<<Züleyha'dan>>

Katılım
16 Eyl 2007
#1
Kendini Dolduramayan Bir Deniz Bu Sevda


Seni seviyorum…. Seni seviyordum

Hani o birbirine teğet geçen daireyle doğru parçası gibiydik değdik birbirimize ve ayrıldık

Kendini dolduramayan bir deniz bu sevda.

Hani diyorum kurusam da çöl olsam…

Anka kuşu gibi yansam da kül olsam

Doğsam küllerimden yeniden var olsam…..

Sen olmasan aşk olmasa

Yavan bir hayat yaşasam

Gün geceye değse gece güne

Birbirine benzeyen günler yaşasam

Yaşlansam

Sen olmasan aşk olmasa

Yavan bir hayat yaşasam

Kendini dolduramayan bir deniz bu sevda.

Kurusam da çöl olsam…



Züleyha 15.09.2007

------------------------------------------------------------

7 ay oldu birşey yazmayalı
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#2
Ynt: <<kendini dolduramayan bir deniz bu sevda>>

apolet' Alıntı:
Hani o birbirine teğet geçen daireyle doğru parçası gibiydik değdik birbirimize ve ayrıldık
Yüreğine sağlık, özellikle alıntıladığım bu satır hoşuma gitti...

7 ay oldu bir şey yazmayalı demişsin, bu demektir ki 7 aydır birikiyor yazılması gerekenler, o gün gelene kadar...
 
Katılım
16 Eyl 2007
#3
<<beni adımla çağırma>>

Bir yol tutturdum kendime biliyorum hiçbir yere gitmez bu yol
Biliyorum başı sonu aynı bu yolun
Kaybolmuşumda sonu başı belli olmayan bir yolda bir ses duysam çıkarım belki bu labirentten..... Çağır sana geleyim hadi çağır da bir sesini duyayım
Beni adımla çağırmayın
Beni adımla çağırma duymuyorum seni
Susturmak lazım içteki sesi... susturmak lazım
Sus
Sus
Sus
Bir ışık yaktım kendime sigaramın ucunda külleri yere savrularak düşerken, dumanı ciğerlerime hapsettim. Tıpkı beyin girdaplarına hapsedip gerçekleşmesini beklemediğim hayallerim gibi. Hayaller kurup kapalı kapılar ardında saçtım öyle üst üste yığdım. Kapısını bir açsam hayallerim üstüme yıkılacak, boğulacağım. Hayal kurmamak lazım susturmak lazım içteki sesi
Beni adımla çağırma seni duyamam
Beni çağırma
Sus
Sus
Sus
Susturun tüm sesleri
Duymak istemiyorum

Sustu
Ses yok yankı da
Ses yok sen yok
Yine kendime kaldım
Bütün mahkemelerin tanığı da sanığı da benim
Beni hapsedecekler
Üstüme kapılar kilitleyecekler
Bütün mahkemelerin tanığı da sanığı da benim
Bütün bedelleri ben öderim bütün cezalar benim
Düşsel bir ülkenin mahkûmuyum da ben ellerimde kelepçeler ayaklarımda prangalar
Beni adımla çağırma gelemem
Beni adımla çağırmayın
Ben mahkum
Ben suçlu
Ben hem sanığı hem tanığı bu hayatın
Beni adımla çağırma
Susturmak lazım
Yüreğin sesini
Sus
Sus
Sus yüreğim
Duysalar hapsedecekler
Züleyha
 
Katılım
16 Eyl 2007
#4
Ynt: <<Züleyha'dan>>

"Hani o birbirine teğet geçen daireyle doğru parçası gibiydik değdik birbirimize ve ayrıldık"

UluğBey

Sitenin ismi "Edebiyattürkiye" ama ben mühendislik hesabıyla yaklaşıyorum.... Aşka bile : ) Yorumun için teşekkür ederim
 
Katılım
16 Eyl 2007
#5
<<Sahilinde Dağıldı Sularım>>

Sahilinde Dağıldı Sularım

Ulaşabileceği en uç noktaya kendini bırakan dalga misali kendimi bıraktım
Sahilinde dağıldı sularım
Hani hızla kayalıklara çarpıp usul usul geri çekilen dalgalar misali
Çekiliyorum bu aşkın yamacından

Bu yük ağır bana
İlkin çığlık çığlığa bağırasım koşasım var
Bu yük ağır bana
Dizlerimin üstüne çökesim kendimden vazgeçtim diyesim var

Artık karanlıkta saklamıyor beni, duvarlarda konuşmaz oldu sesim yankılanmıyor
Çözüldü bir bir umudun rengi karanlığa bulanıp duvara sürüldü kara bir leke
Elinde sıcak ekmekle eve koşan çocuksu sevincim yok oldu ekmek soğudu
Çeşme başından aldığım su ayağım takıldı da yere döküldü
Çamuru sürüldü eteklerime
Annem bilse kızar şimdi
Annem bilse dayanamaz üzülür şimdi

Gözlerimi kapadım açasım yok
Nefesimi tuttum veresim yok
Boylu boyunca uzandım yatağa kalkasım yok
Bunca yıl yaşadım ama hiçbir anı tekrardan yaşayasım yok
Bu yolda yoldaş yok
Yürüdüğüm yol değil, takıldığım taş değil, tutunduğum dal değil
Var mıydı yok muydu belli değil

Çekiliyorum bu aşkın yamacından
Hani hızla kayalıklara çarpıp usul usul geri çekilen dalgalar misali
Sahilinde dağıldı sularım
Ulaşabileceği en uç noktaya kendini bırakan dalga misali kendimi bıraktım

Züleyha
 
Katılım
16 Eyl 2007
#6
<<uyandırma beni>>

Badanası dökük duvarda gölgem dolaşırken
Karanlıkta yolunu kaybeden bir rüzgar
Uğultu halinde pencereyi döverek içeriye girmek isterken
Ne kadar bağırırsam bağırayım sesim
Duvara vurup yankılanmaz.

Ses yok
Yüklemi olmayan cümle gibi yarım kaldım anlatamaz oldum hiçbir şeyi,
Dinlemez oldum hiç kimseyi

Her adım atışımda daha sağlam basınca toprağa
Nefes alış verişlerde sakin bir ritmi yakalayınca
Olmadık değil de olabilecek rüyalara yattığımda
Uyandırma beni
Bırak uyusun ruhum
Uyandırma beni
Bırak dinleneyim
Uyandırma beni
Bırak istediğimde gözlerimi açayım

Her şey bitti mevsim sonbahar
Her şey bitti sarı yapraklar yerde
Her şey bitti geceler uzuyor artık ayın 21inden sonra
Özlemler, hasretler, pişmanlıklar başladı...
Her şey bitti gözlerde umutsuz birde mutsuz bakışlar
Bir pes edilmişlik bir yenilmişlik omuzlarımıza yüklenen
Bir aldanmışlık saklı bundan sonra bakışlarımızda...
Bir korkaklık baş gösterecek her yeni başlangıçta
Birde bir umursamazlık
Aşk deyince alaycı bir gülümseme dudaklarımızda
İçimizden heceleyeceğiz “aşk” sessiz kaldığımızda haykıracağız “aşk”
Ne ki “aşk”
Aldanmışlık ve aldatılmışlıktan başka ne ki aşk
Bir heceye sığdırılmış üç harf mi “aşk”
İnanmıyorum aşka ki artık hiç kimse beni inandıramaz AŞKa

Çisil çisil yağan bir yağmur olmadın asla sen
Hep fırtına hep kar boran,
İsmini her hecelediğimde bir yıkımdın
Yürüdüğümüz yollar hep çamurdu
Varmak istediğimiz yer uzakta kaldı
İkimizinde inancı kalmamıştı BİZe
İKİMİZe
Yollarımız ayrıldı da bakakaldık birbirimize

Züleyha
 
Katılım
16 Eyl 2007
#7
<<Asla Unutma>>



...
 
Katılım
16 Eyl 2007
#8
<<vurdum en dibe kadar>>




...​
 
Katılım
16 Eyl 2007
#9
<<sen yoksun ya>>

Şimdi sen yoksun ya kendimi öksüz bir çocuk gibi hissediyorum. Olur olmaz anlarda ağlıyorum. Canım sıkkın boş sokakları arşınlıyorum. Yorulduğumda sırtımı bir ağaca yaslıyorum. Etrafımda gelip geçen insanlar, kimseyi umursadığım yok; zaten onlarında beni umursadığı yok.

Şimdi sen yoksun ya boş olan zamanı seni düşünerek dolduruyorum. Beynim artık hiçbir şeyi kabul etmiyor, konuşulanları anlamıyorum. Sensizlik öyle zor ki; anladım taşıyamıyorum. Bir çıkar yol bulmaya çalışıyorum olmuyor yapamıyorum. Kendimi sonu olmayan, yolları hep birbirine çıkan bir yolda yürüyormuşum gibi hissediyorum, nerde duracağım bilmiyorum .

Züleyha Mart’04
 
Katılım
16 Eyl 2007
#10
<<Antik Acılarım Benim>>

Tam 6.30’da işten çıkıp koşa koşa Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkez’ine gittim 5’te başlayacaktı Sunay AKIN’ın söyleşisi. Son yarım saatini izleyebildim. Yine mest etti beni. Yarım saat pür dikkat dinledim onu. Sıra kitap imzalamaya geldiğinde baktım 17.09.2006 yazıyor eğilip kulağına 16 dedim güldü. Geçen yıl imzaladığı kitabımın önünde “Sevgili Züleyha için; Akdeniz kadar sevgiyle Sunay AKIN 23.09.2005” yazmış şimdi ise “Sevgili Züleyha için antik acılar garından kaybolan çocukluktan sevgiyle Sunay AKIN 16.09.2006” demiş. Kitaplar bitene kadar izledim onu zaten geç gitmiştim. Önümüzdeki yılda gelecekmiş biliyorum ki önümüzdeki yıl ben buralarda olmayacağım. Sunay AKIN’a sarıldım ve ayrıldım ramazanda da yokmuş televizyonlarda, yurt dışında bir üniversitede kitapları okunuyormuş, konferans verecekmiş orda ya da derse mi ne girecekmiş. Bizler ne zaman anlayacağız onu, ne zaman içimize sinecek… Çoğu insanın değerini ölünce anlayan bir toplum olduğumuzdan umarım bu kez biraz daha erken uyanırız. Bu kez biraz daha erken…

Meydan’dan sahile inerek bir minibüse binip Akçaabat’ta indim Liman’daki çay bahçesine geçip şehrin karşısına oturdum deniz vardı aramızda KARADENİZ. Şehrin ışıkları bir uzayıp bir kısalıyordu denizin üstünde. Sıcak çayı yudumladım demli çayın ağzımda bıraktığı o acımsı tat bana seni hatırlattı. Zaten akşam, deniz karşımda ve şehrin ışıkları yanıp sönüyordu, hafif bir eylül rüzgarıydı yüzüme değip saçlarımdan süzülen, hafiften üşüyordum da… Kitabın ilk sayfasını açıp okudum “Sevgili Züleyha için antik acılar garından kaybolan çocukluktan sevgiyle Sunay AKIN 16.09.2006”
…. antik acılar garından kaybolan çocukluktan …..

ANTİK ACILAR/ geçim parası için/ nice yaşlının/ eski İstanbul evlerinden/ getirdiği eşyalar/ üstüne kar koyulup/ satılıyor antik/ acılar çarşısında… hani diyorum satışa çıkarsam acılarımı alan olur mu hani biri alsa da kurtulsam diyorum üstüne kar konur mu?

Beni terk etmeyen bir acı ya da ne bileyim terk edemediğim bir acısın işte. Sarıp sarmalayıp bir avlu kenarına bırakasım geliyor içimdekileri… Bıraksam da kurtulsam, yazsam da kurtulsam, unutsam da kurtulsam… ne yapsam da kurtulsam?... Bıraksa beni demiyorum çünkü biliyorum ben bırakamıyorum. Gözlerim doluyor ağlayamıyorum bir çay daha söylüyorum sıcak bir çay antik acılara da iyi geliyor.

Kitabın sayfalarını karıştırıp en çok sevdiğim şiirleri arıyorum
JİLET/ kamaralarında çıplak/kadın resimlerinin asıldığı/ savaş gemisinden/ bozma bir jilet/ her tıraş oluşumda/ hem okşar/hem kanatır/tenimi…

ne çok üzülmüştüm antik gemilerin jilet olmak için kesildiklerini… artakalan yaralarımı bölük pörçük ayırırken jilet gibi keskin oluyorlar nerden mi çıkarıyorum bunları bu denize her baktığımda sahilden geçen gemilere takıldığında gözlerim beni alıp bir yerlere götürdüğünde daha bi derinden acıyor …daha bi derinden sızlıyor….Antik acılarım jilet keskinliğinde yaralıyor….Ama kan akmıyor. Bazı geceler sızısı geçmiyor...

Antik acılarım acıyor satışa çıkarıyorum bu gece alan olmuyor, hani karından da geçtim biri alsa da da kurtulsam diyorum. Birine versemde kurtulsam ya da şuraya bırakıp kaçsam kurtulsam. Kaçsam kaçamam biliyorum..

Geç oldu sessizce kalkıp ilerliyorum antik acılarım beni takip ediyor, dönüp bakamıyorum canım yine acıyor da artık aldırmıyorum,
…. eve gidiyorum.Evi olmayanlar da var aklıma geliyor üzülsemmi sevinsem mi bilmiyorum.
Bu yolda yoldaş yok... yürüdüğüm yol değil takıldığım taş değil aynaya bakınca gördüğüm ben değil....

Züleyha
 
Katılım
16 Eyl 2007
#11
<<dörtlük>>

Sakladım içimdeki en olmaz anları
Sandım ki geleceği de anlamlı kılacak
Sarıldım onlara var gücümle
Bekledim yine bir gün tekrarı olacak (Şubat’01)
 
Katılım
3 Eki 2007
#12
Ynt: <<Züleyha'dan>>

apolet
beni takip ediyor, dönüp bakamıyorum canım yine acıyor da artık aldırmıyorum,
Ben de aldırmıyorum ama bu acıtmadığı anlamına da gelmiyor.
 
Katılım
16 Eyl 2007
#13
<<dörtlük>>

Kaç sigara içildi uykuya inat
Geceye dolandı bütün düşlerim
Firarda uykularım
İşlendi ilmek ilmek adı
Ve yürekteydi bu sevdanın tadı (Ekim’01)

Züleyha
 
Katılım
3 Eki 2007
#14
Ynt: <<Züleyha'dan>>

Kaç sigara içildi uykuya inat
Geceye dolandı bütün düşlerim
Firarda uykularım
İşlendi ilmek ilmek adı
Ve yürekteydi bu sevdanın tadı
hayır!hayır ...
Sana inat bırakrım ben sigarayı senin acının yanında cektiğim dumanlar bir hiç kalıyor ciğerlerimde...
geceyi aydınlattım ben gidişine yaktığım mumlarla,
uykularım benimle şimdi
sen varken beni bırakıp giden her şeyim geri döndü,
ben böyle daha mutluyum silemedim seni ama fena karaladım üzerini haberin olsun...​
 
Katılım
16 Eyl 2007
#15
Ynt: <<Züleyha'dan>>

Yine delilikle akıl arasında gidip geliyorum ve artık okumayacağın yazıları yazmak istemiyorum. Işıkları kapadım, yine kendimle konuşmaya başladım birisi görse deli diyecek; onun için sana yazıyorum kendimle de küstüm artık K O N U Ş M U Y O R U M

Olan olmuş biten bitmiş... Yine kurmaca yine kaldırmaca....Hayatı yeni baştan yazmaca


Züleyha
 
Katılım
16 Eyl 2007
#16
Ynt: <<Züleyha'dan>>

Sana inat bırakrım ben sigarayı
senin acının yanında cektiğim dumanlar
bir hiç kalıyordu ciğerlerimde...
geceyi aydınlattım ben gidişine yaktığım mumlarla,
uykularım benimle şimdi
sen varken beni bırakıp giden her şeyim geri döndü,
ben böyle daha mutluyum
silemedim seni ama fena karaladım üzerini haberin ola...


Yüreğine sağlık sağol....
 
Katılım
16 Eyl 2007
#17
<<yumak>>

Günün geceye döndüğü andan itibaren
Gözler yorgun gönüller sessizdir
Etraf önce kızıl sonra siyah
Düşünceler gri
Yaşam devam etmektedir

Bir aldanıştır
Günün geceye gecenin gündüze dönüşü
Zamanın belirsiz noktalarında
Kopmuş tellerin oluşturduğu
Karışık bir yumaktır hayat
Ve yapılacak en iyi şey
En önemli noktadan
Tekrardan başlamak

Züleyha/ mayıs’01
 
Katılım
16 Eyl 2007
#18
<<ıslak>>

Güzelim
Öyle bir zamanda gittin ki
Akşam
Toprak ıslak ve gök
Arada bir aydınlanıyor
Bu gök gürültüsü bile
Artık korkutmuyor
Çünkü sensiz kalmanın acısı
Onuda bastırıyor

Züleyha .... 08/06/2001
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap