da gerekebilir ama.
Bir kaç tecrübe ile sekiz yılı devirdik (Rabbim şimdi hemen sınavı bitirsin huzur ve sağlıkla)o kadar değil deme o kadar ...

Kişi=...+yıkım +yalnızlaşma

İşte biz bu yalnızlaşmayı fil dişi kule,boş oda ,antisosyal olarak algılamayı bıraktığında her kişinin hizmet ehli olduğunu anlıyor kişi ve neyi neden yaşaması gerektiğini çözebiliyor.
Her kişi hizmet ehli olduğunu bildiğinde duramaz görevi ve toplaması gerektiğini bilir. Emekli olmuş abimiz de bunu gerçekleştirmiş.ideolojilerin saçmalık demeyelim de yanlış anlaşılmış bütüne varamayan parçası eksik düşünce sistemleri diyebiliriz.Buz yüzden istedikleri kadar eğri desinler ya da düz desinler kim ne der ise desin ....boş...
 

Mina

...
Katılım
5 Ağu 2018
Ben de tam tersi yerimde duramıyorum:)
Şu çocuklar olmasa oy ben neler yaparmışım
Hayatımın parolası “üretmek”devamlı bir şeyler üretmek
Hergün bir şeyler katmak kendine
İki çocukla bitirdim y.lisansı
Şimdi dil çalışıyorum akşam uyuduklarında vs vs benim hayatım da böyle...
İkisi de okula gidince yarım bıraktığım Ebru kursuna devam edeceğim
Ünv ye geçtiğimde yazacağım makalelerin hayalini kuruyorum mesela
Alanımla ilgili devamlı okuyorum
Ha bu muhteşem mutluyum her şey süper yolunda demek değil
bedenen ve psikolojik olarak bitiğim,ciddi bittiğim,yakında psikiyatriye gideceğim o derece
Ama beni yıkmasına izin vermiyorum
 

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
Bi ayağa kalkabilsem duraklama ve yıkılma konusunda fikir sahibi olurum belki ama derler ya heyhat
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Sait Faik değilim ama benim de seyahatler çekiyor içim.Gitmek,gezmek ,benim için de hayattan kaçmak değil hayatı kaçırmamak.Doğu ile doğuştayim veyahut @evla ablamin deyimuyle doğayla doğal kalmaya çalisiyorum.Doğu da doğal kalmis bunu goruyorum gezilerimde.Urfa özür dilerim ŞANLIurfa-GAZİantep-Mardin -Diyarbakır ...

Tefekkür hakikate teşekkürdür inancindayiz.Hakikate tesekkur etmenin vakti benim için.

Yüregim yüreginize şöyle va'z eder:Çok oku ve gez:)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Gezmek bu aralar takıntı haline getirdiğim bir hal sanırım mecbur bırakıldığım hiç bir durumu sevmiyorum..her kişi gibi.
Güney kore,japonya,mısır,fransa,amasra ,bir kaç şelale ...hedefimde olan yerler.yapımı biliyorum rahata erdiğimde de salaş yerlerden dışarı çıkmayacağım :)bir heves olarak kalacak ...
 
Katılım
26 Nis 2007
"Durmak, yıkılmanın başlangıcıdır."
Doğru söylüyor bence olay da şu şekilde gerçekleşiyor:
yıkıldım.jpeg


Burada mesele biraz da durmaktan ne anladığımız. Durup tefekkür mü ediyoruz, plan mı yapıyoruz, biraz dinlenip yapacaklarımızın hayalini mi kuruyoruz? İnsanın hayattaki gayesi nedir? İnanan bir insanın gayesi kulluktur. Kulluk yalnıca ibadet etmek değildir; insanlık için bir temsil oluşturmaktır, yaptığını en iyi şekilde yapmaktır, güzel ahlaktır. Durarak güzel ahlakı tamamlamak bence mümkün değil. Zira emir belli: "Öyleyse bir işi bitirdiğinde diğerine koyul" (İnşirah, 7). Gaye sorusu mühim. İnsanın kendisine bunu sık sık sorması ve varsa cevaplarını hatırlatması gerek.
 

Hikmet

Yalınayak.
Katılım
16 Eyl 2009
Ben de kendimi duruyorum zannediyorum. Bir işi bitirince başka bir işe girişmekte üstüme yoktur ki ev toplanamayacak hale gelmesin.
İlle üretken mi olmak gerek mesela bundan anlayacağımız? Hergün neredeyse aynı şeyleri yapınca da bir işi bitirip başka işe geçmiş sayılmıyor muyuz? Bir gâvur da bir işi bitirip başka bir işe koyulabilir, bu gayet normal. Hatta günümüz insanının meşguliyetinden şikayetlerini de biliyoruz...
Peki, yani..
İşte ne bileyim, inşirah suresi de en avam ifadeyle sanki "evet bu zordu, çok zordu ama sen başka işe koyulmaktan vazgeçme o kolay olur belki" gibi de anlaşılabilir. Yani ille işi bitirip başka bir işe geçmekten bahsedilmiyor demek istiyorum. Sürekli bir şeyler yap da değil. Gece dinlenmeyelim o zaman. Öğle yemeği de yemeyelim. (Yok bu son iki cümle olmadı. Çok basite indirgedim konuyu.)
Anladınız işte.
 
Katılım
26 Nis 2007
Gaye ile ilgili yazdıklarım bence bu sorulara açık bir şekilde cevap veriyor. İki günün eşitliğinin ziyanı olmadıkça, mesele ev, iş, eline alıp kucaklayabileceğin somut şeyler üretmek ya da üretmemek değil.

İşte ne bileyim, inşirah suresi de en avam ifadeyle sanki "evet bu zordu, çok zordu ama sen başka işe koyulmaktan vazgeçme o kolay olur belki" gibi de anlaşılabilir. Yani ille işi bitirip başka bir işe geçmekten bahsedilmiyor demek istiyorum.
Benim yazdığımdan maraton koşusu anlaşılıyorsa ben o kadar genç değilim :)