Zannetmek?

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
Zannetmek zannettiğimiz kadar masum mudur??


Bizi zan altında bırakmaz mı kendimize söylediklerimiz?? ya da her ne ise bize söylenilen?... Yarın için büyük konuşmak olmaz mı?


Nasıl bir kifayete bürünmekse maksadı, amacını aştı.. Gözüktüğü kadar masum değil “zannetmek”..
Faili meçhul hayal kırıklıklarının esas failidir o.. Koynunda beslediğin bir “yalan”dır bazen de.. İyi başlayıp kötü biten bir filmin seni şaşırtan finalidir..


“Esas Kız”ın hıçkırarak ağladıktan sonra sessizce bavulunu toplayıp aşkını helal etmemesidir..


Emin olunması gereken cümleler de vardır hayatta.. “seni seviyorum” gibi aşkın sözcüsü cümleler kendinden emindir tepeden tırnağa.. “zan” altında bırakmamalı onu..


bazen de en yakın dostunu en uzağa itmektir “zannetmek”..


“sen benim dostumsun” geniş zamanlı bir cümle iken onu geçmiş zamana taşımak ve zannetmenin dayanılmaz ağırlığı altında ezilmek...


Evet.. Pek de masum değildir o vakitlerde “zannetmek”… “aşk”dan beter eder seni..


“Yanılmak” mıdır diğer adı yoksa “sanmak” mı??..


Ben sadece “zannetmiştim”.. Onu tanırım onu muhatap bilirim.. Tüm zannettiklerim karşıma çıksın şimdi.. Onlar aslında kimlerdi ? Neydiler? Ne zannetmişlerdi kendilerini?? Ya da hangi hakla zannettirmişlerdi bana ??


zan” altında kalmak istemiyorlarsa tabi...



alıntıdır
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
Ynt: Zannetmek?

zannetmek... şüphe ile mülevves hatta şüphenin ağır bastığı halin adıdır zann. tabii bu tarif benim zann-ı galibim de olabilir?!

zann-ı galibim tabiri insanın içindeki doğru-yanlış muhakemesinin çetinliğini ihsas ediyor gibi... hatta belki tedaisi harb bile olabilir... ne için zann ile varılan nokta sıhhatli değildir? zira zann bir takım eksikliklerden, yanlışlardan beri olmadığı için ve üstüne nefs dediğimiz şeyin de bu eksiklik ve yanlışlarda dahli olduğu için zann'ın vardığı nokta sıhhatlı değildir.

zann'ın olmadığı yerde kanaat olur. ne deriz bir kanaatimiz olduğu zaman? "....kanaati hakim" hakim... yani hükmünü doğru ve yanlışı tefrik ederek veren... yahut "....kanaatine vasıl oldum".... deriz... vasıl olmak... yani kavuşmak... özlenen, murad edilen, iştiyak beslenilene kavuşmak... başka bir ifade tarzı ise "... kanaatine ermek"... ermek... kavuşmak...yani doğruya, yani şüphe sahasından uzaklarda yeşillenen kanaat ormanına...

zann galibtir zira ceberruttur; kanaat hakimdir çün ki adildir....

zann galibtir zira korkuları vardır; kanaat müşfiktir çün ki ibret alır...

zann hatalıdır zira nefsin elinden çıkar; kanaat adildir çün ki hikmetle nazar eder...