İSTİÂRE
*İstiareyi meydana getiren kelime mutlaka mecazi anlamda kullanılmalıdır.​
*Benzetme amacıyla yapılmış olması gerekir.​
Teşbihteki iki öğe olan benzeyen ve benzetilenden sadece biri ile yapılır. İstiare ikiye ayrılır:​
1-Açık İstiare: İstiare zayıf bir varlığı daha kuvvetli göstermek için yapılan bir benzetmedir. Bunlardan Benzeyen zayıf öğe, Benzetilen ise kuvvetli öğedir. Açık istiare de kuvvetli olan öğre Benzetilen ile yapılır.​
Macera başlamak üzereymiş o gün
Sürecekmiş bu ateş yıllarca
Yukarıdaki beyitte aşk “ateş”e benzetilmektedir. Kuvvetli bir öğeye benzetme olduğu için bu açık istiaredir.​
Bir kanlı gül ağzında ve mey kasesi elde
Sevgilinin dudakları kanlı bir güle benzetilmiş, dudak söylenmemiştir.​
2-Kapalı İstiare: Benzeyen unsurlarla yapılır. Yani kendisine benzetilen unsur söylenmez, kapalı kalır. Teşhisin olduğu yerde genelde vardır.
Eşcar-ı bağ hırka-i tecride girdiler
Bad-ı hazan çemende el aldı çenardan
Bağdaki ağaçlar tecrid hırkasına giren dervişlere benzetiliyor. Ağaçlar (benzeyen) söylenmiş, dervişler(benzetilen) söylenmemiş.​
Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa
Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa
Mehmet Akif Ersoy-Safahat / 668​
Mehmet Akif, önce düşman ordularını mahşere benzeterek açık istiare yapmakla birlikte, sonradan benzeyen / kudurmak fiilini söyleyip, benzetileni köpeği söylememekle kapalı istiare sanatı yapar. Mahşerin kudurması / düşman ordusunun kudurması ile ilgilidir.​
Havada bir dost eli okşuyor derimizi;
Boynu bükük adalar tanıyor sanki bizi
Kemalettin Kamu- Hayatı, Sanatı ve Şiirleri​
Kemalettin Kamu, benzeyeni / boynu bükük adaları söyleyip benzetileni / öksüz ve yetim çocukları söylemeyerek kapalı istiare sanatı yapar. Boynu büküklük genelde öksüz ve yetim çocuklara ait bir imajdır.​
Çamlar hüzünlü, yollara düşmüş söğüt, çınar.
Yaprak döküp huzûra kapanmıştı sonbahar.
İbrahim Alaattin Gövsa, benzeyeni / söğüt, çınar, çamlar ve sonbaharı söylediği halde benzetileni / insanı söylemeyerek kapalı bir istiare oluşturmuştur. Çünkü hüzünlü olma hali, yollara düşmek eylemi, huzura kapanma deyimi insanlarla ilgili imgelerdir ve bu yönüyle şiirde aynı zamanda teşhis sanatı da yapılmaktadır.​
Siyah servi divan durur
Baş ucunda bütün gece.
Orhan Seyfi Orhon- Şiirler / 57​
Orhan Seyfi, benzeyeni / siyah serviyi söylediği halde benzetileni / mezar taşını söylemeyerek kapalı istiare sanatı yapar. Mezar taşı sürekli olarak insanın başında bekleyen bir siyah serviye benzetilmiştir.​
Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.
Ahmet Muhip Dıranas – Şiirleri/ 47​
Ahmet Muhip, karın yağışını dörtnala koşan bir ata benzeterek kapalı istiare sanatı yapar. Dörtnala koşmak deyimi atlarla ilgili bir deyimdir. Burada atın bir özelliği dörtnala koşması / benzeyen söylenmiş / benzetilen at söylenmemiştir.​
Yazar
UluğBey
İlk yayınlama
Son güncelleme
Değerlendirme
0.00 yıldız(lar) 0 rating

UluğBey ait diğer kaynakar